İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/295 E. 2026/664 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/295
- Karar No
- 2026/664
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/295 Esas KARAR NO : 2026/664 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/03/2026 KARAR TARİHİ : 09/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı asil tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacının ----------- pazarına yönelik e-ticaret faaliyeti yürütmek amacıyla 20.02.2025 tarihinde 90.000,00 TL ödeme yaparak davalıdan e-ticaret altyapı hizmeti satın aldığını, 16.02.2025 tarihinde hedef pazarın ---------- olduğu ve savaş durumunun sorun teşkil edip etmeyeceği hususunun davalıya açıkça sorulduğunu, davalı şirket yetkililerinin sistemin ----------- sorunsuz çalışacağını yazılı olarak beyan ettiğini, davacının bu beyanlara güvenerek --------, -------- ve------- hizmetlerini satın aldığını, ancak----------- gerçekleştirilemediği için 5.350,00 TL tutarının iade edildiğini, ----------- hizmetinin ise davacının iş modeliyle uyumsuz olması ve ana altyapının çalışmaması nedeniyle işlevsiz kaldığını, davalının ----------- yönelik lojistik ve ödeme altyapısını sağlayamadığını, davacının ----------y ödeme altyapısını kullanabilmek adına --------şirket kurup banka hesabı açtığını ve yaklaşık 9 ay süren resmi prosedürleri tamamladığını, tüm bu süreç sonunda davalı altyapısında sitenin beyaz ekran vererek erişilemez olduğunun tespit edildiğini, davalı teknik ekibinin de ---------- ve güvenlik katmanlarının erişimi engellediğini ve kalıcı çözüm sağlanamayacağını kabul ettiğini, aynı domainin --------- altyapısına taşınmasıyla erişimin mümkün hale geldiğini, davalının satış öncesi beyanlarının gerçeğe aykırı ve aldatıcı olduğunu, hizmetin ayıplı ve sözleşmeye aykırı olduğunu, davacının iade taleplerinin haksız reddedildiğini ve arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının tutumu nedeniyle ticari planlarının sekteye uğradığını ve zaman kaybına uğradığını belirterek, hizmetin ayıplı olduğunun tespitini, toplam 84.650,00 TL tutarındaki ödemenin ticari avans faiziyle birlikte iadesini ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının 20.02.2025 tarihinde imzalanan E-Ticaret Altyapı Hizmet Sözleşmesi kapsamında satın aldığı hizmetin ----------- kullanılamadığı iddiasıyla ayıplı olduğunu ileri sürdüğünü, ancak söz konusu erişim sorunlarının müvekkil şirketin kontrolü dışında ---------- yerel operatörler, devlet otoriteleri ve ağ kısıtlamalarından kaynaklandığını, müvekkil şirketin global ölçekte birçok müşteriye sorunsuz hizmet verdiğini ve sistemin teknik olarak erişilebilir olduğunu, davacının sözleşme süresinin bitimine 66 gün kala iade talebinde bulunmasının hakkın kötüye kullanımı teşkil ettiğini, davacıya satış öncesi süreçte export modülü ve ödeme sistemleri hakkında doğru bilgilendirme yapıldığını, davacının talep ettiği ----------- gibi ----------- menşeli ödeme entegrasyonlarının sözleşme kapsamında bulunmadığını ve müvekkil şirketin bu tür özel entegrasyonları sağlama yükümlülüğünün olmadığını, davacının hizmeti ---------- merkezli ----------- altyapısına taşıyarak sorunu çözmesinin, sorunun müvekkil şirketten değil --------- yerel regülasyonlarından kaynaklandığının en açık kanıtı olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte olması sebebiyle manevi tazminat talebinin hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, müvekkil şirketin sözleşmeden doğan asli edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacının ayıplı hizmet iddiasının yerinde olmadığını, bedel iadesi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava hukuki niteliği itibariyle faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak tacir olup olmadığı ve hangi usulde defter tuttuğuna ilişkin hususların sorulmasına ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin mahkememize gönderilmesi istenmiş olup, muhatap vergi dairesinden gelen cevapta "...----------- işletme hesabına göre defter tuttuğu,.. V.U.K.'nın 177.inci maddesine göre 2. Sınıf tüccar olduğu.... " bildirilmiştir. HMK.'nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Ticari davalar TTK.4.maddesinde sayılmıştır. Buna göre her iki tarafın tacir olması halinde davanın konusuna bakılmaksızın dava nispi ticari dava olarak mahkememizin görevi alanında olacaktır. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır. Dosyanın incelenmesinde davacı ------------ her yıl bakanlar kurulu tarafından belirlenen beyannamelere göre gelir vergisi az olduğu, işletme hesabına göre defter tuttuğu anlaşılmış olup davacının tacir olmadığı anlaşılmakla göreve ilişkin kuralların yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden Mahkememizin görevsizliği'ne, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nun 115/2. Mad. uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ------------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Davaya bakmaya ------------ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, Dair davacı asil ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.09/07/2026