Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1943 E. 2026/1040 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1943
- Karar No
- 2026/1040
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1943 KARAR NO : 2026/1040
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/1017 KARAR NO : 2022/1003 KARAR TARİHİ : 14.12.2022 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan ) DAVA TARİHİ : 31.10.2019 BİRLEŞEN DOSYA : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2020/466 ESAS, 2021/57 KARAR SAYILI DOSYASINDA; DAVA : Ayıp Nedeniyle Zararın Tazmini (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05.10.2020 KARAR TARİHİ : 09.07.2026 KARARIN YAZ. TARİH : 09.07.2026
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.12.2022 tarih ve 2019/1017 Esas, 2022/1003 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin asıl davada davalı vekili ile birleşen davada davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Asıl davada davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin iş makinesi yedek parçaları ve hidrolik silindir üretimi yaptığını, taraflar arasında uzun yıllardır süre gelen ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin ilişkide üzerine düşen tüm edimleri gerçekleştirip, taraflarca anlaşılan bedel üzerinden müvekkili tarafından kesilen faturaların davalı tarafından hiç bir itiraz öne sürülmeden defter ve kayıtlarına işlenmesine rağmen fatura bedelinin bir bölümünün ödenmediğini, davaya konu emtia bedellerinin 490.794,97 Euro olup, 331.191,20 Euro’sunun ödendiğinin,159.603,77 Euro’sunun ödenmediğinin, müvekkili şirkete ait onaylanmış cari hesap ekstresi ve banka dekontlarıyla sabit olduğunu, icra takibinden önce ve arabuluculuk sürecinde yapılan müzakerelerde davalının silindirlerin ayıplı olduğu iddiasında bulunduğunu, 28.11.2018 tarihli ihtarname ile müvekkilinden satın alınan ... ve .. bom silindirlerin kalite kontrol testi esnasında, .. model beton pompasında şiddetli bir ses geldiğini, sonrasında silindirin boma hareket vermediğini, yapılan teknik inceleme sonrasında piston takozundaki dişlilerin kırılması sonucu rotun takozdan ayrıldığını, bunun üzerine müvekkili şirkete bilgi verildiğini, ürünlerin iade edilmesi konusunda mutabakata varıldığını, .. ve .. bom silindirlerin gizli ayıplı olduğunu, ürünlerin yeni üretilecek ayıpsız olanları ile değiştirilmesi gerektiğini ve herhangi bir onarım veya onarılmış malın kabul edilemeyeceğini ihtar ettiğini, davalıya keşide ettikleri 03.12.2018 tarihli cevabi ihtarnamede davalı tarafça yapılan bildirimden sonra müvekkili şirket yetkililerinin 16.11.2018 tarihinde davalının işyerine gittiklerini, ...beton silindirinde meydana gelen arızanın tespit edildiğinin, bu arızaların garanti kapsamında düzeltileceğinin ifade edildiğinin, 17.11.2018 tarihinde, ... ve ... beton silindirlerinde emniyet katsayısının arttırıldığının ve yapılan tüm işlemlerin davalının onayına sunulduğunun, onaylandığı şekliyle silindirlerin revize edildiğinin, müvekkilinin fabrikasında davalı yetkilisinin hazır bulunmasıyla ... ve .. beton silindirlerinin tekrardan test edildiğinin ve onaylandığının, bu işlemler sonrasında silindirlerin davalı yana gönderildiğinin, 27.11.2018 tarihinde silindirlerin en ağır şartlarda çalıştırıldığının ve test edildiğinin, herhangi bir problemin kalmadığının, müvekkili şirket mühendisleri ile paylaştığının, 28.11.2018 tarihinde müvekkili şirket mühendislerinin de katıldığı, davalıya ait iş yerindeki testlerin başarı ile sonuçlandığının, her iki şirket yetkilileri ve mühendislerinin karşılıklı mutabakatı sonucunda silindirlerin revize edildiğinin ve bu silindirlerin tüm testlerden başarı ile geçtiğinin, hali hazırda bu ürünlerin davalı tarafından kullanılmaya devam edildiğinin, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirdiğinin, ayıplı mal ürettildiği veya tedarik edildiğine dair beyanların kabul edilmediğinin bildirildiğini, ayrıca 16 Mayıs 2019 tarihli mailde müvekkili şirketin, davalı şirket ile yıllardır yaptığı tüm çalışmalarda, "Consept Tasarım"ın, ... firmasından geldiğinin, müvekkili şirketin silindirin iç tasarımlarını tamamlandıktan sonra davalı şirketin ar-ge bölümünden tasarım onayı alınmasını müteakip imalatlara başladığının, 52 metre 3.bom silindiri için de aynı prosesin geçerli olduğunun, davalı ile bugüne kadar yapılan çalışmalarda davalı şirketin arge bölümünün silindirler için hiçbir zaman burkulma hesaplaması istemediğinin, davalının consept tasarımı belirlerken tüm bom silindirlerinin burkulma hesaplamalarını yapmış olması gerektiğinin, üretimin de bu consept tasarıma göre yapıldığının belirtildiğini, müvekkili şirketin uluslar arası standartlara uygun imalat yaptığını, temel problemin consept tasarımı hazırlayan davalı şirketin, bu tasarımı hazırlarken burkulma hesaplamalarını hatalı yapmasından kaynaklandığını, davalı tarafından gönderilen consept tasarıma uygun imalat yapan müvekkili şirketin, burkulma hesaplamalarına yönelik hiçbir sorumluluğunun olmadığını, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, müvekkili şirkete yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkili şirketin alacağının, icra takibindeki merkez bankası euro kuru üzerinden TL’ye çevrildiğini, davalının icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını bildirmiş, davalının itirazının iptali ile alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötü-niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, pompa ve ekipmanları montajı ve imalatı ile iştigal ettiğini, üretilen beton pompalarının kamyon üzerine monte edilerek kullanıldığını, beton pompalarının üretimi için gerekli olan ve davalı tarafından üretilen "kaldırma kolu/bom" diye tabir edilen bölümlerde kullanılan silindirler ile beton pompalarının yere sağlam basması için yanlara doğru açılan ayaklarında kullanılan "ayak basma" tabir edilen silindirlerin müvekkili tarafından davalıdan satın alındığını, imalatı tamamlanan pompalar boya öncesinde ve sonrasında olmak üzere iki kez kalite kontrol testine tabi tutularak, müşteriye tesliminin gerçekleştirildiğini, 2017 yılından itibaren, silindirlerin davalıdan temin edildiğini, müvekkilinin sattığı beton pompalarına garanti süresi içerisinde her türlü yasal desteği de sağladığını, kontrol sırasında özellikle silindir çaplarında kimi uyumsuzluklar olduğunu gözlenmesi üzerine, durumun davalı şirkete iletilerek silindirlerin geri gönderildiğini, davalı tarafından hatalı üretim dolayısıyla silindirlere tadilat işlemi yapıldığını, tekrar teslim edilen silindirlerin sipariş aşamasındaki teknik ölçülere uygun gözükse de, beton pompalarına montajı akabinde kontrol amaçlı denendiğinde bazılarının testi geçtiğini ve müvekkilinin çoğunluğu yurt dışındaki müşterilerine satıldığını, bazıların da ise istenen özellikte olmadığı anlaşılacak şekilde burkulmalar ve kırılmalar ile karşılaşılmaya başlandığını,31.10.2018 tarihinde gerçekleştirilen ... model beton pompasının kalite kontrol testleri esnasında 3. bom silindirinden şiddetli bir ses geldiğini ve bundan sonra silindirin boma hareket vermediğini, dişli bağlantısının hasar gördüğünü, piston takozundaki dişlerinin kırılması sonucu rotun takozdan ayrıldığının tespit edildiğini, 15.11.2018 tarihindeki bir başka ... model pompasının final kalite kontrolü yapılırken 3. bom silindirinin hasara uğradığını, inceleme sonucu silindir rotunun dişli kısmının kırıldığının tespit edildiğini, her iki olay akabinde davalı şirkete durumun hemen bildirildiğini ve 22.03.2019 tarihli stabilite testi sırasında burkulan 3. bom silindirinin davalı şirkete incelenmek üzere teslim edildiğini, davalının sadece elektronik posta ile hata olmadığına dair geri dönüş yaptığını, 28.11.2019 tarihinde davalıya ihtarname keşide edilip, ... ve ...model beton pompalarının bom silindirlerinin iade alınmasının talep edildiğini, davalının kabul etmediğini ve ..... model beton pompaları için gerekli tamir ve tadil işlemlerinin yapılacağını bildirdiği, son olarak 13.07.2019 tarihinde Kosovada beton basma işlemi sırasında.... model beton pompasının 3. bom silindirinin milinin burkulup, bomların büyük bir gürültüyle beton basılan inşaatın üzerine devrildiğini, devrilmenin etkisiyle inşaatın tabliyesinin zarar gördüğünü ve iki çalışanın yaralandığını, devrilen makinenin büyük tonajlı bir vinç yardımı ve 6 saat süren zorlu bir çalışma sonrası kurtarılıp kapalı pozisyona getirildiğini, makinenin müvekkilinin Fabrikasına getirildikten sonra Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/38 D.İş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti işlemi ile ilgili verilen bilirkişi raporu ile silindirlerde imalat hatası bulunduğunun açıkça ortaya çıktığını, davalının hem gerekli tamir ve tadil işlemlerinin yerine getirileceğini ifade etmesine hem de 22.03.2019 tarihinde gerçekleşen testte burkulan hasarlı silindiri incelenmek üzere fabrikasına almış olmasına rağmen bilahare ağız değiştirip hatalı üretimi reddederek herhangi bir işlem yapmadığını, beton pompalarının konstrüksiyonun, kullanıcılara ve çevreye zarar vermeyecek şekilde tasarlanması ve konstrüksiyonun mukavemetinin standartlarda belirtilen asgari şartları karşılaması gerektiğini, müvekkilinin ürettiği pompalarda standart gereği stabilite testlerinin yapıldığını, 22.03.2019 tarihinde .. model pompaya stabilite testi yapılıp, test esnasında 3.bom silindiri rodunun burkulması sonucu pompanın diğer bomlarının yere düşerek çok ciddi sonuçlar doğuracak bir durumun test ekibine zarar vermeden sonuçlandığını, bu olaydan sonra müvekkili şirketin Ar-Ge bölümünün, 3.bom silindirinin gerekli dayanım şartlarını karşılamamasının nedenlerini araştırmaya başladığını ve bu silindirin emniyet katsayısının hem ... model pompaların diğer bom silindirlerine göre hem de ..., ... model pompaların 3.bom silindirlerine göre oldukça altında olduğu tespitini yaptığını, diğer silindirlerin sahip olduğu emniyet katsayısı dikkate alınarak farklı bir silindir üreticisinde silindir üretilip pompanın tekrar stabilite testine tabi tutulduğunu, yeni tasarım silindirle yapılan stabilite testinin başarıyla sonuçlandığını, bütün bu yapılan çalışmalar sonucunda müvekkilinin, müşterilerde bulunan .... model pompalardaki 3.bom silindirlerinin mutlaka değiştirilmesi gerektiği, bunun hem can güvenliği hem de marka güvenirliği açısından elzem olduğu kararını alarak değişim prosedürünü yürürlüğe koyduğunu, sahada bulunan 9 adet pompanın silindir değişiminin davacı şirkette bulunan 4 adet pompa için yeni silindir üretimi ve diğer işlemlerin yaptırıldığını, ayrıca ... ayak basma silindir değişimi için de bir maliyet ortaya çıktığını, bu gizli ayıptan kaynaklanan gerekçelerle müvekkilinin ödeme yapmamaya başlaması üzerine, davalı şirketin, icra takibine giriştiğini, itiraz etmelerine üzerine davacı tarafça açılan itirazın iptali davasının derdest olduğunu, ayıplı ürünler nedeniyle müvekkilinin rekabet gücü açısından rakipleri tarafından olumsuz söylentiler yapılmasına ve sıkıntı yaşamasına sebebiyet verdiğini, bunun üzerine yurtdışı satışlarındaki tüm müşterilere beton pompalarında kullanılan davalı şirketin ayıplı olarak ürettiği bom silindirlerinin bila bedel değiştirileceğinin bildirilip işlemlere girişildiğini, davalının hiç bir girişimde bulunmaması nedeniyle elde bulunan silindirlerin teknik verilere uygun olarak revizyonunun yapılması hususunda yeni bir şirket ile anlaşıldığını ve revizyonların yapıldığını, revizyonu yapılan silindirlerin, yabancı ülkelerdeki beton pompalarındaki hatalı, hileli ve ayıplı silindirlerin çıkartılması ve yerine yenilerinin takılması şeklinde değişiklik yapılarak kullanıldığını, ürünlerin ağır olması ve teknik yönden yerlerinden teknik ekip tarafından sökülerek yenileri ile değiştirilmesi gerektiğinden ayrıca, navlun masrafı, ekspertiz masrafı, gidiş geliş ve kalma masrafı yapılmak durumunda kalındığını, bunun yanında beton pompasında kullanılmış, ne zaman arıza çıkaracağı belli olmayan, silindirlerin değiştirilmesi için yeni bir firmaya imalat yaptırıldığını, yapılan tüm işlemlerin tamamlanmamış olsa da, müvekkilinin şu ana kadar yaptığı masrafın, davalıya olan ödemelerini aştığını ve davalıdan alacaklı duruma geldiğini, halen yapılan değişimlerin devam etmesi nedeniyle zararın arttığını, Türk Borçlar Kanununun 223 ve devamı maddeleri gereğince davalı şirketin ağır kusurlu üretim yapması nedeniyle gizli ayıplı maldan sorumlu olduğunu bildirmiş, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 212.000,00 Euro zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Asıl davada davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından üretilen silindirlerin müvekkili şirketin ürettiği beton pompalarında kullanılması nedeniyle davacıdan satın alındığını, imalatı tamamlanan pompaların boya öncesinde ve sonrasında olmak üzere iki kez kalite kontrol testine tabi tutulup, müşteriye tesliminin gerçekleştirildiğini, 31.10.2018 tarihinde gerçekleştirilen ... model beton pompasının kalite kontrol testleri esnasında 3.bom silindirinden şiddetli bir ses geldiğini ve bundan sonra silindirin boma hareket vermediğini, dişli bağlantısının hasar gördüğünü, piston takozundaki dişlerinin kırılması sonucu rotun takozdan ayrıldığının tespit edildiğini, 15.11.2018 tarihinde silindir kırılması ile ilgili ikinci vakanın yaşandığını, inceleme sonucu silindir rotunun dişli kısmının kırıldığının tespit edildiğini, her iki olayın davacı tarafa derhal bildirildiğini, davacı tarafın teknik ekibi tarafınca yapılan inceleme sonucunda davacı yetkililerinin üretim hatasını kabul ettiklerini ve ... model pompada kullanılan bom silindirlerinin kendilerine gönderilmesini gerekli değişimi yapacaklarını kabul ettiklerini, 28.11.2018 tarihinde davacı tarafa keşide ettikleri ihtarname ile... ve ...model beton pompalarının bom silindirlerinin iade alınması talep edildiğini, davacının iadeyi kabul etmediğini ve ... model beton pompaları için gerekli tamir ve tadil işlemlerinin yapılacağını bildirdiğini, ancak, davacı tarafça bir takım tamirler yapılmaya çalışılmışsa da yeniden yapılan denemelerde başkaca hatalar dolayısıyla yine burkulmalar ile karşılaşıldığını, tüm bu gelişmeler sırasında müvekkili davalı şirketin, davacı ile aralarındaki eskiye dayanan ticari ilişkiye güvenerek cari hesaba yönelik ödemelerine devam ettiğini, beton pompalarının konstrüksiyonun, kullanıcılara ve çevreye zarar vermeyecek şekilde tasarlanması ve konstrüksiyonun mukavemetinin standartlarda belirtilen asgari şartları karşılaması gerektiğini, standart gereği 22.03.2019 tarihinde ... model pompaya stabilite testi yapıldığını ve test esnasında 3.bom silindirin rodunun burkulması sonucu pompanın diğer bomlarının yere düşerek çok ciddi sonuçlar doğuracak bir durumun test ekibine zarar vermeden sonuçlandığını, müvekkili şirketin, davacı taraftan bu konuda hatalı imalatın giderilmesi ve her türlü zarar ve ziyanın karşılanması konusunda yardımcı olmasını beklerken davaya konu icra takibatına maruz kaldığını, takibe haklı olarak itiraz ettiğini, bu olaydan sonra müvekkili şirketin Ar-Ge bölümünün 3.bom silindirinin gerekli dayanım şartlarını karşılamamasının nedenlerini araştırmaya başladığını ve bu silindirin emniyet katsayısının hem... modelin diğer bom silindirlerine göre hem ... hem de ...model pompaların 3.bom silindirlerine göre oldukça altında olduğu tespitini yaptığını, diğer silindirlerin sahip olduğu emniyet katsayısı dikkate alınarak farklı bir silindir üreticisinde silindir üretilip, pompa tekrar stabilite testine tabi tutulduğunda, yeni tasarım silindirle yapılan stabilite testinin başarıyla sonuçlandığını, son olarak 13.07.2019 tarihinde Kosovada beton basma işlemi sırasında ... model beton pompasının 3. bom silindirinin milinin burkulup, bomların büyük bir gürültüyle beton basılan inşaatın üzerine devrildiğini, devrilmenin etkisiyle inşaatın tabliyesinin zarar gördüğünü ve iki çalışanın yaralandığını, devrilen makinenin büyük tonajlı bir vinç yardımı ve 6 saat süren zorlu bir çalışma sonrası kurtarılıp kapalı pozisyona getirildiğini, makinenin müvekkilinin fabrikasına getirildikten sonra Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/38 d.iş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti işlemi ile ilgili verilen bilirkişi raporu ile silindirlerde imalat hatası bulunduğunun açıkça ortaya çıktığını, müvekkilinin müşterilerinden birinde bulunan pompadaki davacı tarafından üretilen yere basma silindirinin yaklaşık 3 ay önce değiştirildiğini, ancak pompanın 2019 Eylül ayı başında bakım amacıyla müvekkili şirkete geldiğini, bakım işlemleri devam ederken silindirin rodunun eğrilmiş olduğu şeklinde bir tespit yapıldığını, daha sonra silindir makineden sökülerek incelenmek üzere diğer bir üreticiye gönderildiğini, burada silindir rodunun eğri olmadığının, piston takozunun ve silindir gövdesi iç yüzeyinin derin çizikler içerdiğinin tespit edildiğini, yapılan değerlendirmede bu durumun da üretici kaynaklı bir hata olduğu kararına varıldığını,... model beton pompalarında meydana gelen silindir bomlarına ilişkin kırılma ve burkulmaların devam etmesinin ve bilahare ...model beton pompalarında kullanılan silindirlerde de artarak devam eden burkulmalar dolayısıyla yapılan çalışmalar sonucunda müvekkilinin, davalı şirketin satışlarının tamamına yakınının yurtdışı şirketlere olması müsterilerde bulunan hem ... model hem de ...model pompalardaki 3.bom silindirlerinin mutlaka değiştirilmesi gerektiği ve bunun hem can güvenliği hem de marka güvenirliği açışından elzem olduğu kararını alarak değişim prosedürünü yürürlüğe koyduğunu, sahada bulunan 22 adet pompanın silindir değişiminin 17 adedinin tamamlandığını, 5 adedinin ise işlemlerinin devam ettiğini, tüm bu değişime ilişkin operasyonun müvekkili davalı şirket yönünden binlerce avroluk maliyeti ortaya çıkardığını, müvekkilinin esasen davacıdan alacaklı durumda olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildirmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında uzun yıllar süregelen ticari ilişkiden doğan müvekkili şirketin alacağının tahsili için icra takibi yapıldığını, ödeme emri ekinde alacağın dayanağı fatura ve BA-BS formları ile mütabakat maillerinin sunulduğunu, davacının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, itirazın iptali için dava açtıklarını, müvekkilinin alacağını istediği için davacının hidrolik silindirlerin ayıplı olduğu iddiasında bulunduğunu, müvekkilinin üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirdiği halde, davacının ödemesi gereken emtia bedellerinin bir kısmını ödemediğini, davacı tarafından verilen consept tasarımlar ve teknik hesaplamaların, davacının sorumluluğunda olmasına rağmen müvekkili şirketin teknik ekibinin davacıyı ziyaretinde, 09.11.2017 tarihinde müvekkili tarafından yapılan flambaj hesapları ile davacının uyarıldığını, uyarılmasına rağmen davacı tarafından dikkate alınmadığını ve ... mevcut ve... revizyonlu tasarımların onaylanarak hidrolik silindir siparişlerinin verildiğini, mevcut olan siparişlerin işleme alınıp .....Şirketi tasarım birimine gönderildiğini, burada detay tasarımları tamamladıktan sonra tasarım onayı ve üretimin başlaması için gerekli onayların davacıdan alındığını, üretilen ürünlerin davacıya sevk edildikten sonra davacıdan giriş kalite kontrol ve proses kontrol süreçlerinden olumsuz herhangi bir geri bildirim alınmadığını, davacının sadece teslimat öncesi testlerinde karşılaştığı problemi belirtip, tasarımda değişiklik istediğini, ürünlerin geri alınıp ve onaylı revizyon projesi uygulanarak müvekkili şirket nezdinde gerçekleşen testlerde davacı şirketten uygunluk onayı alındığını, 31.10.2018 tarihinde davacı şirkette yapılan test esnasında .. bom 3 silindiri piston milinin vida kopma şikayetinin davalıya iletildiğini, sonrasında davacı şirket müdürünün 02.11.2018 tarihinde davalı şirketi ziyaret ettiğini, ziyarette Kore menşeli ....3.bom silindirlerinin diş emniyetlerinin incelendiğini ve yeni tasarım olan .. 3.bom silindiri emniyeti ile karşılaştırıldığını, inceleme sonucunda şikayete konu olan yeni tasarım ... 3. bom silindirlerinin emniyet katsayılarının düşük çıktığını, ziyaret sonrası yapılan yazışmalar da .. ve ... bom silindirlerinin vida emniyet katsayılarının yükseltilmesi gerektiğinin vurgulandığını, bunun üzerine müvekkili şirkette yapılan çalışmalar ile ..... ve ... bom silindirlerinin tasarımlarında revizyon yapılarak çıkan emniyet katsayılarının davacı tarafla paylaşıldığı ve onaylarını müteakip, arge ve proje sorumlusu davacı olmasına rağmen her iki şirketin stoklarında bulunan tüm ...ve ... bom silindirlerinin bedelsiz olarak .....-Ankara fabrikasında proje revizyonu kapsamında üretim yapılacağı konusunda .....Şirketi yetkilisi tarafından yapılan toplantıda müşteri memnuniyeti kapsamında karar verildiğini, ilk aşamada beş set .... 1. 2. ve 3.bom silindirinin yeni revizyon’a göre üretildiğini ve üretim esnasında davacı şirketin kalite müdürünün üretim aşamalarını kontrol ettiğini, üretilen silindirlerin test edilmek üzere 26.11.2018 tarihinde davacı tarafa sevk edildiğini, yapılan testlerde ... silindirlerinin onaylandığını, 29.11.2018 tarihinde davacı şirket yetkilisinin tüm silindirlerin üretimini onayladıkları bildiriminde bulunduğunu, onay sonrası tüm ... silindirlerin yeni revizyon kapsamında bedelsiz üretildiğini ve 13.12.2018 tarihinde geri kalan beş set ... silindirlerin davacıya sevk edildiğini, 28.11.2018 tarihinde yapılan test ve kontrolün başarı ile gerçekleştirildiğini, 22.03.2019 tarihinde yapılan stabilite test sonrası incelenmek üzere ... firmasına gönderilen ... 3. bom silindirlerin kontrolü yapılıp üretim hatası olmadığının firmaya bildirildiğini, burkulma sebebinin....’ın consept tasarımı ile ilgili olduğunu, Kosova' da yaşanan kazanın kullanıcı hatasına bağlı olarak bom silindirinin flambaja uğraması ile 3.bom silindirinin piston miline gelen silindiri geri toplama esnasında oluşan aşırı momentten ötürü piston milinin burularak kırıldığını, şikayete konu 3.bom silindirinde kullanılan piston milinin malzemesinin .... tarafından yurtdışı menşeli, UT (ultrasonik kontrollü) ve QT ( Islahlı) kontrollü malzeme tedarik edildiğini, değişik iş dosyasındaki fotoğraflara göre kırılan yüzeydeki korozyon görüntüsünün korozyon görüntüsüne ait kayıt olmadığının anlaşıldığını, bilirkişi tespitinin yapıldığı tarih dikkate alınarak geçen sürede silindirin kopan parçasının yüzeyinde korozyon görüntüsü oluşmasının beklemeden ötürü doğal olduğunu, kopan yüzeydeki kılcal çatlak görüntüsünün göz ile yapılan kontrolle tespit edilemeyeceğini, kalite sertifikasının malzemenin çatlak kontrollü tedarik edildiğinin ispatı olduğunu, 22/03/2019 tarihinde yapılan stabilite test sonrası incelenmek üzere ... firmasına gönderilen ... 3. bom silindirlerin kontrolünün yapılıp, üretim hatası olmadığının firmaya bildirildiğini, burkulma sebebinin ... tarafından müvekkiline sipariş edilen consept tasarım ile ilgili olduğunu, 52 metre 3.bom silindiri içinde aynı prosesin geçerli olup, davacı ile yapılan tüm çalışmalarda davacı arge bölümünün silindirler için burkulma hesaplaması istemediğini, davacının consept tasarımını belirlerken tüm bom silindirlerinin burkulma hesaplamalarının kendisinin yapmış olması gerektiğini, dava dilekçesinde sözü edilen standardın davacının beyanında bahsetmiş olduğu DIN 24117-2007 standardında makine üreticisi olan davacının kullanması gerekli olan maddeleri içerdiğini, davacı şirketin arge bölümünün hesaplamaları yapmış olmasının gerekli olması nedeni ile müvekkili şirketin burkulma hesaplamalarına yönelik hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, burkulma ile alakalı hususların consept tasarımın dışına çıkarak yapılmış bir yeni tasarım olup, yapılan revizyonların burkulmaya yol açan sebeplerden biri olduğunu, davacının müşterileri ile yaşadığı sorunları ürettikleri ürünlerin consept tasarım ve stabilite testlerin sorumluğu kendisine ait olmasına rağmen sorumluluktan kaçarak üretilen ve testi yapılan silindirlerin faturasını ödememek için kendisine ait olan sorumluluğu tedarikçisi olan müvekkiline yüklemeye çalıştığını, icra takibi ve arabuluculuk sürecinde taraflar arasında uzun müzakerelerin yapıldığını, davacının silindirlerin ayıplı olduğu iddiasında bulunduğunu, bu iddianın 27.11.2018 ihtarnamede de dile getirildiğini, ihtarnamedeki iddialara müvekkili şirket tarafından 03.12.2018 tarihli ihtarname ile cevap verildiğini, işlemlerin müvekkili şirket tarafından kamera kaydına da alındığını, müvekkili şirket tarafından üretimin uyulması gereken standarda uygun olarak yapıldığını, temel problemin, consept tasarımı hazırlayan ..... Şirketinin, tasarımı hazırlarken burkulma hesaplamalarını hatalı yapmasından kaynaklandığını, müvekkili şirketin bu konuda bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirkete yüklenebilecek bir kusurun da bulunmadığını, müvekkilinin, davacının iddia ettiği gibi ayıbı gizlemek ve bu konuda hile yoluna başvurmak gibi bir eyleminin bulunadığını, davacı tarafın bu konudaki iddiasını kanıtlayamadığını, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun gereği ağır kusur ve hile içeren bir durumun söz konusu olmaması nedeniyle iki yıllık zaman aşımı süresinin sona erdiğini bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 14.12.2022 tarih ve 2019/1017 Esas, 2022/1003 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Asıl dava, taraflar arasında varlığı ve içeriği uyuşmazlık konusu olmayan sözlü yapılmış eser sözleşmesi uyarınca 2007 yılından itibaren başlayan ticari ilişki çerçevesinde davacı tarafça üretilerek davalı tarafa teslim edilen emtianın, taraflar arasında kararlaştırılan ve tartışma konusu olmayan bedelinin, dava konusu yapılan alacak miktarı kadar ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için davacı tarafın, davalı taraf hakkında yaptığı icra takibinde davalının, borca ve ferilerine itirazının iptali istemine ilişkindir. Birleşen dava, taraflar arasındaki aynı eser sözleşmesi nedeniyle davacı tarafın, davalı taraftan satın aldığı ürünlerin ayıplı çıkması nedeniyle davacı şirketin uğradığı zararların tazmini istemine ilişkindir. Birleşen dava, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/466 esas sayılı dosyasında, mahkememizdeki davanın yargılaması sırasında açılmış, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen birleştirme kararı sonrası dava dosyaları birlikte görülerek hüküm kurulmuştur. Asıl dava dosyasına konu icra dosyasında; davacı, davalı hakkında, davaya konu alacağın tahsili için 21/05/2019 tarihinde ilamsız icra yoluyla takip yapmış, ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süre içinde davalı vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz edilmesi nedeniyle davalı hakkındaki takip durmuştur. İtirazın iptali davası, İİK'nun 67(1) maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre içinde açılmıştır. Taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi bulunmamasına rağmen sözlü yapılan eser sözleşmesinin varlığı ve içeriği, asıl dosya davacısı .... Şirketi tarafından, asıl dosya davalısı .... Şirketine üretilip teslim edilen ticari emtianın niteliği, boyutları, sayısı, fiyatı ve tutarı gibi konularda taraflarca birbiriyle örtüşmeyen ve uyumsuz iddia ve savunmalarda bulunulmamış olması nedeniyle her iki dosya yönünden uyuşmazlık; asıl dosya davacısı ... Şirketi tarafından üretilen ticari emtianın gizli ayıplı olup olmadığı, asıl dosya davacısı .... Şirketinin asıl dosyada ve asıl dava dosyasının konusu icra takip dosyasında, takip tarihi itibariyle asıl dosya davalısı .... Şirketinden alacaklı olup olmadığı, gizli ayıp iddiasına dayalı olarak davalı .... Şirketinin itirazından haklı olup olmadığı, yargılama sırasında birleşen davanın açılmış olması nedeniyle gizli ayıp iddiasının varlığının kabulü halinde birleşen dosya davacısı ....Şirketinin iddia ettiği ve dava konusu edilen zararlarının tazminini kısmen veya tamamen birleşen dosya davalısı ...... Şirketinden talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Birleşen dava dosyasında, davalı ..... Şirketi Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 12. maddesine dayanarak iki yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle zamanaşımı definde bulunmuş ise de; TTK'nun 23(1) maddesi uyarınca tarafların tacir olmaları nedeniyle tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TTK'ndaki özel hükümler saklı kalmak şartıyla Türk Borçlar Kanunu'nun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerinin uygulanacağına ilişkin hüküm ile aynı madde ve fıkranın c bendinde ayıbın açıkça belli olması halinde iki gün, açıkça belli olmaması halinde ise malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceletmekle ve malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması halinde bu süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlü olduğu, diğer durumlarda Türk Borçlar Kanunu'nun 231.maddesinin uygulanacağının belirtildiği, ilgili maddede iki yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüş olup satıcının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olması halinde iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacağının düzenlendiği, dava konusu ticari ürünlerin gizli ayıplı olduğunun bilirkişi raporu ile belirlenip, dosya kapsamına göre birden çok üründe gizli ayıp bulunmasına rağmen ve ticari ürünleri üreten .... Şirketinin birden çok kez, birleşen dosya davacısı .... Şirketinin ayıp ihbarına rağmen gereken nitelikte üretim yapmayarak birden çok ürünü gizli ayıplı olarak üreterek teslim ettiği, bu durumun ağır kusur niteliğinde bulunduğu, iki yıllık zamanaşımı süresinin yasal düzenleme gereği uygulanmasının mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; birleşen dosyada davalı ..... Şirketinin zamanaşımı defi haklı görülmemekle, davanın zamanaşımı defi nedeniyle reddine karar verilmemiştir. Asıl dosya davalısı .... Şirketi, davaya konu alacağı ödememe nedeni olarak asıl dosya davacısı ... Şirketi tarafından üretilen ürünlerin ayıplı olması nedenine dayanmış ise de, asıl dava dosyasında takas ve mahsup talepli bir karşı dava açmadığı, yargılama sırasında ayıplı mallar nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep ettiği birleşen davayı açarak tazminat talebinde bulunduğu, tarafların iradesi ve seçimine göre asıl dava dosyasında davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle davacıdan alacağının bulunup bulunmadığı, birleşen dava dosyasında ise davacı şirketin ayıplı ürünler nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı ve dava konusu ettiği tazminatı kısmen veya tamamen talep edip edemeyeceği konusunda uyuşmazlığın çözülerek hüküm kurulması gerektiği göz önünde tutularak her iki davanın aynı konu ve sebeplerden kaynaklanması nedeniyle uyuşmazlık konuları ile dava dilekçelerindeki sonuç taleplere göre taraflara ait defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınması suretiyle uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir. Asıl dava dosyası yönünden; davacı .... Şirketinin defter ve kayıtlarının incelenmesi talimat yolu ile alınan bilirkişi raporu ile gerçekleştirilmiş, ardından asıl dosya davalısı ..... Şirketinin defter ve kayıtlarındaki tespitlerin bilirkişi raporu aracılığıyla yapılmasından sonra birbirleriyle uyumlu tespitleri içeren alınan raporlarla, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması nedeniyle lehlerine delil teşkil eder nitelikte olduğu, dava konusu ticari ilişki ile ilgili BA-BS formları ve C/H mutabakatlarının yapılmış olduğu, icra takip tarihi itibariyle asıl dosya davalısının defter ve kayıtlarında, asıl dosya davacısı şirkete 158.489,50 Euro tutarında borçlu, buna karşılık asıl dosya davacısına ait defter ve kayıtlarda 158.488,67 Euro alacaklı göründüğü, tarafların cari hesap ekstrelerindeki 0,83 Euro tutarındaki farkın yuvarlamadan kaynaklandığını, asıl dosya davacısı tarafından davaya konu icra takibinde yabancı para üzerinden alacağının Türk Lirasına çevrilmesi suretiyle talep edilmesi nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereği bilirkişi raporlarında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere bizzat davalı... Şirketinin defter ve kayıtlarıyla icra takip tarihi itibariyle .... Şirketine 158.489,50 Euro borçlu olduğu, icra takip tarihi itibariyle bu miktardaki yabancı para karşılığının 1.065.936,98 TL olup, ödeme emrinde işlemiş faiz talep edilmemiş, yıllık %19,50 oranında ve değişen oranlarda avans faizi talebinde bulunulmasının usul ve yasaya uygun olduğu, asıl dosya davalısı tarafından ürünlerin ayıplı olması nedeniyle ödemenin yapılmadığı iddia edilmiş ve bu iddiada haklılık bulunduğu toplanan delillerle belirlenmiş ise de, asıl dosya davalısı şirketin bu nedenle takas ve mahsup talebinde bulunmadığı, ürünlerdeki arızayı gidermek suretiyle ürünleri kabul ettiği ve ürünlerin değiştirilmesi ve arızanın giderilmesi konusunda yaptığı masrafları birleşen dava dosyasında talep ettiği birlikte değerlendirildiğinde asıl dava dosyası yönünden; davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 1.065.936,98 TL toplam alacak ile ödeme emrinde talep edilen işleyecek faiz üzerinden devamına, asıl dosya davacı-birleşen dosya davalı ......Şirketinin fazlaya ilişkin 9.441,30 TL'lik fazlaya ilişkin isteminin reddine, dava konusu alacağın likit olduğu ve davalı tarafça yapılan itirazla takibin durduğu dikkate alınarak asıl dosya davalısının alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, reddedilen alacak bölümü yönünden; asıl dosya davalısının icra takibi yapmasında kötü niyetli olmadığı ve asıl dosya davalısının kötü niyet iddiasını kanıtlayamadığı dikkate alınarak kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen dava dosyasında; davacı tarafın talebi, davalı tarafça üretilip teslim edilen ürünlerin gizli ayıplı olması nedeniyle ürettiği makinelerde kullanılan gizli ayıplı ürünlerin yol açtığı zararların tahsiline ilişkindir. Birleşen dosya davacısı dosyaya sunduğu belgelere dayalı olarak yaptığını iddia ettiği masraflar için 212.000,00 Euro tutarındaki zararının tazmin edilmesi talebinde bulunmuştur. Davalı taraf, cevap dilekçelerinde ayıplı ürün iddiasını kabul etmemiş, tüm ürünler yönünden davacı tarafça testlerin yapıldığını, davacı taraftan onaylar alınarak ürünlerin imal edildiğini, şikayetlerin giderilerek davacı tarafın onayı ile ürünlerin yeniden davacıya iade edildiğini, sorumluluğun davacıya ait olup ürünlerin imalatında kendilerinin bir kusurunun bulunmadığını iddia etmiştir. Davalı tarafın TTK'nda belirtilen yasal süreler içinde ayıp ihbarında bulunmadığına ilişkin bir iddiası olmadığı gibi dosyada toplanan deliller göz önünde tutulduğunda davacı tarafın ayıbın tespit edilmesinden veya ayıpla ilgili kazanın oluşumundan veya yurtdışındaki hasarın bildirilmesinden hemen sonra davalı şirkete olayı bildirmek suretiyle ayıp ihbarında bulunduğu, yasal süre içinde ihbarda ihbarda bulunulmadığına dair bir delil toplanmadığı, davalı tarafın zaman zaman ayıplı ürünleri geri alarak tamiratlar yaptığı, zaman zaman çalışanlarını davacıya ait iş yerine göndermek suretiyle müdahalelerde bulunduğu dikkate alınarak davacı tarafın yaşanan ayıplı olaylardan ve ayıbın tespitinden hemen sonra yasal süre içinde davalı tarafa ihbarda bulunduğu kabul edilmiştir. Dosyada toplanan delil ve belge örnekleri ile birleşen dosya davacısı .... Şirketinin, birleşen dosya davalısı ..... Şirketinden satın aldığı ticari ürünle ürettiği makinenin 13.07.2019 tarihinde Kosova'da beton basma işlemi sırasında birleşen dosya davalısı şirket tarafından üretilen .... model beton pompasının 3. bom silindir milinin burkulması sonucu bomların inşaat tabliyesinin üzerine düşerek iki çalışanın yaralanmasına ve tabliyenin zarar görmesine yol açan iş kazasının yaşandığı, olaydan sonra devrilen makinenin birleşen dosya davacısı şirkete ait fabrikaya getirilip Torbalı 2. Asliye Hukuk Mah. 2019/38 d.iş sayılı delil tespiti istemli dosyasında bilirkişi raporu alındığı, bilirkişinin raporuna; piston mili kırılan 3. bom silindirinin beton pompasından alınarak piston mili ve pistonun silindirden ayrılıp kırılan mil kesitinin kopma noktasında görülen korozyondan, malzemede oluşan çatlamanın bir anlık olmadığının ve daha önceden başladığının anlaşıldığını, bu çatlamanın tespit edilememesi neticesinde malzeme çapının kritik kesite ulaştıktan sonra ise kopmanın gerçekleşmiş olduğunu, herhangi bir kullanım zorlanması olmadığının tespit edildiğini bildirdiği anlaşılmıştır. Ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise gizli ayıp niteliğinde bulunup bulunmadığı ve kusurun kimde olduğu, birleşen dosya davacısı tarafından yapıldığı iddia edilen ve belgelenen masrafların ayıplı ürünler nedeniyle yapılıp yapılmadığı, yapılan masrafların somut olaya uygun olup olmadığı konularında uzman bilirkişi kurulu oluşturularak rapor alınmış, bilirkişi kurulu rapor ve ek raporlarında; hatalı üretilen silindirler üzerinde burkulmalar gözlendiği, burkulan silindirin boma hareket vermesinin mümkün olmadığı, hidrolik piston takozundaki dişlerin kırılması sonucu rotun takozdan ayrılmasının kaçınılmaz bir sonuç olduğu, piston mili kırılan 3. bom silindirinin kırılan mil kesitinin gözle yapılan yüzeysel incelemesinde kopma noktasında görülen korozyon tespitinden malzemede oluşan çatlamanın anlık olmadığı, daha önceden başladığının anlaşılır olduğu, bu çatlamanın tespit edilememesi neticesinde malzeme çapının kritik kesite ulaştıktan sonra kopmanın gerçekleşmiş olduğu, gerçekleşen olayın kullanım hatasına bağlı olmadığı, kırılan milin malzeme testinin yapılmadığı, mevcut durum itibarıyla imalatına ilişkin kullanılan malzemenin dolu malzemeden yapılmamış olmasından kaynaklanmış olabileceği, davaya konu emtiaların ayıplı ifasının söz konusu olduğu, bu malzemelerin davacı tarafından kullanılamayacağı ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı olduğu, birleşen dosya davacısı .... Şirketinin, bu dosyadaki davalı .... Şirketi tarafından üretilen ayıplı ürünler nedeniyle yaptığı masrafların 234.106,28 Euro tutarında olduğu, ayıplı ürünlerin çelik malzeme oluşu nedeniyle sovtaj değeri olup, riziko tarihi itibarıyla ortalama serbest piyasa hurda değerinin 47.464,36 TL olarak tespit edildiği, sovtaj bedelinin zarar bedelinden mahsup edilmesi gerektiği bildirilmiştir. Tarafların ayıplı ürünler nedeniyle yaşanan olayların varlığı konusunda karşılıklı beyanları, birleşen dosya davacısı şirketin ihbarı üzerine birleşen dosya davalısı şirket tarafından ayıbın giderilmesi konusunda yapılan belli zaman aralıkları ve sürecindeki birden çok işlemler, dosyada toplanan tüm deliller ve belge örnekleri ile bilirkişi raporunda ve ek raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin davaya konu değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporu ile aynı ve benzer olması nedeniyle raporların birbirlerini doğruladıkları birlikte değerlendirildiğinde birleşen dosya davalısı ... Şirketi tarafından üretilen ve birleşen dosya davacısı ... Şirketine teslim edilen birden çok ürünün ayıplı olduğu, bu ayıpların ancak yapılan testler ile anlaşılabilir olması nedeniyle gizli ayıplı olduğu, ayıplı ürünlerin birleşen dosya davacısı ..... Şirketinin ürettiği makinelerde kullanılmasına bağlı olarak yurt dışında iş kazasının meydana geldiği, davacı tarafın ayıplı ürünlerin değiştirilmesi ve tamiratı nedeniyle çeşitli ve birden çok farklı nitelikte ve miktarlarda masraflar yaptığı, bu masraflara ilişkin belge örneklerinin dosyaya sunulduğu, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamada davacı tarafın ayıplı ürünler nedeniyle yaptığı masraflar tutarı toplamının 234.106,28 Euro olup, yapılan masrafların somut olayla uyumlu ve uygun olduğu, davacı tarafça 212.000,00 Euro tutarındaki zararının tazmin edilmesinin talep edildiği, bilirkişiler tarafından sovtaj bedelinin 47.464,36 TL olarak belirlenmesi nedeniyle bu bedelin talep edilen tazminat miktarından dava tarihindeki kur esas alınarak indirilmesinin gerektiği, buna göre dava tarihindeki 1 Euro karşılığı efektif satış kurunun 9,1115 TL olduğu dikkate alınarak sovtaj bedelinin 5.209,28 Euro olup davacı tarafça talep edilen tazminatın bilirkişiler tarafından hesaplanan tazminattan daha az olduğu ve sovtaj bedelinin dava dilekçesinde mahsup edilerek zarar talebinde bulunulduğunun bildirilmemesi karşısında sovtaj bedelinin mahsubu sonrasında davacı tarafça 206.790,72 Euro zararın tazmininin tahsili talebinin haklı olduğu, davacı tarafın dava konusu edilen zararlarının davalı .... Şirketi tarafından üretilen ayıplı ürünlerden kaynaklanması nedeniyle davalı şirketin zararın bütününden sorumlu bulunduğu dikkate alınarak birleştirilen davanın kısmen kabulü ile 206.790,72 Euro tazminatın asıl dosya davacı-birleşen dosya davalı .....Şirketinden alınarak asıl dosya davalı-birleşen dosya davacı .....Şirketine verilmesine, asıl dosya davalı-birleşen dosya davacı .....Şirketinin fazlaya ilişkin 5.209,28 Euroluk tazminat isteminin reddine'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından verilen 23.06.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile; Müvekkil şirket .., 1978 yılında ... tarafından Ankara'da kurulmuştur. Kuruluş amacı, iş makinesi yedek parçaları üretmek ve hidrolik silindir üretimi yapmaktır. Müvekkil şirket, Türkiye'nin en büyük hidrolik silindir üreticisidir. Aynı zamanda Avrupa ülkeleri ve ABD'de birçok dünya markasına hidrolik silindir ihraç etmektedir. Yıllık kapasitesi 80.000 adet hidrolik silindir olan 120 çalışanı 2 şubesi ile Avrupa'nın önde gelen silindir üreticileri arasında sayılmaktadır. Davalı-karşı davacı yan ile müvekkilin uzun yıllar ticari ilişkisi vardır. Ticari ilişkiden kaynaklı müvekkil şirket alacağın tahsili talebi ile Torba İcra Müdürlüğü 2019/2824 Esas sayılı dosya üzerinden icra takibine geçilmiş, Ödeme emri ekinde alacağı gösterir kesilen fatura ve BA-BS’ler ile mütabakat mailleri gönderilmiş, Davalı-karşı davacı yan iş bu takibe, Borçlarının olmadığını belirtmek suretiyle itiraz etmiştir. Müvekkil tarafından iş bu itirazın kaldırılması için İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1017 Esas sayılı dosya üzerinden dava açmak durumunda kalmıştır. Sayın Hakim, Ne zaman ki müvekkil yukarıda arz etmiş olduğumuz alacağı istemiş Davacı yan aşağıda ayrıntıları ile arz edecek olduğumuz üzere, davacı tarafından hazırlanan consept tasarım üzerine üstelik onayı ile üretimine devam edilen hidrolik silindirlerin ayıplı olduğu iddiasında bulunmuştur. Müvekkil iş bu ticari ilişkide üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirdiği halde, borçlu davacı, ödemesi gereken emtia bedellerinin bir kısmını ödememiştir. DAVALI-KARŞI DAVACI YANIN 05.10.2020 TARİHLİ DAVA DİLEKÇESİNDE BELİRTMİŞ OLDUĞU HUSUSLARA İLİŞKİN CEVAPLARIMIZ; Davalı-karşı davacı; ".... tarafından tedarik edilen ... ve ...bom silindirleri ile ayak basma silindirlerinin kalite kontrol testi yapıldıktan sonra müşterilerine teslim ettiklerini, 2017 senesinden buyana belirtilen silindirleri müşterilere ...'ten temin edip müşterilere verdiklerini, İstenilen hidrolik silindirlerin üretim aşamasını geçtikten sonra kalite kontrol testinde sipariş verilirkenki ölçülere uygun olmadığının tespit edildiği ve bu hususun bildirildiği, sipariş aşamasında belirtilen ölçülerde üretilen silindirlerin beton pompalarına montajı sonrasında kalite kontrol testinden geçerek müşterilere satıldığı, ancak sonrasında bazı silindirlerin istenen özellikte olmadığından dolayı burkulmalar ve kırılmalar ile karşılaşıldığını iddia etmektedir. 3.Madde İlişkin Açıklamalar; Davalı-karşı davacı yan tarafından verilen Consept tasarımlar ve teknik hesaplamalar ... firmasının sorumluluğunda olmasına rağmen müvekkil şirket teknik ekibi .....’ı ziyaretinde, 09/11/2017 tarihinde ... tarafından yapılan flambaj hesapları ile ... firması uyarılmıştır. Bu uyarı .... firması tarafından dikkate alınmamış ve... mevcut ve ...revizyonlu tasarımlar onaylanarak hidrolik silindir siparişleri verilmiş ve mevcut olan siparişler işleme alınmış(EK-9), ...tasarım birimine gönderilmiştir. ... tasarım ekibi detay tasarımları tamamladıktan sonra tasarım onayı ve üretimin başlaması için gerekli onayları ... firmasından almıştır (EK-1). Üretilen ürünler .... firmasına sevk edildikten sonra .... giriş kalite kontrol ve proses kontrol süreçlerinden olumsuz herhangi bir geri bildirim alınmamıştır. ... firması sadece teslimat öncesi testlerinde karşılaştığı problemi belirtmiş ve tasarımda değişiklik istemiştir. Ürünler geri alınmış ve onaylı revizyon projesi uygulanarak tarihinde ....’den ...’in ve ...’in nezdinde gerçekleşen testlerde ....’dan uygunluk onayı alınmıştır. 4. Madde ve 5. Maddeye İlişkin Açıklamalar; 31.10.2018 tarihinde ... firmasında yapılan test esnasında... Bom 3 silindiri piston mili vida kopma şikayeti... Kalite birimimize iletilmiş, sonrasında ... firması Arge Müdürü ... firmamızı 02/11/2018 tarihinde ziyaret etmiştir. (EK-4) Yapılan ziyaret de Kore menşeli ... 3.bom silindirlerinin diş emniyetleri incelenmiş ve yeni tasarım olan ... 3.bom silindiri emniyeti ile karşılaştırılmıştır. Bu inceleme sonucun da şikayete konu olan yeni tasarım... 3. bom silindirlerinin emniyet katsayıları düşük çıkmıştır. Ziyaret sonrası ... yapılan yazışmalar da ... ve ... bom silindirlerinin vida emniyet katsayılarını yükseltilmesi gerektiği vurgulanmıştır. (EK-3) Bunun üzerine ... de yapılan çalışmalar ile ...ve ...bom silindirlerinin tasarımlarında revizyon yapılarak çıkan emniyet katsayıları ... ile paylaşılmış ve onaylarını müteakip , ARGE ve Proje sorumlusu .... firması olmasına rağmen ....ve .... stoklarında bulunan tüm .... ve ... bom silindirleri bedelsiz olarak .... -Ankara fabrikasında proje revizyonu kapsamında üretim yapılacak kararını ....Şti Genel müdürü .....’ın .... tesislerinde yaptığı toplantıda müşteri memnuniyeti kapsamında karar vermiştir (EK-7) ve ilk aşamada 5 set ... 1.2.ve 3. bom silindiri yeni revizyon’a göre üretilmiş ve üretim esnasında ... firması Kalite Müdürü ..... fabrikasında üretim aşamalarını kontrol etmiştir. Üretilen 5 set ... 1.2. ve 3.bom silindiri ... firmasına ait makineler de test edilmek üzere 26/11/2018 tarihinde sevk edilmiştir. 28/11/2018 tarihinde ... bom silindirlerinin test aşaması için .... firmasına ... fabrikasından Tasarım Müdürü ..... ve Üretim Müdürü .... ziyaret de bulunmuştur. Yapılan testler de ... silindirleri test sonrası onaylanmış , 29/11/2018 tarihinde.... onay yazısı göndermiş ve “önerdiğiniz revizyon ile kalan tüm silindirlerin üretimini onaylıyoruz.” bildiriminde bulunmuştur(EK-5). Onay sonrası tüm ... silindirler yeni revizyon kapsamında bedelsiz üretilmiş ve 13/12/2018 tarihinde geri kalan 5 set ... silindirler ... firmasına sevk edilmiştir. ... firmasında 28/11/2018 tarihinde yapılan test ve kontrol başarı ile gerçekleştirilmiştir. 6. Maddeye İlişkin Açıklamalar; 22/03/2019 tarihinde yapılan stabilite test sonrası incelenmek üzere .... firmasına gönderilen ... 3. Bom silindirler kontrolü yapılıp ve üretim hatası olmadığını firmaya bildirilmiştir. Burkulma sebebi ....’ın consept tasarım ile ilgilidir. Hasarlı silindir ... firmasında muhafaza edilmektedir. 13/07/2019 tarihinde Kosova da yaşanan beton basma işleminde ... beton basma pompasının 3. bomun mili burkulması, bomların yan yatmasına ilişkin beyanlara ilişkin değerlendirmemiz şu şekildedir ; Gerçekleşen bu kaza incelendiğinde, kullanıcı hatasına bağlı olarak bom silindirinin flambaja uğraması ile 3.bom silindirinin pistonuna yani piston miline gelen ve Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/38 D.İ. Dosya içerisinde olan 134017 numaralı fotoğrafta görüldüğü üzere silindiri geri toplama esnasında oluşan aşırı momentten ötürü piston milinin burularak kırıldığını görülmektedir. Yine aynı şekilde Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/38 D.İ. Üzerinden alınan Bilirkişinin raporunda belirtilen piston milinin gözle kontrolü esnasında yaptığı çatlak tespitine yönelik bahsi geçen şikayete konu 3.bom silindirinde kullanılan piston milinin malzemesi .... tarafından yurtdışı menşeli ,UT (ultrasonik kontrollü) ve QT ( Islahlı) kontrollü malzeme tedarik edilmiş olup, sertifikası Ek-7 de arz olunmuştur. Bilirkişi raporunda belirtilen kırılan yüzeyde ki korozyon görüntüsünün, kırılmanın gerçekleştiği anda görüntülenip görüntülenmediği açısından değerlendirme yapıldığında ; CD içerisindeki fotoğraflarda kazanın gerçekleştiği 13/07/2019 tarihinde ki fotoğraflar incelendiğinde korozyon görüntüsüne ait kayıt olmadığı anlaşılmaktadır. Hali hazırda bilirkişi tespitinin yapıldığı tarih 03/09/2019 dur. Bu iki tarih arasında geçen sürede silindirin kopan parçasının yüzeyinde korozyon görüntüsü oluşması beklemeden ötürü doğaldır. Bilirkişi raporunda bahsi geçen kopan yüzeydeki kılcal çatlak görüntüsü de gözle kontrolde tespit edilemez. Yine bilirkişi rapor notunda belirtildiği üzere UT kontrolü sonucunda kılcal çatlak ile ilgili sonuç ortaya çıkacaktır. EK-7 de sunduğumuz kırılan piston miline ait .... tarafından tedarik edilmiş malzemenin kalite sertifikası malzemenin çatlak kontrollü tedarik edildiğinin ispatıdır. 7. Maddeye İlişkin Açıklamalar; 22/03/2019 tarihinde yapılan stabilite test sonrası incelenmek üzere .... firmasına gönderilen ... 3. Bom silindirler kontrolü yapılıp ve üretim hatası olmadığını firmaya bildirilmiştir. Burkulma sebebi ....tarafından müvekkile sipariş edilen consept tasarım ile ilgilidir. Hasarlı silindir ... firmasında muhafaza edilmektedir. 8.ve 9. Maddeye İlişkin Açıklamalar; 8.madde de yazıldığı üzere .... firması yeni bir tederikçi de üretimi yaptırdığı silindirlerin teknik hesap ve tasarımlarını kendisi yapmaktadır. ... ile yaptığı çalışmalarda proses üzerinden ilerlemiştir ve farklı bir tasarım ile üretim yapılmıştır. .... firması ile müvekkilin yıllardır yaptığı tüm çalışmalarda "Consept Tasarım" .... firmasından gelmekte olup , ... de silindir iç tasarımları tamamlandıktan sonra .... ARGE Bölümünden tasarım onayı alınmasını müteakip imalatlara başlanmaktadır. Söz konusu 52 metre 3.bom silindiri içinde aynı proses geçerlidir. ... ile yapılan tüm çalışmalar da ... ARGE Bölümü silindirler için burkulma hesaplaması istememiştir. ..... firması Consept tasarımı belirlerken tüm bom silindirlerinin burkulma hesaplamalarını kendisi yapmış olmalıdır. Davalı-karşı davacının beyanında bahsetmiş olduğu DIN 24117-2007 standardında; 1) 6.4.1 Araçlar üstü dağıtım bomları için stabilitenin kanıtı ve 6.4.2 Araçların veya sabit alt yapıların üzerindeki dağıtıcı bomlar için stabilite kanıtı olarak tanımlanmıştır. 2)4.2.2.2 maddesi beton yoğunluğu ,k=2,4 kg/dm3 ile hesaplama için kullanılacaktır. İfadeleri yer almaktadır. Dolayısı ile DIN 24117-2007 standardı üretmiş olduğunuz beton pompalarınızın konstrüksiyon (bom) ve mukavemet şartları ile stabilite şartlarını tarif etmektedir. Üretmiş olduğunuz beton pompalarının güvenlik şartlarını yerine getirmesine yönelik DIN 24117-2007 standardı Makine üreticisi olan ....’ın kullanması gerekli olan maddeleri içermektedir. Hidrolik silindir consept tasarımı, makine stabilitesi için veri ise hidrolik silindir consept tasarımını yaparken .... ARGE bölümünün hesaplamaları yapmış olması gerekli idi. Dolayısı ile ilk paragrafta da bahsettiğimiz üzere ...firmasının burkulma hesaplamalarına yönelik hiçbir sorumluluğu yoktur. 10. ve 11. Maddeye İlişkin Açıklamalar; .... Ar-ge bölümünün teknik hesap ve yeni tasarım ile farklı bir tedarikçide ürettiliyor. Yeni tasarımlar da burkulma adına yapılacak olan revizyonlar ise; silindirin ürettiği kuvveti azaltmış olabilir(Kovan çapını düşürme ya da çalışma basınçlarını düşürmelidir.), Rod çapını büyütebilir, Stroğu kısaltıp Kapalı boyu sabit tutulup strok tamamlama burcu ilave edilerek mesnet noktaları uzatılabilir veya kapalı boy kısaltılarak burkulmayı önleyebilir. Bu bahsetmiş olduğumuz burkulma ile alakalı hususlar Consept tasarımın dışına çıkarak yapılmış bir yeni tasarımdır. .... model beton pompasının bom silindirleri ilk sipariş aşamasındaki consept tasarımları, ... tarafından tasarımları yapılıp onay alındıktan sonra imalata başlanmıştır. Daha sonra 3.bom,5.bom ve 6. Bom silindirlerin de ... firması tarafından çapları revize edilerek tekrar üretime girmiştir. Yapılan revizyonlar; 3. Bom silindirin kovan çapları büyütülmüş, strok ve kapalı boy uzatılmış, 5.bom ve 6. Bom silindirlerin kovan çapları ve rod çapı büyütülmüş, strok ve kapalı boy uzatılmıştır. Bu yapılan revizyonlar burkulmaya yol açan sebeplerden biridir.(EK-8) Ayrıca davada bahsi geçen .... model silindirin Kosova da devrildiği yönünde fakat paylaşılan fotoğraflar da ...-.. beton pompasının olduğu anlaşılmaktadır. Bu hususun doğrulanması gerekmektedir ve ayrıca teknik verilerin de (max yatay da ulaşım mesafesi, bom’un açılma yükseklikleri vb.) doğrulanmalıdır. 12. ve 13. Maddeye İlişkin Açıklamalar; Tedarikçisi olarak çıktığımız ... firması müşterileri ile yaşadığı sorunları, ürünlerin consept tasarım ve stabilite testlerin sorumluğu kendisine ait olmasına rağmen sorumluluktan kaçarak üretilen ve testi yapılan silindirlerin faturasını ödememek için kendisine ait olan sorumluluğu tedarikçisine yüklemeye çalışmaktadır. 2-) Sayın Hakim, Gerek icra takibi yapılmasından evvel gerekse arabulucu sürecinde ve devamında müvekkil şirketin alacağının ödenmesi konusunda, davacı şirket ile uzun müzakereler yapılmış, Davalı-karşı davacı şirket, müvekkil şirket tarafından üretilen silindirlerin ayıplı olduğu iddiasında bulunmuştur. Hatta Davalı-karşı davacı yan, müvekkil şirket tarafından 28.11.2018’de tebliğ alınan 27 Kasım 2018 tarihli İzmir 27. Noterliği’nin 24109 yevmiye numaralı ihtarnamesinde, Müvekkilden satın alınan .... ve ... bom silindirlerin kalite kontrol testi esnasında, ...model beton pompasında şiddetli bir ses geldiğini sonrasında silindirin boma hareket vermediğini, yapılan teknik inceleme sonrasında piston takozundaki dişlilerin kırılması sonucu rotun takozdan ayrıldığını, bunun üzerine müvekkil şirkete bilgi verildiğini, ürünlerin iade edilmesi konusunda mutabakata varıldığını, ... ve ...bom silindirlerin ayıplı olduğunu bu ayıbın ise gizli ayıp olduğunu, ürünlerin yeni üretilecek ayıpsız olanları ile değiştirilmesi gerektiğini ve herhangi bir onarım veya onarılmış malın kabul edilemeyeceğini ihtar etmiştir. Müvekkil şirket de bu ihtarnameye Ankara 40. Noterliği’nin 03.12.2018 tarihli ve 41359 yevmiye nolu ihtarnamesiyle cevap vermiş, Anılan ihtarnamede, Davalı-karşı davacı şirket temsilcisi .... Bey’in, 15.11.2018 tarihinde müvekkil şirketi aradığı ve ihtarnameye konu; ... modelin 3. Bom silindirin vida dişlisinden kırıldığını beyan ettiği ve buna ilişkin görüntüleri kullanmış olduğu telefonun WhatsApp uygulaması üzerinden müvekkil şirkete gönderdiği, Bu paylaşım üzerine müvekkil şirket sahibi ..., üretim yetkilileri .... ve ...’nun 16.11.2018 tarihinde davalının işyerine gittiği, .... beton silindirinde meydana gelen arızanın tespit edildiği, bu arızaların garanti kapsamında düzeltileceği hususunun müvekkil şirket yetkilisi tarafından ifade edildiği, 17.11.2018 tarihinde,.... ve .... beton silindirlerinde emniyet katsayısının arttırıldığı ve yapılan tüm işlemlerin davalının onayına sunulduğu,; onaylandığı şekliyle silindirlerin revize edildiği, müvekkilin fabrikasında davacı yetkilisi ... ... Bey’in de hazır bulunmasıyla ... ve.... beton silindirlerinin tekrardan test edildiği ve onaylandığı, bu işlemler sonrasında silindirlerin davacı yana gönderildiği ifade edilmiştir. Anılan işlemler, müvekkil şirket yetkililerince kamera kaydına da alınmıştır. İhtarnamede devamla, 27.11.2018 tarihinde davacı yetkilisi ....Bey’in, müvekkil tarafından gönderilen silindirlerin kendileri tarafından da en ağır şartlarda çalıştırıldığı ve test edildiği ve herhangi bir problemin kalmadığı hususunu müvekkil şirket mühendisleri ile paylaştığı, Müvekkil şirket sahibi ....’ın, testlere müvekkil şirket mühendislerinin de katılmasını istediği, bunun üzerine müvekkil şirket üretim sorumluları ..... ve....’nun 28.11.2018 tarihinde yeni bir teste katılmak üzere davalının işyerine gittiği, Bu test esnasında davacı şirket Kalite Müdürü.... Bey, Satın Alma Müdürü ..... Hanım, Fabrika Müdürü .... Bey ve Arge Müdürü ....Bey ile görüşüldüğü, testlerin başarı ile sonuçlandığı; herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı, Yukarıda ifade ettiğimiz üzere, müvekkil şirket fabrika yetkilileri ile davacı şirket yetkililerinin ve mühendislerinin karşılıklı mutabakatı sonucunda silindirler revize edildiği ve bu silindirlerin tüm testlerden başarı ile geçtiği, Hali hazırda bu ürünlerin davacı tarafından kullanılmaya devam edildiği, ifade edilmiştir. Yine söz konusu ihtarnamemizde, Müvekkil şirketin üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirdiği, Müvekkilin ayıplı mal ürettiği veya tedarik ettiğine dair beyanları kabul etmediğimizi, Bu beyanların gerçeği yansıtmadığı da ifade edilmiştir. 3-)Ayrıca 16 Mayıs 2019 tarihinde Davacı Şirketin Ar-Ge Müdürü .... Bey’e müvekkil şirket yetkililerince yazılan mailde de belirtildiği üzere; Müvekkil şirketin, .... firması ile yıllardır yaptığı tüm çalışmalarda, "Consept Tasarım"ın, ....firmasından geldiği, Müvekkil şirketin de silindir iç tasarımlarını tamamlandıktan sonra davacı ....AR-GE Bölümünden tasarım onayı alınmasını müteakip imalatlara başladığı, Söz konusu 52 metre 3.bom silindiri için de aynı prosesin geçerli olduğu, .... ile bugüne kadar yapılan çalışmalarda ... ARGE Bölümünün silindirler için hiçbir zaman burkulma hesaplaması istemediği, .... firmasının Consept tasarımı belirlerken tüm bom silindirlerinin burkulma hesaplamalarını yapmış olması gerektiği, Zaten üretimin de bu consept tasarıma göre yapıldığı belirtilmiştir. 4-) Uluslar arası standartları ifade eden DIN 24117-2007 standardı olup, 6.4.1 Araçlar üstü dağıtım bomları için stabilitenin kanıtı ve 6.4.2 Araçların veya sabit alt yapıların üzerindeki dağıtıcı bomlar için stabilite kanıtı olarak tanımlanmıştır. 4.2.2.2 maddesi beton yoğunluğu ,k=2,4 kg/dm3 ile hesaplama için kullanılacaktır. İfadeleri yer almaktadır. Dolayısıyla müvekkil şirket, DIN 24117-2007 standartlarına da uygun imalat yapmış olup, Temel problem, consept tasarımı hazırlayan davalı şirketin, bu tasarımı hazırlarken burkulma hesaplamalarını hatalı yapmasından kaynaklanmaktadır. Davalı tarafından gönderilen consept tasarıma uygun imalat yapan müvekkil şirketin, burkulma hesaplamalarına yönelik hiçbir sorumluluğu yoktur. Müvekkil şirketin imalatları, aynı zamanda yukarıda belirtilen DIN 24117-2007 standartlarına da uygundur. 5-) Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, müvekkil şirkete yüklenebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Müvekkil şirketin alacağı, icra takibindeki merkez bankası euro kur üzerinden tl’ye çevrilmiş ve faturaya dayalı olarak takibe geçilmiş ancak davacı yan faturayı ticari defter ve kayıtlarına hiçbir itiraz öne sürmeden kaydetmesine rağmen, kötü niyetli olarak takibe itiraz etmiş, Sonrasında consept tasarımlarında meydana gelen hesaplama hatalarını ilişkin kusuru müvekkile izafe etmeye çalışmaktadır. 6-) Davalı-karşı davacı yan, dava dilekeçesinde beyan etmiş olduğu burkulma olan ... bom silindir, Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/38 D.İ. üzerinden alınan Bilirkişinin raporu fotoğrafalrında burkulma olan silindirin ... . modeli içerisinde kullandığı görülmektedir.... ile ... arasında 2 mt olup emniyet katsayısı, max yatay da ulaşım mesafesi, bom’un açılma yükseklikleri vb. kuvvet katsayıları değişmektedir. Bu hususta da müvekkile kusur izafe edilmesi mümkün değildir. HÜKME ELVERİŞSİZ BİLİRKİŞİ RAPORLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ VE ÇELİŞKİLERİN GİDERİLMESİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR: A) 18.07.2022 günlü bilirkişi raporu, Uets üzeriden 02.08.2022 tarihinde tebliğ edilmiş ve 15.08.2022 günü aşağıda arz ettiğimiz üzere rapora karşı itiraz ve delillerimiz arz olunmuştur. Ancak, Sayın Mahkeme rapora vaki itirazlarımızı dikkate almamıştır. Bilirkişi heyeti; asıl dava yönünden hesaplamayı ticari defter kayıtların incelenmesi neticesinde alınan bilirkişi raporu üzerinden yapmış, karşı dava yönünden ise raporu delil tespit raporu ve beyanları dikkate almak suretiyle rapor tanzim etmiştir. Sayın Başkan, Bilirkişi heyeti, Karşı dava yönünden; Bilirkişi, gerçekleşen olayın kullanım hatasından kaynaklanmadığını, kırılan milin malzeme kalite testi yapılmadan, üretimde kullanılan malzemenin dolu olmamasından kaynaklandığı kanaatiyle kusuru ....firmasında bulmuştur. Bilirkişinin raporu, bilirkişiden beklenen uzmanlığı yansıtmamakta, hiçbir teknik veriye dayanmamaktadır. Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/38 D.İş Sayılı dosyasında alınan 13/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda "Piston mili malzemesinin kimyasal analizinin yapılması ve de malzemenin kalan kopmamış kısmının tamamının ultrason ile kontrol edilmesi sonrası malzemede hata olup olmadığı netlik kazanacaktır" ifadesi ile malzemenin çok detaylı incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak sayın bilirkişi tarafından bu yönde bir inceleme yapılmadan, somut, net ve teknik verilere dayalı bir tespit yapılmamış, "malzemenin dolu olmaması" gibi muğlak ve denetime elverişsiz ifadelerle kusur raporu tanzim edilmiştir. Dava konusu, ayıplı olduğu iddia edilen emtiaların consept tasarımları, .... firmasına aittir. Müvekkil, davalı karşı davacı tarafından gönderilen consept tasarımlar üzerinden üretimi yapmaktadır. ...., dava ve karşı dava dilekçemiz ekinde arz etmiş olduğumuz mail yazışmalarından da görüleceği üzere onay vermek suretiyle üretim aşaması ilerlemiştir. Nihayetinde, üretilen emtialar ....'a eksiksiz teslim edilmiştir. Karşı dava yönünden cevap dilekçemizde arz ettiğimiz, .... tarafından dava dosyası içerisinde sunulan fotoğraftanda anlaşılacağı üzere 60 metre silindir yazan iş makinesi fotoğrafında, müvekkile ürettirilen 52 ve 58 bom silindir kullanılmıştır. 60 metre uzunluğundaki iş makinesi içerisine 52 yada 58 metre bom silindir kullanılması halinde rizikoların gerçekleşmesi mümkün olabilecektir. Sahada meydana gelen rizikolardan, iş bu somut durumda dahi müvekkilin kusurlu olduğunu iddia etmek ve ayıplı mal olarak nitelendirmek akıl dışıdır. Bilirkişi heyeti tespitlerinde buna ilişkin her hangi bir açıklama yapmaksızın, dava konusu silindirlerin ayıplı üretiminden bahsetmektedir. Müvekkil şirket yukarıda arz ettiğimiz gibi, davalı karşı davacının arge bölümünce verilen ve kontrolünden geçen consept tasarımları yapmış eksiksiz davalı karşı davacıya teslim etmiştir. Müvekkil şirket, Davalı karşı davacının consept tasarımların kuvvet katsayılarında yapılmasını istediği değişikliği sonrasında iyi niyet kapsamında tekrardan yerine getirmiştir. İş bu silindirler eksiksiz teslim alınmıştır. Ne zamanki müvekkil cari hesap alacağını talep etmiş iş bu aleyhe iddialar ortaya atılmıştır. Davalı karşı davacı kendi kusurundan kaynaklı, consept tasarımlarında meydana gelen rizikoları ayıplı mal olarak nitelendirilmesini kabul etmiyoruz. Torba Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde alınan bilirkişi raporuna vaki itirazlarımız, iş bu rapor içerisinde nitelendirilmemiştir. Anılan rapora karşı; 30.09.2019 tarihli itiraz dilekçemizde; " 1-) 31.10.2018 tarihinde, .... A.Ş. firmasında yapılan test esnasında .... Bom 3 silindiri piston mili vida kopma şikayeti Müvekkil şirket kalite birimine iletilmiş, sonrasında .... A.Ş. firma Arge Müdürü .... müvekkil şirketi 02/11/2018 tarihinde ziyaret etmiştir. Yapılan ziyaret de Kore menşeli.... 3.bom silindirlerinin diş emniyetleri incelenmiş ve yeni tasarım olan... 3.bom silindiri emniyeti ile karşılaştırılmıştır. Bu inceleme sonucun da şikayete konu olan yeni tasarım .... 3. bom silindirlerinin emniyet katsayıları düşük çıkmıştır. Ziyaret sonrası ... yapılan yazışmalar da ... ve ... bom silindirlerinin vida emniyet katsayılarını yükseltmek talebinde bulunmuştur. Bunun üzerine Müvekkil şirkette yapılan çalışmalar ile ... ve ... bom silindirlerinin tasarımlarında revizyon yapılarak çıkan emniyet katsayıları .... ile paylaşılmış ve onaylarını müteakip ,ARGE ve Proje sorumlusu ... firması olmasına rağmen... ve ... stoklarında bulunan tüm... ve ... bom silindirleri bedelsiz olarak .... -Ankara fabrikasında proje revizyonu kapsamında üretim yapılmak üzere karar alınmış ve ilk aşamada 5 set .... 1.2.ve 3. bom silindiri yeni revizyon a göre üretilmiş ve üretim esnasında .... firması Kalite Müdürü .... tarafından yukarıda belirtilen revizyonlar ... fabrikasında üretim aşamalarını kontrol edilmiştir. Üretilen 5 set ... 1.2. ve 3.bom silindiri ... firmasına ait makineler de test edilmek üzere 26/11/2018 tarihinde sevk edilmiştir. ... bom silindirleri de , ... firmasından geri çekilen ve ... firma stoklarında olmak üzere toplam 13 set silindir ... firması tarafından onaylanan yeni revizyon proje kapsamında üretilmiş ve ... firmasına bedelsiz olarak revizyon yapılarak üretilmiş, bu silindirler 01/01/2019 tarihi ile 02/02/2019 tarihlerinde sevk edilmiştir. 28/11/2018 tarihinde ... bom silindirlerinin test aşaması için ....firmasına ... fabrikasından Tasarım Müdürü... . ve Üretim Müdürü ... ziyaret de bulunmuştur. Yapılan testler de ...silindirleri test sonrası onaylanmış ,29/11/2018 tarihinde... onay yazısı göndermiş ve “önerdiğiniz revizyon ile kalan tüm silindirlerin üretimini onaylıyoruz.” bildiriminde bulunmuştur. Onay sonrası tüm... silindirler yeni revizyon kapsamında bedelsiz üretilmiş ve 13/12/2018 tarihinde geri kalan 5 set .... silindirler ... firmasına sevk edilmiştir. ... firmasında 28/11/2018 tarihinde yapılan test video ya çekilmiş ve arşivlenmiştir. ... ve ... bom silindirlerinin consept tasarımları , detay tasarımlar...firması tarafından .... firması ile paylaşılmış olup, Consept tasarım silindirin; Mil çapı, kovan iç ve dış çapı, strok değeri, açık boy, kapalı boy vb. ölçülerini kapsamaktadır. Bu consept tasarıma göre bom silindirlerinin iç detay resimlerine çalışılmakta ve proje ...a tekrardan onaya sunulmaktadır. Proje onayın ı müteakip de üretim prosesi başlatılmaktadır. ... ve ...bom silindirlerin burkulması ile ilgili ... firmasından ayrıca herhangi bir hesaplama istenmemiştir. Burkulma ile ilgili hesaplamaların consept tasarımın sorumlusu olan ... firması tarafından consept tasarım öncesi yapılmaktadır. 15/11/2018 tarihinde .... firmasında makine test esnasında ... 3. bom silindiri flambaj olduktan sonra ... Kalite Müdürü ... ,.... firmasından ... 3. bom silindirinin flambaj hesaplarını ve... silindirin flambaj hesaplarını da istemiştir. Burkulma hesaplarının yapılabilmesi için ... firmasından silindire gelen yanal ve eksenel yük kuvvetleri istenmiştir. Hesaplama için istenen teknik veriler ... tarafından sağlanamadığı için silindirin üretmiş olduğu kuvvetler baz alınarak flambajların analizi yapılmış ve doğrulaması manuel hesaplanarak tamamlanmıştır. Hesaplar da tüm silindirlerin emniyet katsayılarının düşük çıktığı .... firması ile paylaşılmış olup gerçek yanal ve eksenel yükler ... tarafından verilemediği için bu hesaplamanın silindirin çalışma şartlarını yansıtmadığı yapılan yazışmalar da .... ile paylaşılmıştır, matematik model de çıkan sonuçların doğrulaması ancak gerçek yanal ve eksenel yükler ... firması tarafından verilmesi durumunda doğrulanabileceği de ... bey ile paylaşılmıştır. 13/07/2019 tarihinde Kosova da yaşanan beton basma işleminde ... beton basma pompasının 3. bomun mili burkulmuş bomların yan yatması şikayeti ile ilgili olarak değerlendirmemiz şu şekildedir ; Gerçekleşen bu kaza incelendiğinde, kullanıcı hatasına bağlı olarak bom silindirinin flambaja uğraması ile 3.bom silindirinin pistonuna yani piston miline gelen ve 134017 vd. numaralı fotoğrafta görüldüğü üzere silindiri geri toplama esnasında oluşan aşırı momentten ötürü piston milinin burularak kırıldığını görülmektedir. Sayın bilirkişinin raporunda belirttiği piston milinin gözle kontrolü esnasında yaptığı çatlak tespitine yönelik bahsi geçen şikayete konu 3.bom silindirinde kullanılan piston milinin malzemesi .... tarafından yurtdışı menşeli ,UT (ultrasonik kontrollü) ve QT ( Islahlı) kontrollü malzeme tedarik edilmiş olup , sertifikası dilekçemiz ekinde arz olunmuştur. Bilirkişi raporunda belirtilen kırılan yüzeyde ki korozyon görüntüsünün, kırılmanın gerçekleştiği anda görüntülenip görüntülenmediği önem arz etmektedir. Rapor içerisinde sunulan deliller değerlendirildiğinde; CD içerisindeki fotoğraflarda kazanın gerçekleştiği 13/07/2019 tarihinde ki fotoğraflar incelendiğinde korozyon görüntüsüne ait kayıt olmadığı görülmektedir. Halihazırda bilirkişi tespitinin yapıldığı tarih 03/09/2019'dur. Bu iki tarih arasında geçen sürede silindirin kopan parçasının yüzeyinde korozyon görüntüsü oluşması beklemeden ötürü doğaldır. Bilirkişi raporunda bahsi geçen, kopan yüzeydeki kılcal çatlak görüntüsü de gözle kontrolde tespit edilmesi mümkün değildir. Hali hazırda Sayın Bilirkişi tarafından da bu husus rapor notunda belirtildiği üzere UT kontrolü sonucunda kılcal çatlak ile ilgili sonuç ortaya çıkacaktır. Dilekçemiz ekinde sunduğumuz kırılan piston miline ait .... tarafından tedarik edilmiş malzemenin kalite sertifikası malzemenin çatlak kontrollü tedarik edildiğinin ispatıdır." Consept tasarımlarda kullanılan tüm malzemelerin Uluslararası standartlarda sertifikaları mevcut olup dava dosyası içerisine arz olunmuştur. Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan tespitte yer alan (en son paragraf) Bilirkişi Notunda; Kullanılan malzemenin kopmamış kısmında ultrason ile tespit yapılmasını öngörmekte ve neticesinde malzemenin hatalı olup olmayacağına karar verilebileceğini tespit etmektedir. Sayın Bilirkişi tarafından, yukarıda arz etmiş olduğumuz tespit ve inceleme yapılmaksızın, aleyhe tespitte bulunmasını kabul etmemiz mümkün değildir. Tespit edilen hususların yukarıda yapmış olduğumuz itirazlarımız ile değerlendirilmemiştir. Torba Asliye Hukuk Mahkemesi'nce alınan delil tespit raporuna vaki itirazlarımız dosya içerisine celp edilmiştir. İş bu itirazlarımızın dikkate alınmamıştır. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz resen dikkate alınacak nedenlerle hükme elverişli olmayan rapor dayanak teşkil eden ilamın istinaf incelmesi neticesinde bozulmasını arz etmek hasıl olmuştur. B) Karşı dava yönünden alınan Bilirkişi raporu; Teknik Bilirkişi Değerlendirmesi; Davalı-Karşı Davacının dava dilekçesinde beyan ettiği, tüm hususları delillendirmeksizin iddia ve talepleri dikkate alarak hazırlamış olduğu bilirkişi raporu ile tarafsızlık ilkesine aykırı ve yanlı bir rapor düzenlemiş olduğundan hazırlanan teknik rapor dayanak gösterilerek HÜKÜM KURULMASI AŞAĞIDA ARZ EDECEĞİMİZ NEDENLERDEN ÖTÜRÜ MÜMKÜN DEĞİLDİR. - Asıl dava yönünden, karşı dava yönünden ve beyan dilekçelerimizde defalarca dile getirdiğimiz üzere; müvekkil şirket davaya konu ürünlerin imalatını her aşamasında davalı-karşı davacı ....’ın ar-ge ve mühendis ekiplerinden alınan teyit ve talimatlara göre gerçekleştirmiştir. Kendilerine iletilen burkulma katsayısına ilişkin endişelerle ilgili olarak vermiş oldukları cevaplar mahkemeniz dosyasına daha öncesinde sunulan mail yazışmalarında mevcuttur. Özellikle 9.11.2017 saat 14.39 da müvekkil şirket çalışanı ve tanığımız ....’nun, davalı-karşı davacı ... Ar-Ge müdürü ...’e gönderdiği mailde flambaj riski dile getirilmiş, emniyet katsayılarının düşük olduğu söylenmiştir. 10.11.2017 de davalı-karşı davacı ....Ar-Ge müdürü ....’in ve akabinde yine davalı-karşı davacı... çalışanı .....’ın 10.11.2017 tarihli maillerinde bu hesaplamalara katılmadıklarına ilişkin mailleri mevcuttur. 4.12.2017 tarihinde davalı-karşı davacı ... satın alma sorumlusu....’in revizyon için göndermiş olduğu mail ve 5.12.2017 tarihinde davalı-karşı davacı..... Çalışanı....’ın ölçüleri teyit ettiği ve consept tasarıma ilişkin teknik resmi gönderdiği görülmekte olup davalı-karşı davacı ..... şirketinin talepleri doğrultusunda ilettikleri consept tasarıma uygun olarak ve davalı-karşı davacı .... tarafından verilen ölçülere uygun olarak yapılan tasarımlarla yine kendilerinin onaylarına sunularak üretimlerin gerçekleştirildiği hususu Sayın Bilirkişice değerlendirilmeden müvekkil şirketin hesaplamaları yapması gerekirken yapmadığına ilişkin dayanağı olmayan yanlış varsayımları neticesinde hazırlanan işbu rapor davaya konu hususların aydınlatılmasında fayda sağlamayacaktır. - Ayrıca belirtmek gerekir ki Sayın Bilirkişi, davaya konu cihazlardaki hasarın nedeniyle ilgili inceleme bölümünde; Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/38 D.İş. sayılı delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunu birebir taklit etmiş kopyala-yapıştır yaparak kendi öz değerlendirmesini dosyaya sunmamıştır. Sayın Mahkemenizin de dikkatini çekeceği üzere sonuç kısmında kullanılan cümlelerin birebir aynı olması değerlendirme dahi yapılmadığı ve itirazlarımızın tartışılmadığının açık ispatıdır. Sayın Bilirkişi 30.09.2019 tarihli Delil tespitine itiraz dilekçemizi incelemiş olsaydı dilekçe ekinde sunulan başka bir üreticiden tedarik etmiş olduğumuz malzemelere ilişkin tüm sertifikaların mevcut olduğunu, davaya konu cihazların malzeme kalitesine ilişkin herhangi bir soru işaretinin olmadığını değerlendirebilirdi. (Uluslararası Sertifakalar) - Kaldı ki Bilirkişinin davalı-karşı davacı ....’ın beyanlarından hareketle doğru kabul ettiği bir diğer husus olarak; final kalite kontrolünden geçemeyen malzemelerin davalı-karşı davacı tarafça nasıl montajları yapılarak müşterilerine gönderildiği hususunu irdelememesi de ilginç bir detay oluşturmaktadır. Davanın başından itibaren ticari itibarlarını bu denli önemsediklerini dile getiren .... firmasının final kalite kontrol testlerini geçemediğini iddia ettikleri silindirleri monte ederek müşterilerine göndermeleri hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere aykırıdır. Daha sonrasında sorun yaşadıklarını iddia ettikleri modellerin her birinde ayrı ayrı inceleme yapılmadan tümünün; kullanıcı hatasına dayalı olarak mı yoksa ayıptan kaynaklı mı arızalandıklarının tespiti gerçekleştirilmeden ayıplı olduklarının kabulü de iyi niyet sınırlarını aşacağından dosyanın başka bir bilirkişi heyeti tarafından tüm cihazlar üzerinde inceleme yapılarak Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/38 D.İş sayılı Delil Tespiti dosyasında bilirkişinin de belirttiği üzere ultrason incelemesi neticesinde kimyasal analiz sonucuna ilişkin raporun da dosyaya kazandırılmasını ve hükmün ondan sonra kurulmasını talep etmekteyiz. - Sayın Bilirkişinin izaha kavuşturmadığı bir başka husus ise mail yazışmalarında müvekkil şirket ekiplerince yapılan hesaplamalar neticesinde davalı-karşı davacı tarafa iletilen burkulma emniyet katsayılarının artırılmasına ilişkin önerilerin (9.11.2017 tarihli ...’NUN maili) yeterli olup olmayacağı yahut davalı-karşı davacı tarafın müvekkil şirkete karşı kendi ölçülerinin kullanılmasında bu kadar ısrarcı olmalarına karşın daha sonrasında başka firmalardan almış olduğu tadilat hizmetlerine ilişkin işlemlerinde kullanılan ölçülerin dava dosyasında mevcut olan faturalardan da anlaşıldığı üzere değiştirildiği görülmekteyken, bu değiştirilen ölçüler ile müvekkil şirketin tavsiye ettiği ölçüler arasındaki farkın hesaplanmasına ilişkin herhangi bir çalışma yapılmadan kusura ilişkin değerlendirme yapılmasının isabetsiz olduğu kanaatindeyiz. Bu nedenle davalı-karşı davacı ... şirketi tarafından başka firmalara yaptırılan tadilat görmüş yahut yenilenen tüm silindirlerin ölçülerinin (rod çapları, kovan çapı vs.) tespit edilmeksizin hüküm kurulmasını kabul etmiyoruz. Sayın Mahkemenizce de takdir edileceği üzere olayların aydınlatılabilmesi için dosyaya kazandırılan mevcut donelerin sağlıklı bir şekilde gözlenmesi de gerekmektedir. Aksi takdirde taraflardan yalnızca birinin beyanlarına itimat edilerek değerlendirme yapılması yine tarafsızlık ilkesine aykırılık teşkil edecektir. - Teknik bilirkişinin zararın miktarına ilişkin olarak yapmış olduğu hesaplamalarda ki ayıp iddialarını kabul etmemekle birlikte, müvekkil şirkete kusur izafe edilemeyecek hususlara ilişkin olarak da sorumluluğun doğacağı düşünülerek ...(..) firmasından davalı-karşı davacı ... firması tarafından iadesi alınamayan silindirlere ilişkin zararların hesabı tarafımızca kabul edilemez. Şöyle ki bilirkişinin üzerinde ayıptan kaynaklı sorumluluğumuzun bulunduğuna ilişkin olarak zarar hesaplaması yaptığı silindirlerin ayıplı olup olmadıklarına ilişkin herhangi bir incelemesi söz konusu değilken zararın tarafımızca karşılanması gerektiğine ilişkin çıkarımları hukuki mesnetten yoksundur. Kaldı ki müvekkil şirket tarafından gönderilen silindirlerden bazılarının tadilat görerek başka firmalara gönderildiği davalı-karşı davacı .....’ın dosyaya kazandırmış olduğu tadilat faturalarından anlaşılmasına karşın bununla ilgili olarak hiçbir iskonto hesaplaması yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi hukuka ve hakkaniyete uygun düşmemiştir. Son olarak sovtaj bedeli hesaplamasında kullanılan hurda fiyatı olarak tespit edilen kilogram fiyatına ilişkin rakam 3,42 TL olarak belirlenmişse de, hurda fiyatlarının ortalama 7-8 TL olduğu tarafımızca yapılan araştırmada kolaylıkla göze çarpmaktadır. Yukarıda arz etmiş olduğumuz hususlar ve resen gözetilecek nedenlerle, hükme elverişsiz bilirkişi raporuna dayanak ilamın istinaf incelmesi neticesinde bozularak itirazlarımız doğrultusunda eksikliklerin giderilmesini arz ve talep ederiz. C) 19.10.2022 tarihli bilirkişi ek raporu tarafımıza Uets üzeriden 26.10.2022 tarihinde tebliğ edilmiş ve 28.10.2023 tarihinde aşağıda arz etmiş olduğumuz itirazlarımız ve delilerimiz, Sayın Mahkeme tarafından değerlendirilmeksizin hüküm tesis edilmiş, hükme esas alınan rapor ve çelişkilerin İstinaf incelmesi üzerine giderilmesini arz ediyoruz. Sayın Başkan, Bilirkişi heyeti ek raporu ile, bir nevi raporların eksik inceleme nedeniyle hükme esas alınamayacağını gözler önüne sermiştir. Raporun "TEKNİK YÖNDEN İTİRAZLARIN İREDELENMESİ" başlığında "A" alt başlığı altında, İrdeleme bölümünde özetle "mahkeme tarafından ultrason ile inceleme görevi verilmediğini" beyan etmişlerdir. Bununla birlikte "ultrason kontrolü yapılması hususu görevlendirme kapsamında yer almadığı gibi, Sn. davacı tarafından bu konuda yapılan ya da delil tespiti için resmi olarak yaptırılan bir rapor söz konusu değildir. Emtia üzerinde yapılan tüm tespitler fiziki olarak görülen malzemede meydana gelen kırılma nedeni teknik olarak irdelenmiş ve mesleki bilgi ve tecrübelerimize dayalı Kök Raporda “… fabrika sahasında sökülmüş olarak bulunan silindirler üzerinde yapılan incelemede; hatalı üretilen silindirlere üzerinde burkulmalar gözlendiğini, burkulan silindirin boma hareket vermesinin mümkün olmadığı, hidrolik piston takozundaki dişlerin kırılması sonucu rotun takozdan ayrılmasının kaçınılmaz bir sonuç olduğu, piston mili kırılan 3. Bom silindirinin kırılan mil kesitinin gözle yapılan yüzeysel incelemesinde; kopma noktasında görülen korozyon tespitinden malzemede oluşan çatlamanın anlık olmadığını, daha önceden başladığını göstermekte olup, bu çatlamanın tespit edilememesi neticesinde malzeme çapı KRİTİK KESİTE ulaştıktan sonra ise kopmanın gerçekleşmiş olduğu, mesleki bilgi ve deneyimlerime bağlı gerçekleşen olayın kullanım hatasına bağlı olmadığı, kırılan milin malzeme testi yapılmamış olup, mevcut durum itibarıyla imalatına ilişkin kullanılan malzemenin dolu malzemeden yapılmamış olmasından kaynaklanmış olabileceği" tespit edilmiştir. Davalı- Karşı Davacı yan dava konusu silindirlerin ayıplı olduğu iddiasındadır. Ayıp olduğunun ispat yükü davalıdadır. Bu kapsamda Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/38 D.İş Sayılı dosyasında alınan 13/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda "Piston mili malzemesinin kimyasal analizinin yapılması ve de malzemenin kalan kopmamış kısmının tamamının ultrason ile kontrol edilmesi sonrası malzemede hata olup olmadığı netlik kazanacaktır" ifadesi ile malzemenin çok detaylı incelenmesi gerektiği belirtildiği gözetildiğinde, bilirkişilerce bu yönde bir inceleme veya tespit yapılmamış olması, eksik inceleme yapıldığını göstermektedir. Nitekim ek raporda "mahkemece ultrason ile inceleme yapılması yönünde bir görevlendirme bulunmadığı" beyanları ile eksik inceleme yapıldığı ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte heyet "fiziki(yüzeysel) inceleme yaptığını" ve " dolu malzemeden yapılmamış olmasından kaynaklanmış olabileceğini" beyan etmektedir. Bilirkişi ek raporunda -ebilmek ekiyle kendi tespitinin tahmine dayalı olduğunu beyan etmekle uzmanlık alanlarından beklenen kesinlik ve denetime elverişlilik ilkelerinden uzak rapor tanzim edildiğini ortaya çıkarmaktadır. Bu yönüyle kök rapora itirazlarımızın doğru ve haklılığı ortaya çıkmaktadır. Bilirkişi heyetinin dava konusu malzemeyi ultrason ile inceleyerek sertifikalı hammaddenin ayıplı olduğunu tespit etme imkanı ve yeterliliği bulunmamaktadır. Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan delil tespitinin üzerinden 3 yılı aşkın bir zaman geçmiştir. Dava konusu malzemelerin halen davalı uhdesinde olduğu, bunca yıldır hangi sıcak-soğuk / yağmurlu-nemli v.s hangi koşullarda saklandığının bilinmesi mümkün olmadığından, aradan geçen yıllarda malzemenin bozulmuş olması pek olasıdır. Sayın mahkemece dava konusu sertifikalı hammaddeden anlayan, ürünleri ultrason ile inceleyebilecek, ürünün saklama koşullarını ve saklama koşullarında davalının kusuru ile korozyona uğrayıp uğramadığını tespit edebilecek, aynı zamanda malzemenin dolu olup olmamasını tespit edebilecek bir akademisyen Metalurji ve malzeme mühendisinin de bulunduğu, yine akademisyen makine mühendisinin bulunduğu yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınması elzemdir. Yukarıda arz etmiş olduğumuz hususlar ve resen gözetilecek nedenlerle, hükme elverişsiz bilirkişi raporuna dayanak ilamın istinaf incelmesi neticesinde bozularak itirazlarımız doğrultusunda eksikliklerin giderilmesini arz ve talep ederiz. D) Sayın Başkan ve değerli üyeler, 13 Eylül 2018 tarihli Resmi Gazete’de[1] yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (“85 Sayılı Karar”) ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’da (“32 Sayılı Karar”) değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklik, Hazine ve Maliye Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından belirlenen haller dışında Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım, satım, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağını hüküm altına almıştır. Kararnameye göre sözleşmeler TL cinsinden taraflarca yeniden belirlenirken mutabakata varılamazsa; akdedilen sözleşmelerde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller, söz konusu bedellerin 2/1/2018 tarihinde belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru kullanılarak hesaplanan Türk parası cinsinden karşılığının 2/1/2018 tarihinden bedellerin yeniden belirlendiği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması suretiyle belirlenir. Yukarıda arz etmiş olduğumuz, yasal düzenleme gereğince; Sayın Mahkeme, davalı- karşı davacı lehine hüküm kurarken yasal düzenlemeyi görmezden gelmiş ve davanın kabulüne karar vermiştir. İstinaf incelemesi neticesinde, ilgili kararname doğrultusunda ayrıca hükmün Bozulmasını arz ediyoruz. ZAMANAŞIMI YÖNÜNDEN : Türk Ticaret Kanunu 12. Maddesi zamanaşımı için uygulanacak süreleri ayrıntılı olarak ele almıştır. Buna göre daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde 2 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır. Bunun istisnası olarak 3.fıkrada ağır kusur veya hile olması durumunda zamanaşımı hükümleri uygulanmaz olarak belirtilmiştir. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 12.madde Zamanaşımı (1) Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır. (2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası saklı olmak üzere ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise üç yıldan az olamaz. (3) Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Dava konusu emtiaların ayıplı olduğunun müvekkil tarafından gizlendiği ileri sürülmüş bununla ilgili olarak herhangi bir kanıt gösterilmemiştir. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz üzere davalı- karşı davacının göndermiş olduğu consept tasarım üzerine üretim yapan ve üretimin her aşamasında onay veren davalı- karşı davacının kendisidir. Müvekkil, davalı- karşı davacı yanın belirttiği şekilde bir hile yoluna başvurmamıştır. Yukarıda açıklanan tüm bu hususlar doğrultusunda davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ediyoruz. Kanun maddesinde belirtildiği şekilde 2 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş bunun yanında son fıkrasında belirtildiği şekilde ağır kusur veya hile içeren bir durum söz konusu değildir. SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 4.12.2022 tarihli ve 2019/1017E, 2022/1003 K. Sayılı Asıl dava yönünden davanın ONANMASI, KARŞI DAVA (Birleşen Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/466 esas sayılı dava dosyası yönünden) yönünden kararın TEHİR-İ İCRA VE DURUŞMALI İNCELEME talepli istinaf incelemesi neticesinde BOZULMASINI, Arz etmiş olduğumuz deliller ve itirazlarımız dikkate alınmak suretiyle karşı dava-birleşen davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2-Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından verilen 03.07.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Yerel Mahkemede görülen dava ve karşı davada bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek bilirkişi raporu gerek davaya cevap gerekse de karşı davadaki iddialarının tamamen varit olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, bilirkişilerin yerel mahkemeye sundukları tüm yazışma ve delilleri, keşif anında mahalde bulunan ayıplı ürünleri, tespit dosyası raporunu ve tespite konu ayıplı ürünü incelediklerini, uzmanlık alanlarındaki tecrübelerine dayanarak davacı/karşı davalının ayıplı ürün üreterek müvekkili şirkete ayıplı ürün teslim ettiğini açıkça tespit ettiklerini, bu yönde davacı /karşı davalının varit olmayan itirazlarını da gerekçeli olarak değerlendirdiğini ve kök raporlarında bir değişikliğe gerek görmedikleriin, dolayısıyla karşı davadaki taleplerinin haklılığını açıkça tespit ettiklerini, -Bu sebeple bilirkişilerin kök raporlarına yaptıkları itirazları tekraren iletmek istediklerini, bilirkişilerin raporlarının sonuç bölümünde davalı müvekkili şirketin davacı şirkete takip tarihi itibariyle 158.489,50 EURO (1.065.936,98-TL) borçlu olduğuna ilişkin tespitin raporda belirtilen diğer hususlarla çelişki olduğunu, zira raporda teknik anlamda yaptıkları incelemede davacının müvekkili davalı şirkete temin ettiği malların ayıplı olduğunu tespit ettiğini, ayıplı malları sanki ayıpsızmış gibi tam değerinden hesaplamalarının hukuka ve mantığa aykırılık teşkil ettiğini, aşağıda da ayrıntılı şekilde açıkladıkları üzere, müvekkili davalı şirketin davacı şirkete borçlu olmadığı, olsa bile tespit ettiği tutardan ayıp oranında indirim yapılması gerektiğinin kabulünün gerektiğini, -Yerel mahkemeye tüm safahatta fatura, beton pompalarına ait kayıt belgeleri, gümrük beyannameleri, tespit dosyası ile diğer tüm belge ve açıklamalarla belirtildiği üzere, müvekkili davalı/karşı davacı şirket 2017 yılından itibaren değil, 2009 yılından bu yana mühendislik hizmeti de içerecek şekilde davacı/karşı davalı şirketten silindir alımı yaptığını, tüm bu alımlarda konsept tabir edilen çizimin davacı/karşı davalı şirkete gönderileceğini, onların mühendislik bilgi ve birikimi ile hesaplamaları yapmasının ve numune üretiminin üzerine sipariş verileceğini, müvekkili davalı /karşı davacının yaptığı iş ve işlemler örneklemek gerekirse; davacı-karşı davalının da belirttiği üzere konsept tasarımın müvekkili davalı karşı davacı tarafından gönderileceğini, konsept tasarım, adı üzerinde bir kavram/taslağını ifade ettiğini, bu kavramın ürüne dönüştürülmesinin tamamen silindir üreticisinin mühendislik hesaplamaları sonucu ortaya çıkaracağı nihai tasarımın yapılmasıyla olacağını, bu çalışma yönteminin sonucu olarak tüm teknik detaylar davacı/karşı davalının mühendislerinin hesaplamalarına dayandığını, 2018 yılından itibaren davacı/karşı davalının muhtemelen mühendislik hizmetlerindeki hataları dolayısıyla alınan bom silindirlerinde sorun yaşanmaya başladığını, -Yerel mahkeme dosyasında dinlenen tüm tanıklar ile özellikle davacı tanıklarının her ne kadar olayların sırasını ve içeriğini karıştırmışlarsa da arada ifade ettikleri üzere, ilk olarak silindirler davacı/karşı davalı tarafından üretilip, müvekkili davalı/karşı davacı şirkete teslim edilip, monte edildiğinde mil kalınlığında hata olması sebebiyle monte edilmede problem yaşandığını ve davacı/karşı davalı tarafın verdiği teknik detaylara aykırı olarak hatalı mil kalınlığında üretim yapmasından dolayı montaj yapılamaması sonucu davacı/karşı davalı tarafça tüm ürünler geri alınarak mil kalınlıkları değiştirilmek durumunda kalındığını, bu hatalı üretimin davacı/karşı davalı tanıklarının ifadelerinde muhtemelen karıştırmaları sebebiyle bu hususun davanın konusunu oluşturan üretim hatası olmadığını, -31.10.2018 tarihinde gerçekleştirilen ..... model beton pompasının kalite kontrol testleri esnasında 3. bom silindirinden şiddetli bir ses geldiğini ve bundan sonra silindirin boma hareket vermediği, dişli bağlantısının hasar gördüğü, piston takozundaki dişlerinin kırılması sonucu rotun takozdan ayrıldığının tespit edildiğini, silindir kırılması ile ilgili ikinci vakıanın ise 15.11.2018 tarihinde yaşandığını, bir başka .... model pompasının final kalite kontrolü yapılırken yine 3. bom silindirinin hasara uğradığını, inceleme sonucu silindir rotunun dişli kısmının kırıldığının tespit edildiğini, bu olaylarda zarar gören silindirlere ilişkin fotoğrafları ve açıklamaları içeren notların yerel mahkemeye davaya cevap dilekçemiz ekinde (EK-1) işareti ile sunulduğunu, -Davacı tarafa, her iki olayı takiben teknik ekipler tarafından olay derhal bildirildiğini, davacı tarafın teknik ekibi tarafından müvekkili şirkette yaptığı inceleme sonucunda davacı/karşı davalı yetkililerinin üretim hatasını kabul ettiğini ve .... model pompada kullanılan bom silindirlerinin kendilerine gönderilmesini gerekli değişimi yapacaklarını kabul ettiklerini, -İkinci olayın vukuu bulması üzerine davacı tarafın kabulü yanında davacı tarafa, 28.11.2018 tarihinde İzmir 27. Noterliği’nin 24109 yevmiye numarası ile ihtarname çekildiğini, yetkililerine bildirimde bulunulduğunu, ....ve .. model beton pompalarının bom silindirlerinin iade alınmasının talep edildiğini, karşı tarafça iadenin kabul edilmediğini, ... model beton pompaları için gerekli tamir ve tadil işlemlerinin yapılacağının bildirildiğini, ancak, davacı tarafça birtakım tamirler yapılmaya çalışılmışsa da yeniden yapılan denemelerde başkaca hatalar dolayısıyla yine burkulmalar ile karşılaşıldığını, -Davacı/karşı davalı tanıklarının işbu anlatmaya çalıştığımız iki farklı arızayı sanki tek bir olaymış gibi anlattıklarını, bu yolla müvekkili davalı/karşı davacının silindirlerin burkulma ve kırılmalarına ilişkin hatalı üretimi en baştan itibaren biliyormuş izlenimi yaratmaya çalışıldığını, oysaki davacı/karşı davalı da bilmektedir ki; burkulma olayı mil kalınlığına dair olaydan çok sonra meydana geldiğini, silindirlerin ilk kez müvekkili davalı/karşı davacı şirkete gelmesinden sonra mil kalınlık farkı olayı ilk kez ortaya çıktığını, davacı/karşı davalının işbu üretim hatasını düzelttiğini ve fakat bom silindirleri ile ayak basma silindirlerinin burkulması ve/veya kırılması olayının ise bu olaydan farklı olarak silindirlerin ikinci kez müvekkili davalı/karşı davacı şirkete tesliminden sonra ortaya çıkan bir gizli ayıp olduğunu, -Tüm bu hususların Bilirkişiler tarafından müvekkili davalı/karşı davacının fabrikasındaki numuneler üzerinde yapılan teknik incelemeler ile de ortaya koyulduğunu, müvekkili davalı/karşı davacı şirketin de talepte bulunarak ... firması (karşı davacı /karşı davalı ... firması gibi silindir tasarlayan ve üreten bir firmadır) tarafından yapılan teknik/mühendislik incelemeleri sonucu silindirlerde tasarım hatası olduğu tespit edilerek mühendislik incelemesi gereği işbu halde silindirlerin kullanılamayacağının tespit edilerek olması gereken mühendislik hizmeti gerçekleştirilmek suretiyle hesaplamalar düzeltilerek burkulmanın nasıl önleneceği tespit edilip gerçekleştirilen teknik hizmet ile burkulmaların önüne geçildiğini, davacının sanki her şeyi tekniğine çok uygun yapmış gibi bir de tadilat iddiasında bulunduğunu, madem her şey usul ve fenne uygundu o zaman müvekkili davalı/karşı davacının bu kadar burkulma ve kırılmayı neden yaşadığını anlamadıklarını, -İşbu burkulma ve kırılma olaylarının temennileri üzerine ölümle sonuçlanmadığını, ama tabii ki müvekkili davalı/karşı davacı şirket gibi uluslararası satış gerçekleştiren bir şirketin itibarını yurtdışında sıfırlayabilecek kadar vahim bir olaylar silsilesi olduğunu, bunun doğal sonucu ve uluslararası rekabetin getirdiği gereklilik müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutmayı zorunlu kıldığını, müvekkili davalı/karşı davacı şirketin de ihtimal dahilinde bile olsa bir kazaya sebebiyet vermemek amacıyla .... silindirleri ile üretilmiş bulunan tüm beton pompalarını (bir anlamda otomobillerde yapıldığı gibi) geri çağırdığını ve fakat ürünlerin gümrük mevzuatı gereği gir çık yapmasının çok zor ve/veya imkânsız olacağı coğrafi bölgelere parça ve ekip göndererek değişimini gerçekleştirtiğini, bilirkişilerin, yerel mahkemeye detaylı olarak tek tek her silindir için ne gibi işlemler yapıldığına dair tüm belgeleri ile sunulan işlemleri incelediğini ve müvekkili davalı/karşı davacı şirketin, davacı/karşı davalı şirketten 234.106,28 Euro alacağı bulunduğunu tespit ettiklerini, -Bilirkişilerin raporlarının sonuç kısmında cari hesap dökümleri ve ticari defter kayıtlarına göre müvekkili davalı şirketin davacı şirkete takip tarihi itibariyle 158.489,50 EURO (1.065.936,98-TL) borçlu olduğuna ilişkin tespitte bulunduklarını, bilirkişilerin bu hususta yanılgıya düştüğünü, asıl dava yönünden bu şekilde hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, zira bilirkişilerin, raporlarının 17. sayfasında davacı şirket tarafından temin edilen malların zayi olmasına ilişkin “kullanım hatasına bağlı olmadığı, kırılan milin malzeme testi yapılmamış olup, mevcut durum itibariyle imalatına ilişkin kullanılan malzemenin dolu malzemeden yapılmamış olmasından kaynaklanmış olabileceği ve söz konusu emtiaların ayıplı ifasının söz konusu olduğu, sözleşmeye konu eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olduğu” şeklinde tespitte bulunduğunu, dolayısıyla uyuşmazlığa konu malların ayıplı olduğu su götürmez bir gerçek olduğunu, buna rağmen, ayıplı olan mallarda bedel indirimi yapmadan, davacı şirketin talep ettiği tam tutar olan 158.489,50 EURO (1.065.936,98-TL)’lik miktardan müvekkili şirketin sorumlu olduğu tespitinin hayatın olağan akışına ters olduğunu, tüm yerleşik Yargıtay içtihatlarında, malın ayıp olması durumunda tüketiciye ödenecek bir indirim bedeli hesaplanmakta olup, işbu indirim bedelinin malın ayıpsız halinin değerinin, ayıplı halinin değerinden çıkarılması ile hesaplandığını, bilirkişilerin, malın hurdasının da para edeceğini düşünerek 47.464,36-TL’lik sovtaj bedeli hesaplamasıyla malın ayıplı olduğunu gözönünde bulundurmayarak, malların değerlerini tam değer üzerinden 158.489,50-EURO(1.065.936,98-TL) olarak hesaplamalarının çelişki yarattığını, hukuka ve hakkaniyete aykırı sonuç doğurduğunu, bu nedenle asıl dava yönünden müvekkili davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığına ilişkin itirazları baki kalmak kaydıyla, müvekkili şirkete bir borç yüklenecek olsa bile, bu borcun ayıplı malların ayıpsız değerleri olan 158.489,50-EUR(1.065.936,98-TL) üzerinden değil de, ayıplı değerlerinin hesaplanarak yüklenmesinin gerektiğini, -Dolayısıyla davacı/karşı davalı şirketin müvekkili davalı/karşı davacı şirketten alacağı olduğuna dair iddiasının varit olmayıp, ayıplı malın ayıplı değerinin belirlenmesinde eksiklik yapıldığından, davanın esası açısından malların ayıplı olduğuna dair tespite katılmakla birlikte ayıplı malların bedellerinin ayıpsızmış gibi yapılmasına itiraz ettiklerini ve bu yönden yeniden hesaplama için ek rapor aldırılmasını talep ettiklerini, yerel mahkeme tarafından işbu itirazlarının dikkate alınmamasının eksik inceleme olup, asıl dava yönünden hatalı karar verilmesine sebebiyet verdiğini, yerel mahkeme kararının asıl dava yönünden ortadan ayıplı malın tespit edilen ayıpsız değeri üzerinden Yargıtay kararları doğrultusunda hakkaniyet indirimi yapılarak hesaplanmasını talep ettiklerini, İcra inkar tazminatına ilişkin itirazlarında: -Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2020/2481 Esas, 2021/2425 Karar sayılı ilamına değinildiği üzere, davacı lehine hesaplanan alacağın sanki mallar ayıpsızmışçasına ayıpsız değerleri üzerinden hesaplanmasına ilişkin itirazları doğrultusunda bilirkişi tarafından yanlış hesaplama yapıldığı ve alacağın ayıpsız değerleri üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle ortada likit bir alacağın bulunmadığının yanı sıra; davacı lehine hükmedilen alacak, icra takibine konu alacaktan daha az olup, yerel mahkemece davacının davası kısmen kabul edildiğini, bu hususun bile davacının talep ettiği alacak miktarının likit olmadığının şüphesiz bir göstergesi olduğunu, bu doğrultuda icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hem yasaya hem de yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle icra inkâr tazminatı talebinin reddedilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, Yukarıda bahsedilen gerekçeler doğrultusunda ayıplı malın ayıplı değerinin hesaplanması hususundaki taleplerini tekrar ederek, yerel mahkeme kararının asıl dava yönünden ortadan kaldırılmasına, ayıplı malın tespit edilen ayıpsız değeri üzerinden Yargıtay kararları doğrultusunda hakkaniyet indirimi yapılarak hesaplanması suretiyle öncelikle asıl davanın reddine, aksi kanaatte ise yeniden karar verilmesine, her halükarda karşı davanın kabulü yönünden karşı tarafın istinaf talebinin reddi ile davacı aleyhine %20 inkar tazminatına, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazının iptali istemine ilişkindir. Birleşen dava, eser sözleşmesinin ayıplı ifa edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verildiği; verilen kararın asıl davada davalı vekili ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. Asıl davada davacı- birleşen davada davalı yüklenici ile asıl davada davalı- birleşen davada davacı iş sahibi arasında sözlü eser sözleşmesi yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Asıl davada davacı yüklenici vekili, eser sözleşmesi kapsamında yüklenicinin edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalı iş sahibi tarafından bakiye iş bedelinin ödenmediğini ve başlatılan takibe davalı iş sahibinin haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali davasını açmıştır. Birleşen davada iş sahibi vekili ise, eser sözleşmesi kapsamında yüklenicinin edimlerini ayıplı ifa ettiğinden bahisle uğranılan zararların tazmini istemiyle dava açmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına, istinaf sebebi yapılan bilirkişi raporuna itirazların raporlarda tartışılıp değerlendirilmiş olmasına, taraflarca ayrı ayrı dava açıldığından bakiye iş bedeline yüklenici tarafından açılan asıl davada, ayıp nedeniyle uğranılan zararların ise iş sahibi tarafından açılan birleşen davada hüküm altına alınmış olmasına, asıl davada alacağın "BA ve BS mevcut cari hesap alacağına" dayalı olarak takip başlatılıp, tarafların birbirleriyle uyumlu ticari defter ve kayıtlarına göre alacağın tespit edilmesi nedeniyle likit olmasına, yüklenicinin ayıp nedeniyle ağır kusurlu olması nedeniyle 2 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanamayacağına, Yargıtay 6.HD'nin 2025/2567 Esas ve 2026/459 Karar sayılı emsal kararında belirtildiği üzere Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararın 30534 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile değişik 4. maddesinin g fıkrasına göre; Türkiye'de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dâhil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağı, ancak Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin 2008-32/34 numaralı Tebliğin 8. maddesinin 8. fıkrasına göre; Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; döviz cinsinden maliyet içeren eser sözleşmelerinde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmalarının mümkün olduğuna, taraflar arasında düzenlenen dava konusu eser sözleşmesine konu yurt dışına gönderilen ürünlerin ayıplı olması nedeniyle iş sahibinin uğradığı zararın döviz cinsinden talep edebileceğinin anlaşılmasına göre asıl davada davalı vekili ve birleşen davada davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, asıl davada davalı vekili ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.12.2022 tarih ve 2019/1017 Esas, 2022/1003 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, asıl davada davalı vekili ile birleşen davada davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, asıl dava yönünden alınması gereken 72.814,15 TL istinaf karar harcı peşin harcından asıl davada davalı tarafından yatırılan toplam (179,90 TL + 18.024,00 TL) 18.203,90 TL'nin mahsubu ile kalan 54.610,25 TL harcın asıl davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Asıl davada davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, birleşen dava yönünden alınması gereken 128.545,45 TL istinaf karar harcı peşin harcından birleşen davada davalı tarafından yatırılan toplam (179,90 TL + 31.956,47 TL) 32.136,37 TL'nin mahsubu ile kalan 96.409,08 TL harcın birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Birleşen davada davalı tarafından yatırılan toplam 712,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/(1) maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 09.07.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.