İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/159 E. 2026/516 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/159
Karar No
2026/516
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/159 Esas KARAR NO : 2026/516

DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/03/2024 KARAR TARİHİ : 07/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 12/03/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı, 01.11.2016 tarihli, 5 yıl süreli Bayilik sözleşmesi ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) dağıtım şirketi olan müvekkili ... A.Ş. ile bayilik sözleşmeleri imzalandığını, buna göre sözleşmelerin olağan bitiş tarihi 01.11.2021 olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin konusu tüp alım satımı üzerine olup davalı yan, müvekkili şirketin bayisi olarak bulunduğu bölgede hizmet verdiğini, davalının, sözleşmeyi fesih gerekçelerine bakıldığında hiçbir veriye ve hesaba dayanmayan soyut gerekçeler ile sözleşmeyi haksız bir şekilde feshettiği görüldüğünü, kaldı ki davalının iddia ettiği konular ile ilgili yazılı veya sözlü herhangi bir talebi olmadığını, davalı tarafından müvekkili şirketin söz konusu talepleri gerçekleştirildiğini, nihayetinde davalı taraf ile huzurdaki davaya konu uyuşmazlık nezdinde arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da taraflar arasında anlaşma sağlanamamış olup, arabuluculuk anlaşamama tutanağı ile arabuluculuk görüşmesi sonlandırıldığını, açıklanan bu nedenlerle; tüplerin iade edilmemesi sebebiyle tazminat talebimiz bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik kısmi dava olarak 45.000,00 -TL, kar mahrumiyeti olarak bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik kısmi dava olarak 10.000,00-TL, cezai şart talebimiz, bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik kısmi dava olarak 45.000,00-TL olmak üzere şimdilik toplam 100.000,00-TL’nin fesih ihtarnamesinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, masraf ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 07/04/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.11.2016 tarihinde 5 yıl süreli Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Tüplü Yetkili Satıcı Anlaşması ve Genel Şartnamesi akdedildiğini, sözleşmenin müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini, EPDK verilerine göre doğalgaz kullanımının artması ile tüp satışlarının da düştüğünün aşikar olduğunu, davacının avantaj sağladığı diğer bayisi ...'ın avantajlı fiyatlarla müşterilerinin bu firmay kayması nedeni ile müvekkilimiz bırakın kar etmeyi işletme giderlerini ödeyemez hale geldiğini, davacı şirketçe her ne kadar bu husus davacı yetkililerine bildirilmiş ise de davacı tarafça müvekkile prim arttırma sözü verilmiş ancak bu konuda müvekkile herhangi bir dönüş yapılmadığını, neticeten müvekkili şirket indirimli tüp satışında bulunduğu yerlerden çekilmek zorunda kaldığını, davacı taraf sözleşmenin erken feshedildiği iddiasında ise de dikkat edilir ise 2016 yılında akdedilen 5 yıllık sözleşme 3 yıl boyunca feshedilmemiş; 3. yılda feshedildiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde müvekkili şirket uhdesinde davacıya ait 1.829 adet 2kg'lik, 6.825 adet 12 kg'lik, 913 adet 24 kg'lik, 492 adet 45 kg'lik toplam 10.059 adet LPG tüp bulunduğu iddiasında bulunduğunu, ancak davacı dava dilekçesinde müvekkili şirket nezdinde böylesine fazla tüp bulunduğunu iddia etmiş ise de dava dilekçesinin ekinde yalnızca 44 adet depozito makbuzu sunmuş olup davacı tarafça sunulan makbuzlar okunaklı dahi olmadığını, davacının dava dilekçesinin ekinde bulunan depozito makbuzlarına dikkat edilir ise depozito makbuzlarının tamamında teslim alan kısımları boş bırakıldığını, davalının davacıdan tüpleri alır iken her defasında depozitosunu ödemediğini, yani müvekkili tarafından bedeli ödenmemiş boş tüp hiçbir zaman için alınmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davanın zamanaşımı nedeni ile reddine; neticeten haksız, hukuki mesnedden yoksun ve kötü niyetli davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Kök ve Ek Raporları, ... 3. Noterliğinin ihtarnamesi, sicil kayıtları, BA/BS formları, ıslah dilekçesi, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 11/09/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "1. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün ... Vergi Sicil no’lu mükellefi ... İç ve Dış Ticaret Teks. Akary. Nak. İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. ‘nin 2016-2017-2018 ve 2019 yılları ticari defter kayıtları üzerinden inceleme ve tespitler raporun önceki sayfalarında sunulmuştur. 2. Davalı ... İç ve Dış Ticaret Teks. Akary. Nak. İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.’nin 2016-2017-2018 ve 2019 yılları ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, ticari defterlerin açılış onayları ve yılsonu kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı tespit edildiğinden, davalı şirketin ticari defterlerin DELİL NİTELİĞİNE HAİZ OLDUĞU hususunda kanaate varılmış olup, takdir Yüce Mahkeme’ye bırakılmıştır. 3. Davalı şirkete ait ticari defter kayıtlarında davacı ile ilgili hesap işlemlerinin 320 SATICILAR ana hesabı altında 320.01.001 ... A.Ş. alt hesabında ve 120 ALICILAR ana hesabı altında 120.01.001 ... A.Ş. alt hesabında işlemlerinin kaydedilerek izlendiği, tespit edilmiştir. Hesap hareketleri tetkik edildiğinde davalı şirket tarafından ödemelerin zamanında düzenli yapıldığı, zaman zaman davacı şirkete olan borç bakiyesinin sıfırlandığı görülmüş ve tüm muavin hesap hareketleri rapor ekinde sunulmuştur. 4. Davacı vekilinin iddia ettiği şekilde, davalının yeddinde bulundurduğu mevcut toplam 10.059 adet LPG tüpü mevcut olduğu “Bu tüplerin bayilik sözleşmesinin 20/c maddesine göre sözleşme sona erdiğinde 15 gün içerisinde davacıya teslim edilmesi gerekmesine rağmen halen davacıya teslim edilmemiş olduğunu,” hususunda; Davalı şirketin mali müşaviri beyanında boş ve dolu tüp bedellerinin tamamının fatura karşılığında davacı şirkete ödendiği nedeniyle herhangi bir hesap altında muavin kayıtları, borç bakiyesi bulunmadığı ve davalı şirketin davacıya bu hususta borcu olmadığı beyan edilmiş olup Takdir Yüce Mahkemeye aittir. Nihayetinde davacı şirket vekilinin taleplerinde belirttiği; “Tüplerin iade edilmemesi sebebiyle tazminat talebi bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik kısmi dava olarak 45.000,00-TL, Kar mahrumiyeti olarak bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik kısmi dava olarak 10.000,00-TL, Cezai şart talebi, bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik kısmi dava olarak 45.000,00-TL, Olmak üzere şimdilik toplam 100.000,00TL’nin fesih ihtarnamesinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline” Hususlarında raporda yapılan mali yönden değerlendirmeler dışında kalan hususlar, hukuki yorum gerektirmesi nedeniyle tamamen Yüce Mahkeme’nin takdirlerindedir." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 05/02/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Akaryakıt uzmanlığı açısından inceleme: Davacı, davalı bayinin 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları LPG Piyasası Kanunu’na aykırı davrandığını ve başka dağıtım şirketlerinin de bayiliğini yürüttüğü; davalının ihtarnamesinde sözleşmeyi feshetmesine gerekçe olarak sunduğu hususların gerçeği yansıtmadığını beyan etmiş olup dosya kapsamı incelendiğinde davalı bayinin 01.11.2016 tarihli sözleşmeyi haklı nedene dayanmaksızın feshettiği kanaatine dayandığı; B. Mali inceleme neticesinde: 1. Davacının noter onaylı defterlerinin noter huzurunda yasal süre içerisinde tasdik ettirdiği, elektronik mühürlü defterlerinin ise yasal süre içerisinde gelirler idaresi bilgi sistemine yüklediği, davacının defterlerinin birbirini doğruladığı, denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, delil niteli taşıma hususunu takdirin tamamen Mahkeme’ye ait olduğu, C. “davacının kar mahrumiyeti ve ceza-i şart talebinin yerinde olup olmadığı” hususunda: 1. Borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında: Sözleşmenin 21-a maddesinde bayinin süresinden önce haksız olarak sözleşmeyi feshetmesi halinde ... tarafından mahrum kalınan karın istenebileceğinin kararlaştırıldığı; ayrıca sözleşmenin 21-b maddesinde de bayinin son bir yıl içerisinde ...’dan aldığı LPG’nin en yüksek aya ait ton miktarının, sözleşmenin feshi tarihindeki 12 kg.lık tüplü LPG’nin perakende satış fiyatı baz alınarak bulanacak LPG perakende satış fiyatı ile çarpımı sonucunda bulunan bedelin cezai şart olarak ...’a ödeneceğinin kabul edildiği; 2. Mali inceleme neticesinde: a. (Sözleşmenin 21-a maddesinde göre) Kar kaybı hesabı: 1 günlük kar mahrumiyeti 2.056,55 TL olarak hesaplanmış olup, fesih tarihinden sözleşmenin bitiş tarihine kadar olan 901 gün için 1.852.955,65 TL hesaplanmış olup, yeni bir bayilik tesisi süresi olarak değerlendirilen 3 aylık süre için kar mahrumiyeti 185.089,91 TL olarak hesaplanmış olup, aylık süre için ise 61.696,61 TL hesap edildiği, takdirin tamamen Mahkeme’ye ait olduğu, b. (Sözleşmenin 21-b maddesinde göre) Cezai şart hesabı: 4,72 TL*139.819 kg tespit edilen eksik alım miktarı= 659.945,68 TL olarak CEZAİ ŞART hesap edildiği, hesaplanan CEZAİ ŞART tutarının davalı mahvına sebep olup olmayacağı durumu davalının güncel bilançosu veya işletme durum tablosu dosya içeriğinde olmadığı için değerlendirilemediği, takdirin tamamen Mahkeme’ye ait olduğu, c. Dosyaya incelemeye sunulan tüp depozito makbuzlarının incelendiği, talep edilen tüp iade miktarıyla ve muhasebe kayıtlarıyla makbuzların örtüşmediği, bir kısım makbuzun sözleşme tarihinden önce olduğu, dolayısıyla da mali yönden talep tüp bedellerine ilişkin yeteri kadar delil olmadığı, 3. “taraflar arasında ihtilaflı olan emtiaların (tüplerin) bedelinin talep edilip edilemeceği” hususunda 1. Borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında: Sözleşmenin 20-e maddesinde sözleşmenin sona ermesi halinde bayinin iadesini geciktirdiği her tüp başına, sözleşmenin feshi tarihindeki tüp imalat bedeli kadar cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı; böylece taraflarca sözleşmenin 20-e maddesinde, TBK m. 179/I2 hükmüne göre seçimlik ceza koşulunun (cezai şartın) kararlaştırıldığı; sözleşmenin sona ermesi halinde davalı bayi tarafından davacıya iade edilmeyen her bir tüp için hesaplanacak ceza koşulunun talep edilebileceği kanaatine varıldığı; 2. Akaryakıt uzmanlığı açısından inceleme: Sözleşmenin 20-e maddesinde sözleşmenin sona ermesi halinde bayinin iadesini geciktirdiği her tüp başına, sözleşmenin feshi tarihindeki tüp imalat bedeli kadar cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı görülmekle davalı bayi tarafından davacıya iade edilmeyen tüp sayısının 10059 adet olduğu; sözleşmenin feshi tarihinde tüp imalat bedelinin ise yukarıdaki tabloda verildiği; dolayısıyla davacı tarafından talep edilebilecek ceza koşulunun 4.486.070TL. olarak hesaplandığı;" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 22/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Mali Yönden Değerlemeler: Taraf itirazı; Cezai şartın sözleşmedeki madde hükmüne göre hesaplanması gerektiği yönünde itirazın olduğu görülmüş olup, davanın talebinin sözleşme hükmüne göre en yüksek alım miktarı kök raporumuzdaki hesaplanan miktarla örtüştüğü, 12 kg tüp miktarın da kök raporumuzdaki hesaplamayla örtüştüğü, bayi satış fiyatının esas alınması yönünden farklılık olduğu, sözleşme maddesine göre talep edilen hesaplamanın doğrulu kontrol edilmiş olup, hükmün yorumlama ve cezai şartın ödenmesi hususu tamamen Sayın Mahkemeye bırakıldığı; Diğer hesaplamalar yönden kök raporu değiştirecek bir husus görülemediği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 11/02/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "2015-2016 yılları davalının öz kaynaklarına göre 1.281.674,17 TL cezai şart bedelinin davalıyı borca batık duruma getirmeyeceği, yani mahvına sebep olmayacağı değerlendirilmiştir." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. ISLAH: Davacı vekili 20/04/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile 10.000,00-TL kar mahrumiyeti, tüplerin iade edilmemesi sebebiyle 45.000,00-TL tazminat talebi, 45.000,00-TL cezai şart olmak üzere toplam 100.000,00-TL dava değeri üzerinden kısmi alacak davası ikame edilen davanın, kar mahrumiyeti olarak 61.696,61-TL, 659.945,68-TL cezai şart, tüplerin iade edilmemesi sebebiyle 2.078.357,71-TL olarak arttırılarak davanın toplam 2.800.000,00-TL üzerinden kabulünü talep ettiği, ıslah harcını ikmal ettiği anlaşıldı. GEREKÇE: Dava, bayilik sözleşmesine aykırılık nedeni ile iade edilmeyen tüp bedellerinin tazmini, kâr mahrumiyeti ve cezai şart bedelinin tazmini davasıdır. Taraflar arasında 01.11.2016 tarihli, 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) dağıtım bayilik sözleşmesi imzalamıştır. Buna göre sözleşmenin sona erme tarihi 01.11.2021'dir. Davalı sözleşmenin sona erme tarihinden önce, 15.05.2019 tarihinde gönderdiği ihtarname ile; davacı şirketin yetkilileri ve bölge sorumlularının bayiliğe aşırı ilgisiz tavırlarının bulunduğu, iş gelişme ve destek taleplerinin sürekli geri çevirmelerinin satış kaybına sebep olduğu ve işletmenin büyüyemediği iddiası ile sözleşmeyi feshetmiştir. Davacı, davalının zilyetliğinde mülkiyeti davacıya ait 1.829 adet 2kg'lik, 6.825 adet 12 kg'lik, 913 adet 24 kg'lik, 492 adet 45 kg'lik toplam 10.059 adet LPG tüpü mevcut olduğunu, bu tüplerin bayilik sözleşmesinin 20/c maddesine göre sözleşmenin sona erme tarihinden 15 gün içinde davacıya teslim edilmesi gerekmesine rağmen halen teslim edilmediğini, sözleşmenin 20/e maddesine göre bayilik ilişkisinin bitmesi halinde bayi elindeki tüpleri teslim etmediği takdirde ... A.Ş’nin beher tüp başına sözleşmenin feshi tarihindeki imalat bedeli kadar cezai şart talep etme ve sözleşmenin 21/e maddesine göre kar mahrumiyeti talep etme hakkı doğduğunu belirterek tüplerin iade edilmemesi sebebiyle tazminat, kar mahrumiyeti ve cezai şart talebinde bulunmuştur. Yapılan bilirkişi incelemesi ile sektörde bir miktar daralma olduğu anlaşılmıştır. Sektörel daralma ve diğer bayiler ile farklı anlaşmalar mahkememizce ve bilirkişi incelemesinde fesih için haklı sebep olarak kabul görmemiştir. Bunun dışında fesih nedeni olarak ileri sürülen hususlar ispatlanamamıştır. Davalı taraf sözleşmeyi haklı neden olmadan fesih etmekle davacının uğramış olduğu kar kaybı ve cezai şart ile iade edilmemiş tüp bedellerinden sorumlu tutulmuştur. Davalıya teslim edilen tüp sayısının ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı tüp sayısına ilişkin tek taraflı tutmuş olduğu yardımcı kayıtları sunmuştur. Bu kayıtların tek taraflı tutulması ve ticari defter ve kayıtlarda yer almaması ve ticari ilişkinin başladığı tarihten fesih anına kadar süreçte bir kısım tüplerin iade edilmiş olmasının ticari teamül gereği olması nedeni ile bu kayıtlarda yer alan sayılara tek başına itibar edilmemiştir. Bununla birlikte davalıya ait alım faturaları dikkate alındığında ve ticari teamül gereği bir miktar tüpün satılması için davalıya teslim edilmesinin ticari hayatın zorunluluğu olması karşısında davalıya bir miktar tüpün teslim edildiği kabul edilmiştir. (Aynı şekilde İstanbul BAM 14 HD 2019/2144 E., 2022/420 K.,) Bu tüplerin, davacıya iade edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davalıdadır. Davalı bu tüplerin iade edildiğini ispatlar delil sunamamıştır. Bilirkişilerden iade edilmediği iddia edilen tüp sayısının ticari teamüle uygun olup olmadığı, ticari teamüle uygun değil ise teamüle uygun olan ortalama tüp sayısının ne kadar olması gerektiği hususunda bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporlarda davacının iade edilmediği belirttiği tüp sayısının ticari teamül ile örtüşmediği belirtilmiştir. Bilirkişiler tarafından tüp sayısı kesin olarak belirlenemediğinden bilirkişi raporunda tespit edilen tüp bedellerine göre mahkememizce takdir edilen adet tüp sayısına göre resen hesaplama yapılmıştır. Davacı tarafın yardımcı kayıtlarla teslim edildiğini belirttiği sayılar ve ticari teamüller gözetilerek teslim edildiği belirtilen tüplerin % 10 u kadar tüplerin teslim edilmediği kabul edilmiştir. Buna göre teslim edilmeyen tüp bedellerinin 207.835,77 TL olduğu kabul edilmiştir. Her bir tüp adedinin birim fiyatı 21.20.2025 tarihli bilirkişi kök raporunun 14 ve 15. sayfalarında yer alan tablodaki verilere göre belirlenmiştir. Bilirkişi incelemesi ile günlük kar mahrumiyeti 2.056,55 TL olarak belirlenmiştir. Davacı taraf yeni bir bayi ile sözleşme imzalamak için makul olan süre için kar mahrumiyeti talebinde bulunabilir. Mahkememizce bu süre 3 ay olarak kabul görmekle birlikte toplam hesaplanan 61.696,61 TL kar mahrumiyetinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Sözleşmenin 21. Maddesinde, bayi. son bir yıl içinde ...’dan aldığı LPG'nin en yüksek aya ait ton miktarının, sözleşmenin feshi tarihindeki 12 kg’lık tüplü LPG'nin perakende satış fiyatı baz alınarak bulunacak LPG perakende satış fiyatı ile çarpımı sonucu bulunan bedeli, ...’a cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt edeceği kararlaştırılmıştır. 11.02.2026 tarihli bilirkişi ek raporunda; sözleşmenin 21-b maddesinde göre) cezai şart hesabı: 4,72 TL*139.819 kg tespit edilen eksik alım miktarı 659.945,68 TL olarak hesap edildiği, hesaplanan cezai şart tutarının davalı mahvına sebep olmayacağı tespit edilmekle davanın kısmen kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 207.835,77 TL tüp bedelleri, 659.945,68 TL cezai şart ve 61.696,61 TL kar mahrumiyeti olmak üzere toplam 929.478,06 TL alacağın 100.000,00 TL’sine temerrüt tarihi olan 22.05.2019 tarihinden, 829.478,06 TL’sine ıslah tarihi olan 20.04.2026 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gereken 63.492,64 TL nispi karar harcından peşin+ıslah yatırılan toplam 51.707,75 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 11.784,89 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 51.707,75 TL peşin+ıslah harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 145.421,71 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 279.873,07 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6-Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranlarına göre hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.195,04 TL'sinin davalıdan, 2.404,96 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına, 7-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 60.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.109,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 61.597,40 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 20.447,65 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan 16.000,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 10.688,710 TL'sinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/07/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/159, K. 2026/516, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-159-e-2026-516-k-d68589c9d7d9