Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1458 E. 2026/1322 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1458
- Karar No
- 2026/1322
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1458 Esas 2026/1322 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1458 KARAR NO : 2026/1322
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİH : 09/06/2026 NUMARASI : 2026/449 Esas (Ara Karar)
TALEP : İhtiyati Haciz TALEP TARİHİ : 09/06/2026 KARAR TARİHİ : 02/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/10/2026
İhtiyati haciz isteminin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine 14/10/2016 tarihli Pay Devir Sözleşmesi ve 09/04/2021 tarihli protokolden kaynaklanan alacak için gönderilen Erzurum 3 noterliğinin 14/11/2024 tarihlve ... yevmiye nolu ihtarı 17.000.000,00 USD, Masraf Alacağı 14/10/2016 tarihli Pay Devir Sözleşmesi ve 09/04/2021 tarihli protokolden kaynaklanan alacak için gönderilen Erzurum 3 noterliğinin 14/11/2024 tarihlve ... yevmiye nolu ihtarı 1.560.116,94 TL , Çalıştırılan İşçiler İçin Ödenen Ücretler 1.727.852,80 TL , Maden Ruhsatları için ödenen harç ve ceza 15.342.061,34 TL olmak üzere toplam 17.583.938,00 ABD DOLARI +19.349.531,08 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan Ankara 4 Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/81789 E sayılı icra takibine yaptığı davalının itirazının iptaline, davalı aleyhine asıl alacak tutarının % 20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini ve davacı şirketin alacağını teminat altına almak için tercihen teminatsız ancak gerek görülürse teminat mukabilinde; davalının adına kayıtlı bulunan banka hesaplarının, menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine kararı verilmesi talebinde bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; pay devir sözleşmesi ve protokolünün davacı tarafından feshi nedeniyle ödenen devir bedeli maden ruhsatı için harç ve cezalar ile işçilere yapılan ücret ödemelerinin davalıdan tahsiline ilişkin ilamsız takibe itirazın iptali talebi olup davacı yanın alacağının varlığı ve miktarı, taraf delilleri toplanmak suretiyle yapılacak yargılama neticesinde değerlendirilebileceğinden İİK 257 maddesinde öngörülen muaccel bir alacağın varlığına ilişkin yasal koşulun bu aşamada gerçekleşmediği anlaşıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın kaynağının belirli ve somut hukuki ilişkilere dayandığını, bu nedenle, alacağın yargılama sonunda kesinleşecek olmasının tek başına ihtiyati haciz talebinin reddine gerekçe teşkil etmeyeceğini, ihtiyati haciz talebini destekleyen delillerin dosyaya sunulduğunu, yaklaşık ispatın mevcut olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep: İİK’nun 257 vd. maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İİK'nun 257/1. maddesi hükmü uyarınca kural olarak rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu için alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmeyen borç için de alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. Anılan Yasa'nın 258. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur…” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiğini veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257/II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. İİK'nun 258/1. hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Somut olaya gelindiğinde, muaccel bir alacağın varlığının yaklaşık olarak ispatlanmadığı, bu aşamada ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz talep davacıdan alınması gerekli olan harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.02/10/2026
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -