Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1125 E. 2026/1936 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1125
Karar No
2026/1936
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1125 KARAR NO : 2026/1936

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/01/2026 NUMARASI : 2025/1094 Esas 2026/76 Karar

DAVACI : ... -...- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... -...- ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 26/06/2026 YAZIM TARİHİ : 26/06/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2026 tarih ve 2025/1094 Esas, 2026/76 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili aleyhine davalı şahıs tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/61062 Esas dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı tarafça senedin düzenlenme tarihinde tahrifat yapıldığını belirterek davacı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili aleyhine açılan davayı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, arabuluculuk yoluna başvuru yapılmadan işbu davanın açıldığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2026 tarih ve 2025/1094 Esas, 2026/76 Karar sayılı kararı ile; davacı vekiline tensiple son tutanak ibrazı için süre verildikten sonra arabuluculuğa başvurulduğu anlaşıldığından, bu hususun giderilebilir dava şartı olmadığı, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının gerektiği gözetilerek davanın, 6325 sy. Kanunun 18/A-2 maddesi yollamasıyla HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, dava dilekçesi davalıya tebliğe çıkarılmadan mahkemece davanın esasına ilişkin hiç bir işlem yapılmadan vekaletname sunulması karşısında davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmeyerek karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf talebi ile; dosyada vekaletname mevcut olup, davanın reddine sebebiyet veren usuli eksiklikler tarafça da dile getirildiğini, bu nedenle taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair kurulan hükmün hatalı olduğunu, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/1094 Esas ve 2026/76 Karar sayılı ilamının, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi noktasından istinafen incelenerek düzeltilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1094 Esas, 2026/76 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Mahkemece arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323/1-ğ maddesi gereğince vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Yargılama gideri tarafların davanın görülmesi ve sonuçlanması için ödedikleri paralarının tümünü ifade etmektedir. Vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olması, davayı tamamen veya kısmen kazanmış ve bu nedenle lehine yargılama gideri hükmedilecek olan tarafın davayı vekil (avukat) aracılığıyla takip etmiş olması hâli içindir. Davayı kazanan taraf davayı bizzat takip etmiş ise karşı taraf davayı bir vekil aracılığıyla takip etmiş olsa bile davayı kazanan taraf lehine yargılama gideri olarak vekâlet ücretine hükmedilemez. Davada haklı çıkan taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilebilmesi için haklı çıkan tarafın davanın başından sonuna kadar vekil (avukat) tarafından temsil edilmiş olması şart değildir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 5/1 maddesine göre; hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, bu Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır. Dolayısıyla dava ve icra takibinin hangi aşamasında olursa olsun taraflardan birinin kendisini avukatla temsil ettirmesi ve avukatın dava ve icra takibi ile ilgili herhangi bir işlem yapmış olması, haklı çıkan taraf lehine vekâlet ücreti takdirini gerektirir. Öte yandan HMK’nın 332/1 maddesi gereğince yargılama giderlerine mahkemece re’sen hükmedilir. Dolayısıyla mahkeme, davada haksız tarafı re’sen vekâlet ücreti ödemeye mâhkum eder; bunun için haklı çıkan ve kendisini vekil ile temsil ettiren tarafın bir talepte bulunmuş olmasına da gerek yoktur. Hemen belirtilmelidir ki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 2/1 maddesi; “Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez. Hükümlerin tavzihine ilişkin istemlerin ret veya kabulü halinde de avukatlık ücretine hükmedilemez” şeklindedir. Bu itibarla avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığı olduğuna göre kararın kesinleşmesinden önce kendisini vekille temsil ettirmeyen tarafın kararın kesinleşmesinden sonra kendisini vekil (avukat) ile temsil ettirmesi durumunda ek karar ile haklı çıkan taraf lehine vekâlet ücreti takdiri mümkün değildir. Somut olayda 31.12.2025 tarihinde davanın açıldığı, davalıya dava dilekçesi tebliğe çıkarılmadan davalı vekili tarafından vekaletname ibraz edilerek 23.01.2026 tarihinde cevap dilekçesi sunulduğu mahkemece 27.01.2026 tarihinde tensiben arabuluculuk dava şartından davanın usulden reddine dair karar verildiği, yukarıda açıklandığı üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323/1-ğ maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 5/1 maddesine göre davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulmasına, davalı lehine karar tarihi olan 2026 yılı AAÜT 7/2 maddesi gereği 45.000 TL vekalet ücretine hükmedilmesine dair hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2026 tarih ve 2025/1094 Esas, 2026/76 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3)- YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, a)-Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40.TL'nin mahsubu ile 116,60.TL davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, d)-6100 Sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince davalı, davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesap edilen 45.000,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf incelemesi yönünden; 1)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 732,00.TL karar ve ilam harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalıya İADESİNE, 2)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafça yapılan 45,00.TL posta masrafı, 2.002,00.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının toplamı olan 2.047,00.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 3)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 333. Maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 26/06/2026 tarihinde karar verildi.

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1125, K. 2026/1936, T. 26.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1125-e-2026-1936-k-8927c3d41df4