Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/7 E. 2026/1891 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/7
Karar No
2026/1891
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/7 KARAR NO : 2026/1891

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2025 NUMARASI : 2024/667 Esas ve 2025/493 Karar DAVACI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ... VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :25/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :25/06/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2025 tarih, 2024/667 Esas ve 2025/493 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı Kooperatifin 81 sicil nolu üyesi olup, bu suretle davalı Kooperatiften sulama hizmeti aldığını, davalı kooperatif, 25.06.2024 tarihinde Olağan Genel Kurul Toplantısı yaptığını, müvekkili davacı da toplantıya katıldığını, kooperatif üyelerinden, şimdiye kadar sulama bedeli olarak, sulanan taşınmazların bir dönümü için 5.000,00-TL alındığını, 25.06.2024 tarihli söz konusu Genel Kurul Toplantısının 7 nolu maddesiyle bu bedel, sulanan taşınmazın bir dönümü için 100.000,00 TL'ye yükselttiğini, ancak, toplantı tutanağına müdahale imkanı olmayan müvekkilinin bu itirazı tutanağa geçirilmediğini, kararın oy çokluğuyla alındığı, yani toplantıya katılanlardan karara itiraz edenlerin, katılmayanların olduğu anlaşıldığı halde, itiraz edenlerin kimler olduğuna, sayılarına, karara olumlu oy verenlerin sayılarına ilişkin bir şerh düşülmediğini, müvekkili davacı, sulama bedelinin yükseltilmesine itiraz ettiğini, iş bu dava açıldığını, somut olayda, sulama bedeli olarak dönüm başına ödenmekte olan bedelin yükseltilmesine ilişkin karar, öncelikle Kooperatifler Kanununa ve Kooperatif Ana Sözleşmesine aykırı olduğunu, iptali talep edilen 25.06.2024 tarihli Genel Kurulun 7 nolu kararının, oy çokluğuyla alındığı belirtildiğini, kooperatife yeni üye olacakların ödeyeceği, keza mevcut üyelerin hisse arttırmaları halinde kendilerinden alınacak bedelin, fahiş şekilde yükseltilmesine ilişkin 7 nolu kararın, şahsi sorumluluğu artırdığını ve ek ödeme yükümlüğüne ilişkin olduğu açık olmakla, 3/4 nisab yerine oy çokluğuyla alınması, Kanuni düzenleme ve Anasözleşme uyarınca mümkün olmadığını, dolayısıyla, Kooperatif üyelerinin 3/4'nün rızası olmayan söz konusu karar geçersiz olduğunu ve bu sebeple iptali gerektiğini, dava konusu edilen 7 nolu Genel Kurul kararı incelendiğinde; daha önce dönüm başına 5.000,00 TL olan sulama bedelinin 100.000,00 TL'ye yükseltilmesinin oldukça fahiş olduğunu, artışa dayanak hiç bir veri gösterilmediğini, TÜİK tarafından belirlenen enflasyon oranlarındaki artışların, yine piyasa unsurlarındaki artışların dahi çok üzerinde öngörülen bu artışın afaki, soyut, bilimsel olmadığı, dolayısıyla iyiniyete aykırı ve tarımı ayakta tutmaya çalışan Kooperatif üyelerinin büyük mağduriyetine yol açacağını, zira davalı kooperatifin kurulma amacı, tarımsal faaliyet yürüten çitçilere sulama hizmeti vermek, suyun verimli ve adil kullanımını sağlamak, dolayısıyla çiftçiyi desteklemek olduğunu, söz konusu kararın iyiniyet kurallarına da açıkça aykırı olduğunu, arz olunan nedenlerle davalı Kooperatifin 25.06.2024 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan ve sulama bedelinin 5.000,00 TL'den 100.000,00 TL'ye yükseltilmesine ilişkin kararının iptaline karar verilmesini, iptali talep edilen karar doğrultusunda söz konusu bedelin alınmaya devam edilmesi halinde büyük ve önlenemez zararların meydana geleceği gözetilerek davalı Kooperatifin 25.06.2024 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan ve dönüm başına sulama bedelinin 5.000,00 TL'den 100.000,00 TL'ye yükseltilmesine ilişkin kararın yargılama süresince uygulanmamasını, önceki bedel üzerinden ödeme alınması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki yarar yokluğundan reddini, işbu dava kanunda belirtilen hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davanın süre yönünden reddini istediklerini, genel kurul toplantısında oylamaya bizzat katılmış ve imzasını attığını, karar altına muhalefet şerhi düşmeyen ve olumsuz oy kullanmayan davacının Kooperatifler Kanunu Madde 53 gereği işbu davayı açma hakkı olmadığını, toplantıya yalnızca kooperatif üyeleri değil, aynı zamanda toplam 4 adet Tarım ve Orman Bakanlığı temsilcileri de katıldığını, toplantı, Tarım ve Orman Bakanlığı temsilcileri olan ...'ın da gözetiminde gerçekleştirildiğini, bakanlık temsilcilerinin de bulunduğu ve onların gözetiminde, diğer yüzlerce üyenin de bulunduğu bir toplantıda, davacının "karara şerh düşmesine müsaade edilmediği" iddiası hayatın olağan akışına son derece aykırı olduğunu, müvekkili kooperatif, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan tarım arazilerinin sulanabilmesi, devletçe ikmal edilmiş veya edilecek sulama tesislerinden alınacak veya her ne suretle olursa olsun tarım sahalarından çıkarılacak suyun tarımda kullanılması ile ilgili arazi tesviyesi, tarla başı kanalları, tarla içi sulama ve drenaj gibi tarımsal sulama tesislerini kurmak veya kurulmuş olan sulama tesislerini işletmek, bakımını yapmak ve yaptırmak amacıyla kurulduğunu, kooperatifin çalışma bölgesi, ana sözleşmeye ekli haritada gösterildiği şekilde ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi/Köyü sınırları içerisinde olduğunu, müvekkili kooperatif, kuruluş amacını gerçekleştirebilmek için nakdi kaynağa ihtiyaç duyduğunu, kooperatifin gelirleri oldukça sınırlı olduğunu, iptali istenen genel kurul kararı kanunda ve ana sözleşmede belirtilen toplantı ve karar nisaplarına uygun olarak alındığını, alınan genel kurul kararı ile davacıdan ve mevcutta kooperatif ortağı olan hiçbir ortaktan dönüm başına 100.000,00.TL sulama ücreti alınması söz konusu olmadığını, alınan karar, davacıya hiçbir suretle zarar verecek nitelikte olmadığını, davacı, yönetim kurulunca m3 için 10 TL ile 20 TL arasında belirlenen ücret karşılığında tarım arazisini rahatlıkla sulamaya devam edeceğini, ihtiyati tedbir karar verilmesi için gerekli şartlar oluşmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine, haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2025 tarih, 2024/667 Esas ve 2025/493 Karar sayılı kararında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın "Davalı kooperatifin 25/06/2024 tarihli Genel Kurul Toplantısının 7.maddesinin iptali koşulları oluşup oluşmadığı, dava süresi, karar nisabı, dava şartları" noktasında olduğunu, Kooperatifler Kanunun 53 maddesi uyarınca iptali istenilen Genel Kurul Toplantı tarihinin 25/06/2024 tarihi olup, mahkemede açılan davanın ise 24/07/2024 tarihinde açılması nedeniyle 1 aylık süre içerisinde dava açıldığından davalı vekilinin hak düşürücü süre itirazının yerinde görülmediğini, Kooperatifler Kanununun 53. Maddesinde ise, Genel Kurul Kararlarına karşı iptal davası açabileceklerin ''Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri...'' olarak sayıldığını, davacı ortağın dava dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere iptali talep edilen toplantıda temsil edildiğini, davalı kooperatifin iptali talep edilen 7 no'lu gündem maddesinin sulama bedelinin yükseltilmesine ilişkin olup, "... Cazibeli sulamada ücretin yıllık olarak 300 TL/da ( Üç Yüz Türk Lirası) oy çokluğu ile kabul edilmiştir. Motopomp ile sulanan yerler için 1 m? 10 TL ile 20 TL arasında fiyat belirlenmesi konusunda Yönetim kuruluna oy çokluğu ile yetki verilmiştir. Yeni üye ve hisse arttırımında 100.000 TL/da (Yüz Bin Türk Lirası) ücret alınması oy çokluğu ile kabul edilmiştir." şeklinde olduğu, genel kurul toplantısında davacının red oyu kullanıp kullanmadığının açıkça belirtilmediği ve muhalefeti varsa tutanağa geçirilmediği anlaşıldığı, davacı tarafından iptali talep edilen uyuşmazlığa konu 25/06/2024 günlü Genel Kurulun 7 nolu gündem maddesinin niteliği dikkate alınarak "yoklukla malul olmasını gerektirir bir durumun olup olmadığı, iptal edilebilir kararlardan olup olmadığı, davacının Genel Kurul Tutanağında Muhalefet Şerhinin Tutanağa geçirilmediğine ilişkin iddiasının" tespiti açısından mahkemece ... Kaymakamlığı ilçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı Kooferatifin iptali talep edilen 25/06/2024 günlü Genel Kurul Toplantısına katılan Bakanlık temsilcileri tarafından düzenlenen raporların onaylı bir suretinin mahkemece gönderilmesi talep edilmiş olup, 18/03/2025 günlü yazı cevabı ekinde yer alan Bakanlık Temsilci raporunda "genel Kurul Toplantısı İle İlgili Belirtilmesi Gereken Hususlar Ve Temsilcinin Görüşü : S.S. ... Sulama Kooperatifi'nin 2023 hesap yılı olağan genel kurui toplantısı yapılmak üzere 22/05/2024 tarihinde toplantı ilanı asıldı. 25.06.2024 tarihinde saat 13:30'de ... Mahallesi .../... adresinde toplanılmış, Yönetim Kurulu Başkanı ... tarafından saat 13:30'da açılan toplantıda Divan Heyeti Başkanlığına ... Başkan Yardımcılığına ..., Kâtip Üyeliğe ... Oy Tasnifçiliğine ... oy birliği ile seçilmişlerdir. Bütün gündem maddelerinin, kanun ve anasözleşme hükümlerine uygun olarak görüşülmesinden sonra toplantı saat 17:00” de sona ermiştir." şeklinde belirtildiğini, bu rapora göre iptali talep edilen gündem maddesinin yer aldığı genel kurul toplantısının yasaya ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak görüşülmesinden sonra toplantının sona erdiğinin yazılı olduğunu, raporda davacının beyanlarının ve muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmediğine ilişkin bir tespitin yer almadığı, ticaret sicil müdürlüğü dosyası içerisinde bulunan hazunun listesinde de davacının 81. Sırada yer aldığı ve imzasının bulunduğunu, genel kurul toplantısına katılan davacının muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmediğine ilişkin olarak iddiasının yazılı delille ispat edilmesi gerekmesine rağmen aksini ispat için yazılı belge sunmadığını, bu kapsamda ise, davacının iptalini talep ettiği genel kurul toplantısına bizzat katılmasına karşın red oyunu ve muhalefetini tutanağa geçirmediğinden davacının iptal davası açması şartlarını taşımadığı ve dava şartının olmadığından davanın bu genel kurul yönünden dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının genel kurul kararı altında yer alan imzasına yönelik imza inkarınında bulunmadığından Yargıtay 11.H.D nin E:2018/3632 K: 2019/5154 sayılı ilamında da ("Dava, limited şirket genel kurul kararlarının iptaline ilişkindir. Limited şirketlerde genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü davalarında 6102 sayılı TTK’nın 622 madde atfıyla anonim ortaklıkların genel kurul kararlarının iptalini ve butlanını düzenleyen aynı Kanun’un 445 vd. maddeleri uygulanır. Anılan kanun hükümlerinde genel kurul kararının iptalini; toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin talep edeceği belirtilmiş olup, bu husus dava şartıdır.") şeklinde belirtildiği anlaşıldığından davacının davalı kooperatifin 25/06/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısının 7 nolu gündem maddesinin iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin karşı oyunun tutanağa geçirilmemesi oyunu kullanmasını engellemesi niteliğinde olduğundan davanın kabulü gerektiği, Kooperatifler Kanun 53. Maddesi uyarınca kanuna ana sözleşmeye, iyiniyet kurallarına aykırı kararların iptalini talep etmek için tutanağa muhalefet şerhi düşülmesinin gerekmediği, deliller toplamdan karar verildiği, mahkemece tanıkların dinlenmediği eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidildiğini, davalı Kooperatifin 25.06.2024 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan ve Kooperatif üyelerinin dönüm başına 5.000,00.TL olarak ödediği sulama bedelinin, 100.000,00.TL'ye yükseltilmesine ilişkin 7 nolu kararın, Kooperatifler Kanununun 52., Kooperatif Anasözleşmesinin 63. maddesinde belirtilen oy nisabına aykırı olduğunu, keza toplantıya katılıp olumsuz oy kullanan müvekkil ve varsa diğer üyelere ilişkin bu olumsuz oyların, oy sayılarının tutanağa geçirilmeyerek oy kullanma hakkına ve usule aykırılık yapıldığını, oy kullanma haklarının bu suretle engellendiğini, söz konusu kararla yapılan bedel artışı fahiş ve hiçbir somut veriye dayanmayıp afaki ve soyut olmakla, bilimsel metotlara dayanmamakla, bu suretle üyelerin mağduriyetine sebebiyet verir nitelikte olmakla iyiniyete aykırı olduğu hususları hep birlikte gözetildiğinde, muhalefet şerhi gerekmeden davanın açılabileceği açık olduğu halde, bu şart gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş olmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu sebeplerle hukuka aykırı Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına, açıklanan nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/667 E., 2025/493 K. Sayılı davanın reddine dair hukuka aykırı kararının kaldırılmasına, davalı Kooperatifin 25.06.2024 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 7 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2025 tarih, 2024/667 Esas ve 2025/493 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, Kooperatif Genel Kurul Kararlarının İptali talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53.maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiasında da bulunmayan davacının kararın yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmesi için, toplantıya katılması, ret oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davayı toplantıyı izleyen bir ayın içinde açması gerekmektedir.

Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davalı kooperatifin 25/06/2024 tarihli genel kurul toplantı tutanağında davacının toplantıya katıldığı, iptali talep edilen kararların oy çokluğu ile kabul edildiği, toplantı tutanağında kabul edilen maddelere ilişkin muhalefet şerhinin bulunmadığı, alınan karara karşı muhalefet şerhi bulunmayan davacının, 1163 sayılı yasanın 53. maddesi uyarınca kararın iptali için dava açma hakkı olmadığı, davacı muhalefet şerhlerinin yazdırılmadığını iddia etmiş ise de bu iddialarını ispata yeterli delil sunamadığı, böyle bir durumda, ortakların önce genel kurulu yöneten başkanlık divanına, bu olanaksız ise bakanlık temsilcisine başvurması, karşı oylarının yazılmasının engellendiğini ileri sürmesi gerektiği davacının böyle bir başvuruya dair iddiada bulunmadığı, bu durumda tanık beyanlarının aksini ispata yeterli kabul edilemeyeceği, tüm dosya kapsamından, alınan karara muhalefet edildiği, bu yöndeki istemlerinin genel kurul tutanağına yazılmasının engellendiğinin ispat edilemediği, sonuç olarak ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1).... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2025 tarih, 2024/667 Esas ve 2025/493 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 615,40.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 116,60.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 25/06/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.

... Başkan ... ¸e-imzalıdır

... Üye ... ¸e-imzalıdır

... Üye ... ¸e-imzalıdır

... Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/7, K. 2026/1891, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-7-e-2026-1891-k-c14524398cc2