Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1319 E. 2026/1824 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1319
- Karar No
- 2026/1824
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1319 KARAR NO : 2026/1824
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/07/2023 NUMARASI : 2022/567 Esas ve 2023/565 Karar
DAVACI : ... -... ... DAVALI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :25/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :25/06/2026
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2023 tarih, 2022/567 Esas ve 2023/565 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların ... isimli şirkette ortak olduklarını, davalı borçlunun müvekkiline ortak oldukları şirketin satışını yapacağı pırlanta ve sair ürünlerin getirtilmesi, işlenmesi ve satışa çıkarılması için gereken bedellerinin müvekkili tarafından karşılanması, müvekkili tarafından davalı borçludan haricen satın alınan ancak teslim edilmeyen pırlanta set ve bilekliğin bedelleri ve yine davalı borçlunun talebi ile kendisine borç olarak verilen bedeller bakımından borçlu olduğunu, davalının sair borçlarından bir kısımına mahsuben müvekkilline borç ikrarı içeren 01/07/2021 tarihli bir taahhütname imzalayarak verdiğini, davalı tarafından imzalanarak müvekkiline verilen bu tek taraflı taahhütnamede belirtilen bedelin esasen müvekkilinin alacaklarının tamamını karşılamadığını, bu sebeple verilen taahhütnamenin davalının borçlarına mahsuben alındığını, davalı tarafından imzalanarak verilen ve borç ikrarını içeren 01/07/2021 tarihli taahhütnamede ödeneceği belirtilen bedellerin büyük bir bir kısmının davalı tarafından müvekkiline ödenmediğini, davalının bu taahhütname ile ödemeyi taahhüt ettiği 500.000.-TL bedelden sadece 100.000.TL ödeme yapmış olup geriye kalan 400.000.-TL'yi müvekkiline ödemediğini, yine 1.450.000.-TL olduğunu taahhüt ettiği ... Plaka sayılı aracın 1.200.000.-TL bedelle satılmış olup aradaki 250.000.-TL bedelininde müvekkiline ödemediğini, tarafların ortağı olduğu şirketin ... adresinde bulunan mağazasının tefrişatı/demirbaşları için sarfedilen ancak 01/07/2021 tarihli taahhütnameye konu edilmeyen bedelin tamamının müvekkili tarafından karşılandığını, bu bedelin 1.000.000.-TL bedelden fazla olduğunu, bu bedelle ilgili olarak müvekkiline ödemesi gereken bedele mahsuben sadece 350.000.-TL ödemiş olup fazlaya ilişkin alacakları saklı olmak üzere icra takibine şimdilik 100.000.-TL nin konu edildiğini, bu bedele de haksız olarak itiraz edildiğini, tüm bunlar yanında müvekkiinin ortağı ve yetkilisi olduğu şirketin, müvekkilinin rızası hilafına, müvekkilinin yurt dışında olduğunu bilen şirketin diğer ortağı davalı tarafından kötü niyetle ve hukuka aykırı olarak tasfiye haline sokulduğunu, neticede 12/05/2022 tarihinde şirketin terkin işleminin gerçekleştirildiğini, şirket tarafından alındığı ifade edilen 12/05/2022 tarihli 2 sayılı Genel Kurul Kararı ile ilgili olarak ne şirketin terkini ile ilgili toplantının olacağı ne toplantıda alınan kararlardan şirket ortağı olan müvekkilinin haberdar edilmediğini, bu sebeple şirket ortağı olan müvekkilinin şirkete koyduğu sermaye, şirket için harcadığı bedeller, şirket demirbaşlarının alınması sırasında kendi mal varlığından yaptığı ödemeler, demirbaşların değerinde satılıp satılmadığı gibi konularda bilgi sahibi de olamadığını, bu sebeple davalı aleyhine, fazlaya ilişkin talep hakları mahfuz olmak üzere, Mersin 3. İcra Dairesi'nin 2021/9997 Es. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak yapılan bu takibe davalı tarafından hiçbir haklı gerekçe gösterilmeksizin itiraz edildiğini, icra takibinin haksız bir şekilde durdurulduğunu, takibin devamının sağlanması, alacağın faizi ile birlikte tahsilinin sağlanması amacıyla davalı ile uzlaşmanın sağlanabilmesi ihtimaline binaen arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ise de; taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı olmak üzere, Mersin 3. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9997 Es. Sayılı dosyasına Borçlu ... tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, % 20’den az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;dava konusu alacağın 01.07.2021 tarihli belgeden kaynaklı olup ticari bir davanın söz konusu olmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, icra takibine konu edilmeyen alacakların itirazın iptali davasında dava konusu edilemeyeceğini, davacının Mersin 3.İcra Müdürlüğü 2021/9997 E. Sayılı dosyasında sadece 3 kalem alacak talep ettiğini, Yargıtay kararları ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereği bu 3 kalem alacak dışında takip ve dava konusu olmayan talepler bu davada dikkate alınamayacağını, müvekkili ile davacının ... isimli şirketini kurduklarını, bu şirket ile davacı ilgilenmeyince borçlarının tasfiyesi için 01.07.2021 tarihli belge yapıldığını, 01.07.2021 tarihli belge içeriğinde müvekkilinin şirketteki ortaklığı neticesinde doğan ticari ilişkide kendisine 01.07.2021 tarihi itibariyle 1950.000 TL borcu olduğunu, bu borcu da belirtilen şekilde ödemeyi kabul ve taahüt ettiğini belirttiğini, 01.07.2021 tarihli belgede açıkça belirtildiği üzere '... isimli şirketteki ortaklığının neticesinde doğan ticari ilişkinin tasfiyesi için bu belge verilmiş olup müvekkilinin bu protokol kapsamı dışında davalıya borcu olmayıp, tam tersine alacağı bulunduğunu, davacı tarafça dava dilekçesinde sanki 01.07.2021 tarihli belge ve başka alacak kalemi varmış gibi dava dilekçesinin düzenlendiğini, müvekkilinin 01.07.2021 tarihli belge de belirtilen dışında bir borcu olmadığını ve 01.07.2021 tarihli belge içeriği olan ödemelerin de tamamen yapılmış olup, davacının müvekkilinden başkaca alacağının mevcut olmadığını, ayrıca müvekkilinin şirketi münferit olarak temsile yetkili olup usulüne uygun toplantı yapılıp karar alınarak şirketin terkin işleminin gerçekleştirildiğini, davacının bu terkin işleminden haberi ve muvafakatı olup 01.07.2021 tarihli belgeninde bu sebeple yapıldığını, davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmama kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2023 tarih, 2022/567 Esas ve 2023/565 Karar sayılı kararında, 07.06.2021 tarih ve 25.000.TL bedelli ödeme dekontunda herhangi bir ödeme sebebi gösterilmediğini, 05.08.2021 tarih ve 100.000.TL bedelli ödeme dekontunda ... iadesi, 09.08.2021 tarih ve 100.000.TL bedelli ödeme dekontunda demirbaş ödemesi, 11.08.2021 tarih ve 100.000.TL bedelli ödeme dekontunda demirbaş ödemesi, 19.08.2021 tarih ve 100.000.TL bedelli ödeme dekontunda demirbaş ödemesi ve 23.08.2021 tarih ve 50.000.TL bedelli ödeme dekontunda demirbaş ödemesi açıklamasının yer aldığını, ayrıca 25.000.TL'lik kısım yönünden davalının elden ödeme savunmasının yer aldığını, bu kapsamda davalı tarafından davacıya 01/07/2021 tarihli taahhütnameden sonra banka havalesi ile 450.000,00.TL ödendiği anlaşılmakla birlikte bu ödemelerden 100.000,00.TL sinin ... iadesi açıklaması olarak yer aldığından taahüt belgesindeki 500.000.TL den düşüleceğini, davacı tarafından bu miktar düşülerek talepte bulunulduğunu, kalan dekontlarda ise 25.000.TL'lik dekontta ödeme nedeni açıklaması yer almayıp, 4 adet dekontta yer alan toplam 350.000,00.TL ödeme belgesinde ise ... demirbaş ödemesi olarak açıklama yer aldığından davalı tarafından elden ödeme savunmasının yazılı belge ile ispat edilemediğini, kalan 350.000,00.TL ödemenin ise dekontlarda demirbaş ödemesi yazdığından bu açıklama gözetilerek aksinin yani icra takibinin dayanağı olan taahüt belgesinde belirtilen borç kapsamında ödeme yapıldığının ispat edilemediğini, davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi deliller kısmında yemin deliline dayanıldığından mahkemece davalı vekiline yemin teklif etme hakkının hatırlatılarak 2 hafta kesin süre verilmiş olup, davalı vekili tarafından verilen dilekçe ile yemin teklif etme hakkını kullanmayacaklarının bildirildiğinden davalı tarafından icra takibinin dayanağı olan 01/07/2021 tarihli taahhütnamede ödeneceği belirtilen bedellere yönelik ödeme savunmasının ispat edilemediği anlaşıldığından bu kısım asıl alacağa yönelik davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yapılan Mersin 3. İcra Müdürlüğünün 2021/9997 Esas sayılı takip dosyasında 400.000,00.TL asıl alacak ve 250.000,00.TL asıl alacak olmak üzere toplam 650.000,00.TL alacağın takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar işleyecek toplam asıl alacağın yıllık %9 yasal faizi, masraf ve vekalet ücreti ile tahsiline ilişkin icra takibine yönelik davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin yargılamayı gerektirdiğinden ve koşulları oluşmadığından reddine, davalının icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibine konu edilmeyen alacaklar itirazın iptali davasında dava konusu edilemeyeceğini, davacı Mersin 3. İcra Müdürlüğü 2021/9997 E. Sayılı dosyada sadece 3 kalem alacak talep ettiğini, müvekkil ... ile davacı ... ... isimli şirketi ... adresinde şirket kurduğunu, davacı tarafça dava dilekçesinde sanki 01.07.2021 tarihli belge ve başka alacak kalemi varmış gibi dava dilekçesinin düzenlendiğini, oysaki tüm protokolden kaynaklı toplam borcun 1950.TL olduğunu, ... plakalı araç alım satımı ile ilgili olarak 'araç bedelinin 1450 TL'ye satılacağı ve bu rakamdam hesap görüleceğinin taahüt edildiğini, davacı taraf dava dilekçesi 7 nolu bent ile müvekkilinin 1.450.000.TL'lik taahüdünü' kabul ettiğini ancak bu taahüde uymadığını müvekkilin 1.200.000.TL'ye sattığını, bakiye 250.000.TL 'nin davacıya ödenmesi gerektiğini savunduğunu, dayanak dava konusu belgede ...'in imzası olmasa da, davacı vekili dava dilekçesine aracın 1450.000.TL'ye satılacağı hususunu açıkça kabul ettiğini, hatta bu kabulü üzerinden sadece 1.200.000.TL'ye satıldığı iddiası ile 250.000.TL bakiye talep ettiğini, Yerel mahkemenin 'tarafların 1.450.000.TL'ye araç satışı hususunda tarafların her ikisinin imzası ve mutabakatı olmadığı' yönündeki tespitin doğru olmadığını, Yerel mahkemece sunulan ödeme dekontları ve mali müşavir bilirkişinin 21.02.2023 tarihli bilirkişi raporu görmezden gelinerek sadece 100.000.TL ödeme dekontunun kabul edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, 01.07.2021 tarihli belge içeriğinde müvekkil şirket '... isimli şirketteki ortaklığımız neticesinde doğan ticari ilişkide ,kendisine 01.07.2021 tarihi itibariyle 1950.000 TL borcu olduğu, bu borcu da aşağıdaki şekilde ödemeyi kabul ve taahüt ettiğini ' belirttiğini, 01.07.2021 tarihli belgede açıkça belirtildiği üzere '... isimli şirketteki ortaklığı neticesinde doğan ticari ilişkinin tasfiyesi için bu belge verilmiş olup, müvekkilin bu protokol kapsamı dışında davalıya borcu olmadığını, 01.07.2021 tarihli belge ile şirketin tasfiyesi sonuçlandırıldığını, bu belge dışında başka bir alacağın mevcut olmadığını, 01.07.2023 tarihi itibariyle ... şirketi ile ilgili ticari ilişkinin tasfiyesi söz konusu olduğundan ödeme dekontlarına '... demirbaş ödemesi ' yazılmış olması davaya konu belgenin 2. Maddesine istinaden ödeme olduğunun açık bir göstergesidir ve bu şekilde bir ibare yazılması hayatın olağan akışına da uygun olduğunu, yerel mahkemece %20 kötüniyet tazminat talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, davacı taraf haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi yapmış olduğunu, bu sebeple haksız ve kötüniyetli icra takibi ve dava sebebiyle davanın reddi ile davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilesine karar verilmesini, Telafisi imkansız zararların doğumunun engellenmesi için icranın tehirine, Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/567 E., 2023/565 K. Sayılı kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına ,davacının davasının reddine, davacının %20'den aşağı olmama kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2023 tarih, 2022/567 Esas ve 2023/565 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibarıyla itirazın iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; bilirkişi raporu, karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, 01.07.2021 tarihli belge ile davalı ...'ın davacı ...'e ... şirketi ortaklığından dolayı 1.950.000,00 TL borcu olduğunun kabul edildiği, davalı tarafından borcun tamamının ödendiği ileri sürüldüğünden, borcun ödendiğinin davalı tarafından ispatlanması gerektiği, Noter Araç Satış Sözleşmesine davacının taraf olmadığı bu nedenle Noter Araç Satış Sözleşmesinde belirtilen 1.450.000,00 TL nin davacıya bu miktarda ödeme yapıldığını ispatlar belge niteliğinde olmadığı, ilk derece mahkemesince takip talebi ile bağlı kalınarak ve davalı tarafından ödeme iddiasına ilişkin sunulan ödeme dekontlarının usulüne uygun olarak değerlendirilerek yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2023 tarih, 2022/567 Esas ve 2023/565 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 44.401,50.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 10.830,52.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 33.570,98.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-HMK. 333 maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5)-İnceleme duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 25/06/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
... Başkan ... ¸e-imzalıdır
... Üye ... ¸e-imzalıdır
... Üye ... ¸e-imzalıdır
... Katip ... ¸e-imzalıdır