Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/387 E. 2026/1197 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/387
Karar No
2026/1197
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/387

KARAR NO: 2026/1197

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/09/2022

NUMARASI: 2021/516 Esas - 2022/630 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/06/2026

KARAR YAZIM TARİHİ: 11/06/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, imzalanan sözleşmenin 3 yıl süreli ve 2500 kasakoli kotalı olduğunu, aylı 69 kasakoli satışını davalının gerçekleştirmediğini, davalının kota miktarının çok altında ürün alımı gerçekleştirdiğini, imzalanan sözleşmede "2019 yılında ... (...) ürünlerinden 200 koli, ... (...) ürünlerinden 50 koli bedelsiz verilecektir" hükmünün yer aldığını, belirtilen ürünlerin bedelsiz olarak davalı tarafa teslim edildiğini, imzalanan sözleşme hükümlerine uyulmaması halinde davalı taraf 1.500,00 USD'yi ödeme tarihindeki TL karşılığı cezai şart bedelini ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ticari defter ve kayıtlardan anlaşılacağı üzere 3.769,69 TL cari hesap alacağı bulunduğunu, iş bu bedelin ödenmemesi üzerine İstanbul ....İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek takibin durdurulduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle ürün bedellerinin iadesinin talep edildiğini, İstanbul ....İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; İstanbul ....İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya ve İstanbul ....İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyalarına yapılan itirazların iptali ile takiplerin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı tarafa tebliğ olduğu, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Mahkememizce yapılan değerlendirmede, taraflar arasında akdedilmiş 16/01/2019 tarihli satış noktası sözleşmesinin "E-Ceza Şartı" maddesi ile borçlunun sözleşmenin 18. Maddesine aykırılık ve sözleşmeden doğan borçlarını yerine getirmemesi durumunda 1.500,00 USD cezai şart ödeme yükümlülüğü altına girdiği, belirtilen cezai şartın 6098 sayılı TBK'nun yukarıda atıf yapılan 179/1 maddesinde düzenlenen cezai şart türü olduğu, ancak sözleşmenin 18-2 maddesi uyarınca davacının hem cezai şartı hem de sözleşmenin ifasını isteyebileceği hususunun kararlaştırıldığı bu sebeple davacının cezai şartı da sözleşmenin ifası ile birlikte talep edebileceği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda da açıklandığı üzere davalı tarafından sözleşmeden kaynaklı özen borcu ediminin ihlal edilmesi nedeniyle sözleşmenin ifası ile birlikte cezai şartın da talep edilebileceği kanaatine varılmış, davanın kabulüne," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu davada objektif dava birleştirilmesi olduğunu, davadaki taleplerin birbirinden farklı olduğunu, her bir talep açısından ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ancak yerel mahkeme tarafından verilen kararın hatalı olduğunu, hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılarak, davaya konu her bir icra dosyası üzerinden güncel AAÜT'ye göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından icra inkar tazminatı hesaplanırken hata yapıldığını, 11.920,05 TL'nin yüzde yirmisinin 2.384,01 TL olduğunu, sehven hata neticesinde 4.603,15 TL olarak hesaplandığını, yapılan maddi hatanın düzeltilmesi gerektiğini,

gerekçeli kararda işleyecek faiz oranlarının belirtilmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :

Dava; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağı ve taahhüt edilen ürünün satın alınmamış olması nedeniyle başlangıçta bedelsiz verilen ürünün bedelinin tahsili için başlatılan İstanbul .... İcra müdürlüğünün ... e dosyasına ve aynı sözleşmeden kaynaklı cezai şart alacağının tahsili istemiyle başlatılan ... E dosyalarına vaki itirazın iptaline ilişkindir.

İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller esas alınarak davanın kabulüne ve davacı yararına vekalet ücretine ve icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.

Davacı yararına verilen vekalet ücretinin her bir icra dosyası yönünden ayrı ayrı takdir edilmesi gerektiği, ... e sayılı takip dosyası yönünden icra inkar tazminatının maddi hatalı olarak belirlendiği ve kararda takipten sonra işleyecek faiz oranının belirtilmemiş olmasının ilerde hak kayıplarına neden olacağı gerekçeleri ile istinaf isteminde bulunulmuştur.

Davacının davalı hakkında aynı sözleşmeden doğmakla birlikte birbirinde bağımsız 3 talebi bulunup bunlardan açık hesaptan kalan bakiye alacağı ve taahhüt edilen ürünün satın alınmamış olması nedeniyle başlangıçta bedelsiz verilen ürünün bedelinin tahsili istemlerinin ... takip dosyasına konu edildiği ve davalı tarafça itiraz edilerek takibin durdurulduğu, davacının cezai şart alacağının ise ... E dosyası ile takip konusu yapıldığı ve davalının itirazı üzerine takibin durduğu, her iki dosyadaki itirazların kaldırılması için eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davaların yığılması veya objektif dava birleşmesi denilen hukuki müessesenin kısaca açıklanmasında fayda görülmektedir.

Davaların yığılması 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunda açık olarak düzenlenmemiş iken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 110 uncu maddesinde: “Davacı, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır.” şeklinde düzenlenmiştir.

Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 3 üncü maddesindeki “Müddeabih, birden ziyade ise miktar ve kıymetlerinin mecmuu esas ittihaz olunur” kuralından yola çıkıldığında önceki Kanunun da dava yığılmasını kabul ettiği fikri benimsenmekte idi (KURU, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.II, İstanbul 2001, s.1496 vd.).

Usul hukuku ilkeleri çerçevesinde değerlendirildiğinde davacı, davalıya karşı birbirinden bağımsız olan birden fazla aslî talebini aynı davada birleştirebilir, yani birden fazla davasını aynı dava dilekçesiyle açabilir. Bir başka anlatımla dava yığılması bir davada aynı taraflar arasında birden fazla talebin ileri sürülmesi, yani aynı taraflar arasında birden fazla talep sonucunun mahkeme önüne çözümlenmesi amacıyla getirilmesidir.

Dava yığılmasında görünüşte tek dava var iken gerçekte talep sayısınca dava mevcuttur ve söz konusu bu birden fazla talepler birbirinden bağımsızdır. Taleplerin birbirinden bağımsız olması, diğer deyişle mahkemenin önünde birden çok talep sonucu bulunması nedeniyle mahkemenin her bir talebi ayrı ayrı incelemesi ve her biri için ayrı hüküm kurması gerekir. Bu gereklilik çerçevesinde varılan önemli sonuçlardan biri de kendisini vekâlet ücretinin, her bir talep için ayrı ayrı takdir edilmesi noktasında gösterir.

Gerçekten de dava yığılmasında her bir talebin tek başına dava edilme olanağı bulunduğuna göre, her bir talep bakımından da ilgilisi yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir (KURU, s.1500). (emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No: 2014/11-1307, Karar No: 2016/1045 ilamı)

Somut olayda: davacının davalı aleyhine tek dilekçe ile fakat davaların yığılması niteliğinde olmak üzere, açık hesap alacağı ile sözleşmeden kaynaklı alacağı ve cezai şart konulu iki asli talep içeren bir dava açmıştır. Talepler birbirinden bağımsızdır. Her iki icra doyasına konu edilen taleplerin her birinin ayrı ayrı kabul edilmiş olması nedeniyle her bir icra dosyası yönünden davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği 9.200,00 TL vekâlet ücreti takdiri gerekir iken mahkemece taleplerin toplamı üzerinden bir adet 9.200,00 TL vekalet ücreti takdiri isabetli olmamıştır.

İlk derece mahkemesince kurulan " B2)İstanbul .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takibine konu alacağın (11.920,05 TL) yüzde 20’sine karşılık gelen 4.603,15 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde kurulan hükmünde maddi hataya dayandığı, davacı tarafça bu durumun istinaf dilekçesi ile düzeltilmesi talep edildiği de belirlenmiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; mahkemece davacı yararına eksik vekalet ücreti takdirine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

1-Davanın KABULÜ İLE,

A1)Davalı borçlunun İstanbul .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %10 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine,

A2)İstanbul .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takibine konu alacağın (23.015,77 TL) yüzde 20’sine karşılık gelen 4.603,15 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

B1)Davalı borçlunun İstanbul .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %10 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine,

B2)İstanbul .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takibine konu alacağın (11.920,05 TL) yüzde 20’sine karşılık gelen 2.384,01 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Davacı tarafından yatırılan 481,54 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (34.935,82 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 2.386,46 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 481,54 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.904,92 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan başvuru harcı 59,30 TL, posta ve tebligat gideri 192,50 TL, bilirkişi ücreti 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.251,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden dairemizin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca İstanbul .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takibine konu alacak yönünden 23.015,77 TL, İstanbul .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takibine konu olacak yönünden 11.920,05 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine

6-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

7-Artan gider avansının HMK'nun 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,

8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;

a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 91,00 TL olmak üzere toplam 311,70 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, AYM'nin 26/02/2026 tarih ve 2026/49 esas 2026/48 karar sayılı kararı gereği, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/387, K. 2026/1197, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-387-e-2026-1197-k-7eefd2f9228a