Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/558 E. 2026/1497 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/558
Karar No
2026/1497
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/558

KARAR NO: 2026/1497

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/02/2023

NUMARASI: 2020/574 Esas - 2023/87 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;araflar arasında 10/02/2020 tarihinde ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... Parselde kayıtlı arsanın ve bu arsa üzerinde inşa edilen fabrika binası niteliğindeki taşınmazın satışını ihtiva eden Taşınmaz Satış Protokolü imzalandığını, bu protokolün her iki tarafa edimler yüklediğini, protokolde belirlenen bedelin tamamının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibinin davalı tarafın itirazı üzerine durduğunu, takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, bu sebeple davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddini, müvekkilinin dava konusu taşınmazı 12/02/2020 tarihinde satın aldığını, tapu devrinin gerçekleştiğini, davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, davanın tümüyle reddini, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...İncelenen defter ve kayıtlardan, kiracı tarafından çekişmeli döneme ilişkin taraflardan herhangi birine kira ödemesi yapıldığına dair bulguya rastlanmamıştır. Her ne kadar maddenin kaleme alınış biçiminden, kira ödemelerinin davalı tarafından tahsil edilmesi şartıyla davacıya ödeme yapılacağı anlamı çıkmakta ise de; TBK'nın 310.maddesi uyarınca devir ile beraber kira bedelini tahsil etme yetkisinin yasal olarak davalıya geçtiği, davalıya ödeme yapılmaması durumunda davacı tarafından kiracıya karşı hak iddia edilemeyeceği göz önüne alındığında tahsil edilmemiş olsa da muaccel kira bedelinin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Bununla beraber, kira sözleşmesine göre kira bedeli "bir önceki ayın son haftası" ödenecektir. Takip tarihinin 10/07/2020 olması karşısında, takip tarihi itibari ile muaccel olmayan Ağustos ayı kira bedelinin davacı tarafından talep edilemeyeceği dikkate alınarak, 5 aylık kira bedelinden davalı sorumlu tutulmuş, davalının ödediği bedeller ise ödemekle yükümlü olduğu bedelden tenzil edilerek ve resen faiz hesaplaması yapılarak davanın kısmen kabulüne," karar erilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda; "takip tarihinin 10/07/2020 olması karşısında, takip tarihi itibari ile muaccel olmayan Ağustos ayı kira bedelinin davacı tarafından talep edilemeyeceğinin" belirtildiğini, taraflar arasında akdedilmiş olan "taşınmaz satış protokolü"nün "d) satış bedeli ve ödeme şartları" başlığı altında 3,b bendi "mevcut kiracılardan .... Şti. Kira ödemelerine karşılık, alıcı Peşin ödenecek 140.000 TL tutarı mevcut kiracılardan Mart 2020 ile Ağustos 2020 dönemleri arasındaki kira ödemelerine teminat olarak tutacaktır. Kira ödemeleri alıcı tarafından düzenli tahsil edildikçe ... hesabı üzerinden SATICI firmaya ödeme yapılacaktır.

Kira tutarı satıcı tarafından tahsil olursa 140.000 TL üzerinden mahsup edilecek ve buna ilişkin aynı tutarda alıcı tarafından satıcı ya iade faturası düzenlenecektir. Mezkur kiracının Ağustos 2020 tarihinden önce herhangi bir sebeple mecuru tahliye etmesi halinde bu maddeye göre hesaplanacak bakiye tutar derhal satıcıya ödenecektir." şeklinde düzenlendiğini, tarafların tacir olması hususu birlikte değerlendirildiğinde Ağustos 2020 kirasının da muaccel hale geldiğini, tacirin bilgisizliğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağını, icra takibi tarihinde Ağustos 2020 yılına ait kiranın muaccel olmadığından bahisle istenemeyeceğine kararı verilmesinin, kabulünün mümkün olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetkili icra müdürlüğünde takip başlatılmadığını, ayrıca yetkili mahkemede de dava açılmadığını, davanın usulden reddi gerekirken, esasa girilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının iddia ettiği geçersiz taşınmaz satış protokolü dikkatte alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, tapu devri yapıldığını, resmi senette satış bedelinin ödendiği anlaşıldığından bu nedenle de davacının davalı şirketten bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, ancak mahkemece bu hususa dikkat edilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davalı şirketin satışla ilgili davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, davacı adına ...'ye yapılan ödemelerin satış bedeli olarak kabul edilmesi gerektiğini, ödenmeyen kira bedellerinden davalı şirketin sorumlu tutulmasının aykırılık teşkil ettiğini, mahkemece sözleşme maddelerine göre çelişkili değerlendirme yapıldığını, davacının muaccelliyet kesbetmemiş alacak talebinde bulunduğunu, bilirkişi raporlarına ilişkin itirazlar nazara alınmaksızın hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece hatalı hesaplamalar yapılarak hüküm kurulduğunu, davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, mahkeme kararının gerekçeli karar niteliğinde olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :

Dava; ticari satım sözleşmesine konu taşınmaz bedelinden bakiye kısmın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı ve davalı istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, delilerin takdirinde hata edilip edilmediği, davanın ispat edilip edilmediği noktasındadır.

Davacı satıcının mülkiyetinde bulunan ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... Parselde kayıtlı arsanın ve bu arsa üzerinde inşa edilen fabrika binası niteliğindeki taşınmazın satışına ilişkin taraflar arasında 10/02/2020 tarihli Taşınmaz Satış Protokolü imzalandığı, taşınmazın tapu sicili müdürlüğü huzuruna satışının 12/02/2020 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.

Davacı tarafça davalı hakkında.... İcra müdürlüğünün ... Esas dosyası ile "10/02/2020 düzenleme tarihli sözleşme" borcun sebebi gösterilerek 60.133,89 TL ilk taksit alacağı ifa edilmeyen kısmı, 3.375,32 TL işlemiş faizi, 140.000 TL sözleşmenin ifa edilmeyen alacak ve 474,66 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 203.983,87 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun yetki ve borca itirazı üzerine duran takibin devamı için eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın 28/10/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

10/02/2020 tarihli Taşınmaz Satış Protokolünün uyuşmazlığı ilgilendiren hükümleri şöyledir;

C) PROTOKOL ŞARTLARI

2) .. Ayrıca TARAFLAR, taşınmaz devrinin gerçekleşmesine yönelik vergi, harç ve masrafları diğer tüm yasal masrafları işbu protokol ile uzlaşılan şekilde ödemeyi kabul eder.

3) ALICI, taşınmaz devrinin gerçekleşmesine yönelik olarak hukuken ALICI ve SATICI üzerine doğacak olan her türlü vergi, resim, harç ve masraflar ile işbu protokolden doğan vergi ve diğer tüm yasal yükümlülükleri satış bedelinden ayrıca ödemeyi kabul eder.

4) Satıştan doğan tapu harcının SATICI tarafından ödenmesi gereken kısmın yarısı da ALICI tarafından ödenecek olup, bunun dışında SATICI'nın işbu satıştan doğan vergi, resim harç gibi herhangi bir mali yükümlülüğü sözkonusu olmayacak olup, ALICI da bu nedenle yükleneceği ödemeleri satış bedelinden tenzilini talep edemez.

5) SATICI, satışa konu taşınmazın Organize Sanayi Bölgesi sınırları içerisinde bulunduğunu, taşınmaz satışına ilişkin tapu devir kuralları haricinde ... mevzuatı uyarınca yapılması gerekli işlemlerin ve alınması gerekli onayların bulunduğunu, bu yönüyle tapu devrine ilişkin randevunun alınması ile tapuda satış talebinin açılması ile ... Müdürlüğünden gerekli tüm izin ve onayları alacağını gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder.

...)Satıcı ... ayrıca devir tarihine kadar doğmuş ve bu dönemi ilgilendirmesi kaydıyla daha sonradan doğacak olan tüm belediye, vergi, daireleri, elektrik, su, doğalgaz telefon, dijital yayınlar ve benzeri her nevi abonelik borçlarından ari ve arındırılmış olarak teslim etmeyi gayrikabulürücu kabul, beyan ve taahhüt eder.

D) SATIŞ BEDELİ VE ÖDEME ŞARTLARI ,

2) Protokol konusu taşınmazın satış: bedeli KDV dahil 5.550.000,-TL.(Yalnız Beş Milyon Beş Yüz Elli

Bin Türk Lirası'dır. )

3) ÖDEME PLANI

a) SATICI, ALICICIYA, söz konusu taşınmazın tapuda devredilmesi ile birlikte aynı gün 2.860.000TL

(ikimilyonsekizyüzaltmışbinTL) nakden ve defaten ödeyecektir.

b) Mevcut kiracilardan .... Şti. Kira ödemelerine karşılık, ALICI peşin ödenecek 140. 000TL tutarı mevcut kiracılardan Mart 2020'ile Ağustos 2020 dönemi arasındaki kira ödemelerine teminat olarak tutacaktır. Kira ödemeleri ALICI tarafından düzenli tahsil edildikçe 140.000/6 hesabı üzerinden "SATICI firmaya ödeme yapılacaktır. Kira tutarı SATICI tarafından tahsil olursa 140.000 TL üzerinden mahsup edilecek ve buna ilişkin aynı tutarda ALICI tarafından SATICI'ya iade faturası düzenlenecektir. Mezkur kiracının Ağustos 2020 tarihinden önce herhangi bir sebeple mecuru tahliye etmesi halinde bu maddeye göre hesaplanacak bakiye tutar derhal SATICI'ya ödenecektir.

F)ANLAŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜ

Protokolden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde, İstanbul Mahkemeleri ve ... İcra Daireleri yetkilidir.

Tarafların ticari defterleri üzerine bilirkişi incelemesi yapılmış kök ve ek raporlar alınmıştır. Satış bedelinin ... dekontu ile yapılan 2.753.856,63 TL 2.550.000 TL tutarlı 3 adet çek ile yapılan ödemeler toplamı 5.303.856,63 TL yönünden bir uyuşmazlık yoktur. Satış bedeli olan 5.550.000,-TL. Den bakiye kalan 246.143,37 tL yönünden uyuşmazlık bulunmaktadır. Davalı tarafça davaya ait döneme ilişkin yapılan 2.000 TL emlak vergisi ödemesin sözleşmenin .... Maddesi gereği davacı alacağından mahsubu gerekmektedir.

Davalı tarafça davacıya ait tapu harcı 94.068,00 TL ödemenin mal müdürlüğüne yapıldığı, sözleşmenin 4. Maddesi gereği bu tutarın yarısın davacıya ait olduğu 47.034,00 TL kısmın davacı alacağından mahsubu gerekmektedir.

...'ye davalı tarafça 57.109,48 TL nin davacı ... Ltd. Tapu hizmet bedeli açıklaması ile12/02/2020 tarihinde ödeme yapıldığı, ...'ye yapılan itiraz üzerine 46.009,48 TL nin davalı tarafça davacıya 27/02/2020 tarihinde iade edildiği, bu tutarın davacıya yapılacak ödemeden mahsubunun gerektiği, davalı tarafça yapılan ödemenin bakiye 11.100 TL nin ise sözleşmenin 4 ve 5 maddeleri gereği davalının katlanması gereken gider olduğu bu tarın davacı hesabından mahsup edilemeyeceği anlaşılmaktadır.

Sözleşmenin ödeme planı başlıklı bölünün b maddesi ile 140.000 TL nin kiracı.... Şti. nin kira ödemelerine karşılık Mart 2020 ile Ağustos 2020 dönemi arasındaki kira ödemelerine teminat olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Teminat olarak tutulan miktarın iade borcunun dava dışı kiracının yaptığı ödeme veya mecuru tahliye şartına bağlandığı, ancak kiracının taşınmazı Ağustos 2020 tarihinden önce tahliye etmediği gibi kira bedellerini davalıya ödemediği de dosya içerinden anlaşılmaktadır.

Ticari hükümlerin uygulanmasında sıra; emredici hükümler, sözleşme hükümleri, ticari hükümler, ticari örf ve genel hükümler olarak kabul edilmektedir. (Prf. Dr. İsmail Kayar, Ticaret Hukuku 4. Baskı sayfa 99) Tarafları tacir ve işin ticari işletmeleri ile ilgili olan eldeki uyuşmazlıkta emredici hükümlerden sonra sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 18. maddesinin 2. fıkrası gereğince her tacir ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır.

Somut uyuşmazlıkta davacı ve davalı tacir olup sözleşme hükümleri ile bağlıdır. Davalı uhdesinde kalan teminatın iade şartlarını düzenleyen hüküm gereği, dava dışı kiracının kira borcunu ödemesi gerekir. Kira borcunun ödenmesini teminat altına alan bu konuda garanti veren davacı satıcıdır. Teminatın iadesi için şart koşulan kiracının bedeli ödemesinin davalı tarafında engellendiği, alacaklı temerrüdünün oluştuğu iddia ve ispat edilmiş değildir. Bu haliyle olayda T.B.K 175. Maddesi şartlarının oluştuğundan bahsedilemez.

Davacının garanti ettiği dava dışı kiracının kira bedellerini ödememiş olması karşısında TBK 310 hükmünce kiracıdan kira bedelini isteme yetkisini davalı yeni malikte olduğundan bahisle teminatın iadesi şartlarının oluştuğunu kabul imkanı yoktur. Takip tarihi itibarıyla henüz şartın gerçekleştiği, ortada muaccel bir alacak yoktur. Bu durumda bu alacak kalemi yönünden muaccel bir alacak bulunmadığından davanın reddi gerekir.

Davacının davalıdan 140.000 TL teminat olarak tutulan kısmı talep hakkı bulunmadığı, bu durumda 5.550.000 satış bedeli - 5.303.856,63 TL uyuşmazlık konusu olmayan ödeme= 246.143,37 TL bakiye alacağı kaldığı, bu tutardan muaccel olmayan 140.000 TL teminat tutarı düşüldüğünde davacının 106.143,37 TL alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça bu borçtan mahsup edilebilecek ödemeler (2.000,00 Tl + 47.034,00 TL + 46.009,48 TL) = 95.043,48 TL nin mahsubu ile bakiye 11.099,89 TL bakiye borcu kaldığı, sonuç olarak davacı tarafça bu miktarın talep edilebileceği anlaşılmaktadır. 18/11/2022 tarihli 2. Ek bilirkişi raporunda bu miktar için takip tarihine kadar 883,02 TL faiz hesaplandığı görülmektedir.

İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.

Eldeki davada, yazılı sözleşmeye bağlı alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. İİK 67 maddesi gereği kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için; geçerli bir ilamsız takibin bulunması, süresi içinde usulünce itiraz edilmiş olması, yasal süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması, davacının takibinde ve itirazın iptali davası açmasında haksız ve kötü niyetli olması, açılmış olan itirazın iptali davasının reddedilmiş olması ve davalı tarafça kötü niyet tazminatının talep edilmiş olması gerekir. Yine itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan reddi halinde davacı kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulamaz.

Somut uyuşmazlıkta davacını takibinde ve itirazın iptali davası açmakta kısmen haksız olduğu anlaşılmakla birlikte kötü niyeti ispatlanmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerekir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece verilen hüküm isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce 11.099,89 TL ilk taksit alacağının ifa edilmeyen kısmı ve takip tarihine kadar 883,02 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 11.982,91 TL yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına,karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

3-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; Davalının .... İcra müdürlüğünün ... Esas dosyasına yaptığı itirazın 11.099,89 TL asıl alacak ve 883,02 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 11.982,91 TL yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, davacının fazlaya dair taleplerinin reddine,

4-Takip tarihinden itibaren asıl alacağa %13,75 oranının geçmemek üzere avans faizi yürütülmesine,

5--İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si olan 2.396,58 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödemesine,

6-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

...-Başlangıçta peşin olarak alınan 2.463,62 TL harcın, alınması gerekli olan 818,55 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.645,06 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

8-Davacı tarafından yatırılan 818,55 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 54,40 TL, posta ve tebligat gideri 1.839,25 TL, bilirkişi ücreti 3.000,00 TL olmak üzere toplam 4.893,65 TL yargılama masrafının davanın kabul ve ret oranına göre 287,47 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

10-Davalı tarafından yargılama sırasında yapılan 100,00 TL posta masrafının, davanın kabul ve red oranına göre 80,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,

11-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 11.982,91 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

12-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,000 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

13-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabulucu ücretinin 77,54-TL'sinin davalıdan, 1.242,45-TL'sinin davacıdan alınıp hazineye gelir kaydına,

14-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333.maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgilisine iadesine,

15-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;

a-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 3.172,88 TL karar harcının, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 2.440,88 TL'nin davacı tarafa iadesine,

b-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

c-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

16-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/558, K. 2026/1497, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-558-e-2026-1497-k-9529e100101c