İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/863 E. 2026/16 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/863
Karar No
2026/16
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/863 Esas - 2026/16 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GERKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/863 KARAR NO : 2026/16

...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/12/2024 KARAR TARİHİ : 13/01/2026

... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ : 02/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı tarafından müvekkili şirketten birçok kez yüklü miktarda malzemeler alındığını, davalı tarafından ödemelerin sürekli olarak aksatıldığını, cari hesabının günden güne büyüdüğünü, her geçen gün ödeme yapılacağı vaadiyle bekletildiğini ancak hiçbir zaman borcunun tamamını ödemediğini, müvekkili şirket sürekli olarak davalı şirketin ticari hayatının bozulmaması ve iflas etmemesi adına ödemeleri beklediğini ancak davalı şirket tarafından cari hesap kapatılmadığı gibi sürekli olarak cari hesabının arttığını, buna rağmen davalının piyasada yüklü miktarda işler yaptığını öğrendiğini, müvekkili iyiniyetle davalı şirketin ticari hayatının bozulmaması adına ödemeleri beklediğini, davalı tarafça müvekkilinin iyiniyetinin suistimal edildiğini, müvekkili şirket tarafından borçlu tarafça ödenmeyen fatura bedeli ile ilgili olarak ... sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını , takibe yetkiye ve borcun tüm ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu müvekkilinin alacağına kavuşamadığını , borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşın, alacakları sürüncemede kalmaması ve yapacakları icra takibinin sonuçsuz kalmaması açısından öncelikle teminatsız olarak, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde ise takdir edilecek teminat mukabilinde borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK’da ihtiyati haciz için aranan koşullar bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı/borçlu şirketin ... sayılı dosyasına yaptığı itirazlarının iptali ile takibin asıl alacak olan 1.299.504-TL fatura bedeli üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte takibin devamına ve haksız ve kötü niyetle borca itiraz eden davalı/borçlu şirketin %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN İZMİR ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASINDA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketten birçok defa yüklü miktarda malzeme alıp, ödemeleri sürekli aksattığını, cari hesabın büyüdüğünü, müvekkilinin her geçen gün ödeme yapılacağı vaadiyle bekletildiğini ancak hiçbir zaman borcun tamamının ödenmediğini, buna rağmen davalının piyasada yüklü miktarda işler yaptığının öğrenildiğini, müvekkilinin iyineyitinin suistimal edildiğini, müvekkili şirket ile ticari ilişkisi bulunan davalı şirket tarafından borcun bir kısmı olan 1.000.000,00-TL için.... Seri No'lu 27.02.2024 tarihli 1.000.000,00-TL bedelli çek keşide edilmiş ise de; davalı şirketçe; "çek hesabının müsait olmadığı ve çek bankaya ibraz edildiği takdirde davalının işlerinin tamamen duracağı ve müvekkile hiç ödeme yapamayacağı, borcu kabul ederek en kısa zamanda ödeme yapacağı" bildirildiğinden müvekkili şirketçe cari borcu tahsil edememe endişesi ile çek ibraz edilmediğini ancak davalı şirketin bugüne kadar herhangi bir ödeme yapmadığından bahisle davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı şirketin müvekkili şirkete yüklü miktarda borcu bulunduğunu, borcun tahsili adına davalıya karşı birden fazla icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz edilmesi üzerine .... Ticaret Mahkemesi'nde itirazın iptali davası açıldığını beyan etmekle, usul ekonomisi gereğince, aralarında fiili irtibat bulunan, tarafları aynı ve borcun dayanağının aynı cari hesap ilişkisinden kaynaklanmış olması sebebiyle...sayılı dosyasına yaptığı itirazların iptali ile takibin asıl alacak olan 1.000.000,00-TL bedel üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte aynı şartlarla devamına, davalı şirketin takip tutarının%20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA; Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava ve birleşen dava ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılmış itirazın iptali istemlerine ilişkindir. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. 28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK m.222 uyarınca ispatlamış olur. (... karar sayılı emsal ilamı) Mahkememizce tarafların tacir olmaları ve uyuşmazlığın niteliği dikkate alınarak ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenmiş 08/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; Davacının 2024 dönemine ait e defterlerinin usulüne uygun olarak GİB beraat kontrollerinin değişmemiş olması ve GİB şematron kontrollerinin başarılı olması nedeniyle kendisi lehine delil teşkil etmekte olduğu, ticari defterlerin incelenmesi neticesinde 29/03/2024 tarihli fatura tutarı olan 1.299.504,00-TL davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 2024 dönemi ticari defterlerinin dikkate alınması durumunda 31/12/2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan 3.533.155,98-TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Davacı tarafça anılan rapora itiraz edilmiş, asıl ve birleşen davalarda istenen toplam tutarın dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Bunun üzerine mahkememizce ek rapor alınmıştır. 09/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının 2024 dönemi ticari defterlerinin dikkate alınması durumunda 31/12/2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan 3.533.155,98-TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Benimsenen bilirkişi kök ve ek raporu ile sabit olduğu üzere davacının 2024 dönemi itibariyle davalıdan toplamda 3.533.155,98-TL alacaklı olduğu, asıl davada istenen asıl alacak tutarının 1.299.504,00-TL olduğu, birleşen davada istenen asıl alacak tutarının ise 1.000.000,00-TL olduğu anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davaya konu alacaklar faturaya dayalı olup belirgin nitelik taşıdığından davacının icra inkar tazminatı istemlerinin de kabulü gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada; a-Davanın KABULÜNE, Davalının .... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 1.299.504TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin anılan tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, b-Alacağın belirgin nitelik taşıdığı anlaşılmakla asıl alacağın %20'si tutarındaki 259.900,80TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Alınması gerekli 88.769,11-TL karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 15.096,63-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 73.672,48-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, d-Davacı tarafından yapılan 427,60TL başvuru harcı, 15.096,63TL peşin harç, 10.000,00TL bilirkişi ücreti, 282,00TL tebligat, posta masrafı olmak üzere toplam 25.806,23TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-AAÜT uyarınca belirlenen 199.930,56-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, f-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.600,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına, g-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 2-Birleşen davada; a-Davanın KABULÜNE, Davalının .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin anılan tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, b-Alacağın belirgin nitelik taşıması anlaşılmakla asıl alacağın %20'si tutarındaki 200.000,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Alınması gerekli 68.310,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 11.396,44-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 56.913,56-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, d-AAÜT uyarınca belirlenen 156.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, e-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.600,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına, f-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, avacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ....ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/01/2026

.... .

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/863, K. 2026/16, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-863-e-2026-16-k-85fe658a2d23