İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/75 E. 2026/180 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/75
Karar No
2026/180
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/75 KARAR NO : 2026/180

DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/01/2022 KARAR TARİHİ : 24/09/2026

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin - yılında kurulan ve araba endüstrisinin gerektirdiği tüm yedek parça ve mekanik parçalarda üretim, ithalat ve ihracat faaliyeti sürdüren şirket olduğunu, küresel ısınmanın gerektirdiği ve otomotiv sektöründe gerekli olan tüm gereksinimleri karşılayacak şekilde araştırma ve geliştirme sağladığını, müvekkiline ait ürünlerin dünyaca bilinen ---gibi markalar ile birlikte ----- gibi otomotiv markalarının da tercihi haline geldiğini, müvekkiline ait ürünlerin, bir aracın motor kısmında olduğu gibi, soğutma sistemi gibi tüm sistemler için üretilmiş ürünler olduğunu, müvekkilinin markasını da uzun yıllardır birçok ülkede tescilli olduğunu, TÜRKPATENT nezdinde de ---- sayılı ve 7.sınıfta tescilli "-----" markası ve 12.sınıfta başvurularının yer aldığını, davalı şirketin 2020 yılında kurulmuş olduğunu, kurucularının --- ve ----- olduğunu, davalı şirket adına kayıtlı olan ve işbu davada hükümsüzlüğü talep edilen ---- ve ---- sayılı markaların daha önce---- adına kayıtlı olduğunu, bu kişinin markayı şirkete devir ettiğini, ----- daha önce dava dışı----- 2010 yılından itibaren "Satış ve Pazarlama" biriminde çalıştığını, kendisinin de ----- profilinde bu şekilde belirttiğini, dava dışı şirketin, müvekkiline ait ürünleri Türkiye'deki distribütörden alarak satışa sunduğunu, müvekkilinin ürünlerine aynı zamanda ----- web sitesinde de yer verdiğini, dolayısıyla davalı kurucularının otomotiv sektöründeki geçmişlerine dayanarak ve doğrudan müvekkili ürünlerini pazarlamasını yapmaktayken, müvekkilinin sektördeki bilinirliğinden faydalanmak maksadıyla hareket ettiğini, müvekkilinin markasının, ülkemizde olduğu gibi dünya çapında da bilinen ve tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin faaliyet alanı ve müvekkili marka kapsamı gereğince, tanınmışlığın tespitinde, herhangi bir ürün için geçerli olan kriterlerden ziyade, müvekkili markasının sektördeki etkisi ve sektöre yön verici faaliyetleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, nitekim, tanınmışlığın tespitinde otomotiv sektöründe araç parçası üreten bir firmanın reklam ve tanıtım maliyetlerinin incelenmesinin hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağını, bu nedenle huzurdaki dava yönünden, özellikle sektör bilirkişisinin belirlenerek incelemenin söz konusu hususlar göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmesi gerektiğini, müvekkilinin faaliyet alanı ile davalı şirketin faaliyet alanlarının aynı olması, aynı sektörde yer alan taraflar bakımından haksız rekabet ortamı sağladığı gibi, müvekkili şirketin ve markasının itibarını zedeleyecek mahiyette olduğunu, davalı şirket unvanının asli unsuru olarak yer alan "-----" ibaresinin birlikte kullanılmasının herhangi bir ayırt edicilik katmış olmadığı gibi, faaliyet alanlarının da aynı olduğunun görüleceğini, dolayısıyla davalının kötü niyetli faaliyetlerinin yanı sıra, bu anlamda terkin sağlanmaması halinde, faaliyetlerini sürdürme tehlikesinin de devam edeceğini, davalı adına kayıtlı--- alan adının iptali gerektiğini, söz konusu alan adından "------" ibaresinden sonra ----- ibaresi ekleyerek, - temsilciliği izlenimi uyandırmakta olduğunu, yine davalı adına kayıtlı ----- sayılı markalarının hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı adına kayıtlı ---- sayılı markanın; 11, 35 ve ---- sayılı markanın 35.sınıfta, ----- sayılı markanın ise 3.sınıfta tescilli iken, ----- sayılı markanın ise 01 ve 04.sınıflarda tescilli olduğunu, davalının söz konusu tescillerinin kapsamı dışında, müvekkili ile aynı, benzer ürünlerin satışını ve tanıtımını gerçekleştirdiğini, bu nedenle de davalının kötü niyetle, yalnızca kendi adına "-----" markasını tescil ettirmek maksadıyla hareket ettiğinin açıkça görüleceğini, kötü niyet iddiaları çerçevesinde davalı markalarının tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüz kılınması gerektiğini, tüm açıklamaları sebebi ile: ----- internet siteleri ve sosyal medya hesaplarının ve içeriklerinin incelenmesini ve müvekkili marka kullanımlarının tespitini ve genel mahiyette hangi ürünler bakımından kullanım ve satış yapıldığının tespitini, tedbiren davalı adına kayıtlı ve davaya konu ----- sayılı markalarının ve ----- alan adının devrinin önlenmesini, davalı adına kayıtlı ----- markalarının hükümsüzlüğüne, müvekkili adına tescilli ---- sayılı "-----" markasına ----- marka tecavüzünün tespiti, davalı adına kayıtlı ----alan adının iptaline, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalı şirket yetkililerinin kuruluş yılı olan 2020 tarihinden evvel ticari faaliyetlerini gerçekleştirebilmek adına saha araştırmaları yapmış "-----" markasını oluşturarak Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ilk olarak 2017 senesinde tescil ettirdiklerini, "---- gibi bir açılımından hareket edilmiş, bununla birlikte şirket yetkililerinden ----- aile bireyleri olan "------kelimelerinin baş harflerinden yararlanarak ve "------ibaresi kullanılarak söz konusu marka oluşturulmuş ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde aynı zamanda da WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü) nezdinde 2017 yılında tescil edilmiş olduğunu, Davalının----tescil numaralı markasının sahibi olduğunu, markaların başvurularının yayınına itiraz yapılmadığını, hak düşürücü süre içinde dava açılmadığını, davacının uzun süre sessiz kaldığını, davacının bu davayı açmakla hukuki menfaati bulunmadığını, ----- markasının -- nezdinde de tescillenmesi için 23.08.2017 tarihinde başvuru yapıldığını, Davacı yanın markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkili yan markası ile davacı yan markası arasında herhangi bir şekilde iltibasın söz konusu olmadığı, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı noktada müvekkil yan markasının, davacı yan markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, marka itibarına zarar vermesi ve ayırt edici niteliğini zedeleme gibi bir husus da söz konusu olmadığını, Müvekkili yan markasının tescilli bulunduğu 1, 3, 4, 11 ve 35. Nice sınıfında yer alan mal ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesi bilinçli tüketici olarak tabir edilen ve söz konusu mal ve hizmetleri satın almadan önce hiç değilse bir kez düşünen; yaptığı değerlendirme neticesinde mal ve hizmetleri satın almaya yönelen bir kitle olup, müvekkili yan markasının tescilli bulunduğu 1, 3, 4, 11 ve 35. Nice sınıfında yer alan mal ve hizmetlerin kullanıcı durumunda bulunan tüketiciler, markaların farklı iki marka olduğunu anlayabilecek ve iki markayı birbirinin seri markası şeklinde olmadığını ve her iki markayı sunan kişilerin arasında bir bağ olmadığını fark edebileceğini, markalar arasında ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunmadığını, Davacı yanca iddia edilen hususların yersiz ve mesnetsiz olduğu, müvekkil yan markasının karıştırılma ihtimali dahil olmak üzere herhangi bir iltibas ya da iltibas tehlikesi içermediği mahkemeniz nezdinde yapılan bilirkişi incelemesinde de tespit edildiğini, söz konusu Bilirkişi Raporu'nda; "- Adalet Divanı mal veya hizmetlerin benzerlik düzeyinin tespitinin aşağıda belirtilen faktörlere bağlı olarak belirlenmesi gerektiğini ortaya koyulmuş, benzerlik düzeyi tespit edilirken mal veya hizmetlerin; Doğası, Kullanım amacı, Kullanım şekli, Birbirini tamamlayıcı olup olmadığı, Rekabet halinde veya ikame edilebilir olup olmamaları, Dağıtım kanalları, İlgili tüketici kesimi, Ticari kaynakları, gibi faktörlerin de incelenmesi davacı ve davalı markasının kapsamında yer alan malların farklı olması, tüketici profillerinin, üretim ve dağıtım kanalları, satış noktaları itibariyle tamamen farklı konumda yer almaları, birbirleri yerine ikame olanağı bulunmayan mallar olduğu, bu nedenle ticari kaynak açısından yanılgı yaratmayacağı kanaatine varıldığını, Davalı tarafın web sitesinde ve sosyal medya hesaplarında satışa sunduğu motor ve hidrolik yağları ile aerosol bazlı ürünlerin davacı markasının tescili kapsamında olmadığı, adına tescilli -----tescil numaralı ibareli markanın kapsamında olduğuna, motor ve hidrolik yağları(4. Sınıf), aerosol (1. Sınıf) Değerlendirme kısmında detaylıca anlatıldığı üzere, davacı ve davalı ürünlerinin doğası, kullanım amacı ve şekli, tamamlayıcılık unsuru, ikame özelliği, dağıtım kanalları gibi faktörlerin farklı olması sebebi ile davalı marka kullanımlarının, ortalama tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açmayacağı, sonuç olarak iltibasa sebebiyet vermeyeceğine dair bilirkişi heyet raporudur." denilmek suretiyle haklılığımız tespit edilmiş olup; davacı yan taleplerinin reddi geretiğini, Davacı yan dava dilekçesinde müvekkile ait ---- alan adının iptalini talep etmiş; söz konusu alan adının davacı şirketin Türkiye temsilciliğini edinmiş izlenimi yarattığını iddia etmiş olsa da bu iddiayı kabul etmediklerini, Davacı yanın dava dilekçesinde müvekkili şirketin sanayiye bir katkısının bulunmadığını, satmış olduğu ürünleri yurtdışından getirtmiş olduğunu iddiasının kabul edilemeyeceğini, yalnızca üretici ve sanayiye katkı sağlamak gerekmediğini, müvekkili şirketin üretici ve sanayiye katkı sağlamayan bir şirket konumunda olmadığını, n faaliyet alanında üretim sağlayabilmek amacıyla kalkınma ajansları ve uluslararası şirketlerle irtibat halinde olan müvekkilinin söz konusu sürecin sonuçlanmasına kadar üretimlerini ----- bulunan -----Şirketi'ne yaptırdığını, Davacı yanca; müvekkili yan markasına SMK m. 6/9 hükmü gereğince hükümsüzlüğünü talep etmişlerse de yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olarak değerlendirilemeyeceğini, kötüniyetin varlığını davacı yanın somut olarak ispat etmek durumunda olduğunu, Dava dilekçesinde, müvekkil şirkete ait olan ticaret unvanının terkini talep edilmiş olsa da bu talebin kabul edilemeyeceğini, Huzurdaki davanın öncelikle hak düşürücü süre sebebiyle usulden reddine, markalar arasında sınıfsal, anlamsal, işitsel ve görsel anlamda bir iltibas bulunmaması sebebiyle tüm ferileriyle birlikte esastan reddine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı adına tescilli ---- tescil numaralı "-----" markasının tanınmış marka olup olmadığı, davalı adına tescilli ------tescil numaraları markaların davacının markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olup olmadıkları, davalının markalarının kötü niyetle tescil edilip edilmedikleri, bu nedenle hükümsüzlüklerine karar verilip verilemeyeceği, davalının markalarını tescilli oldukları mal ve hizmetler dışında kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz edip etmediği, davacının markasının 5 yıldan bu yana ciddi ve etkin bir şekilde tescilli olduğu ürünlerde kullanılıp kullanılmadığı, davalının ------ tescil numaralı markasının hükümsüzlüğü için 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediği, davalıya ait alan adının davacının markasına tecavüz teşkil edip etmediği, bu nedenle iptaline karar verilip verilemeyeceği, davalının ticaret unvanının davacının markasına tecavüz edip etmediği, bu nedenle terkinine karar verilip verilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davacının ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünde davalının ---- sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, tescil tarihinin 03/02/2020 olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;----- tescil numaralı markasının(Emtia:11,35) davalı adına tescili olduğu, 19/03/2021 tarihinde sicile tescil edildiği,---- tescil numaralı markasının(Emtia:01,04) davalı adına tescili olduğu, 23/08/2017 tarihinde sicile tescil edildiği, ----- tescil numaralı markasının(Emtia:35) davalı adına tescili olduğu, 12/03/2020 tarihinde sicile tescil edildiği,------ tescil numaralı markasının(Emtia:03) davalı adına tescili olduğu, 24/07/2018 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.-----tescil numaralı markasının(Emtia:07) davacı adına tescili olduğu, 27/10/2015 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; 31/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda; dosya kapsamında iddia, delil, web siteleri, sosyal medya hesapları ve Türk Patent Kurumu nezdinde yapılan inceleme neticesinde; -----Adlı İnternet Sitesinin Sahiplik Bilgilerinin Sorgulamasında, İş bu internet sitesinde 28/01/2022 tarihinde yapılan incelemede, sitenin ana sayfasında sol üst köşede “-----” iletişim bilgilerinin bulunduğu, bu bilgilerin hemen altında bir adet görsel paylaşıldığı, görsel üzerinde sol tarafta “------ açıklamasının bulunduğu, ------- üzerinden yapılan incelemede; söz konusu internet sitesinin alan adının 14 Ekim 2019 tarihinde tescil ettirildiği, tescil süresinin 13 Ekim 2022 tarihinde dolacağı, kayıt şirketinin----- olarak gösterildiği, Domain (alan adı) sahibinin gösterilmediğine,---- URL adresli Instagram Sosyal Medya Hesabında Yapılan İncelemede; İş bu sosyal medya hesabında 28/01/2022 tarihinde yapılan incelemede, profil sayfasında “4” adet gönderi paylaşıldığı, sayfayı “100” kişinin takip ettiği, sayfa yöneticisinin ise “68” kişiyi takip ettiği görülmüş olup bu bilgilerin hemen altında; ------açıklamasının yazılmış olduğu, paylaşımların 3 tanesinin fotoğraf, 1 tanesinin video olduğu, her 4 gönderide de ----- markalı ürünlerin kullanıldığı, ilk paylaşımın 01/02/2021 tarihinde, son paylaşımın 24/01/2022 tarihinde yapıldığına, ----- adresli sosyal medya hesabında yapılan incelemede; iş bu sosyal medya hesabında 28/01/2022 tarihinde yapılan incelemede, profil sayfasının en üst tarafında “---yazılı bulunan görselin hem kapak fotoğrafı, hem de profil fotoğrafı olarak kullanıldığı, bu fotoğrafların hemen yanında ve altında “-----yazılı olduğu, hakkımızda bölümündeki iletişim kısmında “-----” maili ve İnstagram hesabında da yazılı olan “-----” telefonunun yazılı olduğu, şirketin faaliyet alanının “--- olarak gösterildiği, profil sayfasının 26 Ocak 2020 tarihinde oluşturulduğu, sayfada 11 paylaşım yapılmış olduğu, bu paylaşımların 7 tanesinde ---- markalı ürünlerin görselinin kullanıldığı, diğer 3 tanesinde ---- yazısının paylaşılmış olduğu,“----- logo yazısının ilk olarak 26/01/2020 tarihinde paylaşıldığı,“---- markalı ürünlerin tamamının 21/09/2020 tarihinde paylaşıldığına,----- adresli sosyal medya hesabında yapılan incelemede; iş bu sosyal medya hesabında 28/01/2022 tarihinde yapılan incelemede, profil sayfasının en üst tarafında 8 kişinin “-----” tabelası bulunan bir işletmenin önünde çekilmiş fotoğrafının kapak fotoğrafı olarak kullanıldığı, tabelada ----- marka adının da geçtiği, bu fotoğrafın altında ------isminin bulunduğu, hemen altında “Herkese açık grup · 20 üye” bilgilerinin yazılı olduğu, grubun 06 Kasım 2021 tarihinde kurulmuş olduğu, yöneticisinin “-----” adında bir kişi olduğu, iş bu profilde grup üyelerinin paylaşımlarına yer verilmekte olduğu, 06 Kasım 2021 tarihli bir paylaşımda kısa bir video paylaşımı yapıldığı, bu paylaşımda işyeri tabelasının ve haliyle oradaki ---- adının gösterildiği, sonraki karelerde yine ----- logosunun kullanıldığı, yine 06 Kasım 2021 tarihinde yukarıda belirtilen ---- nolu fotoğrafın kapak fotoğrafı yapılmış olduğuna dair paylaşım olduğu, burada da ---- logosunun görüldüğüne-----adresli ------ sosyal medya hesabında yapılan incelemede; iş bu sosyal medya hesabında 28/01/2022 tarihinde yapılan incelemede, profil sayfasında “35” adet gönderi paylaşıldığı, sayfayı “652” kişinin takip ettiği, sayfa yöneticisinin ise “439” kişiyi takip ettiği görülmüş olup bu bilgilerin hemen altında; ----açıklama ve bilgilerinin yazılmış olduğu, sol tarafta ise dükkanın dıştan çekilmiş bir fotoğrafının profil resmi yapılmış olduğuna, ------ adresli sosyal medya hesabında yapılan incelemede; iş bu sosyal medya hesabında 28/01/2022 tarihinde yapılan incelemede, profil sayfasının en üst tarafında bir işletmenin içini gösteren ve raflarda yedek parçalar görülen bir fotoğrafının kapak fotoğrafı olarak kullanıldığı, hemen altında işletmenin dıştan görüntüsünün profil fotoğrafı yapılmış olduğu, bunun yanında hesap sahibi olarak --- isim ve bilgilerinin görüldüğü, hakkındaki bilgilere bakıldığında “--- ” adresi ile--- bilgilerinin gösterildiği, buradaki ----- linkinin yukarıda çözümlemesi yapılan sayfa olduğu, işletmenin faaliyetinin “--- olarak gösterildiği, hesabın 22 Ekim 2019 tarihinde kurulmuş olduğuna,-----adlı internet sitesinde yapılan incelemede; iş bu internet sitesinde 29/01/2022 tarihinde yapılan incelemede, sitenin ana sayfasında ----- telefon numarası bulunduğu, bunun altında “----açıklaması ile 11 adet kayan görsel bulunduğu, “---” yazısının yanında kayış ve ekipmanların bulunduğu, ana sayfadaki “ÜRÜNLER” sekmesine tıklandığında, gelen seçenekler içerisinde “--- ” adında bir alt başlık bulunduğu, buraya tıklandığında 8 adet ürün gösterildiğine, davacıya ait ---- tescil numaralı "----" ibareli markanın Nice Sınıflandırması kapsamındaki 07. sınıf “Kara taşıtları motorları için su pompası parçaları; kara taşıtları motorları için soğutucu fan kavramaları.” emtiasında tescilli olduğuna, davalıya ait ---- tescil numaralı "-----" ibareli markanın Nice sınıflandırması kapsamındaki 01. sınıf “Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar.” ve 04. Sınıf “ Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Katı yakıtlar: kömürler, odun. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları. Aydınlanma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamul vakslar, balmumları (vakslar), parafinler. Elektrik enerjisi.” emtialarında tescilli olduğuna, davalı tarafın web sitesinde ve sosyal medya hesaplarında satışa sunduğu motor ve hidrolik yağları ile aerosol bazlı ürünlerin davacı markasının tescili kapsamında olmadığı, adına tescilli ----- tescil numaralı "---" ibareli markanın kapsamında olduğuna, motor ve hidrolik yağları (4. sınıf), aerosol (1. sınıf), davacı ve davalı ürünlerinin doğası, kullanım amacı ve şekli, tamamlayıcılık unsuru, ikame özelliği, dağıtım kanalları gibi faktörlerin farklı olması sebebi ile davalı marka kullanımlarının, ortalama tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açmayacağı, iltibasa sebebiyet vermeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir. 19/06/2023 Tarihli bilirkişi raporunda ise; 1----- no ile tescilli Şekil markasının 7. Sınıfta yer alan “Kara taşıtları motorları için su pompası parçaları; kara taşıtları motorları için soğutucu fan kavramaları...” emtialarında Türk Patent nezdinde davacı adına tescilli olduğu, 2-Davacının ----- markasının tescil kapsamında yer alan emtialar açısından davalının --- no ile tescilli ---- markası başvurusunu yaptığı 23/08/2017 tarihi itibariyle TANINMIŞ MARKA OLMADIĞI, yine sözkonusu dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde davacının ----- markasının 07/12. Sınıfta yer alan emtialar açısından dava tarihi itibariyle TANINMIŞ MARKA statüsüne sahip olmadığı,-----no ile tescilli Şekil markasının Türk Patent nezdinde davalı adına tescilli olduğu, 4-a)Davalının ----- no ile 11 ve 35. Sınıfta yer alan emtialar ve hizmetler için tescilli Şekil markasının SMK 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, b)Davalının ---- no ile 35. Sınıfta yer alan hizmetler için tescilli Şekil markasının 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan bujiler Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar, bujiler Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar”mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir” hizmetleri açısından SMK 6/1 maddesi uyarınca kısmi hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, c)Davalının ---- no ile 3. Sınıfta yer alan emtialar için tescilli Şekil markasının SMK 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, d)Davalının---- no ile 01 ve 04. Sınıfta yer alan emtialar için tescilli Şekil markasının SMK 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, 5-Davalının sözkonusu ----- nolu markasını tescil ettirirken kötüniyetli olduğu kanaatimizin olduğu ve fakat bu hususta nihai takdir ve değerlendirmenin Sayın mahkemenize ait olduğu, 6-Davalı şirket adına ---- no ile tescil numaralı markasının tescil tarihinin 01.12.2017 olup dava tarihi 22/01/2022 itibariyle 5 yıllık sürenin dolmamış olduğu, davalının sözkonusu markayı aktif kullanmaya 2020 yılından itibaren başladığı, davacı şirketin faaliyet kapsamında bu marka altında faaliyetlerde bulunduğu, aynı sektöre hitap eden ürünler üretmeye başladığı tespitlerimiz doğrultusunda davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğramayacağı , 7-Davalının, davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz eden eylemlerinin mevcut olmadığı, ancak davalının kullandığı ----- alan adını ticari faaliyetlerinde kullanmasının davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği, 8-Davalının eylemlerinin TTK m. 55/I-a,4 hükmünde, “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği , ----- alan adının iptali ile davalının ticaret ünvanından ----- ibaresinin terkini koşullarının mevcut olduğu , 9-Davalı tarafından dava dosyasına satışları ile ilgili her hangi bir fatura ibraz edilmediğinde davalının hangi tür malları satmış olduğunun mali yönden tespit edilemediği, dolayısıyla tazminat hesaplamasının da yapılamamış olduğu, " yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı tanığı ---- Beyanında: “Benim taraf olan şirketlerle bir bağlantım yoktur, ancak ----- markalı ürenlerin Türkiye distürübütörlüğünü yapan ------ firmasından 1990 yıllarından bu yana ve halen ----- markalı ---- kayışı ve gergi rulmanı ürünleri, alıp satarım.Benim olayla ilgili başkaca bilgim yoktur. Benim şirketimin adı ------ yaklaşık 1011 yıl kadar şirketimde çalıştı, tahminen yaklaşık 5 yıl kadar önce iş yerimden ayrıldı, kesin tarihleri şuan hatırlamıyorum. Bunun için kayıtlara bakman gerekir. --- şirketin ---- bölgesinde satış pazarlama bölge sorumlusuydu, Ben benim alıp satımını yaptığım, --- kayışı ve gergi rulmanları dışında ----- markasıyla başka ürünlerin satılıp satılmadığına dair bilgi sahibi değilim”, şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı -- beyanında : “Ben --- şirketinin yaklaşık 10 yıldır satış müdürlüğünü yapmaktayım. ----, başkaca ----- markalı ürün satışından haberim yoktur, taraf şirketlerle hiçbir bağlantım yoktur. Aynı sektörde olduğumuz için taraf şirketleri bilirim”, şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ------ beyanında “Ben yaklaşık 2001 yılından bu yana otomotiv sektörünün içindeyim, yaklaşık 7 yıldan bu yana kendi firmamı kurdum ve faaliyetime devam etmekteyim, ondan önce yabancı bir firma adına çalışıyordum, ben ----- markası ile piyasada sadece BİLYA ve KAYIŞ içeren kutu içerisinde satılan bir ürünün mevcut olduğunu biliyorum, davalının ise otomotiv montajında kullanılan ---- markalı kimyasal bir ürün ürettiğini biliyorum, benim hatırladığım kadarıyla bu ürünü yaklaşık 7 yıldan bu yana üretip satıyor, ----- firmasının distribütörlüğünü yapan bir şirkette çalıştığını bilmiyorum, ben son 10 yıldan bu yana ---- markalı biraz önce sözüne ettiğim set halinde satılan ürünü piyasada hiç görmüyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Kaldırma kararı sonrası alınan 02.09.2026 tarihli raporda özetle; Davacıya ait markası ile davalıya ait markaları arasında ayniyet olduğu, taraf markalarının kapsamındaki mal/hizmetler arasında yapılan değerlendirme bakımından, davalının ----- sayılı markasının 1. sınıf malları ile davacının malları arasında benzerlik bulunmadığı; aynı markanın 4. sınıfında yer alan sınai amaçlı yağlar ve gresler bakımından düşük derecede bir benzerlik/ticari bağlantı bulunduğu, 4. sınıftaki diğer malların ise benzer olmadığı; davalının ---- sayılı markasının 3. sınıf malları ile davacının malları arasında benzerlik bulunmadığı, davalının ----- sayılı markanın 35. sınıfında, davacının mallarıyla aynı veya yakın nitelikteki kara taşıtı motor ve yedek parçalarının satışına ilişkin mağazacılık hizmetleri bakımından benzerlik bulunduğu, buna karşılık 35. sınıfın geri kalan kısmı bakımından benzerlik bulunmadığı; davalının ----- sayılı markanın gerek 11. sınıf malları gerekse 35. sınıf hizmetleri bakımından davacının mallarıyla benzerlik bulunmadığı Mal/hizmetler arasında düşük derecede dahi benzerlik bulunan hallerde, işaretlerin ayniyet düzeyindeki benzerliğinin karıştırılma ihtimaline ilişkin bütünsel değerlendirmede dikkate alınmasının gerektiği; bu bağlamda, davalının ----- sayılı markasının 4. sınıfında yer alan sınai amaçlı yağlar ve gresler bakımından ve -----sayılı markanın 35. sınıfında yer alan kara taşıtı motor ve yedek parçalarının satışına ilişkin mağazacılık hizmetleri bakımından benzerlik bulunduğu tespit edilmiş olup, davalı markasının davacı markası ile aynı olması karşısında anılan bu mal/hizmetlerde karıştırma ihtimalinin söz konusu olduğu; Davacı markasının SMK m.6/4 ve m.6/5 anlamında tanınmış marka statüsünde olduğu yönünde bir değerlendirmenin yapılamadığı; BAM kararı sonrası dosyaya kazandırılan SGK kayıtlarına göre, davalı şirketin münferiden yetkili müdürü ve dava konusu -- ile ---- sayılı markaların ilk sahibi olan --- adlı kişinin dava dışı -----. nezdinde (işyeri sicil ------) 03.03.2010 tarihinden 21.01.2020 tarihine kadar kesintisiz olarak çalışmış olduğu; anılan çalışma dönemi, dava konusu -----sayılı markanın başvuru tarihlerini kapsadığı; dosya kapsamındaki iddia ve tespitlere göre ---- davacıya ait “----” markalı ürünleri Türkiye distribütöründen temin ederek satışa sunan ve ------ sitesinde bu ürünlere yer veren bir işletme olduğu; bu itibarla, marka başvurularının yapıldığı tarihlerde başvuru sahibinin davacının “------” markasından haberdar olduğu ya da haberdar olması gerektiği, söz konusu markanın tesadüfen seçilmediği; SMK m.6/9 kapsamında kötü niyet bakımından takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu; Marka hakkına tecavüz iddiaları bakımından değerlendirme yapıldığında, davalının ----- markasının fiili kullanımlarının motor ve hidrolik yağlar ile aerosol bazlı ürünler bakımından olduğu; bununla birlikte davalı tarafın ürünleri üzerinde kullandığı markanın tescilli markası şeklinde olmayıp, davacı tarafın kullanımına konu marka ile gerek yazı fontu gerek kullanılan renkler bakımından aynı olduğu; davalı tarafın internet sitesinde “----” şeklindeki ifadenin, internet sitesi alan adında, sosyal medya hesaplarında -----” ibaresinin yabancı menşeli davacı firmanın Türkiye yetkili distribütörü veya ekonomik olarak bağlantılı bir işletmesi olduğu izlenimi verdiği; bu bakımdan davalının davacı markasının tescilli olduğu mallarla benzer mal/hizmetlerde bu şekildeki kullanımının davacı markası ile SMK m.7/2-b anlamında iltibas yarattığı, dolayısı ile marka hakkını ihlal ettiği tespit ve rapor edilmiştir. Davalı tarafın SGK kayıtları SGK İl Müdürlüğünden dosyamız içine alınarak incelenmiş, davalı tarafın davalı şirketin münferiden yetkili müdürü ve dava konusu ---- ile ---- sayılı markaların ilk sahibi olan ---- adlı kişinin dava dışı ------. nezdinde (işyeri sicil -------) 03.03.2010 tarihinden 21.01.2020 tarihine kadar kesintisiz olarak çalışmış olduğu görülmüştür. UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 6769 sayılı SMK'nın SMK , 6/1, 6/4, 6/5, 6/9.7/2,25/1, 29. Ve 149. Maddeleri GEREKÇE: Dava; markanın SMK'nın 25 ve 6. Maddesi gereği hükümsüzlük davası ve SMK'nın 29. Maddesinden kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi davasıdır. Mahkememizce ---- BAM ---. HD'nin --- Sayılı kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılamada "1-Davalı adına tescilli --- tescil numaralı "----" markasının, --- tescil numaralı "------" markasının, ----- tescil numaralı "----" markasının, --- tescil numaralı "------" markalarının tescilli oldukları tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Davalı tarafın --- şeklindeki markasal kullanımları, ticaret unvanı kullanımları ve ----- internet adresindeki kullanımları sebebiyle davacı tarafın ---- tescil numaralı ------- markası yönünden marka hakkına TECAVÜZ ETTİĞİNİN TESPİTİNE, TECAVÜZÜN MEN'İ VE REF'İNE, Davalı adına kayıtlı ------- internet adresinin iptali ile alan adına erişimin engellenmesine, karar kesinleştiğinde erişimin engellenmesi yönünden kesinleşmiş karar örneğinin Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilmesine, Davalı tarafa ait "...'nin" ticaret unvanında bulunan "-------" ibaresinin TİCARET SİCİLİNDEN TERKİNİNE, Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki taleplerinin REDDİNE, " karar verilmiş verilen bu karar ---- BAM -----. HD'nin ------Sayılı kararı ile ve "1-İlk derece mahkemesinin SMK 6/1 maddesine dayalı incelemesinde; davalı adına tescilli ------ sayı ile 35. Sınıfta yer alan hizmetler için tescilli markası yönünden kısmi hükümsüzlük koşulları bulunduğu değerlendirilmiş ise de sunulu bilirkişi raporları incelendiğinde emtia benzerliği ve ürünlerin hitap ettiği tüketici grubu yönünden raporlar arasında açık çelişki bulunduğu halde çelişki giderilmeden yargılamaya son verilmesi doğru değildir. Kötü niyetli tescil iddiasında ispat külfeti davacı üzerinde olup, tanınmış markanın aynı veya benzeri ibarelerin marka olarak tescil ettirilmesi gibi hususlar dahi tek başına kötü niyetli başvuru olarak görülemeyeceği uygulamada yerleşmiştir. Her somut olay özelliği kendi özelinde değerlendirilmesi gerekmekle birlikte, güvenin kötüye kullanılması, ticarete engel olmak, tescilin sözleşmeye aykırılık teşkil etmesi gibi v.s. hallerde marka tescilinin kötü niyetli yapıldığı kabul edilmektedir. Kötü niyetli tescil iddasında değerlendirme, marka tescil başvuru tarihine göre yapılması gerekir.. İlk derece mahkemesince her ne kadar davalı şirket yetkilisinin, sosyal medya hesabında yer aldığı belirtilen veriler üzerinden, davacı şirkete ait "-----" markalı ürünlerin satış ve dağıtımını yapan dava dışı------şirketinde Şubat 2010-Ocak 2020 arasında bölge satış temsilcisi olarak çalıştığı ve davacı markasından bu şekilde haberdar olduğundan yola çıkarak değerlendirme yapıldığı görülmüş ise de davalı tarafından çalışma olgusu inkar edildiğinden "fiili çalışma" durumunun resmi kayıtlar ile doğrulanmadan değerlendirmeye esas alınması yerinde olmadığı gibi bilirkişi incelemesi ile 14.10.2019 tarihinde yapıldığı tespit edilen internet alan tahsisinin, tescil başvuru tarihlerinin daha önce olduğu görülen markalar yönünden kötü niyetle tescile kabul gerekçesi olarak değerlendirmeye alınması "iddianın tescil başvuru tarihine göre" yapılması gerekliliğine " gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilerek doaya Mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir. SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir. Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir. Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın öncelikle hükümsüzlük talepleri incelenmiş; davacının yukarıda dökümü yapılmış olan markaları incelendiğinde; --- ile tescilli markasının kelime markası olduğu, ---- olarak 3 harften oluştuğu, ----- olarak okunduğu, markasının esas unsurunun ------ ibaresi olduğu, anlamsız olduğu, Markanın 7. Sınıfta yer alan “Kara taşıtları motorları için su pompası parçaları; kara taşıtları motorları için soğutucu fan kavramaları...” emtialarında tescilli olduğu, Davalının ---- no ---- markasının ile 11 ve 35. Sınıfta yer alan emtialar ve hizmetler için tescilli markasının kelime markası olduğu, ----- olarak 3 harften oluştuğu, ----- olarak okunduğu, markasının esas unsurunun ---- ibaresi olduğu, davalının --- no’lu ------ markasının 35. Sınıftaki mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğu, ------ olarak 3 harften oluştuğu, ---- olarak okunduğu, markasının esas unsurunun ------ ibaresi olduğu, anlamsız olduğu, davacının markası ile görsel fonetik olarak ayniyet arz ettiği, davalının işbu markasının tescil kapsamında yer alan mallar ile benzer ve ilgili olmadığı, davacının markası kapsamındaki emtiaların uzman kişilerden oluşan tüketicilere hitap eden ürünler olduğu, davalının tescil kapsamındaki mal ve hizmetler ise hem uzman hem de orta düzeyde tüketici kitlesine hitap eden mal ve hizmetler olduğu ve iltibas ihtimalinin bulunmadığı, bu haliyle SMK'nın 6/1 maddesi gereği davalı tarafın her iki markası yönünden yapılan değerlendirmede davalı adına tescilli ----- no ile 35. Sınıfta yer alan hizmetler için tescilli ------ markasının 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan bujiler Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar, bujiler Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar”mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir” hizmetleri açısından SMK 6/1 maddesi uyarınca kısmi hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, bu durumun alınan 02.09.2026 tarihli çelişkinin giderildiği rapor ile de sabit olduğu davacı markalarının bilirkişi raporları ile belirlendiği, yine üzere tanınmış marka statüsünde olmadığından diğer mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 6/4 ve 6/5. Maddeleri gereği davalı markaları açısından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Davacı tarafın SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsülük talepleri de değerlendirilmiş, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davalı ... nin 03/02/2020 tarihinde kurulduğu, faaliyet alanına “Her türlü nakil vasıtasına ait yedek parçanın alım satımı, ithalatı, ihracatı ve imalatını yapmak Otomotiv.sektörü ile ilgili her türlü mekanik, elektrikli, elektronik motor ve bütünleyici aksamını ve diğer tüm işlevli aksesuarlarını her türlü yedek parçalarını imal alım satımı” nın da dahil olduğu, davalı şirket ortaklarının ---- ve ----- olduğu, şirketin münferiden yetkili müdürünün --- olduğu, ---- ait -----sosyal medya hesabı incelendiğinde ----davacı şirkete ait ------ markalı ürünlerin satış ve dağıtımını yapan ----- şirketinde Şubat 2010-Ocak 2020 arasında Bölge Satış Temsilcisi olarak çalıştığı, sonrasında----- olduğunun ifade edildiği, bu durumun SGK ---- İl Müdürlüğü'nün cevabi yazısı ile de sabit olduğu, yine ----- davacıya ait “------” markalı ürünleri Türkiye distribütöründen temin ederek satışa sunan ve ------ sitesinde bu ürünlere yer veren bir işletme olduğu; bu itibarla, marka başvurularının yapıldığı tarihlerde başvuru sahibinin davacının “-----” markasından haberdar olduğu ya da haberdar olması gerektiği, söz konusu markanın tesadüfen seçilecek ibare olmasının bu hali ile hayatın olağan akışına uygun olmayacağı, yine davalının iletişim bilgileri arasında ------ alan adına yer verilmiş olduğu, davalının tacir olduğu, basiretli tacir gibi davranması gerektiği, davalının davacı şirket ve ürünlerinden ve ---- markasından haber olduğu, iletişim bilgilerinde yer alan ------- şeklindeki alan adını kullandığı ve bu suretle sanki davacı şirketin Türkiye’deki uzantısı veya iş ortağı olduğu intibanın yaratılmak istendiği, benzer ve ilgili sektörde ------ markasının tesadüfen tercih edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu haliyle davalının söz konusu markayı seçerken ve kullanırken kötü niyetli hareket ettiği sabit olduğundan SMK'nın 6/9. Maddesi gereği de hükümsüzlük şartları oluştuğu kabul edilerek davacı tarafın hükümsüzlük davasının tümden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı taraf kullanmama ve sessiz kalma def'ilerini ileri sürmüş ise de davalı şirket adına ------ no ile tescil numaralı markasının tescil tarihinin 01.12.2017 olduğu, dava tarihi 22/01/2022 itibariyle 5 yıllık sürenin dolmamış olduğu, davalının sözkonusu markayı aktif kullanmaya 2020 yılından itibaren başladığı, davacı şirketin faaliyet kapsamında bu marka altında faaliyetlerde bulunduğu, aynı sektöre hitap eden ürünler üretmeye başladığı tespitlerimiz doğrultusunda davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğramayacağı, yine davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafın kendisi adına tescilli markalar olan "-----" ana unsurlu markaları 2008-2019 arasında etkin olarak kullandığı sabit olduğundan davalı tarafın kullanmama yönünden itirazları da dikkate alınmamıştır. Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri de incelenmiş, Smk 7/3 ( d ) maddesine göre işaretin “kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması”marka sahibi tarafından engellenebilir. Internet alan adları da markalar gibi kaynak gösterme fonksiyonuna sahiptir. Bu nedenle başkasının markasını internet alan adı olarak tescil ettirip kullanmaya başlayan bir kişi, sadece alan adı tescilinin eskiye dayalı üstü ve öncelikle bir hakkın mevcudiyeti hallerini savunma olarak ileri sürebilmektedir. Yargıtay ----- HD nın yerleşik kararlarına göre davalının kullandığı ---- alan adı, davacının ----- markasıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, üstelik devamında yer alan “-----” ibaresinin mevcudiyeti davalının sanki davacı şirketle Türkiye’de temsil ile ilgili olarak organik veya hukuki bir ilişkinin varolduğu intibaını vermekte olup, sözkonusu alan adının kullanımının davacının tescilli markasından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği dikkate alındığında davalı tarafın kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiş ve tecavüzün tespiti ile tecavüzün önlenmesi ve durdurulması taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın ticaret unvanının terkini talepleri de değerlendirilmiş, SMK'nın 7/3-e maddesine göre "İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması" halinin marka hakkına tecavüz oluşturacağı düzenlemesi karşısında davalı tarafın ticaret unvanında kullanılan ----- ibaresinin davacının markalarının ana unsuru olduğu, davalı tarafın ticaret sicil kayıtlarında aynı mal ve hizmetler yönünden ticaret unvanının tescil edildiği ve davalı tarafça markasal olarak da kullanıldığı dikkate alındığında davalı ticaret unvanının iltibas oluşturduğu kabul edilmiş ve ticaret unvanında bulunan ----- ibaresinin terkinine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın haksız rekabetten kaynaklı talepleri de değerlendirilmiş, her ne kadar marka hakkına tecavüzün aynı zamanda haksız rekabet oluşturacağı kabul edilse dahi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, özel düzenleme ile koruma altına alınmış hakkın ayrıca genel hüküm niteliğindeki TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin hükmün uygulanması ile korunması yerinde olmayacağından davacı tarafın haksız rekabet yönünden taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalı adına tescilli ---- tescil numaralı "----" markasının, ----- tescil numaralı "----" markasının, --- tescil numaralı "-----" markasının, ---- tescil numaralı "--------" markalarının tescilli oldukları tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, 2-Davalı tarafın --- şeklindeki markasal kullanımları, ticaret unvanı kullanımları ve ------ internet adresindeki kullanımları sebebiyle davacı tarafın ---- tescil numaralı ---- markası yönünden marka hakkına TECAVÜZ ETTİĞİNİN TESPİTİNE, TECAVÜZÜN MEN'İ VE REF'İNE, 3-Davalı adına kayıtlı ------ internet adresinin iptali ile alan adına erişimin engellenmesine, karar kesinleştiğinde erişimin engellenmesi yönünden kesinleşmiş karar örneğinin Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilmesine, 4-Davalı tarafa ait "...'---" ticaret unvanında bulunan "------" ibaresinin TİCARET SİCİLİNDEN TERKİNİNE, 5-Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki taleplerinin REDDİNE, 6- Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 7-Davacı tarafça başlangıçta alınan 80,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden markanın hükümsüzlüğü davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 55.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine 9- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz davası üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 55.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden erişimin engellenmesi davası üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 55.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 11-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen haksız rekabet davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 55,000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 12- Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 92,20 TL ilk dava masrafı,251,20 TL tebligat ve müzekkere gideri, 35.600,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 35.943,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%67 kabul) 24.082,078 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 13-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 14-Davacı tarafından yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/75, K. 2026/180, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-75-e-2026-180-k-bb5596013681