İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/702 E. 2026/572 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/702
- Karar No
- 2026/572
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/702 Esas - 2026/572 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/702 Esas KARAR NO : 2026/572
.... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2025 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 KARAR Y.TARİHİ : 17/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/10/2023 tarihinde .....plaka sayılı aracın, müvekkiline ait....plaka sayılı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza nedeniyle müvekkilinin maliki olduğu aracın ağır hasara uğradığını, kusurlu araç .... fakat ödenen miktarın müvekkilin zararını gidermediğini, bakiye pert tazminatı için .....'ye başvuru yapıldığını ve arabuluculuk görüşmesi neticesinde de anlaşma sağlanamadığı beyan edilmiş olup, müvekkilinin uğramış olduğu zarar için şimdilik 100,00 TL tazminatın kusurlu araç kasko poliçesinden olay tarihinden itibaren; temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı yana dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, süresi içeresinde cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara kazılmamıştır. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2. Hasar dosyası celp edilmiştir. Kazaya karışan .... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi ile davalı nezdinde sigortalı olduğu görülmüştür. 3. ...... kayıtları ile kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava; 18/10/2023 tarihli trafik kazasında davacıya ait araçta meydana geldiği ileri sürülen değer kaybı istemine ilişkindir. Mahkememizin 30/03/2026 tarihli ön inceleme duruşmasının 2 nolu ara kararı ile; Bilirkişiye harcayacağı emek ve mesaiye karşılıkı 8.000,00 er TL ücret takdirine, 16.000,00 TL bakiye delil avansını yatırması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı takdirde bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut hali ile karar verileceği hususunun davacı vekiline ihtarına(ihtar edildi)" karar verildiği, ara kararın davacı vekiline duruşmada ihtar edildiği ancak verilen kesin süre içeresinde bilirkişi delil avansının yatırılmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK 90. maddesinde belirtildiği üzere, süreler kanunda belirtilir veya hakim tarafından tayin edilir. Kanunun tayin ettiği süreler hakim tarafından azaltılıp çoğaltılamaz. Buna karşın, HMK'nın 94/2. maddesine göre hakimin belirlediği süreler kural olarak kesin değildir. Dolayısıyla hakim tarafından tayin edilen süre henüz dolmadan azaltıp çoğaltılabileceği gibi süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine hakim yeni bir süre tanıma yoluna da gidebilir. Bu takdirde verilen ikinci süre kesindir. Hakim tayin ettiği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. Ancak bu durumda, kesin süreye ilişkin ara kararının açık ve eksiksiz yazılması gerektiği gibi yapılacak işlerin de tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekir. Zira kesin süre, yargılamanın uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere getirilmiş olup, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Kesin sürenin amacına uygun olarak kullanılması ve yeterli uzunlukta olması ile birlikte tarafların yargılamadaki tutumları ile süreye konu işlemin özelliğinin de göz önünde bulundurulması gerekir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde delil avansının yatırılmaması halinde o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı düzenlenmiş olup, bu durumda mahkemenin mevcut delil durumuna göre değerlendirme yaparak bir karar vermesi gereklidir. Delil avansının kesin süreye rağmen yatırılmaması halinde davanın usulden değil, esastan reddi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. Davacı vekili bakiye delil avansını süresi içeresinde yatırmadığından, mahkememizce 15/06/2026 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı uyarınca; davalı yana HMK 324 Maddesi uyarınca, 16.000,00-TL bilirkişi delil avansını yatırıp yatırmayacağı hususlarında ihtarlı davetiye tebliğ edilmiş, verilen kesin süre içeresinde davalı yanca delil avansı yatırılmamıştır. Somut olayda; davacı yan, davalı sigorta şirketince kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı ....aracın, 18/10/2023 tarihinde davacı yana ait ....plaka sayılı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle davacı aracının pert olması nedeniyle eksik ödenen hasar bedeli alacağının tahsilini talep edilmiş olup, davacı bu iddialarını ispat yükü altında olup, iddialarının değerlendirilmesi ancak bilirkişi incelemesi ile mümkündür. Mahkemece davacının iddialarının değerlendirilmesine yönelik dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasına yönelik ihtar içeren ara karar tesis edilerek davacı vekiline ihtar edilmesine rağmen, davacı vekili verilen kesin süre içinde ara karar gereklerini yerine getirmeyerek bilirkişi avans yatırmamış, dosyadaki mevcut delillere göre, davacı tarafın talepleri yönünden değerlendirme yapılması mümkün olmadığından; subut bulmadığı anlaşılan ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. V-HÜKÜM 1-Davanın reddine, Karar ve İlam Harcı 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3. Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, 5. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.600,00- TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. . 13/07/2026
.....