İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/566 E. 2026/404 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/566
- Karar No
- 2026/404
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/566 Esas KARAR NO : 2026/404
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 05/08/2025 KARAR TARİHİ : 30/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Şubesi ile dava dışı ... Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş olup davalılar ...ve...tarafından işbu sözleşme kefil sıfatıyla imzalanmış olduğunu, borçlu şirket tarafından kredi borcunun zamanında geri ödenmemesi sebebiyle kredi hesapları kat edilmiş ve davalılara ... 20. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmiş olduğunu, ihtarnamenin gereklerini yerine getirmeyen borçlu şirket ve kefil hakkında ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış olduğunu, davalılar tarafından borca, faize ve ferilerine itiraz edilmiş olduğunu, bunun üzerine taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak ... numaralı arabuluculuk dosyasından anlaşma sağlanamamış olduğunu, dolayısıyla, borçlular aleyhine itirazın iptali davası ikame etme zorunlulukları hasıl olduğunu, şöyle ki; müvekkili banka tarafından ... 20. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borç kat edilmiş ve davalılara tebliğ edilmiş olduğunu, ihtarnamedeki alacak toplamının 1.242.614,97 TL olduğunu, bu tutarın 185.400,00 TL'lik kısmı gayrinakdi alacak kalemlerinden oluşmakta olduğunu, davalılar tarafından işbu ihtarnamede yer alan alacak kalemlerine itiraz edilmemiş ve borç kabul edilmiş olduğunu, hatta, ihtarname sonrası bir kısım ödeme yapılmış olup bu durum borcun kabul edildiğinin ispatı niteliğinde olduğunu, ihtarnamenin gereklerini yerine getirmeyen borçlu şirket ve kefil hakkında ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış olduğunu, icra takibi başlatıldıktan sonra hiçbir ödeme yapılmadığı gibi takibe itiraz edilmiş olduğunu, bunun üzerine taraflarınca arabuluculuk başvurusu yapılmış olduğunu, dava konusu alacak için her ne kadar davalılarla görüşme sağlanmaya çalışılsa da çabalar sonuçsuz kalmış olduğunu, dolayısıyla, ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı dosyasından anlaşamama tutanağı düzenlenmiş olduğunu, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin 6.1 Delil başlıklı maddesine göre; taraflar arasında çıkan her türlü uyuşmazlıkta banka defter ve kayıtları yegane geçerli, bağlayıcı ve kesin delil olacağını, dolayısıyla; yaptırılacak olan bilirkişi incelemesinde banka defter ve kayıtlarının esas alınması gerekmekte olduğunu, davalı tarafından ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasına yapılmış olan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, dolayısıyla; davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerekmekte olduğunu, görüldüğü üzere; müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan ve diğer davalının kefil olduğu Genel Kredi Sözleşmesi'nin geri ödemelerinin zamanında yapılmamış olmasından kaynaklanan borca ilişkin olarak ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasına yapılmış olan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, dolayısıyla, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin 240.266,50 TL nakdi ve 19 adet çek yaprağı karşılığı 176.130,00 TL gayrinakdi alacak üzerinden devam etmesine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların icra takibine yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin 240.266,50 TL nakdi ve 19 adet çek yaprağı karşılığı 176.130,00 TL gayrinakdi alacak üzerinden devamını, haksız ve kötü niyetli itirazdan dolayı, davalı borçluların %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurda ikame edilen davanın, davalı müvekkillerinin ikamet ettiği yer mahkemesi olan ... Adliyesi Mahkemelerinde görülmesi gerekmekte olduğunu, ayrıca her ne kadar dava ticari nitelikte krediye dayansa da gerçek kişi müvekkillerinin iddia olunan kefilliği TBK kapsamında değerlendirileceğinden görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın, müvekkillerinin aleyhine icra takibi başlatmış ve bu takibe karşı yapmış oldukları itirazın iptali için işbu davayı açmış olduğunu ancak davacının dayandığı kredi sözleşmesi ve kefalet hükümleri usule ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkillerinin kefil sıfatıyla gösterilmişse de Türk Borçlar Kanunu’nun 583. maddesi uyarınca geçerli bir kefalet sözleşmesi için kefilin sorumlu olacağı azami miktar, kefalet tarihi, kefalet türü ve eş rızası şartlarının açıkça bulunması gerekmekte olduğunu, kefalet sözleşmesinin şekil şartları TBK’nın 583. maddesinde; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin sorumlu olacağı azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefalet olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." şeklinde açıkça hükme bağlanmış olduğunu, kanun koyucu bu hükümle kefalet sözleşmesi için nitelikli bir yazılı şekil şartı getirmiş olduğunu, dosyaya ibraz edilen kefalet sözleşmesi incelendiğinde matbu form üzerinde bir kısım bilgiler doldurulmuş olsa da müteselsil kefaletin şartı gereği, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla yazması gerekmekte olduğunu, davacı tarafından ibraz edilen belgelerde bu unsurlar bulunmamakta olduğunu, bu nedenle kefalet hükümlerinin geçersiz olduğunu, davacı tarafın, icra takibine konu alacağın gerçek olduğunu iddia etmiş, ancak alacağın miktarı, ferileri ve dayanağı hususunda çelişkili ve tutarsız beyanlarda bulunmuş olduğunu, noter ihtarnamesinde 1.242.614,97 TL alacak olduğu belirtilmiş, ihtarname sonrasında bir kısım ödemeler yapıldığı ikrar edilmiş ve takipte 240.266,50 TL nakdi ve 176.130,00 TL gayrinakdi alacak talep edilmiş olduğunu, davacı taraf yapılan ödemelerin miktarı ve sebebine ilişkin bir izahatta bulunmasa da müvekkiller tarafından ödemekle yükümlü olunan meblağ zaten ödenmiş olup herhangi bir borcu bulunmadığını, bu farklılığın alacağın hesaplanabilir, likit olmadığını ve alacaklı görünen tarafın açıkça kötü niyetli hareket ettiğini göstermekte olduğunu, alacağın miktarı hususunda davacı tarafın beyanları çelişkili olduğundan, müvekkillerinin itirazı haklı ve yerinde olduğunu, aksi bir kabulde dahi alacağın likit olmaması ve bilirkişilerce yapılacak inceleme neticesinde netleşecek olması nedeniyle icra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın, sözleşmedeki "banka defter ve kayıtlarının kesin delil olacağı" hükmüne dayanmış olduğunu, ancak HMK m.193 uyarınca kesin delil sözleşmesi ancak sözleşmeye taraf olan tacirler arasında geçerli olup, müvekkillerinin kefil sıfatıyla yer almakta olduğunu, dolayısıyla banka kayıtlarının kesin delil teşkil edeceği iddiası hukuken geçersiz olup banka tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ve alacak talebine kadar herhangi bir şekilde bilgi sahibi olunmayan belgelerden dolayı sorumlu tutulması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının açmış olduğu itirazın iptali davasının öncelikle görevli mahkeme yönünden dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise yetkili mahkeme yönünden dosyanın ... Adliyesi Mahkemelerine gönderilmesini, davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, davacı tarafından talep edilen haksız alacağa karşılık %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava; İİK'nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. .... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış, bilirkişiden rapor alınmıştır. ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine toplam 274.167,92 TL alacak için için ve 20 adet iade edilmeyen çek yaprağı için 185.400,00TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalılar tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalılar vekili cevap dilekçesinde Mahkememizin yetkisine itiraz etmiş ise de davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin 6.2 maddesinde yetki şartı ile İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı, sözleşmede davalı borçluların müteselsil kefil olarak yer aldığı ihtilafsız olup, Genel Kredi Sözleşmesi tacirler arasında düzenlenmiş ticari nitelikte bir sözleşme olduğundan HMK'nın 17.maddesi uyarınca, bu sözleşmedeki yetki şartının geçerli olduğu gibi, kefaletin feriliği ilkesi ve 6102 sayılı TTK'nın 7.maddesindeki ticari teselsül karinesi uyarınca genel kredi sözleşmesindeki yetki şartının sözleşmenin müteselsil kefili olan borçluları bağladığından davalılar vekilinin Mahkememizin yetkisine itirazının Mahkememizin 09.12.2025 tarihli duruşmasının 4 numaralı ara kararıyla reddine karar verilmiştir. Davalılar vekili Mahkememizin görevine itiraz etmiş ise de , 6102 sy TTK 4/f ve TTK 5 maddesi uyarınca Mahkememizin görevli olduğu görülmekle Mahkememizin 09.12.2025 tarihli duruşmasının 5 numaralı ara kararıyla reddine karar verilmiştir. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan 18/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, Davalı kefiller ... ve ...’da iş bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak 10.000.000.00 TL kefalet limitiyle imzaladıklarından doğan borçtan kefalet limiti kapsamında sorumlu oldukları, Ön Bilgilendirmeden sonra 6455 s. Kanun’un 77. maddesi ile TBK nun 584 üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre ; “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmamaktadır. Davalı ...şirket yetkilisi olduğu ... da eş muvafakatnamesi verdiği davalılar 10.000.000.00 TL limitli sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş oldukları sabittir. Ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususu hukuki konu olarak Mahkemenin takdirleridir. ¸ Davacı banka KREDİ alacağına ilişkin, davalının İcra Müdürlüğü dosyasına yapımış olduğu itiraz nedeniyle davacı bankanın davalıdan sayın mahkemenizce de kabul edilmesi halinde 30.09.2024 talep/takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 261.884.25 TL asıl alacak 11.383.74 TL işlemiş faiz, 569.19 TL BSMV olmak üzere toplam 273.837.18 TL alacaklı olduğu, 53.644.07TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 63,60 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, 208.240.18 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 108 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, TAKİPLE DAVA ARASINDA TAHSİLAT SAĞLANDIĞI, Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasındaki borç tutarının 10.12.2024 tarihi itibarı ile protokolle 560.479.23 TL olarak taraflarca kabul ve beyan ve taahhüt edildiği daha sonra indirim yapılarak 396.767.07 TL üzerinden yapılandırıldığı ilk taksidin ödendiği kalan taksitlerin ödenmediğinden protokolün 2.maddesine istinaden takibin kaldığı yerden devam edeceğinin kararlaştırıldığı ve takip tarihinden itibaren yatan paraların bk 100 yapılan hesaplamaya göre, Davacı bankanın davalılardan 47.036.71 TL fazla tahsilat sağlandığı ayrıca banka tarafından çek teslim belgesi ve çek seri numaraları sunulmadığından tespit yapılamamıştır..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 28/04/2026 tarihli Bilirkişi ek raporunda; " ...Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ...Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, Davalı kefiller ... ve...’da iş bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak 10.000.000.00 TL kefalet limitiyle imzaladıklarından doğan borçtan kefalet limiti kapsamında sorumlu oldukları, Ön Bilgilendirmeden sonra 6455 s. Kanun’un 77. maddesi ile TBK nun 584 üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre ; “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmamaktadır. Davalı ... şirket yetkilisi olduğu... da eş muvafakatnamesi verdiği davalılar 10.000.000.00 TL limitli sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş oldukları sabittir. Ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususu hukuki konu olarak Mahkemenin takdirleridir. Davacı banka KREDİ alacağına ilişkin, davalının İcra Müdürlüğü dosyasına yapımış olduğu itiraz nedeniyle davacı bankanın davalıdan sayın mahkemenizce de kabul edilmesi halinde 30.09.2024 talep/takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 261.884.25 TL asıl alacak 11.383.74 TL işlemiş faiz, 569.19 TL BSMV olmak üzere toplam 273.837.18 TL alacaklı olduğu, 53.644.07TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 63,60 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, 208.240.18 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 108 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasındaki borç tutarının 10.12.2024 tarihi itibarı ile protokolle 560.479.23 TL olarak taraflarca kabul ve beyan ve taahhüt edildiği daha sonra indirim yapılarak 396.767.07 TL üzerinden yapılandırıldığı ilk taksidin ödendiği kalan taksitlerin ödenmediğinden protokolün 2.maddesine istinaden takibin kaldığı yerden devam edeceğinin kararlaştırıldığı ve takip tarihinden itibaren yatan paraların bk 100 yapılan hesaplamaya göre, Davacı bankanın davalılardan 47.036.71 TL fazla tahsilat sağlandığı ayrıca banka tarafından çek teslim belgesi ve çek seri numaraları sunulmadığından tespit yapılamamıştır. Sayın mahkemenizce davacının %135 temerrüt faizi talebinin kabul edilmesi halinde ise¸ Davacı bankanın davalılardan 41.075.95 TL fazla tahsilat sağlandığı ayrıca banka tarafından çek teslim belgesi ve çek seri numaraları sunulmadığından tespit yapılamamıştır..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. TBK.nın 586. Maddesinde; " Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile dava dışı ...Şirketi arasında 20/05/2024 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların 10.000.000TL kefalet limiti ile sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıkları, genel kredi sözleşmesine istinaden davalı asıl borçluya kredi kullandırıldığı, kredi geri ödemelerinde aksaklık olması nedeniyle hesabın davacı banka tarafından kat edildiği, borcun ödenmemesi nedeniyle icra takibi yapıldığı, icra takibine itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve itirazın iptali için bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Genel kredi sözleşmesi, ihtarname, banka kayıtları, icra dosyası, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı alacaklının taksitli ticari kredi ve KMH alacağının tahsili istemiyle davalı kefiller hakkında takip başlattığı, TBK'nın 583 maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin yazılı olarak yapıldığı, kefalet tarihi, kefilin sorumlu olacağı azami miktar ve müteselsil kefil ifadesinin el yazıları ile belirtildiği, davalılardan ...'nun TBK'nın 584 maddesi uyarınca davalı asıl borçlu şirketin yetkilisi olması nedeniyle eş muvafakatinin alınmasının şart olmadığı, davalı ...'nun kefaletine eş muvafakatinin bulunduğu, davalı kefilerin kefaletinin TBK'nın 583. maddesine uygun olduğu, itiraz üzerine takip durduktan sonra ödeme yapıldığında, dava açılmadan önce ödeme miktarının tespiti ile bakiye kısım yönünden dava açılması gerektiği, kat ihtarının dava dışı asıl borçlu şirkete 20.09.2024 tarihinde , davalı kefillere 19.09.2024 tarihinde tebliğ edildiği, müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından davalı müteselsil kefillerin temerrüdünün takiple başlayacağı, Genel Kredi Sözleşmesinin 2.7.1 maddesinde temerrüt faiz oranının temerrüt tarihinde aynı tür krediler için davacı bankanın TCMB'ye bildirdiği kısa , orta ve uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanının %50 fazlası olarak hesap edileceğinin belirlendiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerektiği, bilirkişi raporu ile temerrüt tarihlerinin takip tarihi olarak doğru tespit edildiği, davacı vekilince davalılar tarafından 10.12.2024 tarihli protokole aykırı davranılmış olması nedeniyle protokolün geçerli olmadığından bahisle bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de raporda taksitli ticari krediye davacı bankanın fiilen uyguladığı faiz oranına göre sözleşme maddesinin uygulanmasıyla ve KMH alacağına TCMB duyurularında belirlenen azami faiz oranlarını geçmeyecek şekilde temerrüt faiz oranının uygulandığı, bilirkişi raporu ile icra takibinden sonra davadan önce davalılarca yapılan ödeme ile takip borcunun tamamının ödendiğinin tespit edildiği, gayri nakdi alacağın depo edilmesi talebine dayanak çek teslim belgesi ve çek seri numaralarının davacı tarafça sunulmadığından bu talep yönünden tespit yapılamadığı anlaşılmakla davanın reddine ve şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 732-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 4.103,16-TL. harcın mahsubu ile fazla alınan 3.371,16-TL. harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/06/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.