Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/802 E. 2026/1323 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/802
- Karar No
- 2026/1323
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/802
KARAR NO: 2026/1323
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/03/2023
NUMARASI: 2022/228 Esas - 2023/227 Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/06/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin yağ üretim işiyle iştigal ettiğini, davalı bankanın da davacının ... numaralı müşterisi olduğunu, taraflar arasında döviz alım satım işlemi sebebiyle ihtilaf çıktığını ve davalının davacının banka hesabına bloke koyduktan sonra .... Noterliği'nin 09/06/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek takas/mahsup hakkını kullanacağını belirttiğini, davacının da .... Noterliği'nin 11/06/2021 tarihli ... ve ... yevmiye numaralı ihtarnameleri Bankacılık Kanunu'nun 61. Maddesine göre mevduat ve katılım fonu tasarruf hakkının engellenemeyeceğinin ihtar edildiğini ancak ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını, davalı tarafından 14/06/2021 tarihinde davacının mevduatlarında davalının bilgisi ve izni dışında döviz alım-satım işlemi gerçekleştirdiğini ve TL ve USD hesaplarındaki mevduatları bankaya aktardığını, 14/06/2021 tarihinde davalı bankanın ... Şubesi'ne bankaya aktarılan mevduatların iadesi talep edilmesine rağmen hala para iadesinin yapılmadığını, davacı şirketin bilgisi ve izni dışında yapılan işlemler sebebiyle şu anda davacının 13.602,00 USD ve 79.267,00 TL zarar uğratıldığını ve haksız kazanç sağlandığını, davacının birçok kez döviz alım satımı gerçekleştirdiğini, ihtarnamede bahsedilen suistimalin ve yasal dayanağının ne olduğu belirtilmeden davalı tarafından zimmetine para aktarıldığını, dava açılmadan arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak bu sürecin anlaşamama şeklinde sona erdiğini beyan ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla el konulan 13.602,00 USD ve 79.267,00-TL'nin 14/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, mahkeme masrafı, vekalet ücreti ve 555,58-TL ihtarname masrafının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından kurumsal mobil şube uygulaması üzerinden gerçekleştirilen döviz alım-satım işlemlerinin suistimal mahiyetinde olup davalı bankanın zararına sebep olduğunu, davacı bankanın mobil ve internet şube kanalları vasıtasıyla giriş tarihinden itibaren en az 1 gün sonra onaylanarak gerçekleştirilen tüm döviz alım-satım işlemleri incelendiğini ve davacının Nisan 2020- Haziran 2021 arasında gerçekleştirdiği 92 adet döviz alım-satım işlemi nedeniyle davalı bankanın 193.013,74 TL zararına sebep olduğunun tespit edildiğini davalı banka alacağı sözleşmesel mutabakata uygun olarak davalının davalı bankadan olan alacaklarının takas edildiğini, Bankacılık Hizmet Sözleşmesi'nin 9.6. maddesine istinaden davacı hesabına bloke tesis edildiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Taraflar arasında 07/06/2018 tarihli bankacılık hizmet sözleşmesi akdedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu sözleşmenin 5.3. maddesi:"Döviz ve kıymetli maden alım-satım kurlarının, sisteme herhangi bir nedenle hatalı (piyasa kurlarından ve Bankanın olağan kur uygulamalarından farklı) girilmiş olması halinde, Banka bu kurlarla gerçekleşen işlemleri iptal ve bu süreçten sağlanması muhtemel haksız kazancın tahsilini talep etmeye, hesaplardan resen tahsile veya borç kaydetmeye yetkilidir." Şeklindedir.
Davacı tarafın davalı bankanın mobil internet bankacılığı kanalı ile döviz alım işlemeleri gerçekleştirdiği, bu işlemler için ilk olarak döviz alım talebini emrini sisteme girdiği daha sonra bu talebini onayladığı bu şekilde alım/satım talebi ve onay arasındaki döviz kur değişiminin lehine olması döviz alım/satım işlemini gerçekleştirdiği, onay anında kur farkının aleyhine olması halinde döviz alım talebini iptal ettiği tespit edilmiştir.
Mahkememizce itibar edilen teknik husustaki denetime açık kök ve ek raporda tespit edildiği üzere davacının bu şekilde 332 adet döviz alım işlemini ret/iptal ettiği, alım talebi ve onay sürecindeki kur farkının oluşmasının davalı bankanın sisteminde kaynaklı hata olduğu ve bu kapsamda da davacı bankanın yakarıda yer alan sözleşmenin 5.3. Maddesi uyarınca haksız kazanç var ise davacının hesabından resen tahsil edebileceği, bilirkişi ek raporu ile de tespit edildiği üzere 376.995,79 TL miktarında yani dava değerinden daha fazla miktarda davacının kur farkından kaynaklı haksız kazancı bulunduğu anlaşılmakla davalı bankanın işlemlerinin sözleşme uyarınca yapıldığı ve hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle de davacının sübuta ermeyen davasının reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kur farkının tahsil edilip edilemeyeceğine yönelik kayıt kredi sözleşmesinde yazılı banka aleyhine kur farkı olması durumunda her türlü davalı bankaca tahsil edilebileceğine dair kaydın geçersiz olduğunu çünkü bu husus taraflar arasındaki sözleşmede değiştirilebilecek bir hüküm olmadığını ve sözleşmede yazılmamış sayılması gerektiğini, mahkemece dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında bilirkişi tarafından "kur farkından kaynaklı kazanç" değerlendirmesi yapılmasına rağmen mahkemenin bu kazancın haklı mı haksız mı olduğuna dayalı bilirkişi incelemesinde "haksız kazançtan" bahsedilmediğini, buna rağmen mahkemece işbu duruma haksız kazanç olduğuna kanaat getirilmesinin anlayamadıklarını, mevcut bir kazancın varlığı hesaplanmış ise de bunun haksız olduğu yönünde bir tespitin olmadığını, bilirkişi tarafından haksız kazanç sağlandığı yönünde bir rapor düzenlenmemiş olmasına rağmen mahkemenin bilirkişi raporunu dayanak göstererek davacı lehine haksız kazanç sağlandığı şeklinde hüküm kurulmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, bankacılık hizmet sözleşmesi nedeniyle davacıdan tahsil edilen bedelin iadesi talepli alacak davasıdır.
İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının yaptığı döviz alım satım işlemlerinden dolayı davalı bankayı zarara uğratıp uğratmadığı, davacının dava konusu alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Davacı, taraflar arasında döviz alım satım işlemi sebebiyle ihtilaf çıktığını, davalının davacının banka hesabına bloke koyduğunu, davalı tarafından 14/06/2021 tarihinde davacının mevduatlarında davalının bilgisi ve izni dışında döviz alım-satım işlemi gerçekleştirdiğini ve TL ve USD hesaplarındaki mevduatları bankaya aktardığını, 14/06/2021 tarihinde davalı bankanın ... Şubesi'ne bankaya aktarılan mevduatların iadesi talep edilmesine rağmen hala para iadesinin yapılmadığını, davacı şirketin bilgisi ve izni dışında yapılan işlemler sebebiyle şu anda davacının 13.602,00 USD ve 79.267,00 TL zarar uğratıldığı bahsiyle söz konusu tutarın iadesini talep etmiş, davalı, davacı tarafından kurumsal mobil şube uygulaması üzerinden gerçekleştirilen döviz alım-satım işlemlerinin suistimal mahiyetinde olup davalı bankanın zararına sebep olduğunu, davacı bankanın mobil ve internet şube kanalları vasıtasıyla giriş tarihinden itibaren en az 1 gün sonra onaylanarak gerçekleştirilen tüm döviz alım-satım işlemleri incelendiğini ve davacının Nisan 2020- Haziran 2021 arasında gerçekleştirdiği 92 adet döviz alım-satım işlemi nedeniyle davalı bankanın 193.013,74 TL zararına sebep olduğunun tespit edildiğini, davalı banka alacağı sözleşmesel mutabakata uygun olarak davalının davalı bankadan olan alacaklarının takas edildiğini, Bankacılık Hizmet Sözleşmesi'nin 9.6. maddesine istinaden davacı hesabına bloke tesis edildiği savunmasında bulunmuştur.
Taraflar arasında, 07.06.2018 tarihli Bankacılık Hizmet Sözleşmesi imzalanmış olup, söz konusu sözleşmenin, 5.3. maddesinde, '' Döviz ve kıymetli maden alım-satım kurlarının sisteme herhangi bir nedenle hatalı (piyasa kurlarından ve bankanın olağan kur uygulamalarından makul olmayan şekilde farklı) girilmiş olması halinde, Banka bu kurlarla gerçekleşen işlemleri iptal ve bu süreçten sağlanması muhtemel haksız kazancın tahsilini talep etmeye, hesaplardan resen tahsile veya borç kaydetmeye yetkilidir.''
9.6. maddesinde, ''Bankanın Hapis, Takas, Mahsup, Virman ve sair yetkileri: Müşteri ve kefil, Banka nezdindeki tüm alacakları ve hesapları, adını gelen gelecek havaleler, nakit, tahvil ve hisse senetleri ve bunların kuponları, senetler, emtiayı temsil eden belgeler, konşimentolar, tahsile verilen çekler ile diğer tüm kıymetli evrak üzerinde bankanın, dilediğinde herhangi bir bildirime gerek olmaksızın virman, hapis hakkına, takas ve mahsup etme yetkisine sahip olduğunu, döviz veya altın gümüş platin depo hesaplarındaki meblağın, bankacı kati alışların yapılarak aynı hükümlere tabi tutulabileceğini kabul ve taahhüt ederler. '' düzenlemeleri mevcuttur.
Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporunda, davacının davalı bankanın ... nolu ticari müşterisi olduğu, Nisan 2020- Haziran/2021 tarihleri arasında ki hesap hareketleri incelendiğinde, 1.723.500.-USD tutarında 75 adet döviz alım işlemi neticesinde 141.339,95 TL ve 775.372,67-USD ve 35.000.-EURO tutarlarında 14 adet döviz satım işlemi neticesinde 52.542,88 TL olmak üzere Nisan 2020- Haziran/2021 tarihleri arasında 89 adet döviz alım-döviz satım işlemi, 193.882,83 TL banka aleyhine işlem yapılmış olduğu, her bir işlem incelendiğinde, onay işlemlerinin, işlem girişlerinden sonra ki gün/günler de yapıldığı, tespit edilen 89 adet işlemde 193.882,83 TL nin, kur değişikliğinden dolayı bankanın aleyhine olduğu, davalı banka tarafından işlem adedinin 92 olduğunun belirtildiği, sunulan ekstrelerde de 92 adet işlem tespit edildiği, ancak aşağıda sunulan 3 adet işlemin dava konusu olmayan ve 2018 – 2019 tarihleri arasında olup hesaplamaya dahil edilmediği, bu işlemlerde davalı banka aleyhine herhangi bir zarar da söz konusu olmadığı, davacıya ait ... numaralı hesaba 03.06.2021 ve 10.06.2021 tarihlerinde tutar bazında bloke konulmuş olduğu, ancak blokelerin kaldırılmış olduğu davalı banka tarafından 1.020.601,31 USD alış, 1.007.000 USD satış yapılmak sureti ile arada ki kur farkından dolayı oluşan 79.999,74 TL ve 13.601,31 USD için takas mahsup hakkını kullanmış olduğunun, davacı tarafından 07.02.2020 – 02.06.2021 tarihleri arasında giriş yapılarak onaylanmayan toplam 332 adet döviz alım-satım girişi yapıldığı, bu girişlerin, ret/iptal yapılarak işlemlerin gerçekleşmediği, işlem detayları incelendiğinde giriş yapılan kur ile ret/iptal yapılan saatte ki kur arasında banka aleyhine kur farkı oluştuğu, davacının Döviz Alış ve Satış işleminden toplam 376.995,79 TL kur farkından kaynaklı kazancı olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu denetime elverişli olup Mahkemece hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Somut olayda, davacının Nisan 2020-Haziran 2021 tarihleri arasında 89 adet döviz alım ve satış işlemi yaptığı, davacı tarafından onaylanmayan 332 adet işlem olduğu, bir çok işlemde davacı aleyhine olan işlemlerin ret/iptal edildiği, davacı lehine olan işlemlerin ise gerçekleştirilmiş olduğu, işlemlerin onay işlemlerinin işlem girişinden sonraki gün/günler de yapıldığı, tespit edilen 89 adet işlemde kur değişikliğinden dolayı davalı bankanın aleyhine 193.882,83 TL zarar oluştuğu, davalı banka tarafından kur farkından oluşan 79.999,74 TL ve 13.601,31 USD için hesaba bloke konularak takas mahsup hakkının kullanıldığı, davacının döviz alış ve satış işlemlerinden dolayı toplam 376.995,79 TL kur farkından kaynaklı kazancı olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki Bankacılık Hizmet Sözleşmesi'nin, 5.3. maddesine göre, döviz ve kıymetli maden alım-satım kurlarının sisteme herhangi bir nedenle hatalı (piyasa kurlarından ve bankanın olağan kur uygulamalarından makul olmayan şekilde farklı) girilmiş olması halinde, Banka bu kurlarla gerçekleşen işlemleri iptal ve bu süreçten sağlanması muhtemel haksız kazancın tahsilini talep etmeye, hesaplardan resen tahsile veya borç kaydetmeye yetkilidir düzenlemesi ve 9.6. maddesindeki, bankanın, dilediğinde herhangi bir bildirime gerek olmaksızın virman, hapis hakkına, takas ve mahsup etme yetkisine sahip olduğu düzenlemeleri karşısında, davacının söz konusu işlemler nedeniyle 376.995,79 TL kazanç sağlamış olması da gözetilerek, davalı bankanın taraflar arasındaki sözleşmesinin 5.3. maddesinden kaynaklanan döviz alım satım işlemlerindeki kurun farklı girilmiş olması nedeniyle oluşan toplam 193.882,83 TL zararının davacının hesaplarından mahsup etmesi nedeniyle, davacının artık davalıdan herhangi bir alacağı bulunmadığı görülerek, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
24/06/2026