Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/436 E. 2026/1354 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/436
Karar No
2026/1354
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/436

KARAR NO: 2026/1354

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16/06/2022

NUMARASI: 2016/1132 Esas - 2022/398 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/06/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalılar arasında ...'ya ait olan ... İskele alanını kullanmak üzere anlaşma yapıldığını, bu alanın kullanılması karşılığında ... İskelesinin yanında gerektiğinde arabalı vapur yanaşabilecek, hali hazır ile de bir bütün teşkil edecek şekilde bir iskele yapılması ve bu iskelenin bütün masraflarının ve gerekli izinlerinin davalılar tarafından karşılanmasını içeren anlaşma olduğunu, ancak davalılar taahhütlerine aykırı olarak iskele yapılmadığı gibi kullanılan alana ilişkin davacıya hiçbir surette ödeme yapılmadığını, davalılara yapılan uyarılara herhangi bir yanıt verilmediğini, .... Noterliğince yapılan ihtarnameye cevap verilmediğini, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, borçlular tarafından yapılan itirazlar ile takibin durdurulduğunu beyanla .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... .... A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının sözünü ettiği inşaat işini...'den ihale yolu ile ... iş ortaklığının aldığını, ihaleyi alan iş ortaklığı yapım işini taşeron firmaya verdiğini, bu işi alt işveren olarak ... Şti'nin aldığını, davalı şirketin bu işle ilgili çalışma yapmadığını, davalı şirketin deniz inşaatı olarak ...'nın deniz dolgu işini aldığını, 22/12/2014 tarihinde davacı ... ile sözleşme imzaladıklarını, davacının bu sözleşmeye istinaden ... iskelesinin ve depolama alanının bir bölümünün kullanımını 30/04/2015 tarihine kadar davalıya vermeyi taahhüt ettiğini, fakat davacı taahhüdünü yerine getirmediğini beyanla davanın reddine, vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .... A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu icra dosyasından davalı şirkete gönderilen ilamsız icra takibindeki ödeme emrinde davalı şirketin borçlu olarak gösterilmediğini, davalının dosyanın bağımsız tarafı olmadığını, bu takip dosyasında davalının da içinde bulunduğu Adi Ortaklık ve ... .... A.Ş olarak gösterildiğini, adi ortaklığın bir tüzel kişiliğinin bulunmadığı nı, davacı ile davalı arasında sözleşmesel bir ilişkinin bulunmadığını beyanla davanın reddine ve dava tutarının %20'sinden az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatı ödemesine, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .... A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalının dosyanın bağımsız tarafı olmadığını, borçlu olarak davalının da aralarında bulunduğu Adi Ortaklık ve ... .... A.Ş olarak gösterildiğini, .... İcra Müdürlüğünün ... esas ve ... esas sayılı dosyalarda kendilerinin yaptığı itirazların yer almadığını beyanla davanın reddine, dava tutarının %20'inden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... A.Ş. Vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Açılan dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın mahiyeti gereği başlatılan icra takibiyle birebir bağlı olup .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında ... A.Ş.-... Ltd.- ... A.Ş. ... borçlu olarak gösterilmiş ise de adi ortaklığın tüzel kişiliğinin olmaması nedeniyle icra mahkemesine açılan davada adi ortaklık yönünden çıkartılan ödeme emrinin iptaline karar verilmiş, karar tarihinden sonra davacı tarafça yeniden ödeme emri düzenlenmediği gibi İcra Müdürlüğünce bu tarihten sonra yapılmış bir icrai işlem de bulunmamakta olup icra takip dosyasında usulüne uygun çıkartılmış ödeme emri, bu ödeme emrinin tebliği yasal süresi içinde yapılmış itiraz gibi usuli şartlar mevcut olmadığından davalılardan .... A.Ş., ... A.Ş. Yönünden açılan davanın itirazın iptali davasına özgü usuli şartlar mevcut olmadığından usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalılardan ... yönünden dosyanın esasına girilecek olursa davacı taraf, icra takip dosyası ile ... iskelesinden yapılan 613 sefer ve taşınan hafriyat için ödenmeyen palamar ücretini talep etmekte olup davacı ile davalı ... A.Ş. Arasında 22.12.2014 tarihli protokol imzalanmış olmakla davalı yüklenici dolgu alanı kapsamında geçici iskelenin yapımını davacı ise iskelenin kullandırılması yükümlülüğü altına girmiştir.

Harita Mühendisi bilirkişi tarafından koordinatların uygulanmasıyla dava konusu olan rıhtım yapısının fiilen oluşturulmuş olup yasal olarak dolgu veya iskele alanı olmadığı, davacı ile ...arasında 05.07.2011 tarihinde kullanma izin sözleşmesi bulunup bu sözleşme nin 402,83 M2 alana sahip ... iskelesi kullanım hakkı ile ilgili olduğu, denizin doldurulması ve kazık çakılması suretiyle fiilen oluşturulan rıhtım yapısı ile bu 402,83 m2'lik alanın bir ilgisinin bulunmadığı, aynı dolgu alanı ile ilgili olarak İstanbul 9. ATM'nin 2017/125 Esas - 2020/722 Karar sayılı dosyasında da bilirkişiler tarafından davacının kullanımına tahsis edilen ile geçici iskele alanın bir ilgisinin bulunmadığı tespiti yapılmış olduğundan davanın reddine karar verilmiş olduğu, davacı ile davalı ... arasında imzalanan protokolde ... tarafından iskelenin kullanımına izin verilmiş ise de davacının, rıhtım yapısı yasal olmadığından kendisinde olmayan kullanım hakkını sözleşme konusu yapamayacağı davalının herhangi bir kullanım ücreti borcu altında olmayıp sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın esastan reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra müdürlüğünce yapılan bir maddi hata sonucu ödeme emri ortaklık adına ve adresine gönderildiğini ve adi ortaklığı oluşturan şirketlere icra emri gönderildiğini, İcra müdürlüğünce talepleri üzerine adi ortaklığı oluşturan şirketlerin her biri adına ayrı ayrı ödeme emri gönderildiğini, ödeme emirleri her üç şirket tarafından 27.05.2015 tarihinde tebellüğ alınarak dosyaya itiraz dilekçeleri sunulduğunu, mahkemece davalılardan .... A.Ş., .... A.Ş. ve .... A.Ş. yönünden "itirazın iptali davasının usuli koşullarının mevcut olmadığı" ve "29.05.2015 tarihinden sonra yeniden ödeme emri gönderilmediği" gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu itiraz dilekçelerinde, borçlular tarafından icra emrinin ikinci kez -bu kez ortaklığa hitaben değil bütün şirketler bakımından ayrı ayrı- 27.05.2015 tarihinde tebellüğ edildiğini ve bu cihette itirazda bulunulduğunu, icra dosyasından adi ortaklığı oluşturan her bir şirket bakımından ikinci kez ayrı ayrı ödeme emri gönderildiğini ve bu işbu ödeme emirlerinin 27.05.2015 tarihinde davalı borçlularca tebellüğ alındığını, bu bağlamda somut olayda itirazın iptali davası açılması bakımından usuli şartların gerçekleşmediği yönünde verilen kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, icra müdürlüğünce ilgili tebliğ mazbatasının dosyaya eklenmemesi durumu söz konusu ise usul ekonomisi gereği mahkemece bu durumun araştırılması gerektiğini ve bu çerçevede ilgili ... müdürlüğünden tebliğ mazbatasının akıbeti hususunda bilgi talep edilmesi gerektiğini, itirazın iptali davası açılması için gerekli usuli koşullar mevcut olduğunu, davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık ile davacı şirket arasında sözleşme imzalandığını, davalı şirketler işbu sözleşme kapsamında davacı şirketten hizmet aldığını ve kullanım hakkı ...’ya ait olan alanı kullandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda mahkemece yazılan müzekkereye cevaben TDİ tarafından gönderilen tarife kapsamında hesaplama yapılması gerekirken bu çerçevede gerekli inceleme yapılmadığını, davacı şirketin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında verilen hizmet karşılığında ücret talep edebileceğinin açık olduğunu ve davacı şirket sözleşme olmasa dahi her halükarda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun m.20 hükmü uyarınca ücrete hak kazandığını, davacı şirket ile aralarında imzalanan protokole aykırı olarak yapması gereken ödemeleri yapmadığını ve davaya konu icra takibinin başlatılmak durumunda kalındığını, hükme esas alınan bilirkişi 2. ek raporunda davaya konu talepleri bakımından hesaplama yapılmadığını, söz konusu rapor eksik inceleme neticesinde düzenlendiğini, davacı şirket tarafından, davalılar yararına iş görme faaliyeti yürütüldüğünü ve kullandırmalar için davacı şirketin ücret talep etmesinin ticari hayatın gereği olduğunu, davacı şirketin davaya konu alanda kullanım hakkına sahip olduğunu ve dava konusu alanın davalılar tarafından kullanılması neticesinde ücret talep edebileceğini, bilirkişi 2. ek raporunda bu husustaki talepleri çerçevesinde herhangi bir hesaplama yapılmamasının hatalı olduğunu ve mahkemece bu kapsamdaki itirazlarına itibar edilmediğini, bahse konu tarife kapsamında hesaplama yapılması gerekirken dosyaya celp edilen tarifenin somut olay bakımından uygulanamayacağı kanaatiyle bilirkişi 2. ek raporunda hesaplamanın yapılmadığını ancak bahse konu tarifenin hesaplamaya esas alınıp alınamayacağı hususunda hukuki değerlendirme yapma yetkisinin mahkemeye ait olduğunu ve bilirkişi heyetinin görevi dosyaya ibraz edilen belgeler ve bahse konu tarife kapsamında hesaplama yapması gerektiğini, taraflarınca bilirkişi 2. ek raporunun hükme esas alınmamasını ve yeni bir inceleme yapılarak yeni bir rapor düzenlenmek üzere dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdinine karar verilmesi talep ettiklerini, yeni bir rapor düzenlenmesi yönündeki taleplerinin kabul edilmemesi halinde dosya kapsamı, dosyaya celp edilen ücret tarifesi kapsamında hesaplama yapılmak üzere ek rapor düzenlenmesi için dosyanın aynı heyete gönderilmesinin mahkemeden talep edildiğini ancak mahkemece, bu husustaki itirazlarına itibar etmeyerek eksik inceleme ile hatalı karar verdiğini, davaya konu alanın kullanımı davacı şirkete ait olan alanla ilgili olmadığını ve davacının "kendisinde olmayan kullanım hakkını sözleşme konusu yapamayacağı" yönündeki gerekçenin yerinde olmadığını, mahkeme gerekçesinin aksine, dava konusu alan üzerinde davacı şirketin kullanım hakkı mevcut olduğunu ve bu hak yasal ve meşru sözleşmelere dayandığını, söz konusu alanın davalı şirketlerce kullanım neticesinde davacı şirket ücrete hak kazandığını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, palamar ücreti alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.

İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davalılardan.... A.Ş., ....A.Ş. ve ....A.Ş. yönünden açılmış olan davanın özel dava şartları bulunmadığından usulden reddine, davalı ... ....A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalılardan.... A.Ş., ....A.Ş. ve ....A.Ş. yönünden davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olup olmadığı, davalıların kullandığı yerin davacıya tahsis edilen yer olup olmadığı, davalıların icra takibine konu palamar ücreti nedeniyle davacıya borçlu olup olmadığı noktalarındadır.

Davacı alacaklı tarafından davalılar hakkında, .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyası ile " 06.04.2015 fazlaya ilişkin tüm talep, tazminat ve zarar talepleri saklı kalmak kaydı ile borçlu şirketlere air Işık3, ..., ... ve ... ... Gemileri ile kullanım hakkı müvekkil şirkete ait olan ... İskelesinden yapılan toplam 613 sefer ve taşınan toplam 898,200 hafriyat için ödenmeyen palamar ücreti''" nedeniyle toplam 1.069.459,05 TL alacağın tahsili istemiyle 11.05.2015 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalıların itirazı üzerine takip durmuştur.

Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

Davacı taraf, İBB'nin hüküm ve tasarrufunda bulunan iskeleler üzerinde sınırlı ayni hak tesis eden kullanım hakkı sözleşmesi imzaladığını, uyuşmazlığa konu ... iskelesinin de bu iskelelerden olduğunu, bu iskelenin ve arka alanlarının tasarruf hakkının kendisinde olduğunu, davalı şirketlerin...'nin ihale komisyonunun 05/06/2013 tarih ve 55 sayılı kararı ile... Su Ürünleri Hal Dolgu Alanı Tahkimatı ve Balıkçı Barınağı işini ihale yolu ile aldıklarını, bu iş kapsamında kullanılacak olan malzemelerin deniz yolu ile nakli için davalıların ... İskelesi alanını kullanmak üzere başvuruda bulunduğunu ve varılan anlaşmaya göre bu alanın kullanılması karşılığında davalıların ... İskelesinin yanında gerektiğinde arabalı vapur yanaşabilecek şekilde iskele yapılması ve bunun bütün masraflarının davalılar tarafından karşılanması konusunda anlaştıklarını, davalıların taahhütlerine aykırı olarak iskele yapmadıklarını ve kullanılan alana ilişkin hiçbir ücret ödemediklerini belirterek, ... iskelesinden yapılan toplam 613 sefer ve taşınan toplam 898.200 ton hafriyat için ödenmeyen kullanım ve palamar ücretinin tahsili için yapılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına davalıların yaptığı itirazların iptalini talep etmiştir.

Mahkemece alınan bilirkişi ek raporunda, dava konusu alanın hiçbir yerinde dava dışı...'ın kullanım hak ve yetkisi olmadığı, denizin doldurulması suretiyle oluşturulmuş olan rıhtim yapısının yasal olmadığı, üzerinde davacı ... A.Ş.'nin hiçbir fiili kullanım hak ve yetkisi olmadığı, ... ... terminal binası ve çevresindeki 17.403,72 m2 dolgu alanın kullanım hakları iskele ve terminal alanı olarak kullanılmak üzere davacı ... A.Ş.' ye ait olduğu, davacı ... .... A.Ş. ile davalılardan ... .... A.Ş. arasında mevcut protokol neticesinde, davacının iskele kullandırma borcunu, davalının ise iskele yapma borcunu üstlendiği, imar izni alınamadığı, dava konusu alanın ticari kazanç amacı güdülerek, gemilere ve yüke hizmet verecek şekilde yük elleçleme ekipmanları ve personel ile donatılmış bir depolama alanı olarak kabulünün mümkün görülemediği, bu sebeple depolama bedeli istenemeyeceği, keza bu şekilde limancılık faaliyeti varsa, buna esas olabilecek bir tarife de dosyada bulunmadığı, iskele kullanım bedeli hesaplaması için gerekli olan, acentelere verilmiş bir fiyat listesinin dosyada bulunmadığı, davacı tarafça yapılan 3 sayfalık listenin hesaba esas alınamayacağı, dosyada hesaba ilişkin, gemi kaptanı, yükleten, acenta gibi ilgililerin imzasını içeren, usulüne uygun bir Olgular tutanağı (Statement Of Facts) bulunmadığı, yine limandaki süreyi hesaplamada kullanılabilecek, kaptan tarafından hazırlanmış bir Hazırlık mektubu (Notice Of Readiness) dosyada görülemediği, charter sözleşmesi (charter party) olarak adlandırılan eşya taşımasına ilişkin sözleşme benzeri eşyanın taşındığı gemi ve sefer bilgilerini, taşıma şartları, her bir geminin yanaşma yerinde ne kadar zaman geçirdiği açık ve tereddütsüz şekilde gösteren bir sözleşmenin de dosyada bulunmadığı, dava konusu alanın hiçbir yerinde...'ın kullanım hak ve yetkisi olmadığı, davacı ile ...arasında 05.7.2011 tarihinde imzalanmış bulunan Kullanma İzin Sözleşmesi 402,83 m2 alana sahip mevcut ... İskelesinin kullanım hakkı ile ilgili olduğu, bu alanın dosyada mevcut ... İskelesi paftasında A ile işaretli koordinatları verilmiş 15-16-17-18 noktaları ile çevreli 402,83 m2'lik taralı alan olduğu, dava konusu olan ve yasal izinleri alınmadan denizin doldurulması ve kazık çakılması suretiyle oluşturulmuş olan rıhtım yapısı ile bir ilgisi olmadığı, söz konusu rıhtım yapısı ile ilgili olarak, ...ile imzalanmış olan .... Noterliği 15.01.2018 tarihli, ... sayılı Kayıtlı Ön İzin Sözleşmesi'nin sadece plan ve projelerin hazırlanması ve onaylatılması süreci için olduğu, kullanım veya tasarruf hakkının verilmesi söz konusu dolmadığı, ... İskelesi paftasında ... ile işaretli koordinatları verilmiş ........ noktaları ile 17.403,72 m2'lik taralı alanın kullanım hakkı iskele ve terminal alanı olarak .... Noterliğinden onaylı 01.11.2010 gün ve ... sayılı sözleşme ile 30 yıl süreyle ... A.Ş.' ye ait olduğu tespit edilmiştir.

İlk derece Mahkemesince, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında ... A.Ş., ... A.Ş. ... borçlu olarak gösterilmiş ise de adi ortaklığın tüzel kişiliğinin olmaması nedeniyle icra mahkemesine açılan davada adi ortaklık yönünden çıkartılan ödeme emrinin iptaline karar verildiği, karar tarihinden sonra davacı tarafça yeniden ödeme emri düzenlenmediği gibi İcra Müdürlüğünce bu tarihten sonra yapılmış bir icrai işlem de bulunmamakta olduğundan icra takip dosyasında usulüne uygun çıkartılmış ödeme emri, bu ödeme emrinin tebliği yasal süresi içinde yapılmış itiraz gibi usuli şartlar mevcut olmadığından davalılardan .... A.Ş., ... A.Ş. yönünden açılan davanın itirazın iptali davasına özgü usuli şartlar mevcut olmadığından usulden reddine karar verilmişse de, dava konusu icra dosyasının incelenmesinde, davacı vekili tarafından davalılara tebligat çıkartılması talep edildiği, adi ortaklığı oluşturan .... A.Ş., ... A.Ş. 'ye tebligatların yapılarak süresi içinde takibe itiraz etmiş oldukları görülerek, Mahkemece bu davalılar yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsizlik görülmüştür.

Somut olayda, davacı ile davalı ... A.Ş. arasında 22.12.2014 tarihli protokol imzalanmış olup, söz konusu protokole göre davalı dolgu alanı kapsamında geçici iskelenin yapımını davacı ise iskelenin kullandırılması yükümlülüğü altına girmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava konusu olan rıhtım yapısının fiilen oluşturulmuş olup yasal olarak dolgu veya iskele alanı olmadığı, davacı ile ...arasında 05.07.2011 tarihinde kullanma izin sözleşmesi bulunup bu sözleşmenin 402,83 m2 alana sahip ... İskelesi kullanım hakkı ile ilgili olduğu, denizin doldurulması ve kazık çakılması suretiyle fiilen oluşturulan rıhtım yapısı ile bu 402,83 m2'lik alanın bir ilgisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

Her ne kadar davacı kullanma hakkı bulunan ... İskelesinin kullanılması sebebiyle davalılardan ücret talep etmişse de, davacının egemenliği altındaki iskelenin kullanılması sebebiyle talep ettiği palamalar ücretinin, kullanımın davacı egemenliğindeki iskelede gerçekleştirilmediği, davalılar tarafından hazırlanan dolgu alanı ve rıhtım üzerinden kullanımın gerçekleştiği anlaşıldığından davacının ücreti talep etme hakkı bulunmadığı, aynı konuda taraflar arasındaki İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/125 E., 2020/722 K. sayılı dosyasında da, kullanımın davacı egemenliğindeki iskelede gerçekleştirilmediği, davalılar tarafından hazırlanan dolgu alanı ve rıhtım üzerinden kullanımın gerçekleştiği anlaşıldığından, davacının palamar ücreti talep etme imkanını bulunmadığından davanın reddine karar verilerek kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05.02.2026 tarihli, 2025/6925 E., 2026/755 K. Sayılı dosyası ile onanarak keşinleştiği görülerek, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalılardan.... A.Ş., ....A.Ş. ve ....A.Ş. yönünden açılmış olan davanın özel dava şartları bulunmadığından usulden reddine karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın davalılardan.... A.Ş., ....A.Ş. ve ....A.Ş. yönünden açılmış olan davanın özel dava şartları bulunmadığından usulden reddine karar verilmiş olması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 12.910,70 TL harcın mahsubuyla kalan 12.178,70 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı.... A.Ş. tarafından yapılan 600,00 TL bilirkişi ücreti, 150,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 750,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

5-Davalı .... A.Ş. tarafından yapılan 600,00 TL bilirkişi ücreti, 50,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 650,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

6-Davalı .... A.Ş. tarafından yapılan 1.200,00 bilirkişi ücreti, 40,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.240,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

7-Davalı ... .... A.Ş. tarafından yapılan 600,00 TL bilirkişi ücreti, 55,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 655,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 70.214,56 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ....A.Ş.'ye verilmesine,

9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ....A.Ş., ....A.Ş. ve ....A.Ş.'ye verilmesine,

10-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,

11-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;

a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 492,00 TL, posta ve tebligat gideri 298,00 TL olmak üzere toplam 790,00 TL yargılama masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

c-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.24/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/436, K. 2026/1354, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-436-e-2026-1354-k-0419d148de17