Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/543 E. 2026/1478 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/543
Karar No
2026/1478
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/543

KARAR NO: 2026/1478

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/12/2022

NUMARASI: 2021/783 Esas - 2022/964 Karar

DAVA: Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile ... arasında, "İsim Hakkının Kullunalması ve Dijital Varlık Oluşturma Hizmeti Ön Protokolü" ve bağlı protokoller imzalandığını, bu protokol uyarınca Yeni ...'un adı kullanılarak dijital varlık oluşturulması ve 24 ay süre ile oluşturulacak dijital varlığın sadece ... tarafından belirlenen borsalar ve mobil uygulamalar üzerinde işlem görmesi kararlaştırıldığı, dijital varlığın adı ... olarak belirlendiği, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, müvekkili şirket sözleşme kapsamında faaliyet ve edimlerini devam ederken 04/11/2021 tarihinde ... ile...'in anlaşma yaptığı, ... tarafından ... ... piyasaya sürüleceğinin duyurulduğu, müvekkilinin .... Noterliği'nin 05/11/2021 tarihli, ... ve ... yevmiye no'lu ihtarnameleriyle söz konusu durumun dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, haksız rekabet niteliğinde olduğunu, ön alım yapan 735 kişinin mağduriyetine sebebiyet verileceğini karşı taraflara ayrı ayrı ihtar edildiğini, bu rağmen ihlale son verilmediğini, müvekkili firmanın telafisi imkansız zararlara uğratmaya çalışıldığını, müvekkilinin ... ile sözleşmesi gereği çok ağır cezai koşullara maruz kalacağını, ayrıca davayı kazansa dahi yaşanan durum ve... duyurusu sebebiyle dijital parada yaşanan değer kaybı, dava süresi boyunca telafi edilemez seviyelere ulaşacağını, bu hususta en çok mağduriyeti ufak birikimleriyle dahi takımlarına destek olmak maksadıyla ... adıyla çıkan token'ı almaktan yana kullanan taraflar ve alım yapan 3. Şahıslar yaşayacak olmakla, başvuruya istinaden ihtiyati tedbir karar verilmesi 3. Şahısları da koruyucu nitelikte olacağını, öncelikle teminatsız, aksi halde mahkemece uygun görülecek teminat karşılığı, dava neticelenene kadar karşı taraflarca ... ... adı kullanılarak dijital varlık piyasaya sürülmemesi, dijital varlıkların ön satışının ve satışının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı, dava neticesinde haksız rekabetin tespiti ve men'i kararı verilmesini, alınan kararların en yüksek tirajlı gazetede duyurulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı... ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ...'te saygın ...tarafından kurulan yasal bir kripto varlık alım satım platformu olduğunu, ...'in ... ile ... arasındaki gizli sözleşme hükümleri hakkında bilgisi olmadığını, ...'in ...'u feshe yönelttiğini gösteren tek bir delil olmadığını, ...'in yaklaşık 15 kulüple sözleşmesi bulunan, benzer taraflar tokenlerde ...bir kuruluş olduğunu, kendisine başvuruna kulüplerin taraflar tokenini çıkarmasının çok doğal olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde tazminat isteminde bulunmayıp yalnızca haksız rekabetin tespitin ve durdurulmasını talep ettiği, bu bakımından huzurdaki davanın konusunun para ile ölçülemeyen işlerden olduğu ve bu sebeple TTK md. 4/2 kapsamında girmediğinin görüldüğü, dolayısıyla huzurdaki davanın bir çekişmeli yargı işi olduğu da dikkate alınarak Mahkeme tarafından 30/11/2021 tarihli tensip zaptı ile verilen 3 numaralı ara karardan dönülerek, davanın yazılı yargılama usulüne göre yürütülmesine karar verilmesini, davalı ... tarafından; taraflar ilişkilerini geliştirme ve kulübe de kaynak yaratma amacıyla bir "........." oluşturma isteklerinin bulunduğu ve bu nedenle müvekkili şirket... ile çalışılmak istendiğinin ifade edildiği, bu talep doğrultusunda, dijital hizmetlerin doğası gereği işlemlerin hızlı bir şekilde tamamlanması amacıyla derhal taraflar arasında 04/11/2021 tarihinde sözleşmesel ilişki kurulduğu, sözleşmenin akdedilmesi ile birlikte, müvekkil şirket tarafından, "... Token" ismiyle yeni bir fan token'in piyasaya süreleceği duyurusu yapıldığı ve bu kapsamda çalışmalara başlandığı, ... tarafından gönderilen ihtarname ile aynı tarihte, davadışı Kointre tarafından ... ile müvekkili şirkete .... Noterliği'nin 5 Kasım 2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiği yine bu ihtarnamede de söz konusu eylemlerin durdurulmaması halinde tüm hukuki ve cezai yollara başvurulacağı ihtar edildiği, müvekkili şirket tarafından davacı ...'e .... Noterliği'nin 19/11/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabı ihtarnamesi gönderildiği ve müvekkili...'in ... ile ... veya ... arasında akdedilen sözleşmelerin tarafı olmadığı, "nispi" nitelikte olan söz konusu sözleşmelerin tarafı olmayan müvekkili şirkete bu sözleşmelerden ötürü bir sorumluluk yüklenemeyeceği müvekkili şirketin basiretli bir tacir olarak, faaliyet gösterdiğini ve ...'in iddia ve taleplerinin mümkün olmadığının açıkça ifade edildiğini, müvekkili şirket ile ... arasında sözleşme kurulması hukuka uygun olduğunu, haksız rekabet teşkil etmediğini, ..., davacı ...'in sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri ihlal etmesi sebebiyle müvekkili... ile anlaştığını... tarafından herhangi bir yöneltme yapılması söz konusu olmadığını, müvekkili... tarafından TTK md. 54 vd. Hükümleri uyarınca gerçekleştirilen bir haksız rekabet ve özellikle sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltme eylemi söz konusu olmadığını, davacı ..., ... ile arasındaki sözleşmeden doğan yükümlülükleri ihlal ettiğini ve bunun karşısında ... ile arasında sözleşmeden doğan yükümlülükleri ihlal edildiğini, nitekim, davacının dava dilekçesinde, müvekkili... tarafından "yöneltme" eyleminin gerçekleştiğine ilişkin hiçbir somut delilin sunulamamış olması da huzurdaki davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunun bir göstergesi olduğunu bu bakımdan huzurdaki davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tespit davası açmasında güncel hukuki yararı olmadığını, HMK m.105 hükmü gereğince, davacı eda davası açması gerektiği halde, tespit davası açabilmesi için güncel hukuki yararının bulunduğunu açıklaması gerektiğini, davacı da davanın temelsiz olduğunu bildiğini, davacının işbu tespit davası ile amacı müvekkili üzerinde hukuka aykırı şekilde baskı oluşturmak suretiyle haksız menfaat sağlamayı amaçladığı, bu sebeple haksız davacının öncelikle hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiği, davacı taraf ile müvekkili arasında 06/04/2021 tarihli "İsim Hakkının Kullanılması ve Dijital Varlık Oluşturma Hizmeti" sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmenin yalnızca dijital varlık (...) oluşturma olmadığını, davacı şirket tarafından taahhüt edilen birden fazla edim bulunduğunu, bunlardan bazıları isim hakkının kullanılması kulübün isminin önüne ... ibaresinin konulması + ... şirketinin taahhüt ettiği madde 4'de belirtilen diğer taahhütler olduğunu, davacı tarafından asli ve feri yükümlülükler sözleşmede kararlaştırılan kesin vadelerde yerine getirilmediğini, davacı tarafın 735 kişinin zarar gördüğüne dair gerçekçi, somut ve hatta soyut hiçbir delil bulunmadığını, müvekkilinin davacı tarafın gizlilik hükümlerini ihlal edici hiçbir hareketi bulunmadığını, buna ilişkin müvekkiline kusur atfedilecek ispatı kabil bir delil de bulunmadığını, ... Şirketi ile yapılan iş birliği; ... Şirketi ile yapılan sözleşmenin haklı nedenlerle son bulmasından sonra gerçekleştiğini, davacı tarafın asli ve fer'i taleplerinin reddine, HMK m. 389 unsurları gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine, yargılama giderlerinin, harç, masraflarının ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Davacı ile davalı ... arasında İsim Hakkının Kullanılması ve Dijital Varlık Oluşturma Hizmeti Ön Protokolü ile 06/04/2021 tarihli İsim Hakkının Kullanılması ve Dijital Varlık Oluşturma Hizmeti Sözleşmesinin akdedildiği daha sonra bu sözleşmenin davalı ... tarafında tek taraflı olarak .... Noterliği'nin 02/11/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Bu feshin haklı olup olmadığı ve buna bağlı olarak tazminat talebine ilişkin iş bu davadan sonra açılan İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/832 esas sırasında ayrı bir dava görülmektedir. İş bu davanın konusu sözleşmenin haksız feshi ve sözleşme koşullarının ihlal edilip edilmediği olmayıp haksız rekabet teşkil edecek şekilde davalı... ... A.Ş.'nin diğer davalı ...'nü iş bu dava davacısı ile aralarında bulunan 06/04/2021 tarihli sözleşmeyi sona erdirmeye yöneltecek şekilde davranışlarının bulunup bulunmadığıdır.

Davacı tarafça sunulan sözleşme, ihtarnameler, sosyal medya paylaşımları ve mahkememizce temin edilen müzekkere cevapları itibariyle 6102 sayılı TTK'nın 55/1-b. Bendi uyarınca sözleşmenin sona erdirmeye yöneltilecek bir davranış veya hareketin bulunduğu hususu davacı tarafça ispat edilememiştir. Bu nedenle de davacının sübuta ermeyen davasının reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... ile davacı şirket arasında akdedilen 06.04.2021 tarihli sözleşme ayakta iken davalı... ile davalı ... arasında token çıkarılması konusunda başka bir sözleşme akdedilmesinin haksız rekabet teşkil ettiğini, davalılar arasındaki sözleşmenin daha fesih bildirimi davacıya ulaşmadan 04.11.2021 tarihinde akdedildiğini, dijital varlık platformlarında işbirliği ve sponsorluk anlaşmalarının, işin mahiyeti gereği bir günde ya da bir haftada yapılabilecek anlaşmalardan olmadığını, davalıların kendi aralarında yaptıkları her görüşmenin içeriğinin müvekkil tarafından bilinmesi beklenemeyeceğinden iddialarının ispatı bağlamında gerekli ve yeterli delilin dosyaya sunulduğunu, davalılarca sunulan sözleşmenin haksız rekabet olgusunun ispatında en önemli delillerden biri olduğunu, davalı... firmasının, davalı ... ile müvekkil arasında akdedilen sözleşmeden haberdar olmaması mümkün olmadığını, kulüpler ile çalışmayı ihtisas haline getirdiğini iddia eden bir firma olarak...'in,...takımlarından olan.......'un davacı firma ile anlaşmaya vardığını, tarafların ortak bir hareket ile ...adı altında dijital varlık ürettiklerini ve bu coin'lerin ön alım yoluyla satılmaya başladığını bilmediğini iddia etmesinin samimiyetten ve mesnetten uzak olduğunu, gerçekçi de değildir. davacı şirketin söz konusu piyasada ön satışlar yaptığı hususu kamuoyunun dahi bilgisi dahilindeyken, davalı...'in bu konudan haberdar olmadığını söylemesinin abesle iştigal olduğunu, basiretli tacirin aktörü olduğu piyasada iş ve işlem yapan diğer aktörlerin faaliyetinden haberdar olacağını ve olması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :

Dava, haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, önlenmesi istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İstinafa konu uyuşmazlık temelde; davalılara isnat edilen eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasındadır.

Haksız rekabeti düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 54/2 maddesi "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde haksız rekabeti tanımlamış, 55. Maddesinde sayılan bazı hallerin haksız rekabet hallerinin başlıcaları olarak örnek kabilinden sayılmıştır. Aynı yasanın 56. Maddesi ise "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların bulunması halinde manevi tazminata verilmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. " düzenlemesini içermektedir.

Haksız rekabet varlığı için rekabet ilişkisi, yarar sağlama, kusur ve zarar gerekli olmamakla birlikte tazminat davaları bakımından davalının kusuru aranmaktadır. Diğer dava türleri için ise kusur aranmaz. Yine Tespit, men ve eski hale iade davaları bakımından zararın varlığı dava şartı değildir. Zararın varlığı sadece tazminat davaları bakımından rol oynar (TK 56/1-d).

Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi gereği zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

Davacının haksız rekabet oluşturduğunu iddia ettiği eylem davalı ... A.Ş'nin diğer davalı ... spor kulübü ile davacı arasında yapılan sözleşmeyi feshe yöneltmek, davacı ile ... Spor Kulübü arasındaki sözleşmenin gizlilik hükümlerini ihlal edici şekilde ... spor ile davalı arasında bilgi paylaşımı yapıldığı iddiasıdır.

Davacı ile davalı ... arasında İsim Hakkının Kullanılması ve Dijital Varlık Oluşturma Hizmeti Ön Protokolü ile 06/04/2021 tarihli İsim Hakkının Kullanılması ve Dijital Varlık Oluşturma Hizmeti Sözleşmesinin akdedildiği daha sonra bu sözleşmenin davalı ... tarafında tek taraflı olarak .... Noterliği'nin 02/11/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, bahsi geçen feshin haklı olup olmadığı ve buna bağlı olarak tazminat talebine ilişkin iş bu davadan sonra açılan İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/832 esas sırasında ayrı bir dava olduğu anlaşılmaktadır.

İş bu davanın konusu haksız rekabet oluşturacak şekilde davalı... ... A.Ş.'nin diğer davalı ...'nü iş bu dava davacısı ile aralarında bulunan 06/04/2021 tarihli sözleşmeyi sona erdirmeye yöneltecek şekilde davranışlarının bulunup bulunmadığı, davacı ile ... spor kulübü arasındaki sözleşmenin davalılarca gizliliğinin ihlal edilip edilmediği noktalarındadır.

Dosyaya toplanan deliler ile davacının davalılara isnat ettiği eylemleri ispatlar herhangi bir delil bulunmadığı gibi TTK 54 kapsamında dürüstlük kuralına aykırı bir davranışta ispat edilmemiş olmakla davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/543, K. 2026/1478, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-543-e-2026-1478-k-f4273390912b