İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/103 E. 2026/534 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/103
- Karar No
- 2026/534
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/103 Esas KARAR NO : 2026/534
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 06/02/2026 KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı borçlu ...Şirketi arasında imza edilen genel kredi sözleşmeleri uyarınca krediler kullandırıldığını, borçlular tarafından müvekkile olan kredi borcuna istinaden ödenmesi gereken taksitlerin ödenmemiş olması nedeni ile borç muaccel hale geldiğini, davalı temerrüde düşmüş olup borcunu ödememiş olduğundan ... 3. Noterliği ... tarihli ....yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek kredi kat edildiğini, ihtarnameye rağmen davalı tarafından müvekkile olan borç geri ödenmediğini, takibin konusu, müvekkili ile davalı borçlular arasındaki kredi ilişkisine müstenit olup karşı tarafın takip tarihi itibariyle davalılar tarafından müvekkile ödeme yapılmadığını, bu minvalde borçlular tarafından ödenmeyen alacağın tahsili için ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü...E. Sayılı dosyasından borçlular aleyhinde icra takiplerine başlatılmış olup davalı borçlu tarafından borca, işlemiş faize ve borcun tüm ferilerine itiraz edildiğini, davalıların, haksız, soyut iddia ve itirazla icra takibinin durmasına sebep olduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; takip öncesinde davacı bankanın keşide ettiği hesap kat ihtarnamesi yasanın aradığı koşullara uygun olmadığını, hesap kat ihtarnamesinde borç miktarının açık ve net olarak belirtilmesi, her bir borçlunun sorumluluk miktarlarının ve borçlarının nereden kaynaklandığının, bir sözleşmeye dayanılıyor ise sözleşmenin tarih ve numarasının belirtilmesi gerektiğini, ihtarname anılan unsurları içermiyor ise usulüne uygun olmadığını ve alacağın muacceliyetinden ya da kesinleşmesinden söz edilemeyeceğini, banka tarafından müvekkile tebliğ edilen ihtarnamelerde davaya konu takibe dayanak alacak yer almadığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile, davacının faiz ve faizin vergisine ilişkin talepleri yerinde olmadığını, takip talebinde görüldüğü gibi asıl alacağa ihtar gideri, faiz alacağı ve faizin gider vergisi gibi alacak kalemleri eklendiğini, usule uygun olmayan ihtarname bedelinden müvekkillerin sorumlu tutulması ve bu denli yüksek faiz oranları ve ferilerinin talep edilmesi hukuken kabul edilmeyeceğini, davacı bankanın keşide ettiği ihtarnamede hesabın hangi kredi ilişkisine dayanılarak kat edildiği belirtilmediği kredi sözleşmelerinin tarihleri, numaraları, limitleri de belirtilmediği, ayrıca ihtarnameye sözleşme örnekleri, hesap özeti de eklenmediği, davacı yanın keşide ettiği ihtarname, yasanın aradığı koşullarda ve usule uygun olmadığını, İİK.md. 68/b hükmü uyarınca, borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorunda olduğunu, yasada tebliğ ve keşide ile ilgili belirlenen bu süre kesin süre olduğunu, dönem hesap özetlerinin de aynı süre içerisinde keşide ve tebliğ edilmiş olması zorunlu olduğunu ve davacı yan bu süreye de riayet etmediğini, hesap kat ihtarnamesine, hesap özetinin eklenmesi, her bir borçlunun sorumluluk sınırının belirtilmesi gerektiğini, davacı yanın keşide ettiği ihtarname anılan koşulları taşımadığını, yasada öngörülen ve Yargıtay içtihatları ile uygulamada yerini bulan bu koşullar davacı bankanın alacağının kesinleşmesi yani muacceliyet ve temerrüt olgusu için ön koşul olduğunu, davacı banka açısından bu koşullar gerçekleşmediğine göre de icra takibi yapmak hakkı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere; davacı tarafından takip öncesinde uygulanmış olan faiz son derece fahiş olup; bankanın hesap kat tarihinde fiili olarak uyguladığı faiz oranlarının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, itirazın iptali davasıdır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 03/08/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Ltd Şti arasında 22.03.2022 tarihinde 5.000.000.00 TL limitli 09.01.2024 tarihinde 30.000.000 TL limitli olmak üzere 35.000.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği,Davalı kefi, ...’de iş bu sözleşmeleri müteselsil kefil olarak 35.000.000 TL kefalet limitiyle imzaladığı,sözleşmeye istinaden davacı banka tarafından davalı asıl borçluya ... nolu ... kullandırdığını, Ön Bilgilendirmeden sonra 6455 s. Kanun’un 77. maddesi ile TBK nun 584 üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre ; “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmadığını,davalı ...’in şirket yetkilisi olduğu, sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğunu, Ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususu hukuki konu olarak Mahkemenin takdirlerinde olduğunu, davacı banka alacağına ilişkin, davalıların takip dosyasına yapmış olduğu itiraz nedeniyle davacı bankanın davalılardan mahkemenizce de kabul edilmesi halinde takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile toplam 428.512.70 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, 378.418.11 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 63.60 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve BSMV davalılardan istenebileceğini belirtmiştir. İstanbul Bam 43.Hukuk Dairesi... E., ... K. sayılı ilamında " Somut olayda kat tarihi itibariyle davacı bankanın varlığını iddia ettiği alacak muaccel olmuştur. Davacı banka tarafından davalıya gönderilen ihtarname, mahkeme kabulünün aksine bir muacceliyet yahut erteleme ihbarnamesi değil, Türk Borçlar Kanunu'nun 117/1.maddesi ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/3 fıkrası kapsamında gönderilmiş bir temerrüt ihtarnamesidir. Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşecek olup, somut olayda kat tarihinde muaccel hale gelen borç bakımından temerrüd henüz gerçekleşmemiştir. Buna göre temerrüt ihtarında verilen mehilin dolmasını beklemeksizin takip başlatılmasının sonucu, bu süre dolana dek temerrüt faizi talep edememekten ibarettir. Aksinin kabulü temerrüt ve muacceliyet kavramları arasındaki farkın ortadan kalkmasına, muaccel borcun müeccel hale gelmesi sonucu doğurmasına neden olacaktır. Bu nedenle davacı banka tarafından hesabın kat edilmesi icra takibine geçilmesi için yeterli olup, keşide edilen ihtarname ile verilen atıfet süresi sona ermeden icra takibine geçilmesi ve takibe itiraz üzerine itirazın iptali davası açılması usulüne uygundur.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.05.2017 tarih ve ... Esas ve .... Karar sayılı kararı, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 13.02.2014 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.02.2025 tarih ... Esas ve...Karar sayılı kararında yazılı karşı oy). Bu durumda işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken mahkemece takip tarihi itibariyle davalının muaccel hale gelmiş bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. " gerekçesi ile atıfet süresi sona ermeden icra takibine geçilmesinin ve takibe itiraz üzerine itirazın iptali davasının açılmasının usulüne uygun olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle davalılar vekilinin ödeme süresi dolmadan erken takip başlatıldığına ilişkin itirazı yerinde bulunmamıştır. Davacı ile davalı şirket arasında 22/03/2022 ve 09/01/2024 tarihli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, diğer davalının ise bu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, bu kredi sözleşmelerinden kaynaklanan KMH borcunun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında icra takibi yapıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, Genel Kredi sözleşmeleri, ihtarname, icra dosyası, banka kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalılardan icra takip tarihi itibariyle; davaya konu alacağı için hüküm kısmında belirtilen miktarlarda alacaklı olduğu kanaatiyle hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiş, reddedilen tutar yönünden davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kısmen kabulü ile davalıların ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibin 378.478,11 TL asıl alacak, 5.406,05 TL ihtarname gideri, 43.191,06 TL faiz, 1.497,48 TL BSMV olmak üzere toplam 428.512,70 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, -378.418,11 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %63,60 ve talebi aşmamak kaydıyla TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanarak takibin devamına, Kabul edilen alacağın %20’si oranında 85.702,54 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalıların kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, 5-Alınması gereken 29.271,70 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 24.036,41 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 732 TL başvurma harcı ve 5.235,29 TL peşin harcın toplamı olan 5.967,29 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 68.562,03 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 4.961,53 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 13.305 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 13.152,71 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 4.646,20 TL'sinin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, geriye kalan 53,80 TL.nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.