İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/842 E. 2026/757 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/842
- Karar No
- 2026/757
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/842 Esas KARAR NO : 2026/757
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 12/06/2025 KARAR TARİHİ : 09/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı-borçlu ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...’ın sözleşmede kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından davalılara ihtar çekildiğini, ihtara rağmen ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine müvekkili tarafından ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, kefalet şartlarının yerine getirilmediğini, zira eş rızasının alınmadığını, müvekkillerinin borcunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine, davalının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE:... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelenmesinde; davacı alacaklının davalı borçlular aleyhine 9.270,00 TL asıl alacak, 34,76 TL işlemiş faiz, 1,74 BSMV olmak üzere toplam 9.306,50 TL üzerinden alacak başlattığı, ödeme emrinin borçlu şirkete 17.10.2024 tarihinde, davalı kefile 15.10.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 21.10.2024 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi. Yargılama devam ederken .... A.Ş’nin alacağı temlik aldığı buna ilişkin belgeleri dosyaya sunmuş olduğu görüldü. Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; Banka ile Davalı firma , ...LTD. ŞTİ. arasında 03.03.2022 Tarihinde 400.000 L limitli , Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, kefalet şartlarının yerine getirilmiş olduğunu, davalı ...’ın şirketin ortağı olduğundan eş rızası aranmadığını, borçlu ... firmasına teslim edilen çek karnelerine ait çekin, Çek Sorumluluk bedelinin , TCMB’nin ... tarih ve ... No’lu Resmi gazete tarih ve no’sunda belirtildiği üzere 9.270 TL bedelin 12.12.2024 tarihinde hamile ödendiğini, akabinde işbu bedelin ödenmesi için banka tarafından davalılara ihtarat çekildiğini, ödeme yapılmadığına, yapılan hesaplama neticesinde davacının toplamda 9.306,50 TL alacak talep edebileceğini belirtmiştir. Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun ... Tarihli ... Sayılı kararı gereğince ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasına kaydedildi. Dava; ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, davalı gerçek kişi açısından sözleşme şartlarının mevcut olup olmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, başlatılan takiplere itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı şirket ile temlik eden banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalının müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği, sözleşme kapsamında verilen çek hesabına kayıtlı bir adet ciro edilen çeke ilişkin bankanın yasal sorumluluk bedelini ödediği, akabinde davalıların talep ettiği, davalıların ödeme yapmadığı, davacının takip tarihi itibari ile 9.306,50 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay 3.HD ... E, ... K) Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine davalı borçlular tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına 2-Hükmolunan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 9.306,50-TL vekalet ücretinin Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 5- Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin/nisbi harcı, 8.500,00 TL bilirkişi ödemeleri, 3.640,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.370,80 TL yargılama giderinin Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak Davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00TL arabuluculuk ücretinin Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekili yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda okunup usulüne uygun anlatıldı.09/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır