İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/270 E. 2026/701 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/270
Karar No
2026/701
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/270 Esas KARAR NO : 2026/701

DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 04.03.2023 KARAR TARİHİ : 24.09.2026

Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının takibe dayanak yaptığı sözleşmeyi sunması halinde; böyle bir sözleşmesel ilişki bulunduğu takdirde müvekkiline davalı arasındaki ilişkinin tüketici kanununa tabi olduğu konusunda herhangi bir tereddüt bulunmadığını, 6502 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanun'un 4/(6) maddesi "Tüketici işlemlerinde, tüketicinin edimlerine karşılık olarak alınan şahsi teminatlar, her ne isim altında olursa olsun adi kefalet sayılır" hükmünü amiri olduğunu, müvekkilinin davalı ile diğer borçlu ... arasında aktedilen tüketici sözleşmesini adi kefil sıfatıyla imzalamış olup adi kefaletin niteliği gereği asıl borçlu hakkında takip yolları tüketilmeden kefile müracaatın yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin evvelemirde bu nedenle mezkur icra dosyası bakımından alacaklıya borcu bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmenin (adi) kefili olduğu yönünde bir saptama yapılamadığı bir an için düşünülse bile davalının takibinde dayandığı sözleşmeyi sunması halinde; takibe girişildiği tarihte meri 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28. Maddesinin 1. Fıkrası;"Belirli süreli kredi sözleşmelerinde tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi durumunda, kredi veren, borcun tamamının ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması, tüketicinin de birbirini izleyen en az iki taksiti ödemede temerrüde düşmesi hâlinde kullanılabileceğini, kredi verenin bu hakkı kullanabilmesi için tüketiciye en az otuz gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması zorunlu olduğunu, hükmünü amir olup davalı yanın işbu kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak iddiası için takibe girişmeden önce müvekkiline 30 gün süreli muacceliyet ihbarında bulunduğunu kanıtlaması gereği izaha muhtaç olmadığını, zira somut olaya tatbik edilecek işbu hüküm gereği; tüketici kredi sözleşmesi yönünden, satıcının, alacağının tümünü talep edebilmesi için, diğer şartlarla birlikte bu hakkı açıkça saklı tutmasının yanında, tüketiciye en az 30 gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması zorunlu olduğunu, müvekkili aleyhine tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak iddiası ile ... 2. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız takibe girildiğini, müvekkilinin mezkûr takipten kaynaklı borcu bulunmadığının tespitini davalı tarafın %20'den az olmamak kaydı ile tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davaya konu olan kredi ticari kredi olduğunu, bu nedenle huzurdaki dava mutlak ticari dava olduğundan görevli mahkeme ticaret mahkemesi olduğunu, bu nedenle mahkemenizce görev yönünden işbu davanın usulden reddi gerektiğini, banka kayıtlarından davaya konu kredinin davacı dışı ...'ya verildiği davacı tarafından da işbu kredi sözleşmesinin müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı ve kredi borcunun ödenmediği açık bir şekilde görüleceğini, davacı borçlu tarafından davaya konu olan icra takibine itiraz edilmemiş, ilgili icra takibi devam ederken hiçbir hukuki yola başvurulmadığını, bu husus davacı borçlunun borcu ikrar ettiğine sarih olarak delalet ettiğini, davacı, kredi sözleşmesini borçlar kanunun 586. maddesi kapsamında müşterek kefil sıfatıyla imzaladığını, dolayısıyla kredi borcundan asıl borçluyla birlikte sorumlu olduğunu, dava dışı banka tarafından davacıya kat ihtarnamesi gönderildiğini, davacı tarafından bu kat ihtarnamesine itiraz etmediğini, davacı borçlu bankayla yaptığı sözleşme hükümlerine akde vefa ilkesi gereğince bağlıdır. bu nedenle davacı borçlu sözleşme ve yasal mevzuat gereğince faiz borçlarından sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; temlik alacaklısı olan müvekkil şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER / Taraf vekillerinin belirttiği, ... 2. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyası, Arabulucuk son oturum tutanağı, Banka kayıtları, ... A.Ş kayıtları, temlik ve birleşme sözleşmeleri, delil olarak değerlendirilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, kredi sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit hususunda olduğu anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE / Dava icra takibine konu genel kredi sözleşmesi sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığı istemli menfi tespit davasıdır. Davacı taraf dava dilekçesi ile, ... 2. İcra Müdürlüğünün ...Esas Sayılı numara ile icra takibine konu genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefil olduğunu ancak kefaletin TBK 583.madde şartlarını taşımadığından müvekkilinin icra takibi sebebiyle davalıya borçlu olmadığını iddia ettiği, davalının cevap dilekçesi davacının davaya ve icra takibine dayanak müvekkili banka ile dava dışı ... arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinde davalının kefil olduğu, asıl borçlu tarafından borcun ödenmemesi sebebiyle TBK 586 uyarınca borçtan sorumlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesine yönelik cevabi beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır. ... 2. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasının incelenmesi ile takip alacaklısının dava dışı temlik eden ... AŞ ,borçlularının ise davacı ..., dava dışı ..., ..., ..., ..., ...ve ... olduğu, takip alacak tutarının toplam 27.982,99 TL olduğu, takip dayanağının genel kredi sözleşmesi olduğu görülmüştür. TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Davacı vekilinin 22.10.2024 tarihli dilekçesinde TBK 583 de belirtili ibarelerin davacının eli ürünü olmadığını iddia ettiği, HMK 211 uyarınca yazı incelemesi yapılabilmesi için genel kredi sözleşmesinin aslının ibrazının zorunlu olduğu, davaya konu genel kredi sözleşmesinin aslının temlik eden ... ya da davalı temlik alan ...'nde olduğu, 12.03.2025 tarihli celsenin 4 nolu ara kararı ve 12.09.2025 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı ile ... A.Ş.ye müzekkere yazılarak, dava konusu Genel Kredi sözleşmesinin ve eklerinin aslının, ihtarnamelerin, eş muvafakatine ilişkin belgelerin de aslının, GKS'nin tamamının aslının sunulmasının istenildiği, müzekkerelerimize herhangi bir yanıt verilmediği, 04.02.2026 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile ...'a 12/05/2025 tarihinde yazılan müzekkerenin akıbetinin sorulmasına, müzekkereye cevap verilmemesi halinde ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunacağının ilgili kuruma ihtarına ilişkin ara karar kurulduğu, mahkememizce yazılan müzekkerenin akıbetinin sorulduğu, temlik eden ... AŞ nin yine cevap vermediği, 09.07.2026 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile davalı temlik alan ...'ne HMK 220/3 ihtaratlı 1 aylık kesin süre verildiği, davalı vekilinin 10.07.2026 tarihli beyan dilekçesi ile sözleşme aslının ... istenilmesi yönünde beyanda bulunduğu, mahkememizce defaatla ...'a yazılan müzekkerelere herhangi bir yanıt verilmediği görülmekle, HMK 220/3 gereğince davacının beyanına üstünlük tanınmış ve davaya konu genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefalet kısmında davacı tarafın eli ile yazılan yazıların davacının eli ürünü olmadığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiş, İİK'nın 72/5. maddesi gereğince verilmiş tedbir kararı bulunmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;27.982,00 1-Davanın kısmen kabulü ile ... 2. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı takip dosyası sebebiyle borçlu olmadığının tespitine , 2-Koşulları oluşmaması sebebiyle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 1.911,46 TL karar ve ilam harcından tamamlama yoluyla alınan 477,86. TL nin mahsubu ile bakiye 1.433,6. TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 477,86.TL peşin harç ve 427,60.TL başvurma harcı olmak üzere toplam 905,46. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.616,40.-TL tebligat ve posta masrafı yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli ...Ü.T hükümlerine göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.680,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda HMK 341/2 uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/270, K. 2026/701, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-270-e-2026-701-k-ad6a93b57e9d