Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1090 E. 2026/1121 K. – Şirket İhyası

Konu: Şirket İhyası

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1090
Karar No
2026/1121
Karar Tarihi
Konu
Şirket İhyası

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1090

KARAR NO:2026/1121

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:17/04/2025

NUMARASI:2025/53 Esas 2025/381 Karar

DAVANIN KONUSU:Şirketin İhyası

Taraflar arasındaki şirket ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiş, akabinde davacı yanca davadan feragat edilmesi üzerine mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen ek karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ihyası istenen .... Şti.’nden olan alacağına istinaden derdest edilen İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı dosyasının neticelendirilmesi için davalılar aleyhine derdest ettikleri ihya davasının kabulü ile .... Şti.’nin ihyasını ve terkin kaydının iptali ile tescilini, davalı ... Odası “ Yasal Hasım ” olduğundan, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer davalı ve aynı zamanda tasfiye memuru olan “ Zorunlu Hasım" ...’ün üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettikleri görülmüştür.Davalı Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin mevzuat gereğince işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde; ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin son tescilini 23/01/2009 tarihinde yaptırdığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde ihyası istenen şirketin terkin olmadan önce merkez adresinin Bakırköy/İstanbul olduğu, buna göre mahkememizin 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi anlamında kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir".Sermaye şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.Somut uyuşmazlıkta;İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası yönünden yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, derdest olan bu dava uyarınca tasfiyenin usulüne uygun ve eksiksiz tamamlanmadığı anlaşılmakla, davada taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülebilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca ...'ün (T.C....) tasfiye memuru olarak atanmasına " karar verilmiştir.Mahkemece bu karar verildikten sonra, davacı vekilince davadan feragat edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAFA KONU EK KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince, davadan feragat edilmesi sonucunda; davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... Sicil Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı bu davalıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/53 E. 2025/381 K. sayılı ve 17.02.2026 T. EK KARAR ilamında; “…Feragat nedeniyle davanın reddine… Davalı ... Sicil Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine…” şeklindeki hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, kök kararda davanın kabulüne karar verilerek, lehlerine vekalet ücreti takdir edildiğini, akabinde ihyası istenen firma ile yapılan protokol ile icra dosya borcu kapatılarak dosyanın tasfiye edildiğini ve ilk derece mahkemesine taraflarca (Davacı ve İhyası istenen firma vekili ) dilekçe sunularak, ihyası istenen firmanın yeniden ticaret kayıtlarının açılmaması için, davadan feragat edildiğini, davalı ... Sicil Müdürlüğünün şirketin ihyası dosyasında yasal hasım konumunda bulunduğundan lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün yasal zorunluluk gereği davada taraf olarak yer aldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın feragat nedeniyle reddine, aleyhlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili; davalı ... sicil müdürlüğünün ihya davalarında yasal hasım olduğunu, davanın zorunlu tarafı olan Ticaret Sicil Müdürlüğü lehine vekalet ücreti kararı verilmesinin hukuka aykırılık teşkil edeceğini kabul etmemekle birlikte vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını, ön inceleme duruşmasından önce feragat edildiğinden AAÜT 6. maddesi uyarınca hesaplanması gerektiğini, kararın 4.nolu vekalet ücretine ilişkin kısmının tümüyle kaldırılmasını, aksi halde AAÜT 6.maddesi uyarınca yarı oranında vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın 547.maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için şirketin sicil kaydının ihyası talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, davacının feragat dilekçesi üzerine 17.02.2026 tarihli ek karar ile davanın feragat nedeniyle reddine verilmiş; bu ek karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili 29.01.2026 tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiğini bildirmiş, feragat bildiriminden evvel yargılama aşamasında davalı ... vekili vekaletnamesini sunarak davaya cevap vermiştir. Yasal hasım konumunda olan davalı, vekille temsil edildiğinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.AAÜT nin 6.maddesine göre "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunacağı "düzenlenmiştir. Eldeki davada ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra feragat edildiğinden, davalı ... Sicil Müdürlüğü lehine tarife hükümleriyle belirlenen ücretin tamamına hükmedilmesinde yasaya aykırılık görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 11.06.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.ç maddesi uyarınca, karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1090, K. 2026/1121, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1090-e-2026-1121-k-aa2431220b0c