İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/724 E. 2026/693 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/724
Karar No
2026/693
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/724 Esas KARAR NO : 2026/693

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 06.04.2022 tarihinde ... plakalı motosikletiyle... Caddesi üzerinde seyir halindeyken, tali yoldan ana yola kontrolsüz çıkan ve davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan... plakalı araç sürücüsü...’ün kusurlu hareketi sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, kaza neticesinde müvekkilinin sol radius alt uç deplase parçalı kırığı dahil olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinden ağır yaralandığını ve... Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 14.10.2022 tarihli ve 1612 nolu raporla %18,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığının tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 30.11.2022 tarihinde hasar dosyası açıldığını ancak davalı tarafça müvekkilin yaşı, geliri ve maluliyet oranı dikkate alınmadan oldukça düşük bir kısmi ödeme yapıldığını, davalıya herhangi bir ibraname verilmediğini ve 28.12.2022 tarihinde yapılan 265.443,15 TL tutarındaki ödemenin bakiye zararını karşılamadığını, bakiye alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafça haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, zorunlu arabuluculuk sürecinden de olumlu sonuç alınamadığını, müvekkilin kaza tarihinde... Hastanesi çalışanı olup asgari ücret artış oranları ve TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan aktüeryal hesaplamalar neticesinde davalının poliçe teminat limitinin tamamından sorumlu olduğunu, alacağın likit olması sebebiyle davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın ticari avans faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından dosyaya sunulan tedavi evrakları ile sağlık raporlarının maluliyet oranını belirlemeye elverişli olmadığını, bu hususun Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin adli tıp anabilim dallarından seçilecek heyet marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası uyarınca kusur oranlarının fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak tespit edilmesinin zorunluluk arz ettiğini, kazanın meydana gelmesinde yol kusuru ve teknik arıza hususlarının da değerlendirilmesi gerektiğini, tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde Hazine Müsteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek hesaplama yaptırılması ve Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesindeki güncel hükümler ile %1,8 teknik faiz uygulamasının dikkate alınmasını, şirketin faizden sorumluluğunun komisyona başvuru tarihinden itibaren ve yasal faizle sınırlı olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Genel Şartları uyarınca geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda bulunduğunu belirterek haksız davanın reddini, yüzde 20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını beyan ve talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE : Erzincan/... Hastanesi, Erzincan ...Hastanesine, ... Sigorta AŞ, Erzincan ... Asliye Ceza Mahkemesine, ve Sgk'ya yazılan müzekkerelere yanıt verildiği, müzekkere cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur. 7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Davacının 06/04/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 2 (iki) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği mütalaa edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava 06.04.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle açılmış sürekli iş göremezlik tazminatının konu edildiği itirazın iptali davasıdır. Maluliyet tespiti için ATK ... İhtisas Kurulu 17 Aralık 2025 tarihli raporu düzenlediği, Davacı tarafça ATK Fatura bedelinin ödenmediği anlaşılmıştır. Yargılamanın 31/03/2026 tarihli duruşmasında, " 1-ATK fatura bedelini ödemek ve makbuzunu sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, 2-Dosyanın AKTÜER bilirkişisi ve Makine mühendisi(kusur) bilirkişiye tevdii ile rapor alınmasına, bilirkişiler için 10.000,00-TLx2=20.000,00 TL ücret takdirine, ücretin davacının gider avansından karşılanmasına, davacıya 20.000,00-TL gider avansını yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde gider avansının yatırılmaması halinde bilirkişi delilinden vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına (ihtarat yapıldı) .." karar verilerek duruşmada hazır bulunan davacı vekiline ihtar edilmiş, ancak davacı taraf verilen kesin süre içinde delil avansını yatırmadığı için yatırmadığı için bilirkişi incelemesi yapılamamıştır. 30/09/2026 tarihli celsede "... Davacı vekili: Önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, ATKnın belirlediği maluliyet oranını kabul etmiyoruz, bize göre çelişki vardır.Maluliyetteki çelişkinin giderilmesi gerekmektedir, Bilirkişi ve ATK rapor ücretlerini müvekkilden temin edemediğimiz için yatıramadık,dosyanın ATK Üst Kuruluna gönderilmesi talebimiz vardır dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur. HMK'nın 324. maddesinde, (1) "Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler." (2) "Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü mevcuttur. Yargılamayı yapan hakim tarafından taraflara herhangi bir işlemi yapması, eksikliği gidermesi, avans ve giderleri yatırması, belgeleri sunması vb. nedenlerle süre verilmesi halinde mahkemece bu konuda yapılacak ihtarda taraflardan yerine getirilmesi istenen yükümlülüğün açıkça belirtilmesi, avans ve giderlere ilişkin harcama kalemlerinin ve miktarlarının net olarak belirlenmesi, sürenin hakim tarafından belirleneceği hallerde makul bir sürenin verilmesi, verilen sürenin kesin olup olmadığının belirtilmesi ve yapılması istenen yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde sonuçlarının ne olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde ilgili tarafa bildirilmesi gerekmektedir. Verilen kesin sürenin dosya muhteviyatına göre usule ve kesin sürenin amacına uygun olmalı, kesin süre verilmesi davanın reddi için araç olarak kullanılmamalıdır. Kesin sürede yapılacak işin ne olduğu, yatırılacak delil avansının ayrıntıları ara kararda yazılmış, kesin süreye uyulmamanın müeyyidesi " bilirkişi delilinden vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına" şeklinde tereddüte yer vermeyecek şekilde ara kararda açıkça belirtilerek duruşmada davacı vekiline ihtarat yapılmıştır. Verilen 2 haftalık süre makul bir süre olup, kesin süre kanunun amacına uygun olarak kullanılmış, yargılamanın makul süre içinde bitilmesi amaçlanmış, kesin süre davanın reddi için bir araç olarak kullanılmamıştır. Davacı tarafça verilen kesin süreye rağmen bilirkişi incelemesi için takdir edilen ücret yatırılmadığına göre davacı bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılır. İster kanun, ister hakim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin, bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı değildir. Bu aşamada artık dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre karar verilmek gerekir. Davacının maluliyet tazminat. konusunda uzman bilirkişi tarafından rapor alınmadan karara bağlanması mümkün değildir. Kazanın kimin kusuruyla meydana geldiği ve davacının talep ettiği, tazminatının bilirkişi tarafından incelenmeden açıklığa kavuşturulması mümkün değildir. Davacı taraf bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, mevcut deliller ile davasını ispatlayamadığı için davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.131,48-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde 2023/34000 Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 3.120,00-TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 30/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/724, K. 2026/693, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-724-e-2026-693-k-065743a4ca86