Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1492 E. 2026/954 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1492
Karar No
2026/954
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2026/1492

KARAR NO : 2026/954

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 04/11/2025

NUMARASI : 2025/395(E) - 2025/879 (K)

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ: 18/06/2026

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait araç ile davalı sigorta şirketine ihtiyari mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı aracın 19/12/2024 tarihinde yaptıkları kaza sonucu karşı aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketine başvurulduğunu ve müvekkilinin aracının perte ayrıldığını, aralarında yapılan mutabakatta fazlaya dair haklar saklı tutularak rayicin 960.000 TL olarak belirlendiğini, 550.000 TL sovtaj bedeli, tazminat olarak ise 410.000 TL bedelin ödenmesi hususunda fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle anlaştıklarını, davalı sigorta şirketinin ... poliçe limiti dahilinde 200.000 TL ödeme yaptığını, mutakabatnamedeki kabule göre 210.000 TL tutarında alacağı kaldığını, müvekkilinin aracının rayiç değeri en az 990.000 TL civarında olup; davalı sigorta şirketince tespit edilen 960.000 TL rayiç bedel arasında fark bulunduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL pert bedelinin, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından pert bedelinin tespit edildiğini, davacı tarafın da bu tutarı kabul ettiğini, kaza tarihinde araç başına poliçe teminat limiti kapsamında 200.000 TL ödeme yapıldığını, ihtiyari mali mesuliyet poliçesi kapsamında limitlerinin 60.000 TL olduğunu bu nedenle davacının HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince; poliçedeki ihtiyari mali mesuliyet klozuna ilişkin sorumluluk miktarının 60.000 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin ise 410.000 TL hasar bedeli ödemeyi kabul ettiği ve bakiye hasarın 210.000 TL olduğu nazara alındığında davacının, davalıdan talep edebileceği miktarın 60.000 TL poliçe limitini aşamayacağı, davacının alacak miktarının belirli olduğunu, bu hali ile belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında mutabakat imzalanmış olsa da belirlenen rayiç değerin gerçeği yansıtmadığı alınan raporla tespit edildiğini, taraflar arasında bir mutabakatname düzenlenmiş ise de bu mutabakatname alacağın hukuki niteliği, kapsamı, davalının sorumluluğunun sınırları ve sigorta şirketinin sorumluluğu bakımından kesinlik sağlamadığını, ihtiyari mali mesuliyet sigortasında poliçe limitinin tek başına davacının talep edebileceği miktarı kesin olarak belirleyen bir unsur olmayıp yargılamayı gerektirdiğini, mutabakatnameye rağmen davalı sigorta şirketinin ödeme yapmaması ve alacağın ihtilaflı hale gelmesi karşısında davacının alacağını yargı kararı ile kesinleştirmek ve ilamlı icra yoluyla tahsil edilebilir hale getirmek amacıyla dava açmasında hukuki yararı bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı kanaatine varılması halinde dahi, eldeki davanın kısmi dava olarak kabul edilmesi gerektiğini, davanın usulden reddi halinde vekalet ücretinin dava dilekçesinde gösterilen ve reddedilen miktar esas alınarak belirlenmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:

Dava, ihtiyati mali mesuliyet sigortası kapsamında pert tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı HMK’nin belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesinde "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır.

6100 sayılı HMK’nin kısmi davayı düzenleyen 109. maddesine göre, talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.

Somut olayda, dava trafik kazası nedeniyle bakiye maddi tazminat istemine dayanmaktadır.

Maddi tazminat talebinin niteliği ve taraflar arasında mutabakat sağlanmış olması, mutabakat sağlanan miktar üzerinden dahi 210.000 TL bakiye tazminat alacağının kaldığı, ihtiyari mali mesuliyet poliçe limitinin 60.000 TL olması karşısında, dava tarihi itibariyle miktarın zaten üst sınırı itibariyle mutabık kalınan miktarın altında kaldığından dava değeri bilinebilir olduğunun kabulü ile mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından, bakiye karar ve ilam harcına hükmolunmasına yer olmadığına,

3-Davacının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1492, K. 2026/954, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1492-e-2026-954-k-900f0d655bf4