Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/355 E. 2026/1183 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/355
- Karar No
- 2026/1183
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/355
KARAR NO: 2026/1183
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/11/2022
NUMARASI: 2021/1090 Esas - 2022/1046 Karar
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/06/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı ... Anonim Ortaklığı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket tarafından ... numaralı Emtea Nakliyat Abonman Sözleşmesi ile sigortalanan ... ... A.Ş.'ye ait emtiaların, Çin'den Türkiye'ye nakliyesi işinin davalılar tarafından üstlenildiğini, Söz konusu emtiaların, ... nolu konşimento tahtında Çin'den İstanbul'a taşındığı sefer esnasında hasara uğradığını, söz konusu hasarın 1 nolu davalı taşıyıcı tarafından tutanak altına alındığını, Türkiye'nin de imzaladığı ve iç hukukun bir parçası haline getirdiği Uluslararası Havayolu ile yük taşınmasına ilişkin ... ve 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu'nun ilgili hükümleri gereğince, yükün kaybı ve zarara uğraması halinde zarara sebebiyet veren olay, hava yolu ile taşıma sırasında meydana gelmiş ise zarardan taşıyıcının sorumlu olacağını, fatura ve yapılan tespitler gereğince 20.983,63 TL sigortalı zararı, müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, TTK ve poliçe hükümleri gereğince, sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin TTK ilgili hükümleri gereğince davalılara rücu hakkının doğduğunu belirterek; 20.983,63 TL rücuen tazminat alacağının, sigortalıya ödeme yapılan 07.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 24.12.2021 tarihli dava dilekçesinde kendisi tarafından ... numaralı emtea Nakliyat Abonman Sözleşmesi ile sigorta teminatı kapsamına alınan sigortalısı ... .... A.Ş. 'ye ait emtiaların havayoluyla taşınmasının müvekkili şirket sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, taşıma konusu emtianın alıcısına hasarlı teslim edildiği ve söz konusu emtianın zarara uğramasında müvekkili şirketin sorumlu olduğunu iddia ederek huzurdaki davayı ikame ettiğini, bu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın red edilmesini talep etmiştir.
Davacının geçerliği bir sigorta poliçesi olduğunu ispat edemediğini, söz konusu taşımada davacının sigortalısı ... ... A.Ş.'nin gönderilen, ...Limited'in ise gönderici olduğu emtianın Çin'den Türkiye'ye taşınması sırasında hasara uğraması nedeniyle zarara uğradığını iddia eden sigortalısına ödeme yapan sigortacının öncelikle iş bu davada aktif husumet ehliyetinin var olması gerektiğini, sigortalı ... .... A.Ş.'nin taşıyana karşı herhangi bir alacak hakkı olması için öncelikle sigortalının dava konusu taşımadan zarar görmesi gerektiğini, dosya içerisindeki ekspertiz raporuna göre emtianın 23.11.2020 tarihinde yüklendiğini ve Atatürk Havalimanına 27.11.2020 tarihinde ulaştığını, davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu zeyilnamenin hava taşıması gerçekleştikten sonra yani davacı sigorta sözleşmesine konu rizikodan haberdar olduktan sonra düzenlediğini, davacının açıkça kötü niyetli olarak riziko gerçekleştikten sonra zeyilname düzenlediğini, söz konusu zeyilname ve sigorta poliçesinin geçerli bir sigorta koruması sağlamadığını, davacı tarafın her ne kadar davaya konu taşımanın Müvekkili şirket tarafından yapıldığını iddia etmişse de dosyada mübrez ... hava taşıma senedinden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirket taşıma ilişkisinin tarafı olmadığı gibi taşıma senedinde ismen bile yer almadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan taşıma evrakları incelendiğinde taşımanın hiçbir bölümünde müvekkili şirket tarafından üstlenilmediğini, dosya içerisinde bulunan ekspertiz raporunun kullanılabilmesi için ekspertizin tüm tarafların kabul ettiği üçüncü bir firmaya yaptırılması ve tüm tarafların ortak katılımı ile yapılması gerektiğini, söz konusu raporun müvekkili şirkete karşı kullanılmasının mümkün olmadığını, ekspertiz raporunun zarar gördüğü iddia edilen malın görülmeden masa başında hazırlandığını ve gerçek zararın hesaplanmadığını, davacının sigortalısının hasar ihbarını usulüne uygun yapmadığımı, iş bu taşıma kapsamında davacı taraf taşıyıcıya süresi içerisinde bildirimde bulunmadığını, ekspertiz raporuna göre poliçe şartı gereği Yo 10 ilave bedel hesaplandığını bu bedelin müvekkilinden talep edilmemesi gerektiği, davacının hasar hesaplamasını hangi kurdan hesapladığının belli olmadığını, her halükarda müvekkili şirketin yalnızca taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümleri kapsamında sorumlu olabileceğini belirterek; davanın esastan ve delil yokluğundan reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İhtilaf konusu taşımanın Çin ile Türkiye arasında gerçekleşen uluslararası bir taşıma olduğunu, bu nedenle dava konusu olaya uygulanacak 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'nin 31. Madde 2. Fıkrasına göre * Hasar durumunda, teslim almaya yetkili şahıs hasarın fark edilmesinden sonra derhal ve kargo halinde anılan tarihten itibaren 14 gün içerisinde taşıyıcıya şikayette bulunmalıdır.
Gecikme durumunda şikayet, kargonun kendi kullanımına verilmiş olması gereken tarihten itibaren 21 gün içerisinde yapılmalıdır' hükümlerinin mevcut olduğunu ancak hasarlı teslim olunduğu iddia edilen kargoyla ilgili olarak davacı tarafından müvekkili ortaklığa 14 günlük hak düşürücü süresi içinde ayrıca açıkça ve yazılı olarak bir ihbar yapılmadığını, bu sebeple davanın red edilmesi gerektiği, Kargo hasar raporuna göre, dava konusu kargonun muhteviyatında hasar olmadığını sadece dış ambalajın hasarlı olduğuna ilişkin tespit olduğunu, bu nedenle meydana gelen hasarın malın mahrecinden kaynaklandığına ilişkin karine olup, müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...davacı tarafın sigortalısına ait emtiaların taşımasına ilişkin sürecin davalı taraflarca üstlenildiği, davalı ...'nin düzenlendiği faturalar da dikkate alındığında acente olduğuna ilişkin pasif husumet itirazının yerinde görülmediği, akdi taşıyıcı olarak kabul edildiği, taşıma sırasında hasar gerçekleştiğine ilişkin ... tarafından düzenlenen zarar raporu olduğu, bu rapordan sonra davalı ...'ına ayrıca yazılı ihbar yapılmasına gerek olmadığını değerlendirildiği, eksper raporunda sigortalı tarafından malın satın alındığı yabancı firma ile ... (...) co. Ltd 'ye rücu ihtarnamesi gönderdiğinin belirtildiği, ancak dosya kapsamında sunulan rücu ihbarnamesinin olmadığı, davacı tarafın hasar tutanağı olması nedeniyle ayrıca ihbar yapılmasına gerek olmadığına ilişkin savunmasına davalı ... şirketi yönünden Montreal Konvasiyon hükümleri de dikkate alınarak yerinde görülmediği, bu nedenle iş bu davalı yönünden hak düşürücü sürede ihbar olmadığından davanın reddine karar verildiği, davalı ... yönünden ise davacı tarafından karşılanan zararın kadri matuf olması, sınırlı sorumluluk limit altında kalması, teminat kapsamında olması, ... tarafından düzenlenen zarar raporu ile ihbarın yapıldığının değerlendirilmesi, zararın taşıma sürecinde meydana gelmesi, sigorta şirketinin ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz talep edebileceği nedenleriyle açılan davanın davalı ... A.O yönünden kabulüne," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalı ... Anonim Ortaklığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararında, ... tarafından düzenlenen zarar raporu ile bu davalıya hasar ihbarının yapılmış olduğunun kabul edilmesine rağmen diğer davalı taşıyıcı ... ... A.Ş.'nin dava konusu hasardan haberdar olmadığının kabulünün haksız, hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, dosya konusu hadisede hasarlı emtiaları ...'dan teslim almış olan ...'in hasardan haberdar olmadığının söylenmesinin mümkün olmadığını, Yerel Mahkeme kararının, ... ... A.Ş. hakkında, hak düşürücü süre içerisinde ihbarda bulunulmaması sebebiyle usulden RET edilmiş olmasının hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın her iki davalı yönünden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı ... Anonim Ortaklığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hasar dosyasının tamamının tasdikli bir örneğinin dosyasına sunulmamasına rağmen yerel mahkemenin bu hususu dikkate almamasının istinaf sebebi olduğunu, davacının ihbarda bulunma yükümlülüğüne riayet etmemesine rağmen yerel mahkemenin bu hususu dikkate almadığını, davalı ortaklığın sorumluluğunun sınırlı olduğunu, cevap dilekçesi ekindeki kargo hasar raporundan da dava konusu kargonun muhteviyatında hasar olmayıp, sadece dış ambalajının hasarlı olduğuna ilişkin tespitin görüleceğini, bu nedenle meydana gelen hasarın malın mahrecinden kaynaklandığına ilişkin tespitin karine olduğunu ve davalı ortaklığın sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından istenebilecek faiz miktarının sınırı aşamayacağını, sınırı aşmamak kaydıyla, davacı tarafından ancak karar tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, yerel mahkemece takip tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin istinaf sebebi olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, havayolu taşımasına konu emtiada oluşan hasar bedelini sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği bu bedeli akdi ve fiili taşıyıcıdan rücuen tahsili istemidir.
Dosyaya toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile; davacı sigortalısı ... A.Ş'nin Çin ülkesinden TV Led paneli satın alıp ithal ettiği, taşıma konusunda alıcı ... ile ... A.Ş. Ve ... arasında üçlü bir ilişki bulunduğu, dosyaya sunulan ... faturalarının havaalanı yer hizmetlerine dair olduğu ancak ... numaralı... -ara hava yük senedi" ile ... nin taşıma sürecine akdi taşıyıcı olarak katıldığını gösterdiği, yine ... nin kendi taşıma senedini düzenlemiş oması, varma havalimanı masrafları faturasını kendi adına düzenlemiş olması gibi hususlar değerlendirildiğinde ... nin acente değil akti taşıyan olduğunu göstermektedir. Fili taşımanın ise ... tarafından yapıldığı sabittir.
Davacı sigortalısı ...'in yükün ithalatçısı olduğu, gönderilen sıfatının bulunduğu, ... ve ... faturaları ile taşıma sözleşmesinin tarafı ve gönderen sıfatının da bulunduğu, bu durumda ürünün hangi satış şekli ile satıldığından bağımsız olarak hasar ve faydanın yani menfaatin sigortalıda olduğu, buradan hareketle TTK 1472 hükmünce davacının aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
... tarafından tutulan ancak üzerinde herhangi bir imza bulunmayan 01/12/2020 tarihli hasar raporunda 25 kap dış ambalaj hasarı olduğu belirlenmiş, ... yetkilileri tarafından da 03/12/2020 tarihinde hasarlı malzeme raporu düzenlenmiştir.
Davacı taraf yükün havayolu taşıması esnasında zarar gördüğünü iddia etmekte, davalı ... süresinde ihbar edilmediğini, yükün sadece ambalajında hasar bulunduğunu, davalı ... ise kendisinin taşıyıcı olmadığını, kendilerine Montreal konvansiyonu gereği teslimden itibaren 14 gün içinde yapılmış bir hasar ihbarının bulunmadığını savunmaktadırlar.
Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.
Taşıma sözleşmesi, bir malın veya bir yolcunun belirli bir noktadan başka bir noktaya taşınması için akdedilen sözleşme olarak tanımlanabilir.(TTK 850/2) Doktrin ve yargı uygulamalarında taşıma sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen akitlerden olup yazılı şekil şartına tabi olmadığı kabul edilmektedir.
Taşıma senedi TTK 856-858 maddelerinde düzenlenmiş olup Taşımaya ait önemli hususların kayıt altına alındığı, taşıma açısından ispat fonksiyonu öne çıkan belgedir. TTK açısından taşıma senedi olarak adlandırılan senet TSHK m. 110-112 arasında hava yük senedi (Airwaybill), RDNİN (Rumeli demiryolları umuru nakliyesi hakkında nizamname) 5. maddede hamule senedi, deniz yolu ile eşya taşımada Konişmento, uluslararası taşımalarda CMR (Convantion relative contracat au contraact de transport international de marchandises par route) CMR_taşıma senedi (consignment note), CIM (convantion ınternetaionale concernant le transport des marchandises par chemin de fer) CIM-taşıma senedi, ... ve Montreal konvansiyonlarında ise Hava Yük Senedi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Eldeki uyuşmazlık dava dışı sigortalının yükünde oluşan zararın taşıyıcılardan rücuen tazmini istemi olmakla taşıyıcıların sorumlulukları sözleşme ve havayolu taşıması olmakla Montreal konvansiyonuna tabidir. Dosyada taraflar arasında yapılmış yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmamaktadır. Bu durumda dava dışı sigortalının düzenlediği fatura ve davalıların düzenlediği hava yük senedi (Airwaybill), üzerindeki kayıtlar taşıma sözleşmesinin koşullarını belirlemekte belirleyici olacaktır.
Montreal sözleşmesi Md.31/2'de "Hasar durumunda, teslim almaya yetkili şahıs hasarın fark edilmesinden sonra derhal ve en geç, kontrol edilmiş bagajlar durumunda alınan tarihten itibaren yedi (7) gün içerisinde ve kargo halinde de anılan tarihten itibaren on dört (14) gün içerisinde taşıyıcıya şikayette bulunmalıdır.
Gecikme durumunda şikayet, en geç bagaj ya da kargonun kendi kullanımına verilmiş olması gereken tarihten itibaren yirmi bir (21) gün içerisinde yapılmalıdır.” Bu doğrultuda hasarın davalı taşıyıcılara yazılı olarak bildirilmesi ve bu işlemin 14 gün içerisinde yapılması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta ürünlerin ambalajında meydana gelen hasarın fiili taşıyıcı ... tarafından bizzat tutanak altına alınmış olmakla bu davalı yönünden artık süresinde ihbar yapılmadığının ileri sürme imkanı yoktur.
Diğer akdi taşıyıcı ... yönünden ise süresinde yapılmış bir ihbar olmadığı sabittir. Onun hasarı bilebilecek durumda olduğu yönündeki davacı iddialarına sözleşmenin 31. Maddesi karşısında itibar etme imkanı bulunmadığından bu davalı yönünde davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
Dosyaya kazandırılan denetime elverişli bilirkişi rapor ve ekspertiz raporu ile taşıma konusu yükün Çin ülkesinden Türkiye'e taşıması esnasında hasarın meydana geldiği, hasarın dıştan gözleminin hasar tespit raporu ile belirlendiği, içerik denetimin sigortalı tarafından bilahare yapıldığı, 18 adet ürünün kırılarak zayi mertebesinde hasarlı olduğu, kanvansiyonun 22. Maddesi gereği hasarlı yük miktarının 5.283,75 KG x22 SDR nin davacının katlandığı tazminat miktarının çok üstünde olduğu belirlenmiş olmakla davalının istinaf isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince davalı ... ... yönünden gerekçesi belirtilerek davanın reddine dair kararın birinci bendi ile hüküm kurulmuş, diğer davalı ... yönünden davanın kabulüne dair gerekçe oluşturularak ikinci bendi ile kabul kararı verilmiş olmasına rağmen ikinci bendin son cümlesinde "davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" şeklinde maddi hatadan kaynaklı hüküm kurulduğu, bahsi geçen maddi hatanın karar yerinde düzeltme imkanı bulunduğundan bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı ... Anonim Ortaklığı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı ve davalı ... Anonim Ortaklığı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı ... Anonim Ortaklığı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davalı ... Anonim Ortaklığı'ndan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı ve davalı ... Anonim Ortaklığı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 10/06/2026