İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/284 E. 2026/174 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/284
- Karar No
- 2026/174
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/284 KARAR NO : 2026/174
DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini DAVA TARİHİ : 12/12/2024 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 10.10.2010 tarih ve ---- no ile 01, 03 ve 05.sınıflarda tescilli ---- ve 31.01.2023 tarih ve ---- no ile 01, 03 ve 05.sınıflarda tescilli markasının sahibi olduğunu, ----- müvekkilinin web sitesi üzerinden de markamızın kullanım şekli ve müvekkil firmanın iştigal alanı ve firmamızın büyüklüğü iş hacmi bilinirliği görüldüğünü, Davalı şirketin ----- markasını ürün üzerindeki kullanımı incelendiğinde, sadece müvekkil markalarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer bir marka seçimi ile kalmayarak, müvekkilimize ait ürün ambalajını, görselini, kompozisyonunu neredeyse birebir kopyalanarak, telif ve marka haklarımıza tecavüz ettiği ve haksız rekabet yarattığını, Müvekkil firma ve davalı firma aynı sektörde ilaç, sağlık ve kozmetik sektöründe faaliyet gösteren firmalar olup, ürünleri birebir aynı yerlerde ve ortamlarda aynı raflarda ve web sayfalarında tüketiciler ile buluştuğunu, Bu durumda tüketiciler tarafından ürünler karıştırılacak, müvekkil ürününü almak isteyen tüketici davalı ürününü satın alabileceğini ve bu suretle haksız rekabet ve telif hakkı ihlalinin söz konusu olduğunu belirterek; Müvekkile ait tescilli markanın şekil unsuruna, müvekkile ait ambalaj tasarımına, kompozisyonuna, iş ürünlerine, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundan kaynaklanan haklara tecavüz ve haksız rekabet hali her geçen gün müvekkile maddi manevi zarar verdiğinden ve itibarını zedelediğinden, telafisi güç kayıplara yol açmakta olduğundan ve davalı tarafın müvekkilin tanınmışlığından haksız yararlanmasına sebebiyet verdiğinden ve tüketici yanıltarak kamu düzenine duyulan güveni sarstığından karşı tarafa tebligat yapılmaksızın İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLEREK: Davalının ambalaj, web sitesi, ürün, katalog, etiket, broşür, fatura ve benzeri ürünler üzerinde MÜVEKKİLE AİT MARKANIN ŞEKİL UNSURUNU KULLANMASININ TEDBİREN ENGELLENMESİNE, o Davalının ambalaj, web sitesi, ürün, katalog, etiket, broşür, fatura ve benzeri ürünler üzerinde müvekkile ait AMBALAJ KOMPOZİSYON GÖRSELLERİ KULLANMASININ TEDBİREN ENGELLENMESİNE, o Davalının telif hakları ve her türlü yasal hakları müvekkile ait bulunan müvekkilin iş ürünü olan müvekkilin ambalajlarının aynı ve benzerlerini üretiminin ve fiziki ve internet ortamı dahil her türlü mecrada satışının TEDBİREN ENGELLENMESİNE, Ambalajların üretimininim ve satışının, TEDBİREN DURDURULMASINA ve el konulması, dava sonuçlanınca imha edilmesi ve veya müvekkil şirkete teslim edilmesine karar verilmesine, Müvekkile ait görsellerin, ambalajların, fotoğrafların, kompozisyonların ve her türlü benzer iş ürünlerinin, davalı tarafça internet ortamında, ambalajlarda, ürün paketleri, kitapçık, kılavuz ve benzer her türlü fiziki ve dijital mecrada kullanımının tedbiren engellenmesine, Müvekkil ambalajları, markanın şekil unsuru ve iş ürünlerinin kopyalandığı, müvekkil markasının şekil unsuruna ve ambalajlarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eder web sitelerine ve ---- ve benzeri müvekkil haklarına tecavüz eder satış yapılan e ticaret sitelerine, linkllerine TEDBİREN erişimin engellenmesine, Öncelikle teminatsız mahkeme aksi görüşte ise makul bir teminat karşılığında İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNİ TALEP EDERİZ. Davalının müvekkile ait Türk Patent Kurumu nezdinde tescilli 31.01.2023 tarih ve ---- no ile 01, 03 ve 05.sınıflarda tescilli markasının ŞEKİL UNSURUNA tecavüz ettiğinin tespiti ve bu tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına ve bu suretle davalının müvekkil aleyhinde haksız rekabete sebebiyet verdiğinin tespiti ile önlenmesine ve durdurulmasına, Davalının müvekkilin ambalaj tasarımına, kompozisyonuna, fotoğraflara, görsellere tecavüz ettiğinin tespiti ile önlenmesine ve durdurulmasına, bu suretle davalının müvekkil aleyhinde haksız rekabet yarattığının tespiti ile önlenmesine ve durdurulmasına, Davalının telif hakları ve her türlü yasal hakları müvekkile ait bulunan müvekkilin iş ürünü olan, ambalajlara tecavüz ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün refi ve menine, DAVALI TARAFIN MÜVEKKİLİN MARKASININ ŞEKİL UNSURU İLE MÜVEKKİLE AİT AMBALAJ GÖRSELLERİ FOTOĞRAFLARI, KOMPOZİSYONLARI İLE BENZER İŞ ÜRÜNLERİNİ; İNTERNET ORTAMINDA, AMBALAJLARDA, ÜRÜN PAKETLERİ, KİTAPÇIK, KILAVUZ VE BENZER HER TÜRLÜ FİZİKİ VE DİJİTAL MECRADA WEB SİTESİ, YAZILI BASILI EVRAKLAR VE SAİR HER TÜRLÜ YERDE KULLANMASININ DURDURULMASINA, ENGELLENMESİNE, BU AMBALAJLARA EL KONULARAK, TOPLATILARAK, İMHA EDİLMESİNE VE VEYA HÜKÜM KESİNLEŞİNCE MÜVEKKİLE TESLİMİNE, Müvekkile ait ambalaj kompozisyonları, markanın şekil unusuru ve iş ürünlerinin kopyalandığı, müvekkil markasının şekil unsuruna tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ---- ve benzeri müvekkil haklarına tecavüz eder satış yapılan e ticaret siteleri, linkller ve alan adlarına erişimin engellenmesine, Davalının Müvekkilin tescilli marka haklarına tecavüz, haksız rekabet ve fikir ve sanat eserleri kanunundan kaynaklanan haklarına tecavüz eylemlerinin TESPİTİ MENİ VE REFİNE, Buna dair mahkeme ilamının İLANINA, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa hükmedilmesine, Savcılığa suç duyurusunda bulunmak dahil tüm akdi ve yasal başvuru TAZMİNAT talebi, dava açma haklarımız saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı taraf ile müvekkil arasında dava konusu ambalajlara ilişkin olarak yaklaşık 1,5 yıl önce marka vekilleri aracılığıyla yazışmalar yapılmış olup, müvekkilinin bu süreçte dava konusu ambalajları değiştireceğini taahhüt etmiş ve marka tesciline uygun yeni ambalaj tasarımlarını kullanacağını davacı tarafa bildirmiş, bu taahhüdü doğrultusunda müvekkilinin, dava konusu ambalajları içeren binlerce ürünü imha etmiş olduğunu, Karşı yan vekili ile müvekkil şirket yetkilisi arasındaki görüşmeden sonra müvekkil ticari faaliyetlerini kendi adına tescilli markası altında ve marka tesciline uygun şekilde tasarlanan, davacı tarafın marka vekili ile mutabakata varılan ambalajlarla sürdürdüğünü, aşağıda sunulan ambalaj tasarımları da yaklaşık iki yıldır kullanılmakta olup, davacı yanca davaya konu edilmediğini, Huzurdaki davaya konu edilen ----- mağazasındaki ürünler ise, yılda yalnızca birkaç adet sipariş edilen ve neredeyse hiç satılmadığı için kaldırılması unutulan eski ürünlerdir. Nitekim, bu ürünlerin tamamının üzerinde üretim tarihi ve son kullanma tarihi açıkça yer almakta olup, son kullanma tarihleri dolmak üzere olan ürünler olduğunun görüleceğini,dava tarihinde davacı yanın dilekçesinde göstermiş olduğu kullanımların söz konusu olmadığını, Bu doğrultuda, müvekkilin ----- mağazasından satın alınıp bilirkişiler tarafından incelenen ürünlere ilişkin ambalaj tasarımının kullanımı, tarafımıza tebliğ edilen bilirkişi raporu ve tedbir kararının ardından tamamen durdurulmuş olduğunu,bu nedenle, davacı tarafın talepleri doğrultusunda, bu şekildeki ambalaj kullanımlarının durdurulmasına yönelik bir tedbir kararına herhangi bir itirazı olmadığını, Öte yandan, davacı tarafın marka ihlali teşkil ettiğini iddia ettiği kutu görselleri, müvekkilin mevcut kullanımından çok daha önceye ait olup, uzun süredir kullanımda olmadığını ve bu davanın kötüniyetle açıldığını, Müvekkilin, karşı yan vekilleri ile gerçekleştirdiği görüşmeler sonucunda ambalajlarını değiştirmiş olması, marka tecavüzü eylemini gerçekleştirdiği veya bu eylemi gerçekleştirdiğini kabul anlamına gelmediğini, yalnızca ticari hayatta dürüst rekabet ilkelerine uygun hareket etmek ve piyasada herhangi bir olumsuz algıya sebebiyet vermemek amacı taşıdığını, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü ürün görselleri ile müvekkilin davaya dayanak gösterilen kullanımları arasında herhangi bir benzerliğin olmadığını, Davacı tarafın, müvekkilinin uzun süredir kullanımda olmayan eski ambalajlarını esas alarak haksız ve mesnetsiz iddialarda bulunmakta olup, mevcut durumda müvekkilin kullandığı ambalaj tasarımları ile dava konusu görseller arasında hiçbir ortak nokta bulunmadığı gibi; dava dilekçesinde belirttiği kullanımlarda da ortak noktadan bahsedilemeyeceğini, Davacı tarafın dilekçesinde, ---- nezdinde ---- numarasıyla tescilli olduğunu belirttiği şekli, özgün bir tasarım niteliğinde olmayıp, herhangi bir fikri çaba sonucu oluşturulmuş ayırt edici bir unsur da taşımadığını, söz konusu şekil, bilimsel ve medikal alanlarda yaygın olarak kullanılan, genel anlamd---- andıran bir figürden ibaret olup, bu tarz şekillerin, özellikle tıp, kimya ve biyoteknoloji sektörlerinde sıklıkla kullanılmakta olup, belirli bir kişi ya da şirketin tek başına marka hakkı iddiasında bulunabileceği ölçüde ayırt edici nitelikte olmadığını, Marka hukuku ilkeleri gereğince, tescilli bir işaretin ayırt edici ve özgün olması, ticari kaynak gösterme işlevini taşıması gerektiğini, tarafın dayandığı şekil, sektörde yerleşik ve jenerik bir form olup, ilgili piyasada faaliyet gösteren tüm işletmeler tarafından kullanılan ortak bir motif niteliğinde olduğunu ve sektörde faaliyet gösteren diğer firmaların ticari özgürlüğünün de haksız şekilde kısıtlanacağını, müvekkilin, davacı yanca “----” olarak tabir edilen kullanımları ile davacı yanın markası arasında çok ciddi farkların olduğunu, müvekkilin kullanımları ile davacı tarafın markası arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığı gibi, müvekkilin davacı markasına doğrudan yaklaştığı yönündeki iddiaların dayanaksız olduğunu, Öte yandan, müvekkilin “----” ibaresini kullanmasının hukuka aykırı olduğu yönündeki iddiaların da herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, "--" ibaresi, ----- kökenli olup "----" anlamına gelen ve tıp terminolojisinde yaygın olarak kullanılan jenerik bir önek niteliğinde olduğunu, bu tür jenerik ibarelerin marka hukuku kapsamında tekel altına alınması mümkün olmadığı gibi, özellikle bağırsak sağlığı alanında faaliyet gösteren tüm firmalar tarafından serbestçe kullanılabilir nitelikte olduğunu, “---” ibaresinin de , davacı tarafın "----" markası ile yeterli düzeyde farklılık yaratmakta olup, tüketicilerin iki markayı karıştırmasına yol açabilecek herhangi bir benzerlik olmadığını, müvekkilin “------” ibaresini ve şeklindeki ambalaj kullanımı, ne davacı tarafın hakkına tecavüz teşkil etmekte ne de tüketiciler nezdinde herhangi bir karışıklık yarattığını, Hem bilirkişilerin hem de davacı tarafın gözden kaçırdığı önemli bir husus: Davacı tarafın ürünü ile müvekkilin ürünü, aynı sektörde yer alan ve “-----” niteliği taşıyan ürünler olup, her iki ürün de genellikle eczaneler ve sağlık profesyonelleri aracılığıyla satışa sunulmaktadır. Bu durum, tüketici kitlesinin sıradan ve genel tüketicilerden farklı olarak, daha bilinçli ve konuya hâkim bir kesimden oluştuğunu ortaya koyduğunu, Marka hukukunda iltibas tehlikesinin değerlendirilmesinde dikkate alınan en önemli kriterlerden biri, ilgili tüketici kitlesinin algılama düzeyi olup, genel tüketici kitlesi ile sağlık profesyonelleri ve bilinçli tüketicilerden oluşan özel bir kitle arasında önemli farklar bulunduğunu, müvekkilinin ürününün, doğrudan sağlık alanında uzmanlaşmış profesyoneller tarafından satışa sunulduğundan, bu alanda faaliyet gösteren bireylerin, ürünleri ve markaları detaylı şekilde analiz edebilecek bilgi ve tecrübeye sahip olduklarını, Buna ek olarak, ilaç ve probiyotik gibi sağlıkla ilgili ürünlerin satış süreci, diğer ticari ürünlerden farklı olarak genellikle eczacılar, doktorlar ve sağlık uzmanları tarafından yönlendirildiğini, tüketicilerin ürünleri ve markaları karıştırma ihtimali oldukça düşük olup, iltibas tehlikesi iddiasının fiili ve hukuki bir karşılığı bulunmadığını, Davacı taraf, 5846 sayılı FSEK e dayanarak taleplerde bulunmuş, markasının ve ambalajının eser niteliği taşıdığını ileri sürmüşse de bunun doğru olmadığını, markalar ve ambalaj tasarımları, FSEK kapsamında korunan eser türleri arasında sayılmadığını, davacının markası ve ambalajı, FSEK kapsamında eser olarak korunamayacağını, Bu nedenlerle; bilirkişi raporuna yönelik işbu dilekçede sunmuş olduğumuz itirazların da değerlendirildiği yeni bir bilirkişi raporunun alınmasına, şayet bu yola gidilmezse itirazlarımızın giderildiği ek rapor aldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafın ambalaj tasarımları üzerinde kullanmış olduğu, şekil, biçim ve markasal kullanım dolayısı ile davacı tarafın marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı, yine davacının eserden kaynaklı haklarını ihlal edip etmediği, kullanımların haksız rekabet teşkil edip etmediği, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı, --- Şekil markalı, 05 emtialı, 08/02/2023 tarihinde tescil edildiği, --- tescil numaralı, ---- şekil markalı, 03,05 emtialı, 24.06.2024 tescil tarihli, --- tescil numaralı, ----- şekil markalı, 01.03.05 emtialı, 28.09.2012 tescil tarihli, --- şekil markalı, 01,03,05 emtialı, 04.07.2023 tescil tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Davalının ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ---- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, tescil tarihinin 16.01.2020 olduğu anlaşılmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; ----alan adlı web sitede yapılan incelemede; Site tescil bilgilerinde; o Alan adının -----Şirketi adına kayıt edildiği, o Alan adının 05.02.2020 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 04.02.2026 tarihinde son bulacağı, Site erişim ve yer sağlayıcısının --- olduğu, Sitede ---- adresinde yer alan davaya konu ürün bilgisinde; Ürün adının ----- Ürün fiyatının 300,99TL olduğu, Üründe logosunun yer aldığı, Sitede ----adresinde yer alan davaya konu ürün görüntüsü Ürün adının ---- Ürün markasının ----, Ürün fiyatının 300,99TL olduğu, Üründe logosunun yer aldığı tespit edilmiştir. Davalı tarafa ait olduğu belirtilen ---- adresinde yer alan mağazada yapılan incelemede; Mağaza adının---- ŞİRKETİ, Satıcı adresinin ---- Satıcı numarasının ----, Satıcı vergi kimlik numarasının -----, Satıcı iletişim numarasının ----- olduğu görülmüştür. Mağazada ---- adresinde satışa sunulan ----- adlı ürün bilgisinde; o Ürünün ---- adlı mağaza tarafından satışa sunulduğu, o Ürün adının --- olduğu, o Ürün fiyatının 220TL olduğu, Üründe logosunun yer aldığı, Mağazada h---- adresinde satışa sunulan -- adlı ürün bilgisinde; o Ürünün ---- adlı mağaza tarafından satışa sunulduğu, o Ürün adının ----) olduğu, o Ürün fiyatının 100TL olduğu, Üründe logosunun yer aldığı, Mağazada ----mağaza tarafından satışa sunulduğu, o Ürün adının ----- olduğu, o Ürün fiyatının 220TL olduğu, Üründe logosunun yer aldığı tespit edilmiştir. Tarafların markalarını 05. Sınıfta benzer/aynı emtialar üzerinde kullandıkları, ürünlerin ilaç olmaması sebebi ile halkın dikkat düzeyi yüksek eczacı, doktor gibi meslek gruplarına mensup olanlar değil, sıradan normal tüketiciler olmaları da dikkate alındığında, Davalı kullanımında yer alan görsel unsurların halk tarafından Davacının TPMK nezdinde ---- tescil sayısı ile tescilli markasındaki, çeşitli ebatlarda birbirlerine bitişik açık ---- baloncuklardan ibaret şekil unsuru ile ilişkilendirilmesi sebebi ile Davacının tescilli markası ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimaline sebep olabileceği bu haliyle Davalının kullanımlarının SMK 29. ve 7. Maddeleri kapsamında davacının tescilli ----- sayılı markadan doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, Davacı ürünü kutusu (ambalajı) yaklaşık 14,5 cm, 5,5 cm ve 4 cm ölçülerinde, Davalı ürünü ise yaklaşık 12cm, 7cm ve 5,5 cm ölçülerinde dikdörtgen prizması olup, Davalı kullanımının ambalajın şeklinin, ambalajda kullanılan mavi ve beyaz renklerin, renklerin yerleşiminin, birbirlerine oranının ve çeşitli ebatlarda birbirlerine bitişik açık ---- baloncuk figürlerin kullanımının davacının tescilli--- sayılı markasının şekil unsurundan ve enterosgel ürünlerinin ticari takdim şeklinden önemli bir farklılık oluşturmadığı, ambalajlarda iltibas olduğu, sıradan normal bir tüketicinin (ürünlerin internet üzerinden de satın alınabildiği dikkate alındığında) davacının sattığı ürün yerine, davalının benzer ambalajındaki aynı cins ürününün satın alabileceği, bu haliyle davalı fiilinin davacının tescilli --- sayılı markasından doğan haklara tecavüzün yanı sıra haksız rekabet (iltibas) eylemi de teşkil ettiği, dosya kapsamında ne eser sahibi kişilerin kimler olduğu, ne bu gerçek kişiler ile Davacılar arasında 5846 sayılı FSEK md. 18 anlamında bir iş ilişkisi bulunup bulunmadığı, ne de 5846 sayılı FSEK md. 48 ve 52’ye göre usulüne uygun şekilde devredilen hakların ayrı ayrı belirtildiği yazılı bir sözleşmeye rastlanılamamış olmakla bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizin 07.04.2026 tarihli duruşması ile FSEK Hukuk uzmanı tarafından tüm deliller değerlendirilerek FSEK' den kaynaklı haklara tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden rapor alınmasına karar verilmiş olup ;Davacı taraf adına tescilli bir tasarım bulunmadığı, Avrupa Birliğinde nezdindeki bir tescile atfen belirtilen ----- numarasının ise ise şekil markasına ait olduğu, SMK 55/4 açık hükmü gereği tescilli tasarımlara uygulanan hukukun uygulanamayacağı, Dava konusu edilen işaretin tescilsiz tasarım olarak korunabilmesi için 3 yıllık koruma süresi içinde talebin ileri sürülmüş olması gerektiği, dava konusu ambalaj tasarımlarının 3 yıldan daha eski olduğu, Her ne kadar tarafların ambalaj tasarımları birbirleri ile iltibasa yol açacak benzer ise de sınai Mülkiyet Kanununun tasarımlara ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı, Davacı tarafa ait ürün ambalajı ile Davalı tarafa ait ürün ambalajı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, ancak bu benzerliğin tasarım hukuku kapsamında değerlendirilemeyeceği yönünde görüş bildirmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: FSEK 4, 8, 14,15,16, 22,23,24,25,56. Maddeleri, 6769 Sayılı SMK'nın 7, 29, 56, 59,77, 78, 81, 149,150,151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri, GEREKÇE: Dava; davacı tarafa ait -----" markasına tecavüz iddiasından kaynaklı marka hakkına tecavüz, yine davacı tarafa ait ----" markasını taşıyan ilaç kutusuna tecavüz iddiasından kaynaklı tasarım hakkına tecavüz ve FSEK'ten kaynaklı haklarının iddiasına dayalı tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün durdurulması, sona erdirilmesi davasıdır. Davacı taraf, ---- tescil numaralı " "----" ve ---- tescil numaralı "----+ŞEKİL" markalarının adına tescilli olduğunu, davalı tarafın ----- şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacı tarafın marka hakkıantecavüzde bulunduğunu, yine ambalaj tasarımındaki markasal kullanımın aynı zamanda tasarımdan kaynaklı haklara tecavüz oluşturduğunu, yine davacının ambalaj tasarımının eser mahiyetinde olduğunu ve ve davalı kullanımlarının eserden kaynaklı haklarını ihlal ettiğini, yine davalı kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiğini beyan ve iddia ederek haksız rekabetin tespiti ile men'i ve ref'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Sınai Mülkiyet Kanununun 29. maddesinde marka sahibinin izni olmaksızın, tescilli olan marka ile aynı veya karıştırılma ihtimaline neden olacak kadar benzer olan herhangi bir işaretin tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. SMK'nun 55. maddesinde tasarım "ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümü" olarak tanımlanmış, bu kanun uyarınca tescil edilmiş olması halinde tasarımın tescilli tasarım olarak korunacağı düzenlenmiştir. Yine SMK'nun 56. maddesinde, tasarımın yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı, 58. maddesinde ise tasarım sahibinin, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabileceği düzenlenmiştir. SMK'nun 81. maddesinde de tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için önerilerde bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak tasarım hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir. 5846 sayılı kanunun 1/B maddesinde sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar ve sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerinin eser olarak tanımlamış, yine FSEK 4. Maddede güzel sanat eserlerinin hangileri olduğu tanımlanmıştır. Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın öncelikle marka hakkına tecavüz talepleri incelenmiş, ---- tescil numaralı ----- şekil markasının 01,03 ve 05 sınıfta 28.09.2012 tescil tarihli, ----- şekil markasının 01,03 ve 05 sınıfta 04.07.2023 tescil tarihinde davacı adına tescil edildiği ve markaların halen koruma altında bulunduğu, ---- tescil numaralı, -----+Şekil markasının 05. sınıfta 08/02/2023 tarihinde tescil edildiği, ---- tescil numaralı, ----+şekil markasının 03 ve 05 sınıfta 24.06.2024 tarihinde davalı adına tescilli olduğu, yine davacı adına Davacı taraf adına tescilli bir tasarım bulunmadığı, Avrupa Birliğinde nezdindeki bir tescile atfen belirtilen ------ numarasının ise savacı adına tescilli marka olan ---- tescil numaralı markanın şekline ait şekil markasının olduğu, davalı tarafın kullanımları dikkate alındığında ---- adresinde yer alan mağazada yapılan incelemede; Mağaza adının --- , Satıcı unvanının ----- ŞİRKETİ, Satıcı adresinin ---Satıcı vergi kimlik numarasının -----, Satıcı iletişim numarasının ---- olduğu görülmüştür. Mağazada ---- adresinde satışa sunulan --adlı ürün bilgisinde; o Ürünün ---- adlı mağaza tarafından satışa sunulduğu, o Ürün adının ----- olduğu, o Ürün fiyatının 220TL olduğu, Üründe logosunun yer aldığı, Mağazada ---- adlı ürün bilgisinde; o Ürünün ----- adlı mağaza tarafından satışa sunulduğu, o Ürün adının---olduğu, o Ürün fiyatının 100TL olduğu, Üründe logosunun yer aldığı, Mağazada ---- adlı ürün bilgisinde; o Ürünün ---- adlı mağaza tarafından satışa sunulduğu, o Ürün adının ------ olduğu, o Ürün fiyatının 220TL olduğu, Üründe davacı tarafın markası olan ----- tescil numaralı markanın şekli olan ---- oluşan şekil ile benzer yuvarlak küre içinde -- şekillerinin birebir kullanıldığı, yine davalı ambalajı üzerinde davacının markasının tescilli olduğu şekil unsurunun ------ ibaresinin altına birebir kullanıldığı, yine davacı tarafın markasal kullanımını ürün ambalajı üzerinde birebir şekil ile kullandığı, yine tarafların markalarını 05. Sınıfta benzer/aynı emtialar üzerinde kullandıkları, ürünlerin ilaç olmaması sebebi ile halkın dikkat düzeyi yüksek eczacı, doktor gibi meslek gruplarına mensup olanlar değil, sıradan normal tüketiciler olmaları da dikkate alındığında, davalı kullanımında yer alan görsel unsurların halk tarafından davacının TPMK nezdinde ----- tescil sayısı ile tescilli markasındaki, çeşitli ebatlarda birbirlerine bitişik açık mavi renkli ---- ibaret şekil unsuru ile ilişkilendireceği, bu hali ile davacının tescilli markası ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimaline sebep olabileceği kabul edilerek davalının kullanımlarının SMK 29. ve 7. Maddeleri kapsamında davacının tescilli ---- sayılı markadan doğan haklara tecavüz teşkil ettiği kabul edilmiştir. Davacı tarafın tasarım hakkına tecavüz talepleri de değerlendirilmiş, TPMK kayıtlarına göre davacı tarafın tescilli tasarım hakkının bulunmadığı, Avrupa Birliğinde nezdindeki bir tescile atfen belirtilen ----- numarasının ise tasarım tescili olmadığı, şekil markasına ait olduğu, bu hali ile SMK 55/4 açık hükmü gereği tescilli tasarımlara uygulanan hukukun uygulanamayacağı, dava konusu edilen işaretin tescilsiz tasarım olarak korunabilmesi için 3 yıllık koruma süresi içinde talebin ileri sürülmüş olması gerektiği, dava konusu ambalaj tasarımlarının 3 yıldan daha eski olduğu dikkate alındığında bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere her ne kadar tarafların ambalaj tasarımları birbirleri ile iltibasa yol açacak şekilde benzer ise de Sınai Mülkiyet Kanununun tasarımlara ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı kabul edilerek davacı tarafın tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve men'i ile ref'i taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın tasarım hakkına tecavüz talepleri de değerlendirilmiş, Davanın çözümü için öncelikle davacının hak iddia ettiği ambalaj tasarımının eser mahiyeti tartışılmış, alınan 07.06.2026 tarihli raporda belirlendiği üzere davacı tarafa ait markanın şekil unsuru incelendiğinde bu şekil unsurunun sahibinin hususiyetini taşıyan bir güzel sanat eseri olmadığı, davacı adına tescilli markanın şekil unsuru olduğu bu hali ile eser mahiyetinde FSEK 4. Maddesi kapsamında korumadan yararlanamayacağı kabul edilerek bu yöndeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir. Yine davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri yanında TTK'nın haksız rekabeti düzenleyen 54. Vd. Maddeleri gereği talepleri de değerlendirilmiş, davacı tarafın ihlal edilen hakkının sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunduğu ve az yukarıda ifade edildiği üzere SMK hükümleri kapsamında marka tecavüzün tespiti ve sonuçlarına dair kararı tesis edildiği, Yargıtay ----.HD'nin -----. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere "SMK ile getirilen özel hükümler haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlenmiştir. Davacı bu özel hükümlere de dayandığından tescilli tasarımın koruma alanı ile haksız rekabetin koruma alanının kesiştiği dava konusu olayda, yalnızca özel hükümler uygulama alanı bulacağından, özel hükmün yanında haksız rekabete ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü de olmadığından, özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı bulunmadığı, hal böyle olunca, (Yargıtay ----Hukuk Dairesinin 14.03.2022 gün ve---- sayılı, yine 22.04.2021 gün ve ----- sayılı kararları) somut olay bakımından, SMK ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek" şeklindeki gerekçesi de dikkate alınarak her ne kadar bilirkişi raporunda Davacı ürünü kutusu (ambalajı) yaklaşık 14,5 cm, 5,5 cm ve 4 cm ölçülerinde, Davalı ürünü ise yaklaşık 12cm, 7cm ve 5,5 cm ölçülerinde dikdörtgen prizması olup, Davalı kullanımının ambalajın şeklinin, ambalajda kullanılan mavi ve beyaz renklerin, renklerin yerleşiminin, birbirlerine oranının ve çeşitli ebatlarda birbirlerine bitişik açık mavi renkli ---- figürlerin kullanımının davacının tescilli---- sayılı markasının şekil unsurundan ve ------ ürünlerinin ticari takdim şeklinden önemli bir farklılık oluşturmadığı, ambalajlarda iltibas olduğu, sıradan normal bir tüketicinin (ürünlerin internet üzerinden de satın alınabildiği dikkate alındığında) davacının sattığı ürün yerine, davalının benzer ambalajındaki aynı cins ürününün satın alabileceği, bu haliyle davalı fiilinin davacının tescilli ----- sayılı markasından doğan haklara tecavüzün yanı sıra haksız rekabet (iltibas) eylemi de teşkil ettiği tespit edilmiş ise de az yukarıda eylemin marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edildiğinden ve kullanımdaki şekil unsurunun markanın şekil unsuru olduğu kabul edilerek kümülatif korumanın mümkün olmadığı kanaati ile haksız rekabet yönündeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KABULÜ İLE, 1-Davalı tarafın ürün ambalajları üzerinde kullanmış olduğu şekil unsuru dolayısıyla davacı adına tescilli---- tescil numaralı ------+ŞEKİL markaları yönünden marka hakkına TECAVÜZ OLUŞTURDUĞUNUN TESPİTİ ile tecavüzün TECAVÜZÜN ÖNLENMESİ VE DURDURULMASINA, Davalı tarafın müvekkilin markasının şekil unsuru ile müvekkile ait ambalaj görselleri fotoğrafları, kompozisyonları ile benzer iş ürünlerini; internet ortamında, ambalajlarda, ürün aletleri, kitapçık, kılavuz ve benzer her türlü fiziki ve dijital ecrada web sitesi, yazılı basılı evraklar ve sair her türlü erde kullanmasının durdurulmasına, engellenmesine, bu mbalajlara el konularak, toplatılmasına, karar kesinleştiğinde imha edilmesine, Davalı tarafa ait ürünlerin bulunduğu ------- adreslerindeki içeriklerin çıkarılmasına, url adreslerine erişimin engellenmesine, bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına, 2-Davacı tarafın ambalaj tasarımının iltibas oluşturacak şekilde kullanılması iddiasından kaynaklı tasarım hakkına tecavüz talepleri yönünden davanın REDDİNE, 3-Davacı tarafın fikir ve sanat eserine tecavüz talepleri yönünden davanın REDDİNE, 4-Davacı tarafın haksız rekabet yönünden taleplerinin REDDİNE, 5-Karar kesinleştiğinde kararın hüküm özetinin bir örneğinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı enyüksek üç gazeteden birinde masrafı davalı taraftan alınarak bir kez yayınlanmasına, 6-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harçtan eksik alınan 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan kabul edilen marka hakkına tecavüz davası üzerinden yürürlükte olan AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan kabul edilen erişimin engellenmesi davası üzerinden yürürlükte olan AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 9-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan reddedilen tasarım hakkına tecavüz davası üzerinden yürürlükte olan AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 10--Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan reddedilen FSEK'ten kaynaklı haklara tecavüz davası üzerinden yürürlükte olan AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 11-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan reddedilen haksız rekabet davası üzerinden yürürlükte olan AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 12-Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 60.000,00 TL bilirkişi ücreti, 372,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 61.288,50 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 15.322,12-TL'sinin davacı davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına 10-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.