Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/842 E. 2026/1791 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/842
- Karar No
- 2026/1791
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/842 KARAR NO : 2026/1791
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1158 KARAR NO : 2025/986 DAVA TARİHİ : 01.12.2025 KARAR TARİHİ : 09.12.2025 EK KARAR TARİHİ :19.01.2026 DAVANIN KONUSU : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 25.06.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.06.2026
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.01.2026 tarihli, 2025/1158 Esas ve 2025/986 Karar sayılı ek kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili, İİK 89/3 maddesi uyarınca menfi tespit davası açarak müvekkilinin İzmir 16. İcra Müdürlüğü 2025/6804 esas sayılı takip dosyasında gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında icra takibine konu alacaktan borçlu olunmadığından bahisle, İİK’nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davası olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olduğu, uyuşmazlığın 6102 sayılı yasanın mutlak ticari dava olarak nitelendirdiği bir uyuşmazlık konusunda olmadığı, ayrıca tarafların ticari işletmelerinden kaynaklı bir uyuşmazlığın olmadığı, bu bağlamda uyuşmazlığın nispi ticari dava olarak nitelendirilmesinin de mümkün olmadığı, 6102 sayılı yasanın göreve ilişkin sınırı çizerken ticari iş kavramından hareket etmediği, ticari işletme kavramından hareket edildiği, somut olayda, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Mahkemece, 19.01.2026 tarihli Ek Karar ile de; HMK 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin, gönderme talebinde bulunulabilmesi için öncelikle iki haftalık sürenin başlaması (kararın kesinleşmesi) gerektiği, kararın kesinleşmesinden önce "ayrıca ve açıkça" talepte bulunulmadığına dair ret gerekçesinde HMK m. 20'yi dar yorumladığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili dairelerin istikrar kazanmış kararlarında; görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra, henüz karar kesinleşmeden önce yapılan dosyanın gönderilmesi taleplerinin geçerli olduğu ve bu erken taleplerin, kararın kesinleşmesiyle birlikte hukuki sonuç doğuracağı hüküm altına alındığını, tarafların "karar kesinleşsin, iki haftalık süre başlasın, sonra talep edeyim" şeklinde bir kronolojik sıraya zorlanması HMK m. 20'nin ruhuna ve "Usul Ekonomisi" ilkesine ters olduğunu, 18.12.2025 tarihli dilekçenin karar kesinleştiği anda hukuki geçerliliğini kazandığını, mahkemenin "erken talep geçersizdir" yorumunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mahkemenin19.01.2026 tarihli davanın açılmamış sayılmasına ilişkin ek kararının istinaf edilmeyerek 10.02.2026 tarihinde kesinleştiğini bu nedenle dosyayı göndermenin "artık mümkün olmadığını" belirttiğini, 19.01.2026 tarihli ek kararın dosya münderecatında var olan gönderme talebinin "görülmemesi" veya "UYAP başlığı bahanesiyle yok sayılması" neticesinde verilmiş tipik bir maddi hata olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, İİK 89/3 maddesine dayalı Menfi Tespit isteğine ilişkindir. Somut olayda; mahkemenin 09.12.2025 tarihli görevsizlik kararı sonrasında 18.12.2025 tarihinde davacı vekili tarafından vekaletname ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebini içerir dilekçesi UYAP sistemi üzerinden mahkemeye sunulduğu halde, mahkemece davacının gönderme talebi bulunmadığı kabul edilerek HMK 20. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-5. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.01.2026 tarihli, 2025/1158 Esas ve 2025/986 Karar sayılı ek kararının HMK'nın 353/1-a-5 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, 3-HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının istinaf yoluna başvuran davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.