Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1325 E. 2026/626 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1325
Karar No
2026/626
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1325

KARAR NO: 2026/626

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 22/09/2022

NUMARASI: 2021/99 E. - 2022/116 K.

ASIL DAVADA

BİRLEŞEN İSTANBUL 1.FSHHM'NİN 2018/462 ESAS ( İSTANBUL 2.FSHHM'NİN 2018/407 E. ) SAYILI DAVADA

DAVA: MARKA HAKKINA TECAVÜZ - HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/04/2026

KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Asıl Davada Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketlerin, kozmetik ve parfüm sektöründe dünyada önde gelen firmalar olduğunu, tüm kullanım hakları müvekkillerine ait olan "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", “...”, “...”, “...”, ...&...” esas unsur/ana markaları ve sözcük ve/veya şekil alt markaları altında üretilen markaların, yoğun reklam ve tanıtım ile bugün dünyanın pek çok ülkesinde ve Türkiye'de parfüm ve kozmetik alanında tanınmış hale geldiğini, davalıların müvekkillerinin markalarını, ambalaj şekil ve dizayn özelliklerini ve ürünlerin sunuluş biçimlerini çeşitli yol ve şekillerle taklit edip iltibas yaratarak müvekkili şirketlerin marka haklarına ve ticaret unvanlarına tecavüz ettiklerini ve haksız rekabet yaratıklarını, müvekkillerine gelen şikayetlerle https://www.....com alan adlı internet sitesi üzerinden müvekkillerine ait tescilli markaları ihtiva eden çok sayıda taklit parfüm ürün satışının yapıldığının tespit edildiğini, satılan sahte ürünlerin insan sağlığı için de tehlikeli olduğunu, yapılan taklit ürün satışları ile marka haklana tecavüz suçunun işlendiğini hem de tüketicilerin aldatıldığını, bu nedenlerle İstanbul 1. Fikri ve Sınni Haklar Mahkemesi'nin 2017/66 D.İş dosyası ile talep edilen incelemede ürünlerin taklit olduğu ve marka tecavüzünün bulunduğunun tespit edildiğini, yapılan sahte satışlarla müvekkillerinin itibarının zedelendiğini, bu siteler ile doğrudan bağlantılı https://www.....com/....... sayfasının da tespit edildiğini, ayrıca bu sayfanın www.....com wep sitesiyle bağlantılı olduğunun tespit edildiğini, bu sitenin içeriğinin https://www.....com site içeriği ile benzer olduğunu, iletişim bilgilerinin de aynı olduğunu, bu siteler arasındaki bağlantının 2019/66 D.iş sayılı dosyada da tespit edildiğini, www.....com alan adına erişimin engellenmesine dair İstanbul 1. Fikri ve Sınat Haklar Mahkemesi 2019/66 D.iş dosyasında verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının devamına, www.....com ve http.www.....com alan adlarına erişimin tedbiren yargılama sona erinceye dek engellenmesine, müvekkili şirketler adına tescili “...", “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...", “...”, "...&...” sözcük ve şekil markaları ile açıkça iltibas yaratan veya aynı/benzer ibareleri ihtiva eden ürünleri www.....com, www.....com ve http://www.....com isimli internet siteleri ve diğer şekillerde satışını gerçekleştirmek, dağıtmak, piyasaya arz etmek ve benzeri şeklindeki haksız fiillerinin tespitini, davalılar tarafından yapılan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, ref'ini ve men'ini, yapılan tespitler neticesinde müvekkili şirketlere ait “...", “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...", “...”, "...&...” markalarını içeren ürünlerin ilgili internet sitelerinden satış ve dağıtımlarının yasaklanmasını, "www.....com", "www.....com" ve "http.www.....com" alan adlarına erişimin engellenmesine, mümkün olmaması halinde müvekkillerine ait markaların bu sitelerin içeriğinden çıkartılmasına, müvekkillerine ait markları taşıyan ürünlerin üretilmesine, kullanılmasına, satışa sunulmasına, satışa arzının önlenmesine, ticari amaçla bulundukları her yerden toplatılmasına, el konulmasına ve imhasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'ın kargo işi yaptığını, müvekkilinin doğrudan satış yapmadığını, satış yapan firmaların mallarının lojistik işlerini yaptığını, ilgili firmadan sipariş vererek müşteri İstanbul içinde yaşıyorsa malı kendi elemanları ile testim ettiğini ve ücretini tahsil ettiğini, ancak müşteri İstanbul dışında ise anlaşmalı olduğu yurt çapında hizmet veren kargo firmaları ile malı teslim ettiği ve malın bedelini tahsil ettiğini, müvekkili ...'ın büyük kargo firmaları ile yüksek miktarda taşıma yaptığından indirimli ücret alma hakkı bulunduğunu ve bu hakkını kendi müşterileri aracılığı ile kullandırttığını, nasıl ki lojistik hizmeti sunan ..., ... gibi firmalar satılan malın taklit olmasından sorumlu değilse müvekkilinin de sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin malın bedelini tahsil ettikten sonra satıcı ile imzaladığı sözleşmeye göre taşıma hizmet bedelini aldığını ve malın bedelini ilgili firmanın hesabına geçtiğini (buna ilişkin dekontları dilekçe ekinde sunduklarını) müvekkilinin Mahkemede taklit olduğu iddia edilen ürünlerin satıcısı olmadığını, davaya konu taklit malları satan kişinin ... olduğunu, ...'ın internet üzerinden doğrudan satış yaptığını ve müvekkili ile yaptığı sözleşmeye istinaden mallarını müşterilere müvekkili aracılığıyla ulaştırdığını, müvekkilinin müşterilerle hiçbir şekilde muhatap olmadığını, müşterinin firmadan sipariş verdiğini ve siparişe konu ürünün kapalı kutu halinde müvekkiline iletildiğini, müvekkilinin gönderilen malın sahte olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin taşıdığı kargo başına ücret aldığını, müvekkiline karşı açılan davanın husumet yönünden reddini talep etmiştir.

Davalı ... .... ŞTİ. vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin üst düzey alan adı kayıt operatörü olup, Türkiye'nin ilk profesyonel alan adı kayıt operatörü şeklinde tanımlanabileceğini, müvekkilinin müşterilerine verdiği hiçbir hizmet bakımından içerik sağlayıcısı olmadığını, müvekkilinin servis sağlayıcılar ve büyük ölçekli kullanıcılar için alan adı kayıt platformu olduğunu; müvekkilinin alan adı servisleri sunmak isteyen kurumlar, internet servis sağlayıcıları, yer sağlayıcıları ya da büyük ölçekli bireysel kullanıcılar için oluşturulmuş gelişmiş alan adı kayıt ve yönetim platformu olduğunu; müvekkilinin nihai kullanıcı bakımından servis sağlayıcılık veyahut alan adı kayıt hizmeti vermeyip bayileri aracılığıyla bu tip hizmetlerin nihai kullanıcıya ulaşmasını sağladığını, müvekkili şirketin içerik sağlayıcı olmadığından hiçbir şekilde sorumluluğuna gidilemeyeceğini, nitekim 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda da bu hususun açıkça düzenlendiğini, anılan kanunda müvekkili şirketin içerikten sorumlu olmadığının açıkça bildirilmiş olmasına karşın davacı yanın bu davayı müvekkili firmaya yöneltme imkanının hukuken bulunmadığını, müvekkili şirketin yer sağlayıcı olduğundan dava konusu internet sitelerinin içeriklerinden hukuken sorumlu tutulmasının söz konusu olamayacağını, davacılar tarafından bu davanın müvekkiline yöneltilmiş olmasının mümkün olmadığını, buna rağmen davacıların kanun hükümlerini göz ardı etmek suretiyle bu davayı müvekkilinin aleyhine ikame etmiş olduğunu, müvekkili şirketin bu davada taraf ehliyeli olmadığından pasif husumet yokluğu sebebi ile davanın müvekkili bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN İSTANBUL 1.FSHHM'NİN 2018/462 ESAS (ÖNCEKİ İSTANBUL 2.FSHHM'NİN 2018/407 E.) SAYILI DOSYASINDA:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketlerin tescilli tanınmış markaları ile açıkça iltibas yaratan ibareleri ihtiva eden ürünleri www.....com, www.....com ve www.....com internet siteleri ve diğer şekillerde satışını gerçekleştirmek, dağıtmak, piyasaya arz etmeye çalışmak suretiyle davalı fiillerinin ayrı ayrı haksız olduğunun hükmen tespitini, marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasını, müvekkili şirketlerin kullandığı ve tanıttığı markalarından faydalanma haklarına, tecavüzlerinin ref ve men'ine, haksız rekabetlerinin ayrı ayrı tespit ve men'ine, müvekkili şirketlere ait markaların davalıların bahse konu internet sitelerine de erişimin engellenmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ... ile ... arasında hiçbir zaman bir sözleşme olmadığını, müvekkilinin iddia edilen tarihlerde market işletmeciliği yaptığını, ...ile müvekkili ...'ın kuzen olduklarını ve aralarında para alışverişi dışında ticari bir ilişki olmadığını, dosyaya sunulmuş olan dekont ve sair evrakların da bu meyanda düzenlenmiş olup açıklama kısmındaki ibarelerin bilgileri dışında olduğunu, davalı ...'ın müvekkili ile aralarında zaman içinde ortaya çıkan anlaşmazlık ve husumet sebebi ile böyle bir iddia atıldığını düşündüklerini, müvekkili ...'ın iddia edilen tarihlerde market işletmeciliği yapmakta olup kozmetik ve parfümeri sektörü ile hiçbir zaman işi olmadığını, bu sebeple davaya dahil edilişi ve husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ... hakkında sunulmuş olan belgelerin de iddia edilen olaylarla hiçbir ilgisi bulunmadığını, davalı ...'ın kendi kusur ve sorumluluğunda olan eylemleri ile ilgili olarak aralarındaki husumetten dolayı müvekkili ...'ı davaya dahil etmeye çalıştığını ve ... ile samimi bir arkadaşlıktan öte bir ilişkisi olmayan diğer müvekkili ...'i de yine kendi kusuruna ortak etme çabası içine girmiş olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinden hiçbir dayanağı olmayan davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ...'a usulüne uygun tebligat yapılmış, davaya cevap verilmemiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "ASIL DAVADA

1-Davalı .... ŞTİ.'ne karşı açılan davanın REDDİNE,

2-Davalı ...'a karşı açılan davanın KABULÜNE,

Davalının eyleminin, davacıların marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine,

"www.....com","www.....com" ve "www.....com" alan adlı internet sitelerine ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE, karar kesinleştiğinde Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına,

Mütecaviz ürünlerin, üretilmesi, kullanılması, satışa sunulmasının önlenmesine, bulundukları her yerden toplatılmasına, mütecaviz ürünlere elkonularak masrafı davalıdan tahsil edilmek sureti ile imhasına, İstanbul (Kapatılan) ..... FSHHM'nin 2017/.... D.İş sayılı dosyasında verilen ./09/2017 tarihli ihtiyati tedbir kararının, karar kesinleşinceye kadar devamına,

Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,

BİRLEŞEN DAVADA

1-Davanın kabulüne,

2-Davalıların eyleminin, davacıların marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine

3-"www.....com","www.....com"ve "www.....com" alan adlı internet sitelerine ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE, karar kesinleştiğinde Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına,

4-Mütecaviz ürünlerin, üretilmesi, kullanılması, satışa sunulmasının önlenmesine, bulundukları her yerden toplatılmasına, mütecaviz ürünlere elkonularak masrafı davalıdan tahsil edilmek sureti ile imhasına,

5-İstanbul (Kapatılan) ... FSHHM'nin 2017/.. D.İş sayılı dosyasında verilen ..../09/2017 tarihli ihtiyati tedbir kararının, karar kesinleşinceye kadar devamına,

6-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline, , karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davalılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilleri kargo işi ile doğrudan satış yapan firmaların mallarının lojistik işlerini yaptığını, ilgili firmadan sipariş veren müşteri İstanbul içinde yaşıyorsa malı kendi elamanları ile teslim etmekte ve ücretini tahsil etmekte eğer müşteri İstanbul dışında ise anlaşmalı olduğu yurt çapında hizmet veren kargo firmaları aracılığı ile malı teslim etmekte ve malın bedelini tahsil ettiğini, müvekkili büyük kargo firmaları ile yüksek miktarda taşıma yaptığından indirimli ücret alma hakkı bulunmakta ve bu hakkını kendi müşterilerine aracılığı ile kullandırtmadığını, ilgili malları taşıyan ..., ... gibi firmalar satılan malın taklit olmasından sorumlu değilse müvekkilde müvekkili malın bedelini tahsil ettikten sonra satıcı ile imzaladığı sözleşmeye göre taşıma hizmet bedelini almakta ve malın bedelini ilgili firmanın hesabına geçtiğini, müvekkiline malları pazarlayan internet sitesi sahibidir, ne de malları taklit eden kişi olduğunu, İnternet sitelerinin sahipleri yapılacak araştırma ile çok kolay bir şekilde ortaya çıkacağını, İnternet üzerinden doğrudan satış yapmakta olup müvekkili ile aralarındaki sözleşmeye istinaden mallarını müşterilerine müvekkili ulaştığını,

Öncelikle müvekkili müşteri ile hiçbir şekilde muhatap olmadığını, müvekkili gönderilen malın sahte olup olmadığını bilmesi mümkün olmadığını, müvekkili sadece taşıma işi yaptığını, malın tedariki, pazarlanması ve satışı ile hiçbir ilgisi olmadığını, müvekkili taşıdığı kargo başına ücret aldığını, müvekkilinin davacıların marka haklarına tecavüz haklarına bir tecavüzünün olmaması sebebi ile hakkında açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken davanın aleyhlerine sonuçlanması hukukunun uygun olmadığını ileri sürerek yerel mahkemenin ilamının kaldırılarak müvekkillerine açılan davanın husumet nedeni ile reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

Asıl ve birleşen dava, davalıların, davacıların tescilli markalarını internet siteleri üzerinden taklit parfüm satışında kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduklarının tespiti, men’i ve ref’i istemlerine ilişkindir.

Davacılar vekili, müvekkillerine ait “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...&...” ana markaları ile bunların sözcük ve/veya şekil alt markalarının kozmetik ve parfüm sektöründe tanınmış olduğunu, davalıların bu markaları, ambalaj şekil ve dizayn özelliklerini ve ürünlerin sunuluş biçimlerini çeşitli yol ve şekillerle taklit ederek, tüketicide iltibas/karıştırılma yaratacak şekilde kullandıklarını, marka haklarına ve ticaret unvanlarına tecavüz ettiklerini, haksız rekabet meydana getirdiklerini, www.....com alan adlı internet sitesi üzerinden taklit parfüm satışının yapıldığını, İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nin 2017/...D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tespitte, satışa sunulan ürünlerin taklit olduğunun ve marka hakkına tecavüz bulunduğunun tespit edildiğini beyanla www.....com ve bağlantılı diğer internet siteleri üzerinden ve hesaplardan yapılan eylemlerin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine men’ine ve ref’ine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, davalının satıcı değil lojistik/ kapıda ödeme tahsilatı yapan taşıyıcı olduğunu, kapalı kutu gelen ürünün sahte olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını içerikten sorumlu olmaması gerektiğini, taklit ürün satanın diğer davalı olduğunu ileri sürerek pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... ...vekili, davalının içerik sağlayıcı değil alan adı kayıt operatörü/yer sağlayıcı olduğunu, 5651 sayılı Kanun uyarınca yer sağlayıcının içeriği kontrol yükümlülüğü bulunmadığını, içerikten sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle pasif husumet yokluğu ile davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... ve ... vekili, ...'ın , ...’la sözleşme ilişkisinin olmadığını, kozmetik/parfümeri işi yapmadığını, dekontların açıklamalarının bilgisi dışında yazıldığını, ... açısından da somut bağlantı bulunmadığını ileri sürerek husumet itirazı sebebiyle davanın reddini talep etmiştir.

09/12/2019 tarihli kök rapor ile 10/11/2020 tarihli ek raporda; söz konusu alan adlarından yapılan satışlarda orijinal olmayan/taklit parfüm satışının bulunduğu, marka görsellerinin aynen/benzer kullanımıyla marka hakkına tecavüz bulunduğu, davalı ...’in somut olayda yer sağlayıcı olduğu ve bu nedenle sorumluluğunun doğmayacağı, ...'ın “...” bakımından iştirak değerlendirmesine elverişli yeter delil bulunmadığı, ... , ..., ... yönünden sorumluluğun takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.

29/06/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu www.....com, www.....com ve www.....com alan adlı internet sitelerinin geçmiş sürümleri üzerinde teknik inceleme yapıldığı, internet arşiv kayıtları ve dosyadaki tespit tutanakları birlikte değerlendirildiğinde söz konusu sitelerde davaya dayanak yapılan “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...” ve “... & ...” markalarına yer verildiğinin tespit edildiği, bu markaların parfüm ürünleri bakımından davacılar adına 03. sınıfta tescilli oldukları “...” ve “...” ibarelerinin ilgili sitelerin incelenen geçmiş sürümlerinde kullanımına rastlanmadığı, söz konusu internet sitelerinde yer alan ürün görsellerinin ve marka ibarelerinin orijinal ürün görselleri ile birebir veya ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde kullanıldığı, satışa sunulan parfümlerin orijinal olmadığına ilişkin tespitlerin İstanbul .... FSHHM’nin 2017/..... D.İş sayılı dosyasında yapıldığı, internet ortamında davacı markalarını ihtiva eden taklit ürünlerin satışa arz edilmesinin 6769 sayılı SMK m.7 ve m.29 kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil edebileceği, , üç internet sitesinde ortak iletişim numarası olarak ...numarasının yer aldığı, sitelerin faaliyet alanlarının aynı olduğu ve içerik benzerliği bulunduğu, bu durumun siteler arasında fiili ve organizasyonel bağlantı bulunduğu yönünde teknik kanaat oluşturduğu, .../...sosyal medya hesabının inceleme tarihinde kapalı olduğu ve içeriklerine erişilemediği, alan adlarının ...sistem kayıtlarında “...” müşteri numarası altında yer aldığı, ilk kayıt sırasında “...” isminin bulunduğu, daha sonra 01/12/2015 tarihinde müşteri adının “...” olarak değiştirildiği 5651 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca yer sağlayıcının yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırılığı araştırmakla yükümlü olmadığı, .... Şti.’nin somut olayda yer sağlayıcı konumunda bulunduğu , gerçek kişi davalılar yönünden ise dosyada mevcut kargo fişleri, para transferleri, müşteri listeleri ve iletişim kayıtları dikkate alındığında, internet üzerinden gerçekleştirilen satış organizasyonu ile bağlantılarının bulunduğu, eylemlerinin SMK m.29 çerçevesinde marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilebileceği, davacı markalarının tanınmışlık düzeyi ve internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde kullanım dikkate alındığında TTK m.55/1-a kapsamında haksız rekabet hükümlerinin de uygulanabileceği, bildirilmiştir.

Mahkemece; davalı ... yönünden yer sağlayıcı/alan adı hizmet sağlayıcısı konumunda olduğu, hukuka aykırılığın bildirilip buna rağmen önlem alınmadığına dair delil bulunmadığı gerekçesi ile bu davalı hakkında davanın reddine, gerçek kişi davalılar yönünden ise; eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinafa başvurmuştur.

Uyuşmazlık; davalılar ... ve ...’ın dava konusu internet siteleri üzerinden gerçekleştirilen taklit parfüm satışları nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ve devamı maddeleri kapsamında haksız rekabetten sorumlu tutulup tutulamayacakları, davalıların pasif husumet itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

İstinaf eden davalılar vekili ; müvekkillerinin yalnızca kargo/lojistik hizmeti verdiğini, satış ve pazarlama faaliyetinde bulunmadığını, kapalı kutu halinde teslim edilen ürünlerin taklit olup olmadığını bilmelerinin mümkün olmadığını, bu nedenle husumetin yanlış yöneltildiğini ileri sürmüştür.

Dosya kapsamına göre , www.....com, www.....com ve www.....com alan adlı internet sitelerinde davacıların tescilli markalarını taşıyan taklit parfümlerin satışa arz edildiği, marka görsellerinin aynen ve benzer şekilde kullanıldığı internet sitelerinin birbiriyle bağlantılı olduğu, bu suretle SMK m.7 ve m.29 kapsamında marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği, ayrıca TTK m.55 kapsamında haksız rekabet oluştuğu , dava konusu tüm internet siteleri üzerinden verilen siparişlere ilişkin kargo fişlerinde davalı ...’ın “gönderici” olarak yer aldığı, kapıda ödeme bedellerinin tahsil edildiği, ibraz edilen ... işlem belgeleri ve banka dekontlarında, diğer davalı ...'a düzenli kargo emanet bedeli açıklaması taşıyan para transferi yapıldığı, ayrıca davalı ... tarafından ...@gmail.com e-posta adresi üzerinden diğer davalı ... ile yaptığı yazışmalarda, belirli müşterilere ait gönderilerin akıbeti, barkod numaraları ve gönderiye ilişkin talimatların yer aldığı, bu yazışmaların taşıma faaliyetini aşan taklit ürünlerin satış ve dağıtım sürecinin koordinasyonuna ilişkin olduğu, ayrıca davalı ...’ın tebligat adresi ile ... adına kayıtlı “... ...” isimli işletmenin ticaret sicilindeki adresinin aynı olduğu, davalıların bağlantılı internet siteleri üzerinden parfüm satışı ve buna bağlı gönderim organizasyonunu birlikte yürüttükleri dosya kapsamındaki delillerle anlaşılmaktadır.

Marka hakkına tecavüz davalarında, SMK m.29/1-c uyarınca markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçla elde bulundurmak tecavüz fiili olarak düzenlenmiştir ve tecavüzün varlığı için kusur şartı öngörülmemiştir. Bu nedenle ,taklit ve tecavüzlü ürünlerin ticari dolaşıma çıkarılmasına fiilen iştirak eden, satış , pazarlama ve dağıtım sürecinde yer alan kişilerin de gerçekleşen ihlalden sorumlu oldukları , davalıların gerçekleşen ihlalde, bu sürecin tamamen dışında yer alan bir taşıyıcı konumunda olmadıkları ve satış ve dağıtım organizasyonu içindeki konumları dikkate alındığında, dava konusu ürünlerin taklit niteliğini bilmedikleri savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır.Ayrıca, internet alan adı sahipliğinin üçüncü kişilere ait olması ihtimalinde dahi, dosya kapsamındaki kargo fişleri, kapıda ödeme tahsilat kayıtları, para transferleri ve e-posta yazışmaları ile davalıların taklit ürünlerin satış ve dağıtım sürecine fiilen iştirak ettikleri sabit olduğundan, davalıların marka hakkına tecavüz fiilinden doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Mahkemece delillerin takdirinde ve hukuki nitelendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı, davalılar yönünden pasif husumet itirazının yerinde olmadığı ve somut olayda marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet koşullarının gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Sonuç olarak ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanaatine varılmakla, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../09/2022 tarih ve 2021/... E. 2022/... K. sayılı kararına karşı davalılar ... ve ... vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın Asıl dava davalısı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın Birleşen dava davalısı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1325, K. 2026/626, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1325-e-2026-626-k-19a52c26ff88