İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/734 E. 2026/778 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/734
Karar No
2026/778
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/734 Esas KARAR NO : 2026/778

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/02/2024 KARAR TARİHİ : 21/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A. Ş. 'nin Türkiye'nin en yüksek tirajlı gazetelerinden biri olduğunu, davalı ... Şirketi'ne ait ... adlı internet sitesinde müvekkil şirkete ait haber içeriklerinin izinsiz ve hukuka aykırı şekilde kopyalanarak yayımlandığını, bu durumun Türk Ticaret Kanunu'nun 54. ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğini, davalının hiçbir emek sarf etmeden müvekkil şirketin haberlerini kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, internet sitesindeki yasal uyarıya rağmen içeriklerin izinsiz kullanıldığını, davalının bu eyleminin parazit rekabet oluşturduğunu, müvekkil şirketin haberleri üretmek için büyük emek ve maliyet harcadığını, davalının ise bu içerikler üzerinden reklam ve tıklanma geliri elde ederek müvekkili zarara uğrattığını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca iktibas serbestisi kurallarına uyulmadığını, kaynak gösterilmediğini ve haberlerin aynen kopyalandığını, bu nedenle haksız rekabetin varlığının sabit olduğunu, davalının elde ettiği haksız kazancın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açıldığını, şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi tazminatın haberlerin yayınlandığı tarihten itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait haber içeriklerinin izinsiz ve kaynak belirtilmeksizin yayınlandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu içeriklerin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında gazete münderecatı niteliğinde olup iktibas serbestisi sınırları içerisinde kaldığını, haberlerin kaynak, tarih ve yazar bilgileri belirtilerek özet şeklinde paylaşıldığını, söz konusu yazıların hususiyet taşımayan genel nitelikli ve alelade ifadelerden oluştuğunu, davacının bu içerikler üzerinde herhangi bir emek veya çaba sarf etmediğini, müvekkil şirketin bu paylaşımlar üzerinden herhangi bir rekabet avantajı veya ekonomik kazanç sağlamadığını, davacının kötüniyetli olarak sebepsiz zenginleşme amacı güttüğünü belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya haksız rekabet alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;1.Davaya konu haberlerin FSEK anlamında “eser” vasfını haiz olmadığı, ancak FSEK m.84 çerçevesinde korunabileceği, 2. Davalının dokuz adet dikkate alındığında vaki kullanımın Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla FSEK 84 atfı nedeniyle TTK 55/1-c.3 bendi gereğince haksız rekabete sebebiyet vereceği, 3. Davalının aynı sektörde yer alan davacının iş ürünlerini basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranarak izinsiz kullanması nedeniyle davacının maddi tazminat talep etme koşullarının oluştuğuna Sayın Mahkemece kanaat getirilmesi ihtimalinde; davalının davacı ile anlaşması ihtimalinde davacının söz konusu 9 haber içeriği için talep edebileceği emsal bedeli talep edebileceği kanaati hasıl olmuştur. Bu miktarın tespiti için haber ajansları ile ilgili meslek kuruluşlarından emsal bedellerin celbi ya da davacının bu tür haberler için daha önce başkaları ile yaptığı emsal bedelleri dosyaya ibraz etmesinin gerektiği, 4. Davacıdan izin alınmayarak “izinsiz “iş ürünleri"nin kullanılması nedeniyle manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği hususundaki Takdir Sayın Mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır" denilmiştir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya haksız rekabet alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle;1. Davaya konu haberlerin FSEK anlamında “eser” vasfını haiz olmadığı, ancak FSEK m.84 çerçevesinde korunabileceği,. Davalının dokuz adet dikkate alındığında vaki kullanımın Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla FSEK 84 atfı nedeniyle TTK 55/1-c.3 bendi gereğince haksız rekabete sebebiyet vereceği, Davalının aynı sektörde yer alan davacının iş ürünlerini basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranarak izinsiz kullanması nedeniyle davacının maddi tazminat talep etme koşullarının oluştuğuna Sayın Mahkemece kanaat getirilmesi ihtimalinde; davalının davacı ile anlaşması ihtimalinde davacının söz konusu 9 haber içeriği için talep edebileceği emsal bedel için Müzekkere cevabında tek bir haberin kullanımı için 21.000 TL ücret talep edildiği belirtilmiş olup bu miktarın sektörel uygulamaya uygun olduğunun tespit edilmesi ve Sayın Mahkemece kabulü ihtimalinde 9 haber içeriği için 9 x 21.000 TL = 189.000-TL maddi tazminat hesaplandığı, Davacıdan izin alınmayarak “izinsiz “iş ürünleri”nin kullanılması nedeniyle manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği hususundaki Takdir Sayın Mahkemeye ait olacağı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır." denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Haksız rekabet, TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. Haksız rekabet sayılan bazı durumlar ise TTK'nın 55. maddesinde belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde "başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek", "kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek", "müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek", "üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak", "kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak" ve "üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak", "üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendirmek veya başkalarına bildirmek", haksız rekabet eylemleri arasında sayılmıştır. TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, isteyebileceği belirtilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Maddi tazminat talebi yönünden Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; Davaya konu haberlerin FSEK anlamında “eser” vasfını haiz olmadığı, ancak FSEK m.84 çerçevesinde korunabileceği, FSEK 84. maddesi atfı nedeniyle TTK 55/1-c.3 bendi gereğince davalının eyleminin haksız rekabete sebebiyet vereceği, davalının aynı sektörde yer alan davacının iş ürünlerini basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranarak izinsiz kullanması nedeniyle davacının maddi tazminat talep etme koşullarının oluştuğu kanaatine varılarak, davalının davacı ile anlaşması ihtimalinde davacının söz konusu 9 haber içeriği için talep edebileceği emsal bedel için müzekkere cevabında tek bir haberin kullanımı için 21.000 TL ücret talep edildiği belirtilmiş olup bu miktarın sektörel uygulamaya uygun olduğunun tespit edildiği, 9 haber içeriği için 9 x 21.000 TL = 189.000-TL maddi tazminat hesaplandığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davalının davacı aleyhine haksız rekabet eyleminde bulunduğu ve yukarıda belirtilen haksız rekabet hükümlerini ihlal ettikleri kanaatine ulaşılmıştır. Davacının bu sebeple 189.000,00 TL maddi tazminat talep edebileceği değerlendirilmekle, davacının maddi tazminat talebi yönünden davasının kabulüne karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden; manevi tazminat sorumluluğunun doğması 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 58. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olmasına bağlıdır. Dava konusu haber içeriklerinin izinsiz olarak davalı tarafından yayınlanması olayında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca manevi tazminata hükmedilirken şahsiyet haklarına hukuka aykırı şekilde bir saldırının varlığı aranmalıdır. Kişilik haklarının zarar görmediği hallerde eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi mümkün değildir. Öyle ki manevi tazminatta kişinin bedensel ve ruhsal ve sosyal bireyliğinin korunması söz konusudur. (İBAM 57. Hukuk Dairesi ..Esas, ... Karar sayılı ilamı). Manevi zarar, bir kişinin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmeyi ifade eder. Hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, özgürlük, isim, resim, şeref, haysiyet, ticari itibar gibi değerler, kişilik değerlerini oluşturur. Bu değerlere saldırı, objektif eksilmeyi ifade eder. Manevi zararın tazmin edilebilmesi için objektif unsur yanında bir de subjektif unsurun gerçekleşmesi gerekir. Subjektif unsur ise, zarar görenin söz konusu ihlal sonucu kişiliğinde, manevi varlığında objektif olarak meydana gelen bu eksilmeyi yaşaması, duyması, onu hissetmesi, bunun sonucunda da acı, elem, ızdırap duymasıdır. Subjektif unsur yoksa manevi zarar da yoktur. Somut olayda, yayınlanan haber nedeniyle davacının manevi değerlerine dahil ticari itibarını ihlal eden, kişilik haklarına saldırı teşkil eden haksız fiil niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde objektif ve subjektif unsurları oluşmayan manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine dair karar verilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat talebi yönünden; Davanın KABULÜ ile davacının, haksız rekabet teşkil eden eylemi nedeniyle davalıdan talep edebileceği 189.000,00 TL maddi tazminatın yayın tarihi olan 09/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat talebi yönünden; Davanın REDDİNE, Maddi tazminat yönünden; 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 12.910,59TL ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın 3.210,57 TL tamamlama harcı mahsubu ile bakiye 9.272,42 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.800,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 305,00TL posta masrafı,427,60 TL başvuru harcı,427,60TL peşin harç,3.210,57 TL tamamlama harcı ücreti olmak üzere toplam 8.370,77TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Manevi tazminat yönünden; 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, Dair,tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 21/09/2026

Katip ✍e-imzalıdır

Hakim ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/734, K. 2026/778, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-734-e-2026-778-k-2cbed9c519d2