Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1557 E. 2026/1838 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1557
- Karar No
- 2026/1838
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1557 KARAR NO : 2026/1838
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2022 NUMARASI : 2022/744 Esas ve 2022/910 Karar DAVACI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :25/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :25/06/2026
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2022 tarih, 2022/744 Esas ve 2022/910 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Maddi anlamda önemli sorunlar yaşayan müvekkilinin, 2017 yılında borç arayışına girdiğini ve iş arkadaşı ... den davalının tefeci olduğu ve ondan borç alabileceği yönünde tavsiye aldığını, ardından davalı ... ile görüştüğünü ve ondan 60.000 lira borç aldığını, karşılığında ise 70.000.TL bedel ile senet keşide ettiğini, bu olaydan yaklaşık bir ay sonra ise davacının yeniden davalıya başvurduğunu davacıya %10 faiz oranı ile 10.000.TL ödünç para verildiğini, davalının tüm bu ödünç verme işlemlerini tefecilik fiili kapsamında yaptığını, müvekkilinin ailesinden yardım alarak davalıya ödünç aldığı miktardaki parayı ödediğini, ancak bu sırada davalının, müvekkiline zorla başka senetler imzalattığını, her ne kadar senede karşı senetle ispat yükümlülüğü bulunsa da bu kuralın istisnaları HMK. Madde 203 ile belirlendiğini, her ne kadar kambiyo senetleri sebepten mücerret evraklar olsalar dahi olayda yer alan senetlerin kazanç karşılığı ödünç verme işlemine dayandığını, kazanç karşılığı ödünç para verme fiili TCK 241 kapsamında tefecilik suçunu oluşturmakla birlikte, davalı hakkında bu suç sebebiyle İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/177 E. Ve 2021/651 K. Sayılı ilamı ile mahkumiyet kararı verildiğini, bu durumun davaya konu senetlerin TBK kapsamında kesin hükümsüzlüğü sonucunu meydana getirdiğini, bu nedenlerle öncelikle, müvekkilinin daha fazla mağdur olmasının önlenmesi nedeni ile tedbiren takibin durdurulmasına, neticeten davanın kabulü ile; İskenderun İcra Dairesinin 2018/30116 E. Sayılı dosyası ve bu dosya dayanağı kambiyo senetlerinin bedelsizliği nedeniyle müvekkilin borçlu bulunmadığının tespiti ile, İskenderun İcra Dairesinin 2018/30116 E. Sayılı dosyası dayanağı kambiyo senetlerinin iptaline, müvekkilinin İcra Dairesinin 2018/30116 E. Sayılı dosyası dayanağı kambiyo senetleri nedeniyle gerçekleştirdiği ödemelerin iadesine, İİK 72/5 uyarınca takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve yargılama giderleri, arabulucu vekalet ücreti ve ücret-i vekaletin karşı taraf uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, müvekkilinin ödünç verme işlemini tefecilik yapmak suretiyle olduğu gerekçesiyle, menfi tespit ve istirdat konulu işbu davayı açtığını, davacının söz konusu iddialarının mesnetsiz olup, dayandırmaya çalıştığı delillerle açmış olduğu davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ile davacı arasındaki alacak verecek ilişkisinin, davacının acil ihtiyaçlarının karşılanması için müvekkili tarafından verilen ödünç para verme ilişkisine dayalı olup, müvekkilinin asla tefecilik yapmadığını, müvekkilin davacıya ödünç para değil borç verdiğini ve söz konusu alacağını güvence altına almak için davacıya senet/bono imzalattığını, kıymetli evrak olan bonoda TTK hükümleri gereğince mücerretlik ilkesi (soyutluk) söz konusu olup, temel ilişkinin mühimmatından bahis edilemediği gibi bononun geçersizliğine ilişkin iddianın ancak senetle ispat olunabileceğini, müvekkili hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü olmadığını, bu nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davası ve davası ile birlikte bulunmuş olduğu tüm taleplerinin reddine, haksız yere dava açmış olan davacı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2022 tarih, 2022/744 Esas ve 2022/910 Karar sayılı kararında, dava konusu senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğunu, senedin ödünç alınan paradan fazla miktarda ve davalının tehditi ile doldurulduğunun ve senedin tefecilik sonucu elde edildiğinin davacı tarafından yazılı deliller ile ispat edilemediği, her ne kadar İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/177 E. 2021.651 K. sayılı kararı ile davalının tefecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildiğini, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararlarının hukuk mahkemesini bağlamayacağı ve davacının dava konusu senet bakımından borçlu olmadığını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar kambiyo senetleri sebepten mücerret evraklar olsalar dahi olayda yer alan senetler kazanç karşılığı ödünç verme işlemine dayandığını, kazanç karşılığı ödünç para verme fiili TCK 241 kapsamında tefecilik suçunu oluşturmakla birlikte, davalı hakkında bu suç sebebiyle İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/177 E. Ve 2021/651 K. Sayılı ilamı ile mahkumiyet kararı verildiğini, bu durum davaya konu senetlerin TBK kapsamında kesin hükümsüzlüğü sonucunu meydana getirdiğini, zira davalının ceza yargılamasına konu fiili TCK kapsamında tefecilik suçunu oluşturmakla birlikte aynı zamanda bu fiil ahlaka ve kamu düzenine aykırı bir fiil olduğunu, Türk Borçlar Kanunu Madde 27 ile ''Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.'' denilerek; ahlaka ve kamu düzenine aykırı sözleşmelerin kesin hükümsüz olacağının hüküm altına alındığını, tefecilik suçu sonucu düzenlenen senetlerin bu sebeple bedelsiz kalacağı kanun metninde anlaşıldığını, yargıtay içtihatları ile doğrulanmış durumda olduğunu, davalının ise; müvekkil aleyhine İskenderun İcra Dairesi'nin 2018/30116 Esas numaralı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna başvurduğunu, bahse konu icra takibi ile müvekkilinin mal varlığı ve maaşı üzerine haciz konulduğunu, oysa hem takibe konu senetlerin ahlaka ve kamu kamu düzenine aykırı olduğundan bedelsizliği sonucu müvekkilin borcunun bulunmadığı tespit edilmeli hem de bedelsiz senetlere karşılık yapılan ödemelerin geri verilmesi, ayrıca takibe konu senetlerin iptali gerektiğini, ayrıca sayın mahkeme tarafından vergi dairesi kayıtları istenmemiş olduğunu, davalının söz konusu para borcunu kayıt dışı mı verip vermediğinin belirlenmediğini, kaldı ki belirtildiği miktar dışında para verilmediği sözkonusu kayıtlardan ortaya çıkacağını, İskenderun İcra Dairesi'nin 2018/30116 E. Sayılı dosyasına konu senetleri geçersiz olduğunu, geçersiz senetler ise hukuki anlamda bir sonuç doğuramayacağı gibi kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibinin mümkün olmadığını, İş bu sebeple İİK madde 72 kapsamında kambiyo senedinin bedelsizliği ile müvekkilin takibe konu senetler sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ve yapılan ödemelerin geri iadesi ile kambiyo senetlerinin iptalini talep etmek mecburiyetinin hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle; İstinaf başvurusunun kabulü ile, yerel mahkemenin 2022/744 E. 2022/910 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve Yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2022 tarih, 2022/744 Esas ve 2022/910 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Hata, hile ve ikrah iddialarının senede bağlanması mümkün olmadığından senetle ispat edilmesinde maddi imkânsızlık vardır. Bu nedenle hukuki işlemlerdeki irade bozukluğu iddiaları, 6098 sayılı HMK’nın 203-(1)-ç) maddesinde senede karşı senetle ispat zorunluluğunun istisnaları arasında sayılmıştır. Korkutma (ikrah) olgusunun tanık dâhil her türlü delille ispatı mümkündür. Somut olayda; davacı tarafından davalıdan ödünç para aldığı, karşılığında senet verdiği, ödünç aldığı parayı tamamen ödediği, bu arada zorla senet imzalattırıldığı ileri sürüldüğü, kambiyo senedine dayanan menfi tespit davalarında borçlu olmadığını ispat yükü davacı borçluda olup, davacı taraf irade fesadı hallerine dayandığından bu iddiasını tanık dahil her türlü delille ispat edebileceği, dolayısıyla mahkemece davada ileri sürülen sebebe göre ispat yükünün davacı olduğu gözetilerek davacı tanıklarının dinlenmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, eksik hususlar tamamlanıp yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davacı vekili tarafından İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2022 tarih, 2022/744 Esas ve 2022/910 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2022 tarih, 2022/744 Esas ve 2022/910 Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 179,90.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacı İADESİNE, 5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 25/06/2026 tarihinde karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır
... Üye ... ¸e-imzalıdır
... Üye ... ¸e-imzalıdır
... Katip ... ¸e-imzalıdır