Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/811 E. 2026/1437 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/811
Karar No
2026/1437
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/811

KARAR NO: 2026/1437

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/01/2023

NUMARASI: 2021/340 Esas - 2023/5 Karar

DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile borçlu .... Şti arasında Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmesi yapıldığını, davalı ...'un ise müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmesi kapsamında davalının nakit ve gayri nakit borçları doğduğunu, davalıya .... Noterliğinin 16.08.2019 Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi çekilerek hesapları kat edildiğini ve borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, hesap kat ihtarına rağmen de borcun ödenmemesi nedeni ile davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibine geçildiğini, borçlunun takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, davalı-borçlunun borcunu ödemediği gibi aleyhine başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edip icra takibinin durmasına ve davacının mağdur olmasına neden olduğunu, davacı banka sistemine takip tarihinden sonra 02.09.2020 tarihinde 473,50 TL tahsilat sağlandığını, neticede .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptaline, davalıların asıl alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı alacaklı tarafından davalılar aleyhine, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacı tarafça borcun dayanağı olarak kredi taahhütnamesi/sözleşmesi, ihtarname, hesap özeti gösterildiğini, taraflarınca ilgili icra dosyasına 13/11/2020 tarihli dilekçe verilerek; yetkiye, borca, icra takibinde bildirilen alacak miktarının tamamına, faize ve borcun tüm fer'ilerine itiraz edildiğini, davacı alacaklı ise huzurdaki dava ile İcra Müdürlüğüne yapılan itirazın iptalini talep ettiğini, öncelikle, davacı tarafından harca esas değer dava dilekçesinde 58.758,43-TL gösterildiğini, huzurdaki davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki takip çıkışının ise 59.231,93-TL olduğunu, davacı banka ile davalı .... Şti. arasında akdedildiği iddia edilen Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmesi'nin incelenmesi ve bu inceleme neticesinde davalı ...'un sözleşmeye kefil olup olmadığının Mahkemece araştırılmasının gerekmekte olduğunu, davacı banka tarafından bir sözleşmedeki kefalet hususu dolandırılarak başka sözleşmeler için de bu kefaletin geçerli kılınmaya çalışılmakta olduğunu, dolayısıyla bu koşullardan başka koşullarla ve davalının haberi olmaksızın davalı şahsın borçlandırılması, kefil kabul edilmesinin hukuka aykırılık teşkil edeceğini, kefaletin ferdileştirilmesinin zorunlu olduğu, asıl borcun belirli veya en azından kefalet anında belirlenebilir olmasının gerektiği, her ne sebeple olursa olsun ileride doğacak tüm borçlara kefaletin ise geçersiz olacağı Yargıtay kararları ile de kabul edilmekte olduğunu, davalı ...'un davacı banka nezdinde doğmuş ve doğacak tüm borçlarına ilişkin kefillik iradesinin olduğunu söylemek hakkaniyet ilkesine de aykırılık teşkil edeceğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, icra takibine yapmış oldukları itirazın devamına, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali talebi ile %20 icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine, reddolunacak miktarın %20'sinden az olmamak koşuluyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir. Dava konusu, taraflar arasındaki genel kredi ve teminat sözleşmesine dayalı olarak alacaktan kaynaklı hesap kat ihtarına dayalı .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine davalı taraflarca yapılan itirazın iptali mahiyetine ilişkin olduğu görülmüştür. Dava konusu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 57.277,35 TL asıl alacak ve 1.861,51 TL temerrüt faizi-93,07-TL faiz alacağı olmak üzere toplam 59.231,93 TL alacağının öncelikle faize mahsup edilerek hesaplanacak yıllık % 46,8 temerrüt faizi, faizin % 5 gider vergisi, avukatlık ücreti ve icra masrafıyla tahsili talep edilmiştir.

Davalılara ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlular vekili borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür. Dava konusu miktar 58.758,43 TL'dir. Davacı banka ile davalı .... Şti. arasında 03.06.2014 tarihinde 250.000,00 TL limitli Genel Kredi sözleşmesi imzalandığı, daha sonra 18.06.2015 tarihinde sözleşme limitinin arttırıldığı ve ek 750.000,00 TL'lik bir sözleşme daha yapıldığı, toplam 1.000,000,00 TL'lik sözleşme imzalandığı; bu sözleşmelere davalı ...' un müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğu, iş bu sözleşmeye istinaden davacı banka tarafından davalı şirkete taksitli kredi kullandırılmış olmakla, borcun bu sebeple doğduğu anlaşılmıştır.

Davalı ...' un bu borç sebebiyle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kredi limiti kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda özetlenen, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli 12/10/2022 havale tarihli bilirkişi ek raporu göz önüne alınarak, davalıların takip tarihi itibariyle .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu taksitli kredi alacağı yönünden; takip tarihi itibariyle 57.277,35 TL asıl alacak, 1.347,03 TL işlemiş faiz ve 67,35 TL BSMV olmak üzere toplam 58.691,73 TL borcun olduğu, takip tarihi sonrasında 473,50 TL ödeme olduğu, dava tarihi itibariyle 58.218,23 TL borcun ödenmediği mahkememizce kabul edilmiştir. Alacağın likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği değerlendirilmiş ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının asıl alacağın %20'sinden az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt faizinin hesabı yanlış hesaplandığını, bilirkişi raporunda %40,50 temerrüt faiz oranı uygulanacağı beyan edilmişse de icra takibinde hesaplanan temerrüt faiz oranının %46,8 olduğunu, mahkeme kararının icra edilmesi halinde telafisi güç ve imkansız durumlar ortaya çıkacağından hükmün icrasının hükmün kesinleşme tarihine kadar durdurulmasına karar verilmesini, beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2.bilirkişi ek raporu itirazlarına yönelik olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadığını ve genel itibariyle kefalet sözleşmesinin geçerliliği, ...A.Ş.’nin kuruluş tarihçesi gibi genel geçer hususlarla ilgili bilgilendirme yapıldığını, hazırlanan bilirkişi ek raporunda işbu davaya konu olay nezdinde değerlendirme yapmaktan ziyade genel anlamıyla kefalet ilişkisi ile ilgili tespitlerde bulunulduğunu ve bu sebeple, bilirkişi ek raporunun hükme esas alınmasının hukuka açık aykırılık teşkil ettiğini, alacağın ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, bilirkişinin görevi teknik konularda tespitlerde bulunmak iken dosyaya sunulan raporda önceki raporlar gibi teknik tespiti aşan değerlendirme ve kanılar içerdiğini, davacı alacaklı tarafından icra takibine konu edilmeyen sözleşmelerin mahkemeye ibrazı ancak kötüniyetin ispatı olacağını, bilirkişilerce yapılan hukuki değerlendirmelerin dikkate alınmaması gerektiğini, bilirkişiler davalının beyanları ile ticari defter ve kayıtları esas alınarak raporun hazırlandığını açıkça ikrar ettiğini, davalı tarafından herhangi bir ticari kayıt ve defter sunulmadığı bu durumda davacının ticari defter ve kayıtlarına dayanıldığını, mahkeme ve bilirkişi raporlarında davalı şahıs hakkında sorumluluğu bulunduğu belirtilmiş ise de bu değerlendirme dosya esasına ve maddi gerçekliğe uygun olmadığını, davacı banka ile davalı şahıs arasında sadece genel kredi sözleşmesi akdedildiğini ve işbu sözleşme dışında başkaca sözleşmelerden sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, icra takibine dayanak yapılan sözleşme tarihleri incelendiğinde, sözleşmelerin yasal değişiklikten önce yapıldığını, mahkemece davalı şahıs bakımından icra takibine konu borçtan sorumluluğuna karar verilmesinin yasal mevzuata uygun olmadığını, davacı banka, ...'dan ödeme aldığı için davalı ... açısından asıl borç sona erdiğinden, davalı şahsın kefalet ilişkisinden kaynaklanan borcu da sona erdiğini, diğer borçlu davalı şirket açısından da ...tarafından dava tarihine kadar davalı bankaya 49.470,66 TL ödeme yapıldığından bu ödemenin dikkate alınarak, mahkemece bakiye miktar kadar icra takibinin devamına karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi ek raporuna dayanak yapılan sözleşmelerin, icra takibine konu edilen ve borcun sebebi olarak dayanılan sözleşmelerle aynı olmadığını, bilirkişi ek raporunda hatalı sözleşmelere yer verildiğinden raporun tamamıyla hatalı tespitler içerdiğini ve bu haliyle de ek raporun hükme esas alınamayacağını, icra takibinde borcun sebebi olarak gösterilen evrakların tarihlerinin farklı olduğunu, davalının davacı tarafla akdettiği protokoller kapsamında gerçekleştirdiği ve yargılama aşamasında ödenen bedeller bulunduğunu ve neticesinde tüm borçlar ödenmiş olduğundan işbu davanın ödeme nedeniyle de reddi gerektiğini, davacı taraf alacaklı olduğunu bildirmiş ise de davacı tarafla yargılama aşamasında ödemeye yönelik protokoller akdedildiğini, bu ödemeye yönelik protokoller bilirkişi tarafından incelemeye ve değerlendirmeye alınmadığını ve mahkeme tarafından davacı taraftan anılan protokollerin veya ödemelerin sorulmasını ve neticesine göre karar vermesi gerektiğini, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi ek raporunda belirlenen faiz oranı ve faize yönelik değerlendirmeler de hukuken hatalı karar verilmesine neden olduğunu, belirlenen %40,5 faiz oranı fahiş bir oran olduğunu, davanın kısmen reddi nedeniyle hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında olmaması gerekmekteyken, bu tutarın altında hükmedilmesinin hukuken hatalı olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemidir.

İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; bilirkişi raporunda hesaplamanın doğru yapılıp yapılmadığı, faiz oranı, kefaletin geçerli olup olmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği, vekalet ücreti ve ... tarafından yapılan ödemenin mahsup edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.

Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "Kredi taahhütnamesi/ sözleşmesi, ihtarname, hesap özeti'' sebebine dayanılarak toplam 59.231,93 TL alacağın tahsili istemiyle 09.09.2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.

Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

Davacı banka ile davalı .... Şti. ile arasında 03.06.2014 tarihli 250.000,00 TL bedelli, 18.06.2015 tarihli 750.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalanmış, davalı ... aynı tarih ve aynı limitle müşterek müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzalamıştır.

Davacı tarafından davalıya gönderilen .... Noterliği 16.08.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, toplam 57.277,35 TL'nin 24 saat içinde ödenmesi ihtar edilmiş, ihtarname, davalı kefil ...'a 20.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı asıl borçlu.... Şti.'nin sözleşmede yazılı adreslerine gönderildiği, davalı şirketin sözleşmede yazılı adresine gönderilen tebligatın 20.08.2019 tarihinde iade edildiği görülmüştür.

Davalı şirketin sözleşmede yazılı adresine gönderilen tebligatın iade edilmesi nedeniyle taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 13.2. maddesi hükmüne göre davalıların 22.08.2019 tarihinde temerrüte düştüklerinin kabulü gerekir.

Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca davalı itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

TBK'nın 584/1. Maddesinde, eşlerden birinin mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceği; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olmasının şart olduğu, 28.03.2013 tarihinde getirilen eklenen üçüncü fıkrasında ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmayacağı düzenlenmiştir.

Somut olayda, davalı ...'un kefil olarak imzaladığı, 03.06.2014 ve 18.06.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri tarihinde, davalının, borçlu şirketin ortağı olduğu anlaşılmakla, TBK'nın 584/3.maddesinde 28.03.2013 tarihinde yapılan değişiklikle, ticaret şirketi ortağının şirket borçlarına vereceği kefaletler için eş rızası aranmayacağı hükmüne göre sözleşme tarihlerinde davalı asıl borçlu şirketin yetkilisi olan davalı için eş rızasının alınmasının gerekli olmadığı gözetildiğinde, davalının genel kredi sözleşmelerindeki kefaletleri geçerlidir ve kredi borcu ödenmedikçe ve borcu sona erdiren başka bir neden bulunmadıkça kredi borcundan dolayı davacı bankaya karşı sorumludur.

Bu nedenle davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni haklı bulunmamıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı banka ile davalı kredi borçlusu/kredi lehtarı (asıl - borçlu) .... Şti arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemiş oldukları nazara alındığında, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, davalı kefilin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 1.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 57.277,35 TL'sının kefalet limitlerinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin gerek kendi ve gerekse de davalı kredi lehtarı şirketin (asıl borçlu) temerrütü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı sorumlu oldukları nazara alınarak, borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduklarının düşünülebilineceği, fazlaya ilişkin 540.20 TL'nın reddi durumunda, takip tarihinden itibaren 57.277,35 TL asıl alacak tutarı tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %40,50 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği, ... Mevzuatı Bakımından Takip Edilmesi Gereken Süreç Yönünden ... ...A.Ş. dava tarihi 13.04.2021'den önce olmak üzere 17.04.2020 tarihinde davacı bankaya 49.470,00 TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığı, davacı banka kefalet protokolü kapsamında, tazmin edilen işbu bedelin davalıdan tahsil edilmesinde sözleşmesel olarak yetkili ve sorumlu pozisyonunda bulunduğu, yani davacı banka tazmin edilen bedel bakımından takibe devam etme yükümlülüğü bulunmadığı, davacı banka, ... A.Ş. ile imzalanan kefalet protokolü ve Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında yukarıda takip tarihi itibariyle hesaplanan alacak kalemleri üzerinden icra takibine aynen devam edilebilineceğinin düşünüldüğü, bahse konu ödeme davalılar tarafından yapılmadığı, işte bu bakımdan gerek davacı banka ile dava dişi ... A.Ş. arasında akdedilen Ek Kefalet protokolü ve gerekse de Bakanlar Kurulu Kararına atfen sanki hiç ödeme yapılmamış gibi takibe aynen devam edilebileceği tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu denetime elverişli olup mahkemece hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsilik görülmemiştir.

...A.Ş. tarafından dava tarihinden önce 17.04.2020 tarihinde davacı bankaya 49.470,66 TL ödeme yapılmıştır. 28/03/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun geçici 20/1. Maddesinde, Finansman imkanlarını geliştirmek ve kredi sisteminin etkin işlemesine katkı sağlamak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler ile ticari işletmelere kredi garantisi veren kredi garanti kurumlarına 100 milyar Türk lirasına kadar nakit kaynak aktarmaya ilişkin düzenleme yapılmıştır. Anılan maddenin üçüncü fıkrasında da, bu madde kapsamında nakit kaynak ve/veya özel tertip Devlet iç borçlanma senedi aktarılacak kredi garanti kurumlarının belirlenmesine, aktarılacak kaynağın kullandırılmasına ve bu maddenin birinci fıkrasında belirlenen tutar dayanak gösterilerek söz konusu tutarın 10 katını aşmamak üzere bu kurumlarca verilebilecek kefaletin bakiye tutarına ilişkin usul ve esasların Bakanlar Kurulunca belirleneceği düzenlenmiştir.

4749 sayılı Kanunun geçici 20. maddesine dayanılarak çıkarılan Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 6/1. maddesi, temerrüt sonrası takip süreçleri kredi verenlerce yürütülür, şeklinde düzenlenmiştir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre, ... tarafından ödeme yapıldıktan sonra da, kredi veren davacı banka tarafından başlatılan icra takibinin sürdürülmesi bankanın yükümlülüğüdür. Bu durumda ... tarafından somut olayda olduğu üzere takip tarihinden sonra dava tarihinden önce17.04.2020 tarihinde davacı bankaya 49.470,66 TL ...tarafından ödeme yapılmış ise de, bu ödemeler kredi borçlularının borcunu sona erdirir mahiyette yapılan bir ödeme vasfı taşımamaktadır.

Bahsi geçen ödeme Bakanlar Kurulu kararı ve davacı banka ile dava dışı ... arasında akdedilen protokol hükümleri kapsamında kendine özgü bir tazmin biçimi olup, davacı banka, ... ödemesine ilişkin olarak da ... adına alacağın tahsili için icra takibine devam etmekle yükümlüdür. Bu nedenle ilk derece mahkemesince, ... tarafından yapılan ödeme mahsup edilmeden yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

Genel Kredi Sözleşmesinin 11.b maddesinde, ''...Bunları bankaya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeneceği tarihlere kadar geçecek günler için, kullanmış olduğu tüm kredilere bankacı uygulanan kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihi itibariyle en yüksek olan kredi faiz oranına, bu oranı %50'nin ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edileceğini ve temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeteceğini kabul, beyan ve taahhüt eder...'' düzenlenmiştir.

Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde hesap edileceği açıkça gösterilmiştir. Temerrüt faizi yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranına %50 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekir.(Yargıtay 11. HD'nin 16.03.2021 tarihli 2020/5441-2021/2467 E.-K. Sayılı kararı, Yargıtay 19.HD'nin 30/10/2017 tarihli ve 2016/13171-2017/7393 E.-K. sayılı ve 11/06/2012 tarihli ve 2012/2383-2012/9839 E.-K. sayılı kararları)

Davacı taraf, emsal kredilere fiilen uyguladığı faiz oranına ilişkin herhangi bir belge sunmamıştır. Bu haliyle, davacı bankanın Merkez Bankasına bildirdiği faiz oranının, emsal kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz olduğunu ispatlayamamıştır. Bu durumda, davacının T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği faiz oranı esas alınarak temerrüt faizinin tespiti mümkün değildir.

Bu halde, temerrüt faizinin tespitinde davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı yerine dava konusu genel kredi sözleşmesindeki (fiili) akdi faiz oranının esas alınması gerekir. Bilirkişi raporunda, takibe konu krediye %25,09 akdi faiz uygulandığını, davalıya kullandırılan 13.03.2019 tarihli BCH kredisine % 27 akdi faiz uyguladığından, bu oran üzerinden % 50 ilave edilerek hesaplanan % 40,5 temerrüt faizi üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Mahkemece reddedilen tutar yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması yerinde görülmüştür.

Her ne kadar davalı vekili istinaf dilekçesi ekinde Protokol ve ödemeye ilişkin dekontlar sunmuşsa da, söz konusu protokolün incelenmesinde davaya veya dava konusu takip için yapılmadığı, taraflar arasındaki başka dosya borçlarına istinaden düzenlendiği, dekontlarında protokol borcuna ödendiğin belirtildiği, borç ödemesi açıklaması bulunan dekontlarında protokolde belirtilen dosyalar için belirlenen hesap numaralarına ödendiği görülerek, söz konusu protokol ve ödemelerin dava konusu alacağı kapsamadığı anlaşılmıştır.

İİK'nın 67/2. Maddesinde itirazın iptali davasında, (...) takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir.

Eldeki davada dava konusu alacak likit (belirlenebilir) olup, davalının takibe itirazının haksız olmasına göre kabul edilen miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken talebin yargılamayı gerektirmesi ve likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİ İLE, takibin asıl alacak 57.277,35 TL, işlemiş faiz 1.347,03 TL ve BSMV 67,35 TL olmak üzere 58.691,73-TL'den ödeme yapılan 473,50 TL mahsup edilerek 58.218,23 TL üzerinden kaldığı yerden aynen DEVAMINA, Asıl alacağa tahsil edilinceye kadar yıllık % 40,50 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisi uygulanmasına,

2-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında 11.455,47 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 3.976,88 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 1.011,54 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.965,34 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.255,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 65,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5-Davacı tarafça sarf edilen toplam 1.087,84 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 1.924,10-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.904,85 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Davanın kabul edilen miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 9.314,92 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

8-Davanın reddedilen miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 540,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalılara verilmesine,

9-Karar kesin olduğundan HMK 333.maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,

10-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;

a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 492,00 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

c-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 994,22 TL harcın, alınması gerekli olan 3.976,88 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.982,66 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

e-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/811, K. 2026/1437, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-811-e-2026-1437-k-8a3c8412a75e