Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/267 E. 2026/1191 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/267
Karar No
2026/1191
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/267

KARAR NO: 2026/1191

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/11/2022

NUMARASI: 2021/36 Esas - 2022/729 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/06/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalı adi ortaklık adına fatura düzenlediğini borcun ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını ancak takibe itiraz edildiğini, itirazın iptali ile takibin devamını, davalıların %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ...Adi Ortaklığı ile davacı arasında 29.12.2015 tarihinde akdedilen sözleşme kapsamında davacının ... nezdinde ihtiyaç duyulan içme suyunu temini, tankerle proje sahasına ve saha içinde gerekli yerlere taşınması, ... tankları ve sebillerin temini, dezenfektasyon işlerini üstlendiğini, davacının düzenlediği faturaların geçmiş dönem faturaları ile karşılaştırıldığını ve olağanüstü şekilde artış görüldüğünü, ancak tankerle getirilen içme suyu kullanımda artış yaşanmadığını, esasen tankerin iddia edilen kapasitede su alamayacağını, davacının böylece haksız kazanç sağladığını ve hususla ilgili İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/10 E. Sayılı dosyası ile kovuşturma başlatıldığını, bu nedenle sözleşmenin müvekkil tarafından feshedildiğinden hareketle davanın reddini ve davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, taraflara ticari defter ve belgelerini sunması için süre verildiği, davacı tarafça yerinde inceleme talep edildiği, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davacının sadece noter açılış kapanış tasdik sayfalarının ibraz edildiği ve defterlerin eksiksiz sunulmadığından davacıya ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığının tespit edilemediği, davalının ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, icra takibine konu davacı tarafça davalı adına 2018 Ağustos ayında toplamda 1.474 ton karşılığı 95.515,20 TL tutarlı içme suyu ile iş makinası kirası ve operatör bedeli olarak toplamda 68.120,49 TL tutarlı irsaliyeli fatura düzenlendiği ve faturaların teslim alan kısımlarının boş olduğu, davacı tarafça irsaliyeli faturaların teslim edildiğinin ispatlanamadığı, HMK 222/2.maddesinin " Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." şeklinde düzenlendiği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu tespit edilemediğinden faturaya dayalı alacağın varlığı bakımından delil olarak kullanılamayacağı, faturaların teslim alan kısımlarının boş olduğu ve davacı tarafça irsaliyeli faturalardaki malın davalıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı, bu haliyle davacı tarafça alacağın ispatlanamadığı, davacı tarafça mahkememize açılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verildiği, davacı tarafın icra takibinde kötü niyetli olduğu davalı taraflarca ispat edilmediği ve yasal şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karar ve gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, delillerin tamamının değerlendirilmediğini, taraflar arasındaki dava konusu su satışı hususunda bir sözleşme olduğu hususunun da ihtilafsız olduğunu, işbu geçerli sözleşmeye dayalı olarak tanzim edilen faturalar konusu suları teslim almadan faturaların defterlerine işlenmesinin söz konusu olamayacağını, huzurdaki davalar açılınca teslim edilen su miktarları ile faturaların uyuşmadığını iddia etmenin kötüniyet göstergesi olduğunu, davalıların hiç su teslim almadıklarını iddia etmediklerini, suları teslim aldıklarını ikrar ettiklerini, ancak miktarlar yönünden uyuşmazlık olduğunu belirttiklerini, ancak dosyaya bu yönde bir delil sunamadıklarını, bu iddia ve suçlamalarının da asılsız olduğunun yapılan ceza yargılaması sonunda ortaya çıktığını, faturaların tamamının su teslimine ait olmadığını, kira bedellerini de içerdiğini, tüm delillerin (davalı defterlerinin, Ağır Ceza Mahkemesinin beraat kararının) değerlendirilmeden, davalının soyut beyanları esas alınarak eksik incelemeye dayalı kararın hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :

Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.

İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından yukarda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; delillerin takdirinde haza edilip edilmediği noktasındadır. Davacı tarafça davalılar hakkında İstanbul .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile 4 adet fatura borcun sebebi gösterilerek toplam 163.635,69 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı , takip dayanağı fatura örneklerinin dosyaya eklendiği, borçluların itirazı üzerine, takibin durduğu ve eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir.

Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir.

Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.

Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir.

Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil edecek olup, bu ticari defter kayıtlarının aksinin aynı nitelikte yazılı delil ile ispatlanması gerekmektedir.

Somut olayda: davacı taraf bilirkişi incelemesine sadece ticari defterlerinin noter açılış kapanış tasdik sayfaları ile davalıya 2018 yılında düzenlediği 27 adet fatura örneği ibraz ettiği, ticari defterlerini ibraz etmediği, defterlerin eksiksiz sunulmadığından davacıya ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığının ve davalıya düzenlediği faturaların kendi ticari defterlerine kaydedilip edilmediğinin tespit edilemediği anlaşılmaktadır.

Davalının ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği belirlenmiştir. Takip konusu faturaların davalı ticari defterlerinde aynen kayıtlı olduğu, bilirkişi raporunda değinilmemekle birlikte rapor ekinde sunulan hesap hareketlerinden davalı tarafça davacıya 1.617.753,60 TL tutarlı iade faturası düzenleniği, davacının düzenlediği irsaliyeli faturalarda teslim alan kısımlarının boş olduğu belirlenmiştir.

Taraflar arasında 09.12.2015 tarihli su temin ve tedarik sözleşmesi akdedildiği, sözleşme süresinde ... nezdinde ihtiyaç duyulan içme suyunun temini, tankerle proje sahasına ve saha içinde gerekli yerlere taşınması, su tankları ve sebillerin temini ile dezenfeksiyonu işlerinin davacı tarafından üstlenildiği, 29/01/2018 tarihli sözleşme ve 02.02.2018, 07/04/2018 tarihli zeyilnamelerle tanker cinsi araçların operatörle birlikte davalıya tedarik edildiği, davalının fatura içeriği su miktarının gerçekte teslim edilenden çok daha fazla gösterildiğini, faturaların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunduğu anlaşılmakta olup, uyuşmazlık davacının faturalarda belirtilen mal ve hizmet edimini ifa edip etmediği noktasında toplanmaktadır.

Davalının şikayeti üzerine davacıya ait işletmeyi yöneten ...ve personeller hakkında dolandırıcılık suçlamasıyla açılan davada sanıkların beraatine karar verildiği görülmektedir. Yapılan bilirkişi incelemesinde davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının defterlerine kaydedildiği ve süresinde itiraz edilmediği, sonradan düzenlenen 1.617.753,60-TL iade faturasının davacı tarafından kabul edilmediği tespit edilmiştir.

Faturaların ticari defterlere ihtirazi kayıtsız olarak işlenmiş olması fatura içeriği mal ve hizmet ediminin teslim edildiğine karine teşkil etmekte olup aksinin faturayı defterlerine kaydeden tarafından yazılı delillerle ispatı gerekir. Davalı, kayıtlarına aldığı faturalarla ilgili usulsüzlük iddiasına dayalı olarak 12/07/2018 tarih 1.617.753,60-TL bedelli iade faturasını düzenlemiş olduğu görülmektedir.

Davacıya ait işletmeyi fiilen işlettiği anlaşılan...'ın imzaladığı tutanak başlıklı belgenin delil listesinde yer aldığı ancak dosyada fiziken bulunmadığı gibi uyap sisteminde de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak dosyaya emsal olarak sunulan aynı tarafların benzer uyuşmazlığına ilişkin İstanbul 10 ATM'nin 2021/42 e. 2022/83 K sayılı dosyasının istinaf incelemesine yapan İstanbul BAM 12 HD'nin 2022/1097 E.2025/366 K sayılı ilamında " 12/07/2018 tarih 1.617.753,60-TL bedelli iade faturasını düzenlemiş olup, dayanak olarak da davacıya ait işletmeyi fiilen işlettiği anlaşılan...'ın imzasının bulunduğu tutanak başlıklı belgeyi ibraz etmiştir. Bahsi geçen belgede davacının Aralık-2016/Mart-2018 dönemlerinde toplam 20.000 ton su karşılığı ilgili dönemlere ait birim fiyatları üzerinden davalı firmanın 1.497.920-TL alacaklandırıldığı, her iki tarafın da bu hususta mutabık kaldığı belirtilmiştir." tespitinin yapıldığı görülmektedir.

Davacı işletmeyi fiilen yönetin ...ve diğer sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik ve serbest meslek kişilerinin dolandırıcılığı suçundan yapılan kovuşturmada sanık...'ın "...... ve ... Bizden aldıkları suyu ...'ya teslim edildi gösterip, dışarıda yüzme havuzlarına, villalara, bahçelere vermişler. Paralarını almışlar, Ayrıca yıkamacı ...'a vermişler" şeklinde beyanda bulunmuştur. ...tarafından işletilen davacıya ait işletmeden davalıya teslim edildi gösterilen suyun başka yerlere satılıp bedelinin çalışanlarca alındığı kabul edilmiş durumdadır.

Bu durumda bahsi geçen karinenin aksinin ispat edilmiş olup fatura konusu malın teslim edildiğinin davacı tarafça ispatı gerekir. Teslim hususu usulünce ispat edilmiş olmadığından davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur.

Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şeklide karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/267, K. 2026/1191, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-267-e-2026-1191-k-d76c3452f523