İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/789 E. 2026/553 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/789
Karar No
2026/553
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/789 Esas - 2026/553 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/789 KARAR NO : 2026/553

....

DAVA : İtirazın İptali/Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı DAVA TARİHİ : 17/10/2025 KARAR TARİHİ : 02/07/2026 KARAR Y.TARİHİ : 21/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan "itirazın iptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ilc .... arasında 15.06.2022 tarih ve 20.000.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden davalı şirkete nakdi/gayri nakdi krediler kullandırıldığını, davalı-borçlu ...'nin de işbu Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'ne müştereken ve müteselsilen kefil olduğunu, Gismark İnşaat Limited Şirketi tarafından kullanılan kurumsal nakdi kredilerden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerine, müvekkili banka tarafından borçlu şirkete ve davalı borçluya ihtarname keşide edildiğini ve hesapların kat edildiğini, borçlular tarafından ihtarnamede belirtilen süre içerisinde tahakkuk eden borçların ödenmemesi nedeniyle borçlular hakkında icra takibine başlanıldığını, ödeme emrinin borçlulara ayrı ayrı tebliğ edildiğini ancak, davalı-borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Tensip zaptı ve dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi" davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına karşın; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış ve duruşmalara iştirak edilmemiş olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. i. Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu .... arasında takibe konu edilen genel kredi sözleşmesinin (26.02.2020 tarihli 5.000.000,00 TL limitli ve 15.06.2022 tarihli 20.000.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmeleri) akdedildiği, ii. Davalı ...'nin anılan sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı ve kefalet beyanının altındaki imzanın kendisine ait olduğu (davalı isticvap için davet edilmiş olmasına karşın duruşmalara katılmamış ve imzaya itiraz etmemiştir), iii. Sözleşmeler kapsamında dava dışı asıl borçlu şirkete doğrudan borçlandırma (...) kredileri, işletme ve borçlu cari hesap kredileri, esnek ticari hesap, business kredi kartları ile teminat mektubu ve çek taahhüt kredisi şeklinde gayrinakdi krediler kullandırıldığı hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı değerlendirilmiştir. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. i. Takip konusu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, ii. Kefaletin sözleşme ve yasa koşullarına uygun olarak (kefalet limiti, kefalet tarihi, kefaletin türü ve eş rızası yönünden) geçerli biçimde kurulup kurulmadığı, iii. Kefaletin gayrinakdi krediler yönünden de kapsam dâhilinde olup olmadığı, özellikle nakde dönen teminat mektubu bedellerinden kefilin sorumlu tutulup tutulamayacağı, iv. Muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, her bir borçlu yönünden hangi tarihte gerçekleştiği, v. Talep edilen akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşme, kanun ve bankacılık düzenlemelerine uygun olup olmadığı, değilse uygulanması gereken oran, vi. Talep edilen asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV ve masrafların Kanun ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı, takip tarihi itibariyle alacağın miktarı noktalarında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. ... ve ... olduğu, 1.857.497,91.-TL asıl alacak, 33.820,48.-TL asıl alacak, 3.464.936,11.-TL, 7.500,00.-TL ihtiyati haciz KTVU tutarı, 731.075,38.-TL işlemiş faiz, 36.552,09.-TL işlemiş faizin gider vergisi, 5.727,44.-TL işlemiş faiz, 286,36.-TL işlemiş faizin gider vergisi, 621.865,84.-TL işlemiş faiz, 31.093,29.-TL işlemiş faiz, 18.602,99.-TL masraf olmak üzere toplam 6.808.957,89.-TL alacağın tahsili amacıyla 13.08.2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine davalı borçlu tarafından icra takibine, ödeme emrine, borca ve borcun ferilerine, faize itirazları üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde ve itirazın iptali istemi ile işbu davanın açıldığı görülmüştür. 6. Davacı banka tarafından, dava dışı kredi borçlusu .... numaralı Borçlu Cari Kredi'den 691.567,61 TL, 20370042 numaralı Doğrudan Borçlandırma hesabından 224.588,40 TL, .... numaralı Esnek Ticari Hesap'tan 36.450,15 TL, muhtelif Business Kart hesaplarından toplam 33.820,48 TL ve diğer alacaklardan 23.316,25 TL olmak üzere toplam 5.333.745,01 TL nakit borcun; ayrıca .... ve .... numaralı toplam 2.150.000,00 TL bedelli teminat mektupları ile 50 adet çek yaprağına ilişkin toplam 632.500,00 TL gayrinakdi riskin depo edilmesinin ihtar edildiği tespit edilmiştir. İhtarnamenin tebliğ şerhlerinin incelenmesinden; dava dışı kredi borçlusu şirkete 06.05.2025, davalı ...'ye ise 08.05.2025 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. 7. Dava konusu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'nin incelenmesinde; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu .... arasında 26.02.2020 tarihinde 5.000.000,00.-TL bedelli; 15.06.2022 tarihinde 20.000.000,00.-TL bedelli sözleşmelerin imzalandığı, davalı ...'nin sözleşmeleri el yazısı ile ad soyad, kefalet tarihini yazıp, kefalet tutarını rakam ve yazı ile belirterek kefalet türüne "müteselsil" yazarak imzaladığı görülmüştür. 8. Mahkememizce dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış olup alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; taraflar arasındaki sözleşme ve kefaletin imza tarihindeki mevzuat hükümlerine uygun olarak tesis edildiği ve bankaca asıl borçluya kullandırılan kredi geri ödenmediğinden, hesaplamalar bölümünde belirlenen borçtan davalı ketilin sorumlu olduğu; ayrıca asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte gerçekleşmiş olması nedeniyle davalı kefil hakkında icra takibi yapılmasının şartlarının oluştuğu, icra takibinde “A-Asıl Alacak” olarak belirtilen işletme ve borçlu cari hesap kredileri için yapılan hesaplamada davacının 1.795.786,59 TL asıl alacak, 384.891,94 TL işlemiş faiz, 19.244,60 TL BSMV alacağının bulunduğu; icra takibinde “B-Asıl Alacak” olarak belirtilen .... Kredi Kartları yönünden yapılan hesaplamada; taraflarınca belirlenen tutarların, davacı talebinden yüksek olduğundan, icra takibinde bankaca istenilen tutarların dikkate alınması gerektiği, Davacı Bankanın söz konusu alacak için talep ettiği yıllık %60,60 temerrüt faiz oranının mevzuata uygun olduğu, İcra takibinde "Asıl Alacak” olarak belirtilen Doğrudan Borçlanma Hesabı(DBS) yönünden yapılan değerlendirmede, 593.080,43 TL işlemiş faiz, 31,476,53 TL BSMV alacağının mevcut olduğu, davacı bankaca söz konusu alacak için talep edilen yıllık %63,60 faiz oranının uygun olduğu, davacı banka tarafından, dava dışı asıl borçlu şirket lehine verilmiş olan, teminat mektupları için toplam 2.150.000,00 TL depo talep edilebileceği ancak, söz konusu teminat mektupları, icra takip tarihinden sonra, ancak dava tarihinden önce 27.08.2025 tarihinde nakde dönüştüğünden, davacı banka'nın nakde dönüşen teminat mektuplarının toplam bedeli olan 2.150.000,00 TL'yi nakde dönüşme tarihinden itibaren uygulanacak % 81,22 faiz oranı ile talep edebileceği bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 9. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 10. Genel ve özel dava şartları somut uyuşmazlık bakımından değerlendirilmiş, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, takipte icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olduğu ve diğer dava şartı noksanlıklarının da bulunmadığı değerlendirilerek esasın incelenmesine geçilmiştir. 11. Davalı borçlunun borç tutarına, faiz tutarına, faiz oranına yönelik itirazları ile kefaletin geçerliliği aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir. 12. Öncelikle genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan davalı borçlunun kefaletin geçerliliği yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmiştir. 13. Genel kredi sözleşmesini kefil sıfatı ile imzalamış davalı yönünden kefaletin geçerliliğinin değerlendirilmesi gerekmektedir; Takibe konu edilen iki adet Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi bulunmakta olup, bunlardan 26.02.2020 tarihli 5.000.000,00 TL limitli sözleşme ile 15.06.2022 tarihli 20.000.000,00 TL limitli sözleşmenin davalı ... tarafından kefil sıfatı ile imzalanmış olduğu, celbedilen ticaret sicil kayıtlarından davalının dava dışı asıl borçlu ... ortağı olduğu ve her iki kefalet tarihi itibariyle bu sıfatının devam ettiği; bu nedenle davalı tarafından 26.02.2020 ve 15.06.2022 tarihlerinde verilen kefaletler için eş muvafakatinin alınmasına 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun "eşin rızası" ile ilgili 584. maddesi ve Ek fıkra:.... hükmüne göre gerek olmadığı; 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun kefaletle ilgili 581, 583, 584, 586 vd. kanun hükümleri ve sözleşme düzenlemeleri gereğince, davalı tarafından verilen kefaletlerin; kefalet limitleri ("5.000.000,00 TL" ve "20.000.000,00 TL"), kefalet tarihleri ("26.02.2020" ve "15.06.2022"), kefaletin süresi ve kefaletin "müteselsil" olduğu hususlarının kabul edilerek kefilin el yazısı ile yazılmak sureti ile imza tarihindeki TBK m. 583 hükmünde aranan şekil koşullarını taşıdığı anlaşıldığından kefaletin geçerli olduğu değerlendirilmiştir. Kaldı ki davalı, Mahkememizce sözleşmedeki imzanın kendisine ait olup olmadığı konusunda ihtarlı isticvap davetiyesi ile çağrılmasına rağmen geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmediğinden, HMK m. 171/1 hükmü uyarınca isticvap konusu vakıayı ikrar etmiş sayılmıştır. 14. Temerrüt tarihlerinin belirlenmesine ilişkin olarak; 6098 sayılı TBK m. 117 hükmünde; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." şeklinde düzenleme yapıldığı, bu kapsamda davacı banka tarafından, dava dışı kredi borçlusu .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin, dava dışı asıl borçlu şirkete 06.05.2025, davalı kefile ise 08.05.2025 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarda ödeme için verilen 24 saatlik sürenin 09.05.2025 tarihinde sona erdiği ve davalı kefilin 10.05.2025 tarihinde temerrüde düştüğü hesaplanmıştır. 15. Uygulanacak faiz oranlarının belirlenmesine ilişkin olarak; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi'nde "Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemlerinde ... uygulanacak azami faiz oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankası'na devredebilir." denildiği, 22.11.2006 tarih, 26354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı'nda (m. 3) konuya ilişkin düzenlemelerin ...'nca yayımlanacak tebliğlerle yapılacağı, ...’nın bu konudaki tebliğine göre bankaların mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını vade ve türlerine göre serbestçe tespit etmelerinin hükme bağlandığı, buna göre, davacı bankanın talep ettiği akdi ve temerrüt faiz oranının, sözleşme maddeleri gözetilerek denetlenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 16. Bu kapsamda, taraflar arasında imzalanan "Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi"nin "Temerrüt" başlıklı 11. maddesinin (b) bendi "Müşteri, temerrüt hâlinde, belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden; hesap kapatma (hesap kesme, kat etme) ihbarı ile muaccel hale gelen hesaplarda hesap kapatma tarihinden; bu Sözleşme'deki özel hükümler gereği ihbarsız (kendiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği tarihten itibaren, bunları Banka'ya bu Sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın kullanmış olduğu tüm kredilere, mevzuatta farklı bir faiz oranının uygulanması zorunlu kılınmadıkça; Banka'nın mevzuat gereğince ...'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %30 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edileceğini ve bu temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder" hükmünü içermektedir. 17. Aynı sözleşmenin "Kredinin Müteselsil Kefalet Karşılığı Kullandırılması ve Müteselsil Kefillerin Sorumluluğu" başlıklı 10.13. maddesi ile teminat mektuplarına ilişkin 10.12. maddesinde, Banka'nın sözleşmeye dayalı olarak müşteri lehine verilen teminat mektubu, garanti ve kontrgarantiler nedeniyle sorumlu olduğu tutarların müteselsil kefiller tarafından depo edilmesini talep etmeye yetkili olduğu düzenlemesi bulunmaktadır. 18. Temerrüt faiz oranına ilişkin taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmede yukarıda yer verilen yönde hüküm bulunmakta ise de, Yargıtay uygulamasında bankaların .... Karar). Bu durumda bankanın sözleşme hükmü uyarınca temerrüt tarihinde müşterilerine fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranına göre temerrüt faizinin belirlenmesi gerekmektedir. 19. Bu hâlde bankaca sözleşme hükmü uyarınca temerrüt tarihinde kullandırılan kredi ile aynı türdeki kredilere fiilen uyguladığı akdi faiz tutarlarını kişisel verilerin korunmasına yönelik Kanuni düzenlemelere de uygun biçimde yine delillerin ibrazına yönelik HMK hükümleri uyarınca süresi içerisinde ibraz etmiş olması hâlinde nazara alınarak akdi ve temerrüt faizi hesaplamasının ibraz edilen söz konusu oranlara göre yapılabilecektir. Somut olayda bilirkişi tarafından, davacı bankadan temerrüt tarihi (10.05.2025) itibariyle temerrüde düşmemiş ticari müşterilere fiilen uygulanan akdi faiz oranlarını gösterir belgeler, firma isimleri gizlenmek suretiyle ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuata uygun biçimde istenilmiş; sunulan örneklerden bankanın temerrüdün gerçekleştiği dönemde ticari kredilere uyguladığı akdi faiz oranlarının % 61,25, % 60,41 ve % 62,94 olduğu tespit edilmiştir. 20. Buna göre taraflar arasında imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi tahtında kullandırılan ticari kredilerin akdi faiz oranlarının içinde en yüksek olanın % 62,94 olduğu, bu orana sözleşmenin 11/b maddesi uyarınca % 30 ilavesi ile bulunan ve bilirkişi tarafından hesaplanan % 81,22 oranından temerrüt faizi uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Aynı değerlendirme nakde dönen gayrinakdi kredi niteliğindeki teminat mektubu bedelleri için de geçerlidir. Davacı vekilinin, sözleşmenin 11. maddesi uyarınca ...'ye bildirilen en yüksek kredi faiz oranının % 30 fazlası olan % 140,40 oranının uygulanması gerektiği yönündeki itirazı; yukarıda (18. paragrafta) yer verilen ve ...'ye bildirilen fakat fiilen uygulanmayan oranların esas alınamayacağına ilişkin yerleşik Yargıtay uygulaması karşısında yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin, her bir kredinin kendi muacceliyet tarihindeki oranın ayrı ayrı araştırılması gerektiği yönündeki itirazı bakımından ise; somut olayda tüm kredilerin aynı kat ihtarnamesi ile 02.05.2025 tarihinde birlikte muaccel kılındığı ve temerrüdün tek bir tarihte (10.05.2025) gerçekleştiği gözetildiğinde, bu tarih itibariyle fiilen uygulanan en yüksek oranın esas alınmasının sözleşmeye ve yargısal uygulamalara uygun olduğu değerlendirilmiştir. 21. Davacı bankanın diğer alacak talepleri olan business kredi kartları ve esnek ticari hesap (kredili mevduat) borçları bakımından ise, 5464 Sayılı Kanun'un 26. maddesi "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının, azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkilidir ve belirlediği bu oranları 3 ayda bir açıklar" hükmü uyarınca, Kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları Resmî Gazete'de yayımlanan Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ'lerde açıklanan esaslar çerçevesinde belirlenmektedir. Buna göre; bankalar, T.C. Merkez Bankası tarafından belirlenen kredi kartı azami faiz oranlarının üzerinde faiz oranı uygulayamayacaktır. .... faiz oranları ise ... tarafından 25.05.2013 tarih ve 28657 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı:2006/1)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı:2013/8)" ile ...'nin yayımladığı Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğe tabi hâle getirilmiştir. 22. Bu kapsamda takip talebinde business kredi kartları için istenen yıllık % 60,60 temerrüt faiz oranının ... tarafından açıklanan azami gecikme faiz oranına uygun olduğu tespit edilmiştir. Doğrudan borçlandırma (DBS) kredileri yönünden ise, sözleşme hükmü uyarınca % 81,22 oranının uygulanması mümkün olmakla birlikte, davacı bankaca takip talebinde bu kalem için yıllık % 63,60 oranı talep edildiğinden, HMK m. 26 hükmünde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi gereğince bu oranla bağlı kalınmıştır. Diğer bir kredi türü olan İşletme ve Borçlu Cari Hesap Kredileri yönünden ise davacı yan takip talebinde % 140,40 oranında temerrüt faizi uygulanması talebinde bulunmuş ise de, yukarıda da açıklandığı üzere banka kayıtlarından temin edilen faiz oranlarına göre uygulanabilecek faiz oranın % 81,22 olduğu ve sözkonusu kredi için bu oranın uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir. 23. Takip tarihi itibariyle nakdi alacağın belirlenmesine ilişkin olarak; davacı banka ile Gisnark İnşaat Limited Şirketi arasında 15.06.2022 tarih ve 20.000.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden davalı şirkete nakdi/gayri nakdi krediler kullandırıldığını, davalı-borçlu ...'nin de işbu Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'ne müştereken ve müteselsilen kefil olduğu, Gismark İnşaat Limited Şirketi tarafından kullanılan kurumsal nakdi kredilerden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiği ve hesapların kat edildiği, borçlular tarafından ihtarnamede belirtilen süre içerisinde tahakkuk eden borçların ödenmemesi nedeniyle icra takibine başlanıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresi içerisinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı, kat tarihi itibariyle davacı bankanın, dava dışı asıl borçlu şirket ile TBK m. 586 ile taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre, davalı müteselsil kefilden olan alacağını talep etme hakkının doğduğu kanaatine varılmıştır. 24. Bu açıklamalar kapsamında davalının talep edilen kredi tutarlarından sorumluluğu değerlendirildiğinde, Nakit Alacaklar Yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkememizce davacı banka alacağının belirlenmesi kapsamında bankacı bilirkişiden rapor tanzim edilmiş olup; yapılan tespitler sonucunda, davacı bankanın davalı müteselsil kefil ...'den olan alacağı, 7.444.543,18 TL asıl alacak (İşletme ve Borçlu Cari Hesap Kredileri 1.795.786,59 TL + .... Kredi Kartları 33.820,48 TL + Doğrudan Borçlandırma Hesabı (....) Kredileri 3.464.936,11 TL + nakde dönen teminat mektubu bedelleri 2.150.000,00 TL), 983.699,81 TL işlemiş faiz (İşletme ve... 384.891,94 TL + ....Kartları 286,36 TL + DBS 31.093,29 TL) ve 26.102,99 TL masraf (18.602,99 TL masraf + 7.500,00 TL ihtiyati hacizden kaynaklı KTVU tutarı) olmak üzere toplam 8.504.970,23 TL olarak hesaplanmıştır. Dava dilekçesinde ise 8.958.957,89 TL talep edilmiş olduğundan, aradaki farkın fazlaya ilişkin talep olarak reddi gerekmiştir. 25. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada, işletme ve borçlu cari hesap kredileri yönünden kat tarihi bakiyesinin banka kayıt ve ekstreleri üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle 1.795.786,59 TL olarak belirlendiği,.... kredileri ve business kredi kartları yönünden ise bilirkişi tespitinin davacı talebinden yüksek olduğu hâllerde taleple bağlılık ilkesi gereğince takip talebindeki tutarların esas alındığı; ayrıca davacı bankanın faizin bir kısmını anaparaya ilave ettiği ve bu yöntemin borçlu lehine olduğu gözetilerek aynı yöntemin benimsendiği görülmüştür. Bu yöntem HMK m. 26 hükmüne ve dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Davacı vekilinin, asıl alacağın banka kayıtları göz ardı edilerek düşürüldüğü yönündeki itirazı; bilirkişinin banka kayıtları üzerinde 29.04.2026 tarihinde yerinde inceleme yaptığı ve hesaplamayı doğrudan banka ekstreleri ile tediye-tahsilat-bakiye bilgileri üzerinden gerçekleştirdiği anlaşılmakla yerinde görülmemiştir. 26. Gayri Nakdi Krediler Yönünden yapılan değerlendirmede; 27. Sözleşmelerin "Kredinin Müteselsil Kefalet Karşılığı Kullandırılması ve Müteselsil Kefillerin Sorumluluğu" başlıklı 10.13. maddesinde müteselsil kefillerin, sözleşmenin imzalandığı tarihten önce açılmış ve sonra açılacak her türlü krediler ile bunlara ilişkin doğmuş ve doğacak tüm borç ve taahhütlerden, mevzuattan kaynaklanan çek garanti tutarlarından, el yazıları ile belirttikleri kefalet limitlerine kadar sorumlu oldukları; 10.12. maddesinde bankanın, sözleşmeye dayalı olarak müşteri lehine verilen teminat mektubu, garanti, kontrgaranti veya lehine açılan ithalat akreditifleri ile kabul ve aval kredileri nedeniyle sorumlu olduğu tutarların müteselsil kefiller tarafından depo edilmesini talep etmeye yetkili olduğu düzenlenmiştir. 28. Bu bakımdan taraflar arasında akdedilmiş olan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin 10.12. hükmü uyarınca kefillerin teminat mektubu bedellerinden sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. Zira anılan maddede, bankanın sözleşmeye dayalı olarak müşteri lehine verilen teminat mektubu, garanti, kontrgaranti veya lehine açılan ithalat akreditifleri ile kabul ve aval kredileri nedeniyle sorumlu olduğu tutarların "müteselsil kefiller tarafından depo edilmesini talep etmeye yetkili" olduğu açık ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde düzenlenmiştir. Bu itibarla somut uyuşmazlıkta, kefilin gayrinakdi kredilerden sorumlu tutulabilmesi için kredi sözleşmesinde açık hüküm bulunması koşulu gerçekleşmiştir. 29. Davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirket lehine ....numaralı 500.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının takip tarihi itibariyle meri oldukları ve bu mektuplar için toplam 2.150.000,00 TL depo talep edilebileceği; ancak söz konusu teminat mektuplarının takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce 27.08.2025 tarihinde idarenin talebi üzerine nakde çevrilerek davacı bankaca ödendiği ve İcra Müdürlüğü'nün 03.09.2025 tarihli kararı ile bu tutarın nakit alacak olarak takip dosyasına kaydedildiği anlaşılmakla, gayrinakdi alacak yönünden ayrıca depo hükmü kurulmasına yer bulunmadığı, anılan 2.150.000,00 TL'nin nakit alacaklar içerisinde değerlendirilmesi ve bu tutara yukarıda 22. paragrafta belirlenen % 81,22 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. 30. Bilirkişi raporu; taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, banka kayıt ve ekstrelerine, ilgili mevzuata ve yargısal uygulamalara uygun, banka nezdinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenmiş, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bulunmuş; davacı vekilinin ek rapor ya da yeni bilirkişi heyetinden rapor alınması yönündeki talebi, uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm tespitlerin raporda yer aldığı ve itirazların hukuki nitelendirmeye ilişkin olduğu anlaşıldığından reddedilerek rapor hükme esas alınmıştır. 31. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargısal uygulamalara uygun olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne, .... takip sayılı dosyasına davalıların vaki itirazlarının kısmen iptaline, fazlaya yönelik taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1. Davanın KISMEN KABULÜNE, 2. .... takip sayılı dosyasına davalıların vaki itirazlarının kısmen İPTALİ ile, Nakit Alacaklar Yönünden; 3. Davalı yönünden takibin 7.444.543,18.-TL asıl alacak, 983.699,81.-TL işlemiş faiz, 50.624,25.-TL BSMV ve 26.102,99.-TL masraf olmak üzere toplam 8.504.970,23.-TL tutarları üzerinden devamına, i. "İşletme ve Borçlu Cari Hesap Kredileri" (1.795.786,59.-TL) ile "Nakde Dönen Teminat Mektupları" (2.150.000,00.-TL) yönünden toplam 3.945.786,59.-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 81,22 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin % 5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine ii. "Doğrudan Borçlandırma Hesabı (....) Kredileri yönünden toplam 3.464.936,11.-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 63,60 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin % 5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine iii. "Business Kredi Kartları” yönünden toplam 33.820,48.-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 60,60 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin % 5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine 4. Fazlaya yönelik taleplerinin REDDİNE, 5. Hüküm altına alınan tutarlar toplamı 8.504.970,23.-TL alacağın % 20 oranında hesaplanan 1.700.994,05.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Karar ve İlam Harcı 6. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 580.974,52.-TL harçtan peşin ve derkenarla alınan 152.996,61.-TL harcın mahsubu ile bakiye 427.977,91.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 7. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 982,50.-TL, bilirkişi ücreti olarak 10.000,00.-TL olmak üzere toplam 10.982,50.-TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 10.425,97.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8. Davacı tarafça, yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, derkenar harcı ve vekalet harcı toplamı 153.699,51.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.600,00.-TL arabuluculuk ücretinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 233,10.-TL'nin davacıdan, 4.366,90.-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

10. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, Vekalet Ücreti 11. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 935.248,51.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ....Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/07/2026

....

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/789, K. 2026/553, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-789-e-2026-553-k-9a95da5b227d