Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1105 E. 2026/1159 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1105
- Karar No
- 2026/1159
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1105
KARAR NO:2026/1159
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:10.03.2026
NUMARASI:2025/1706 D.İş - 2025/1694 Karar
DAVA:İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen 10.03.2026 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Talep eden alacaklı vekili, ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle; borçlu ... Grup ...Şti ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi karşılığı, 28.01.2025 düzenleme, 13.11.2025 ödeme tarihli 9.150.000,00 TL bedelli bononun alındığını, ... ve ...'ın bonoya aval verdikleri bononun vadesinde ödenmediğini, .... Şti. ve ... hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/732 Esas sayılı dosyasında üç aylık geçici mühlet kararı verildiğini, hakkında konkordato kararı bulunmayan borçlu ... hakkında İstanbul Anadolu 2. Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ileri sürerek, müvekkili bankanın 9.134.000,00 TL alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 24.11.2025 tarihli kararında özetle; bononun vadesi olan 13.11.2015 tarihinin geçtiği ve bu nedenle bononun lehdarı olan banka yönünden İİK'nın 257 ve devamı maddelerindeki şartların gerçekleştiği gerekçesi ile 9.134.000,00 TL alacakla sınırlı olmak üzere borçlunun taşınır mallarının, taşınmaz mallarının, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, ihtiyaten haczine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından verilen itiraz dilekçesinde özetle; takibe dayanak bonoda borçlu olarak görünen ... Grup'un, bankadan krediler kullandığını ve bu kredilere müvekkili ile ...'un kefil olduğunu, kredi borcuna karşılık müvekkili adına kayıtlı ... Mah. 333 Ada 25 parsel 3 normal kat 17 nolu bağımsız bölüme ipotek konulduğunu, borcun bono ve ipotekle garanti altına alındığını, ... ve ... Grup hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/732 E. sayılı dosyası ile önce 21.08.2025 tarihinde geçici mühlet, ardından 20.11.2025 tarihinde kesin mühlet kararı verilmesi ve konkordato hükümleri uyarınca, bu kişilerin takip yasağına tabi olması sonucu senede esas borç ayrıca ipotek ile teminat altına alınmasına rağmen, bononun takibe konmasının yasaya aykırı olduğunu, ipotekle güvence altına alınan bir alacak için ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin ticaret ile iştigal etmediğini, bononun düzenlenmesini gerektirir bir hukuki neden bulunmadığını, bu nedenle senedin düzenlenmesini gerektirir bir neden de bulunmadığını, bononun ... Grup'un kullandığı krediler için verildiğini, ancak bu borçlar için ipotek tesis edildiğinden ihtiyati haciz istenemeyeceğini, bononun teminat bonosu olması nedeniyle kambiyo senedi vasfında bulunmadığını, kredi için alınan bu bononun teminat bonosu olduğunun alacaklının da kabulünde olduğunu belirterek, ihtiyati haczin kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince ihtiyati hacze itirazın değerlendirildiği 10.03.2026 tarihli ek kararla; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İcra ve İflas Kanunu’nun 265/1. hükmüne göre, Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Bu hüküm uyarınca ihtiyati hacze itiraz nedenleri, ihtiyati haczin dayandığı sebepler, mahkemenin yetkisi ve teminat ile sınırlandırılmış olup, bunların dışındaki hususlardan dolayı ihtiyati hacze itiraz edilemez. İhtiyati haciz talep eden tarafça ihtiyati haciz talebinin dayanağı olarak düzenlenen Kredi Sözleşmelerinin delil olarak ibraz edildiği, sözleşme unsurlarının havi olduğu, ibraz edilen belgelerin İİK'nın 258. maddesi gereğince mahkemeye kanaat getirecek deliller niteliğinde olduğu, ihtiyati haciz talep edenin sunduğu kredi sözleşmeleri ile alacağını yaklaşık olarak ispat ettiği, ileri sürülen itiraz nedenlerinin İİK 265. Maddesinde tahdidi olarak sayılan nedenlerden olmaması, konkordato ile ilgili itirazların ise haczin uygulanmasına yönelik olduğu anlaşılmakla yaklaşık ispat şartı gerçekleşen ihtiyati haciz kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; borçlu olarak görünen ... Grup'un, ihtiyati haciz talep eden bankadan krediler kullandığını ve bu kredilere müvekkili ile ...'un kefil olduklarını, ayrıca müvekkiline ait bir adet bağımsız bölünün kredi karşılığı ipotek edildiğini, borçlu hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/732 E. sayılı dosyası ile 21.08.2025 tarihinde geçici mühlet, 20.11.2025 tarihinde kesin mühlet kararı verilmesi ve konkordato hükümleri uyarınca, bu kişilerin takip yasağına tabi olması nedeniyle ve borcun ipotekle teminat altına alınmasına rağmen senedin takibe konarak ihtiyati haciz istendiğini, müvekkilinin ticaret ile iştigal etmeyen, hiç bir ticari şirket ile organik ya da gerçek bağı olmayan gerçek bir kişi olması nedeniyle bonoyu düzenlemesi gerektirir bir nedeni bulunmadığını, bononun ... Grup'un davacı Bankadan kullandığı ticari krediler için düzenlendiğinin ikrar edildiğini, borç için teminat alınması ve bono düzenlenmesi karşısında, ipotekli borç için ihtiyati haciz istendiğinin anlaşılacağını, bu nedenle İİK'nın 257.maddesindeki ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını, kambiyo vasfında olmayan ve teminat amacı taşıyan bono bakımından ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, kat tarihi ile senedin vadesi arasında iki gün süre bulunmasının bu hususu doğruladığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, itirazın reddine dair ek kararın kaldırılmasına ve itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati hacze; istinaf ise ihtiyati hacze borçlu tarafın yaptığı itirazın reddi ek kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına borçlu vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 10.03.2026 tarihli ek karara karşı, borçlu vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz kararı verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı, itirazın reddi kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Talep konusu bononun incelenmesinde; keşidecisinin ... Şirketi, lehtarı ... Bankası AŞ olan bononun 28.01.2015 düzenleme ve 13.11.2025 ödeme tarihli olduğu, bonoya ... ve ...'un aval veren olarak imza attığı, bononun vadesinde ödenmediği iddia edilerek ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği, mahkemece %15 oranında teminat karşılığında 24.11.2025 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği, bu karar karşı borçlu vekilince itiraz edildiği, mahkemece itirazın reddine dair eldeki ek kararın verildiği anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.Öte yandan, İİK'nın 258. maddesi ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur'' hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. İİK'nın 265/1 hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.Bu tespit ve bilgiler kapsamında somut olayın incelenmesinde; alacaklı tarafından yukarıda bilgileri yazılı olan bonolara dayalı olarak ihtiyati haciz talep edilmiştir. İhtiyati haciz isteyen bonolarda lehtar olarak, karşı taraf/borçlu ise aval veren ve müteselsil kefil olarak yer almaktadır.Talep konusu bononun yasadaki tüm unsurları taşıdığı, ihtiyati haciz talebinde bulunanın lehtar olduğu, vadenin geçtiği ve alacağın muaccel olduğu anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz kararı verilmesi için somut olayda yaklaşık ispatın sağlandığı nazara alındığında, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür. Diğer yandan bononun teminat bonosu olduğuna ilişkin bono üzerinde veya başka bir belgede bir açıklama bulunmamaktadır. Bu durum da bononun kredi borcunun ifası için verildiğini göstermektedir. Borçlu vekili borcun ipotekle temin edildiğini savunmaktadır. Alacaklının ihtiyati haciz istemi emre muharrer senede (bonoya) dayalı olup, İİK'nın 167. maddesi gereğince alacağı emre muharrer senede müstenit olan alacaklının, alacak ipotekle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde bulunabileceği belirtilmiş olup bu husus İİK'nın 45. maddesinin istisnasını teşkil etmektedir. Bu nedenle, rehin verilmiş olsa bile aynı alacak için kambiyo senedi düzenlenmiş olması hâlinde, rehin paraya çevrilmeden kambiyo senedine dayalı olarak takip yapılmasında ve ihtiyati haciz kararı verilmesinde yasaya bir aykırılık bulunmamaktadır. Diğer taraftan, alacaklı tarafından itiraz üzerine sunulan belgelerden, ipoteğin asıl borçlu için verildiği ve ekspertiz raporuna göre taşınmazın değerinin borcu karşılamaya yetmediği anlaşılmakla borçlu vekilinin itirazının reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen istinafa konu 10.03.2026 tarihli ek karar usul ve yasaya uygun olup, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Borçlu tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,
3-Borçlu tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 18.06.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.