Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/659 E. 2026/1525 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/659
- Karar No
- 2026/1525
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/659
KARAR NO: 2026/1525
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/03/2023
NUMARASI: 2018/816 Esas - 2023/247 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin oto alım satım işi yapan davalı şirketten ... pkalı ... marka hususi araç satın aldığını, müvekkilinin aracı satın aldıktan sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürütmüş olduğu 2017/56611 Soruşturma numaralı dosyasındaki soruşturmaya göre aracın yurtdışı tescilli olduğu iddiası ile Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin el koyma kararı uyarınca aracın müvekkilinden alındığını, müvekkilinin soruşturma kapsamındaki araç ile ilgili öncesine dair herhangi bir bilgisi olmadığını, davalı şirkete araç için ödenen 90.000 TL'nin iadesine karar verilmesini, müvekkili şirketin uğramış olduğu itibar kaybı ve maddi kayıpları sebebiyle de 10.000 TL tazminata karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aracın müsadere altına alınmasında müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını, gümrük kaçağı aracın tescilinden dolayı İçişleri Bakanlığının sorumlu tutulduğunu, İçişleri Bakanlığının sadece gümrük belgelerini değil, araç ile ilgili tüm bilgi ve belgeleri kontrol etmesi gerektiğini beyanla davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ... davacının davaya konu aracı davalıdan satın aldığını ancak araca Ankara 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 2017/9495 D.İş sayılı dosyasından verilen karar gereğince el konulduğunu belirterek ödediği bedelin iadesini, maddi ve manevi zararlarının tahsiline karar verilmesini talep ettiği, 08.11.2022 tarihli dilekçesi ile talebini ıslah ettiği ve ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği, dava devam ederken Ankara 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/242 E. sayılı dosyası ile 16/10/2019 tarihinde davaya konu araç üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verildiği, TBK'nın 219.maddesine göre satıcının satılanda bulunan hukuki ya da ekonomik ayıplardan, ayıpların varlığını bilmese bile sorumlu olduğu, bu nedenle davalının davacının ayıba ilişkin zararını karşılaması gerektiği, davacının hukuki ayıp nedeniyle ödemek zorunda kaldığı 9.827,04 TL ardiye ödemesinden, 12.324 TL gümrük müdürlüğüne yapılan ödemeden, aracın geç muayene edilmesi nedeniyle ödenen 71,10 TL araç muayene gecikme bedeli ile 12,80 TL KDV’sinden ve bilirkişi raporu ile tespit edilen ikame araç temini için ödenecek 15.750 TL araç kiralama bedelinden davalının sorumlu olduğu, bu miktarlar yönünden davacının taleplerinin haklı olduğu, muayene ücretinin davacı tarafça araç ayıplı olmasa dahi ödenmesi gerektiği gözetilerek muayene ücretinin asıl borcuna ilişkin talebin reddedildiği, davacının avukatlık ücretine ilişkin talebi ise eldeki davanın tüketici mahkemesinde açılan davanın devamı olduğu, dava sonucunda davacı lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedileceği, ayrıca maddi tazminat kalemi olarak davacı için avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği gözetilerek reddedilmiş, somut olayda kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir eyleme rastlanmadığından şartları bulunmayan manevi tazminat isteminin de reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taleple bağlılık ilkesine aykırı karar tesis edilemeyeceğini, davacı tarafın aracın iadesini veya 90.000TL bedelini, değer kaybı ve maddi kayıplar için 10.000 TL talep ettiğini, davacının maddi kayıp olarak aracın kullanılmaması nedeniyle oluşan maddi kayıbı talep ettiğini, davacı vekilince gümrük ve maliyeye ödenen masrafların kastedilmediğini, kabul etmemek ile birlikte dava dilekçesinde değer ve maddi kayıp olarak 10.000 TL talep edildiğini, fazlaya ilişkin haklarında saklı tutulmadığını, taleple bağlılık ilkesi ve usul hukuku gereği talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar verilemeyeceğini, ancak duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebileceğini, taleple bağlılık ilkesi gereği, davacı dilekçesi dikkate alındığında davanın konusuz kaldığını, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, dava terditli açılmadığından davacı tarafın taleple bağlı olduğunu ve davanın ıslah edilemeyeceğini, bu nedenle kararın bozulması ve kaldırılması gerektiğini, davacı ... A.Ş'nin 11/05/2022 tarihinde tasfiye ilanı yapılarak ticaret sicilinden silindiğini, tasfiye talebinin kabulü üzerine tasfiye memurunun katılımıyla alacak davasına devam edilmesi gerekirken kötü niyetli davacının davaya bu durumu beyan etmeden davayı devam ettirdiğini, alacak davası devam ederken alacaklı olan firmanın tasfiye olması durumunda, alacaklı firmanın haklarını ve yükümlülüklerini devralan tasfiye memurunun davanın devamında taraf olması gerektiğini, alacak davası devam ederken tasfiye süreci başlamışsa, tasfiye memurunun davanın tarafı haline geldiğini ve alacaklı firmanın haklarını ve yükümlülüklerini devraldığını, ilgili mahkemeye başvurarak tasfiye memurunun dava sürecine dahil edilmesi gerektiğini, mahkemece borçlu tarafın alacaklı firmaya olan borcunu ödemesine karar verilirse, bu ödemenin tasfiye memuruna yapılacağını, dava konusu aracın ithalatını yapanın davalı olmadığını, davalının aracın 9. Sahibi olduğunu, noterde yapılan satış senedi ile araç devri yapılırken aracın gümrük kaçağı olup olmadığının davacı tarafından belirlenemeyeceği, noterde ki araç devir sözleşmesinden sonra tescil için gidilen trafik tescil bürolarının araç bilgilerinin doğruluğunu kontrol etmesi, şüpheli bir durum oluştuğunda bu işlemi gerçekleştirmemesi gerektiğini, araç bilgilerinin araştırılmasının idarenin denetim görevinin gereği olduğunu, noterde yapılan satış senediyle araç devri yapılırken aracın gümrük kaçağı olup olmadığının davacı tarafından belirlenemeyeceğini, noterde ki araç devir sözleşmesinden sonra tescil için gidilen trafik tescil bürolarının araç bilgilerinin doğruluğunu kontrol etmesi ve şüpheli bir durum oluştuğunda bu işlemi gerçekleştirmemesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, davacının davalı satıcıdan satın aldığı aracın 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/2.maddesinde yazılı suça konu olması nedeniyle eksik ödenen ÖTV'nin ve diğer giderlere yönelik maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... pkalı ... marka hususi aracı satın aldıktan sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/56611 Soruşturma numaralı dosyasındaki aracın yurtdışı tescilli olduğu iddiası ile Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin el koyma kararı uyarınca aracın müvekkilinden alındığını, davalı şirkete araç için ödenen 90.000 TL'nin iadesine karar verilmesini, müvekkili şirketin uğramış olduğu itibar kaybı ve maddi kayıpları sebebiyle de 10.000 TL tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacıya taleplerini açıklaması ve eksik harcı yatırması için 26/10/2022 tarihli duruşmada süre verilmiş davacı taraf 08/11/2022 tarihli dilekçesi ile 10.000 TL lik tazminat talebini; 1-dava Dilekçemizin Netice-i Talep Kısımında Yer Alan 1. Maddedeki Aracın Ayıplı Çıkması Sebebi İle Ödenen 90.000,00 TL. Bedelin Ticari Faizi İle Birlikte İadesi Talebimize İlişkin Olarak Talep Konusu Aracın Müvekkil Şirketçe, Yapılan Yasal Düzenleme Kapsamında Hakkını Kullanarak Kendi İmkanları İle İşlemleri Takip Ederek Gümrük Kaçağı Aracın Tüm Harç,ceza Ve Masraflarını Ödeyerek Teslim Almasından Dolayı İş Bu Talep Kalemi Yönünden Talebimizin Dayanaksız Kalması Sebebiyle Taktir Ve Değerlendirmeyi Sayın Mahkemeye Bırakıyor Mevcut Fiili Ve Hukuki Duruma Göre Karar Verilmesini Talep Ediyoruz. 2-netice-i Talebimizin 2. Maddesinde Yer Alan "müvekkil Şirketin Uğramış Olduğu İtibar Kaybı Ve Maddi Kayıplar Sebebiyle De 10.000,00 Tl. Tazminata" Şeklindeki Talebimize İlişkin Olarak; İş Bu 10.000,00 Tl. Tazminat Talebimiz; Fazlaya Dair Talep Ve Dava Haklarımız Saklı Kalmak Kaydıyla Şimdilik; ***5.000,00 TL.'lik Kısmı: İtibar Kaybı (aracın Şirket Önünden Polisler Nezaretinde Alınması Ve Bu Durumun Çevrede Oluşturduğu Olumsuz İntiba,müvekkil Şirket Yetkililerinin Karakol Ve Dava İşleri İle Uğraşmak Zorunda Kalması Kaynaklı Manevi Yıpranma Sebebiyle Manevi Tazminat, *5.000,00 TL'lik Kısmından İse; -2.000,00 TL.'si Gümrük Kaçağı Pozisyonunda El Konulan Aracın Yasal Hale Getirilmesi İçin Yapılan (TC. Ticaret Bakanlığı ... Bölge Müdürlüğü ... Tasfiye İşletme Müdürlüğüne Yapılan: 9.827,4 TL, TC. Ticaret Bakanlığı-... Gümrük Müdürlüğü(12.324,00 TL-25.09.2019 Tarihli %25 Ötv Vergi Ödemesi) İle Aracın Teslim Alınmasından Sonra Tüvtürk Araç Muayene İstasyonunda Yapılan 428,56 TL'lik Araç Muayene Ücreti Ve Gecikmesi Bedelleri)tüm Harç,vergi Ve Sair Masrafları -2.000,00 Tl.'si Müvekkil Şirketin Yaşanan Bu Olay Sebebiyle Davalı Şirket Aleyhine Açmak Zorunda Kalması Sebebiyle,davanın Tüketici Mahkemesinde Açıldığı 2017 Yılı Ödemesi Gereken İstanbul Barosu En Az Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine Göre Tüketici Mahkemelerinde Takip Edilen Davalar İçin Belirlenen Avukatlık Ücreti Bedeli, -1.000,00 TL.lik Kısmı İse Aracın Gümrük Kaçağı Aracın Fiilen Bağlandığı 22.11.2017 İle Aracın Ceza,harç,vergi Ve Masraflarının Ödenerek Teslim Alındığı 25.09.2019 Tarihler Arası 23 Aylık Dönemdeki Aracın Kullanılamaması Ve İkame Araç Temini Gibi Ekstra Külfetlere Katlanmak Zorunluluğu Doğması Sebebiyle Her Gün İçin Belirlenecek Ortalama Araç Kiralama Bedeli Kıstas Alınarak Belirlenecek Tazminat Bedelleri " Davadaki Talep Kalemlerimizi Oluşturmaktadır." Şeklinde Açıklamış Ve Harcı Yatırmıştır.
Davacı taraf aynı tarihli ıslah dilekçesi ile; netice-i talep : yukarıda arz ve izah ettiğimiz ,fazlaya dair talep ve dava haklarımız ile ek dava açma haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 10.000,00 TL.'lik tazminat talebimizden; ***5.000,00 TL.'lik kısmı: itibar kaybı (aracın şirket önünden polisler nezaretinde alınması ve bu durumun çevrede oluşturduğu olumsuz intiba,müvekkil şirket yetkililerinin karakol ve dava işleri ile uğraşmak zorunda kalması kaynaklı manevi yıpranma sebebiyle manevi tazminatına, ***5.000,00 TL.'lik kısmından ise; -2.000,00 TL.'lik gümrük kaçağı pozisyonunda el konulan aracın yasal hale getirilmesi için yapılan (TC. ticaret bakanlığı ... bölge müdürlüğü ... tasfiye işletme müdürlüğüne yapılan: 9.827,4 TL, TC. Ticaret Bakanlığı-... gümrük müdürlüğü (12.324,00 tl.-25.09.2019 tarihli %25 ÖTV vergi ödemesi) ile aracın teslim alınmasından sonra ... araç muayene istasyonunda yapılan 428,56 TL.'lik araç muayene ücreti ve gecikmesi bedelleri)tüm harç,vergi ve sair masrafları bedelleri talebimizi...22.579,96 TL olarak, 2.000,00 TL.'lik müvekkil şirketin yaşanan bu olay sebebiyle davalı şirket aleyhine açmak zorunda kalması sebebiyle ,davanın tüketici mahkemesinde açıldığı 2017 yılı ödemesi gereken istanbul barosu en az avukatlık asgari ücret tarifesine göre tüketici mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen avukatlık ücreti bedeli talebimizi ....5.900,00 TL olarak, 1.000,00 TLlik aracın gümrük kaçağı aracın fiilen bağlandığı 22.11.2017 ile aracın ceza,harç,vergi ve masraflarının ödenerek teslim alındığı 25.09.2019 tarihler arası 23 aylık dönemdeki aracın kullanılamaması ve ikame araç temini gibi ekstra külfetlere katlanmak zorunluluğu doğması sebebiyle her gün için belirlenecek ortalama araç kiralama bedeli kıstas alınarak belirlenecek tazminat bedelleri talebimizi 34.500,00 TL. " olarak ıslah ediyoruz." şeklinde ıslah etmiştir.
Öncelikle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109 maddesinin 3. fıkrasında dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılmasının, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceği düzenlenmiş olup; bu yasal düzenleme karşısında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmaması sebebiyle ıslah yapılamayacağına yönelik değerlendirme yapılması mümkün değildir. (emsal Yargıtay 22. HD 2017/15660 E. 2018/22330 K. Sayılı ilamı) 1086 sayılı HUMK döneminde yasal düzenleme ve yargı içtihatları ile fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmaması halinde davanın tam dava olduğu ve dava edilmeyen kısım yönünden haktan feragat edildiğine ilişkin görüşün 6100 sayılı HMK 109/3 düzenlemesi karşısında geçerliliği kalmamıştır.
Davacının dava dilekçesi ile talep ettiği maddi ve manevi tazminat talebinin mahkemece verilen sürede açıkladığı ve harçlarını tamamladığı, bilahare davasını kısmen ıslah ederek her bir tazminat kalemi yönünden talebini artırdığı, gerek talep sonucunu açıklayan dilekçesi gerek ıslah dilekçesi ile yapılan işlemin usulüne uygun olduğu anlaşılmakla davalının bu yönlere ilişen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Ayıba ve zapta karşı davalı satıcı alıcıya karşı sorumlu olup aracın davalı tarafından ithal edilip edilmediğinin davalının sorumluluğuna bir etkisi bulunmadığından bu yöne ilişen istinaf istemi de yerinde görülmemiştir.
Ancak yargılama aşamasında davacı şirketin genel kurul kararı ile ticaret sicilinden terkin edildiği 11 Mayıs 2020 tarihli Türkiye Ticaret Sicili gazetesinde yapılan ilandan anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı şirketin taraf ehliyeti kalmadığından ihyası için süre verilip taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu husus atlanarak hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 14/07/2026