Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/519 E. 2026/1062 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/519
Karar No
2026/1062
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2023/519

KARAR NO : 2026/1062

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 02/12/2022

NUMARASI : 2019/388(E) - 2022/833 (K)

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ: 02/07/2026

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/10/2017 tarihinde davalı tarafa sigortalı... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile seyir halinde iken yaya geçidi kullanarak yolun karşısına geçmeye çalışan yayaya çarpması sonucu, davacı yaya ...'nun yaralandığını, müvekkilinin bedensel zarara uğraması nedeniyle şimdilik 5.000 TL maluliyet tazminatı, 10 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 10 TL bakıcı giderinin davalı... yönünden olay tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiş; 22/04/2022 tarihli talep arttırım dilekçesiyle sürekli iş görmezlik tazminat talebini 129.753,43 TL'ye yükselttiğini beyan etmiştir.

Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 129.753,43 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının, davalıdan temerrüt tarihi olan 29/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ile kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin esastan reddine, bakıcı gideri tazminatı talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin kalıcı iş göremezlik tazminatının hüküm tarihine en yakın asgari ücrete göre hesaplanmadığını, daha önce bir veya birkaç hesap raporu verilmiş olsa bile dava bitinceye kadar yürürlüğe giren asgari ücretlerden dolayı yeniden değişen değerler nedeni ile ek rapor alınmasının zorunluluk gerektirdiğini, değişen asgari ücrete göre iş göremezlik tazminatının yeniden hesaplanması için dosyanın bilirkişiye gönderilerek ek rapor alınmasını talep ettiklerini, taleplerinin reddedildiğini ve dosyada mevcut bilirkişi raporundaki hesaplara göre hüküm kurulduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak güncellenen asgari ücret rakamları doğrultusunda bilirkişi raporu alınarak ve bu rakamlara göre yapacakları ıslah doğrultusunda davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... AŞ vekili dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağında da kabul edilmiş olan davacı tarafın kaza mahallinde ışık veya işaret bulunmadığı halde karşıdan gelen sigortalı sürücünün uzaklık ve hızını dikkate almadan kontrolsüzce karşıdan karşıya geçmeye çalıştığından asli kusurlu olduğunu, dosyanın net bir kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, TRH tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yeniden tazminat hesabı yapılması gerektiğini, ayrıca sigortalı ile sigortacının sorumluluğunun aynı kabul edilmesi ve buna göre tazminat hesaplaması yapılmasının kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporu tazminat hesabında teknik faiz oranının %0 olarak uygulandığını, genel şartlar ile belirlenen %1,8 teknik faizin gerekçe gösterilmeksizin yok sayılmasının kabul edilemeyeceğini, ayrıca kabul anlamına gelmemekle hangi verilere göre teknik faizin %0 olarak tespit edildiğinin belirtilmediğini, bu haliyle de raporun denetime elverişli olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "... rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda yapılan tazminat hesabı TRH 2010 yaşam tablosuna ve ... rant yöntemine göre düzenlenmiş olup, raporun dosya içeriğine uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

İlk derece mahkemesince hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunun yayanın ve sürücünün kaza sırasındaki konumları ve tarafların davranışları irdelenerek, davalı sürücünün ve davacının olayın meydana gelmesindeki kusur oranlarının eylemler ile sonuç arasındaki nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, oluşa ve bilimsel ölçütlere uygun olarak saptanmasına, eldeki davada alınan kusur raporunun, ceza dosyasında hükme esas alınan kusur tespitine ilişkin çelişkileri gideren Adli Tıp Kurulu Trafik İhtisas Dairesi Üst Kurulu'nun raporu ile uyumlu olmasına, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olmasına göre bu yöne ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmektedir.

Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, davacının memur olması nedeniyle aktif dönemi için maaş bordrosu esas alınarak, pasif dönem için ise asgari ücret üzerinden yapılan tazminat hesabının yerinde olmasına ve davacı tarafça hükme esas alınan ek bilirkişi raporuna itiraz edilmemesine göre mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin ve davalı ... AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,

2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 8.863,46 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.216 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.647,46 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

4-Davacı ve davalı ... AŞ'nin istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/519, K. 2026/1062, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-519-e-2026-1062-k-d7c65e4dfd2f