Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1075 E. 2026/1134 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1075
Karar No
2026/1134
Karar Tarihi
Konu
Alacak

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1075

KARAR NO:2026/1134

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:16/03/2026

NUMARASI:2025/1259 Esas 2026/319 Karar

DAVANIN KONUSU:Tazminat (taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan)

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve dava dışı .... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. 03.10.2023 tarihinde davalı ile harici Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmenin konusunun; davalı şirketin maliki ve yüklenicisi olduğu İstanbul ili, Avcılar ilçesi, ...Mah.,629 ada, 5 parsel sayılı taşınmazda inşa edilmekte olan binadan toplam 9 adet işyeri vasıflı gayrimenkulün tamamlanmış olduğunu, anahtar teslimi olarak müvekkiline ve dava dışı şirketlere satılması ve devredilmesi gerektiğini, sözleşmenin 2. maddesinde bu gayrimenkullerin zemin kat ..., ...,...,..., ..., ..., ..., ..., ... nolu işyerleri olduğunun belirlendiğini, sözleşmenin 3/c maddesinde; bu gayrimenkullerin tamamlanmış olduğunu, anahtar teslim, işyerlerine ait olarak kısmi iskan ve tüm binaya ilişkin olarak iskan alınmış şekilde en geç 30.10.2024 tarihinde teslim edileceğini, bu vadenin kesin vade olduğunu, bu vadede anahtar teslimi ve iskan alınmadığı takdirde geciken her ay için aylık rayiç kira bedelinin gecikme tazminatı olarak alıcılara ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 3/e maddesinde, müvekkilinden ve dava dışı şirketlerden maliyet artışı gibi nedenlerle fiyat farkı talebinde bulunmayacağının kararlaştırılmış olduğunu, sözleşmenin 3/a maddesinde ise satış bedelinin belirlendiğini, müvekkili ve dava dışı şirketlerin, sözleşmenin 3. maddesine göre ödeme yükümlülüklerini yerine getirmiş olmalarına rağmen taşınmazların tamamlanmadığını, iskanlarının alınmadığını ve teslim edilmediğini, taşınmazların tamamlanarak teslim edilmemesi sebebi ile müvekkili ve dava dışı şirket .... A.Ş. tarafından Beşiktaş ... Noterliğinin 13.03.2025 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek; 9 adet işyeri nitelikli taşınmaz için aylık 1.....000,00 TL gecikme tazminatından keşidecelerin hissesine düşen aylık 800.000,00 TL'den gecikilen 4 ay 11 gün için 3.493.33,33 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, ihtarnamenin 13.03.2025 tarihinde davalı şirketin elektronik posta hesabına konulmuş olduğunu ve 14.03.2025 tarihinde okunduğunu, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili ve dava dışı ... şirketi tarafından Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun...başvuru, ... arabuluculuk dosya numarası ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ama görüşmelerin anlaşmama olarak sonuçlandığını, taraflar arasında imzalanmış olan Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi uyarınca İstanbul ili, Avcılar ilçesi, ...Mah.,629 ada, 5 parsel sayılı taşınmazda inşa edilen ..., ...,...,..., ..., ..., ..., ..., ... nolu işyerlerinin kesin vade tarihinde teslim edilmemiş olması sebebi ile HMK.md. 107 uyarınca ve müvekkilinin hissesine düşecek gecikme tazminatı miktarı belli olduğunda artırılmak üzere 50.000 TL gecikme tazminatının 30.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme ile yetkili mahkeme açıkça belirtildiğinden, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden usulden reddine karar verilmesini, HMK'nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde ; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" düzenlemesine yer verildiğini, buna göre, tacirlerin ve kamu tüzel kişilerinin, hukukumuzda münhasır yetki sözleşmesini de yapabileceklerinin kabul edildiğini, tarafların, yetki sözleşmesinde aksini kararlaştırmadıkça, davanın sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemede veya mahkemelerde açılabileceğini belirterek, davanın yetki yönünden usulden reddine, haksız, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki 03/10/2023 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinden kaynaklanan zemin kat ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu işyeri niteliğindeki taşınmazların davacıya teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise hangi tarihte teslim edildiği, taşınmazların anahtar teslim ve iskan şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, teslime hazır olup olmadığı, sözleşmenin 3-c maddesi uyarınca davacının geç teslim nedeniyle gecikme tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı, taşınmazların aylık rayiç kira bedelinin ne kadar olduğu, davacının 30/10/2024 tarihinden teslim var ise teslim tarihine kadar, teslim edilmemiş ise dava tarihine kadar taşınmazların geç teslimi halinde talep edebileceği gecikme tazminatının ne kadar olacağı hususlarında olduğu tespit edilmiştir.Avcılar İmar ve Şehircilik Müdürlüğünden; dava konusu taşınmazın imar dosyası celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.Davalının süresinde mahkememiz yetkisine itirazda bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce öncelikle davalı yanın yetki ilk itirazının incelenmesi gerekmiştir. 6100 sayılı HMK'nun yetki sözleşmesinin düzenlendiği 17'nci maddesinde; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” denilmektedir. Bu maddeyle münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkânı getirilmiştir. Münhasır yetki sözleşmesinden; tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hâli anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir. Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir. Burada vurgulanması gereken önemli hususlardan biri de HMK.nun 17. maddesinde öngörülen yetki sözleşmesinde belirlenen mahkeme ya da mahkemelerin münhasır hâle gelmesi kuralı ile kesin yetki kuralının birbirine karıştırılmaması gereğidir. Zira, yetkinin kesin olduğu hallerde yetki sözleşmesi yapılamaz. Taraflar arasında ihtilafsız olan "Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi"nin Yetkili Mahkeme başlıklı 4. Maddesinde iş bu sözleşmeden doğacak ihtilaflarda İstanbul (Merkez) Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili olacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı ile davalı arasında "Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" imzalandığı, işbu sözleşmeye göre taraflar arasındaki ihtilaflarda İstanbul Merkez Mahkemelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, tarafların tacir olduğu, davanın tarafların serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden olması karşısında yetki ilk itirazının süresinde yapıldığı da gözetilerek münhasır yetki anlaşması nedeniyle HMK'nun 17.maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliği karşısında yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna" gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine, karar kesinleştikten sonra talep hâlinde dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisizlik kararı vererek davanın İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verdiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin yetkili mahkeme başlıklı 4. Maddesinde yetkili mahkemenin açıkça belirtildiğini, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, mahkemenin yetki yönünden verdiği kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, ancak dava konusu edilen İstanbul ili, Avcılar ilçesi, ...Mah.,629 ada, 5 parselde kayıtlı ..., ...,...,..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı bağımsız bölümlerin 1/2 hissesinin davacıya, diğer hisselerin ise dava dışı, ... A.Ş. ... AŞ. ne ait olduğunu, dolayısıyla davacı ile diğer hissedarlar (... A.Ş. ... A.Ş.) arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, mahkemenin bu eksikliği giderdikten sonra davayı yetki yönünden usulden reddetmesi gerekirken, bu eksikliği gidermeden yetkisizlik kararı verdiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, gayrimenkul satım sözleşmesinden kaynaklanan gecikme tazminatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi,HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında 03.10.2023 tarihinde harici gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşme ile davalı şirketin maliki ve yüklenicisi olduğu İstanbul ili, Avcılar ilçesi, ...Mah.,629 ada, 5 parsel sayılı taşınmazda bulunan binadan toplam 9 adet işyeri vasıflı gayrimenkulün anahtar teslimi davacıya ve dava dışı şirketlere satılması ve devredilmesinin kararlaştırıdığı, sözleşmenin 2. maddesinde bu gayrimenkullerin zemin kat ..., ...,...,..., ..., ..., ..., ..., ... nolu işyerleri olduğunun belirlendiği, sözleşmenin 3/c maddesinde; bu gayrimenkullerin anahtar teslim, işyerlerine ait olarak kısmi iskan ve tüm binaya ilişkin olarak iskan alınmış şekilde en geç 30.10.2024 tarihinde teslim edileceğinin, bu vadenin kesin vade olduğunun, bu vadede anahtar teslimi ve iskan alınmadığı takdirde geciken her ay için aylık rayiç kira bedelinin gecikme tazminatı olarak alıcılara ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, öncelikle yetki ilk itirazı değerlendirilmiştir. Taraf teşkili gerektiren bir durum bulunup bulunmadığı hususları ise yetkili mahkemece değerlendirilecek hususlar olduğundan, davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.Somut olayda dava şartı niteliğinde kesin yekti düzenlemesi bulunmadığından, mahkemece yetkisizlik kararı verilmekle ve HMK'nın 20. maddesindeki yasal düzenleme kapsamında karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, sanki dava şartı niteliğinde kesin yetki düzenlemesi varmış gibi davanın usulden reddine karar verilmesi usule aykırı olmakla birlikte, bu durum sonuca etkili olmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 11.06.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.c hükmü uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1075, K. 2026/1134, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1075-e-2026-1134-k-98617c344a99