Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/17 E. 2026/1287 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/17
Karar No
2026/1287
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/17

KARAR NO: 2026/1287

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/09/2025

NUMARASI: 2025/220 Esas - 2025/601 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. bünyesinde devren birleştirilen ..., ..., ... gibi bankaların yönetim ve denetiminin Fon tarafından devralınmasından sonra, anılan bankalarda bulunan hesaplarının kendilerinin bilgi, talimat ve iradesi dışında ... bankasına havale edildiği iddiasıyla (... A.Ş.) ... A.Ş. aleyhine davalar açıldığını, eski ... A.Ş. müşterilerinden ... tarafından ... ... Ltıd.'e aktarılan parası için ... A.Ş. aleyhine açılan davada İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi'nin 22.05.2017 tarih ve 2017/44 E. 2017/547 K. sayılı kararıyla davanın kabulü ile 20.000.-USD'nin 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına devlet bankalarınca ödenen en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verdiğini, kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2018 tarih ve 2018/555 E., 2018/1595 K.sayılı kararı ile davalı ve fer'i müdahilin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, karara karşı temyiz yoluna başvurulduğunu, bu arada kararın .... İcra Müdürlüğünün ... E. dosyasında ... A.Ş. aleyhine takibe konulduğunu, icra dosyasında yapılan 04.03.2019 tarihli kapak hesabı gereğince ... A.Ş. tarafından dosya borcu olan toplam 224.718,94-TL bedelin 04.03.2019 tarihinde icra dosyasına ödendiğini, ... A.Ş.nin .... Noterliğinin 09.06.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile icra dosyası için ödediği toplam 224.718,94-TL'nin hisse devir sözleşmesi kapsamında ödenmesini talep ettiğini, davacı kurum tarafından ... A.Ş.'ne yazılan 21.06.2021 tarih ve...sayılı tazmin yükümlülüğünün davacı kurum ile ... arasında imzalanan Hisse Devir sözleşmesi kapsamında davacı kuruma ait olmadığına ilişkin ihtirazi kayıtla ve her türlü vasal hakları saklı kalmak kaydıyla ihtarname ile talep edilen 224.718,94.-TL'den hesaplama fark tutarı hariç olmak üzere 137.745,96.-TL'nin 24.06.2021 tarihinde davalı bankaya ödendiğini, bu arada temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 31.10.2022 tarih ve 2019/1663 E. 2022/7543 K. sayılı kararı ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun zamanaşımına ilişkin kararı göz önüne alınarak, zamanaşımı süresi dolan davada zamanaşımı sebebiyle ret kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ve fer'i müdahil ...'nin zamanaşımına ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurusunun reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verdiğini, Yargıtay bozma kararı sonrasında Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi'nin 04.04.2023 tarih ve 2023/12 E., 2023/175 K. sayılı kararı ile 10 yıllık zamanaşımı süresi dolan davada zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verdiğini, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.04.2024 tarih ve 2023/6378 E., 2024/3336 K. sayılı onama kararı ile kesinleştiğini, bunun üzerine 24.06.2021 tarihinde ödenen 137.745,96-TL'nin, ödeme tarihinden itibaren. Fiili ödeme tarihine kadar TCMB reeskont faiz oranlarından işletilecek faiziyle birlikte davacı kurum hesaplarına 5 iş günü içinde ödenmesinin talep edildiğini, talep edilen tutarın ödenmemesi üzerine ödenen tutarın tahsili için .... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasında 11.03.2024 tarihinde ... A.Ş. aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, alacağın tahsilini engellemek ve geciktirmek amacıyla haksız olarak icra takibine, ana paraya ve faize itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlunun itirazının hukuki dayanaktan yoksun olup itirazın iptali gerektiğini, öncelikle davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğünün ... dosyasında mükerrer takip yapıldığı yönündeki derdestlik itirazının yerinde olmadığını, ilgili dosyada alacak kalemleri arasında yer alan (listenin 20. sırasında) ... ile ilgili olarak alacak taleplerinin konusunun davacı kurum tarafından hukuken sorumlu olmadığı halde ihtirazi kayıtla davalı borçlu ... A.Ş.'ne yapılan ödeme tutarının iadesi olduğunu, bu icra takibine konu olan ... için yapılan ödemeye ilişkin alacak talebinin konusu ve hukuksal dayanağının ise Yargıtay'ın ödeme yapılmasına konu olan ilk mahkeme kararına yönelik bozma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması ve bu karar ile ödeme yapılmasına gerekçe olan ilk mahkeme kararının ortadan kalkmış olması üzerine ödenen tutarın faiziyle birlikte ödenmesi yönündeki taleplerine rağmen davalı borçlu tarafından ödeme yapılmaması olduğunu, takip dayanaklarının farklı olduğunu, takibe konu edilen ... alacak davasında İİK'nun 40/2.maddesindeki icranın iadesi koşullarının oluşmadığı yönündeki iddiasının işbu davada uygulanmasının söz konusu olmadığını, ilk mahkeme kararına göre icra dosyasına ... A.Ş.tarafından ödenen tutarın iadesine ilişkin prosedürün takip borçlusu olan ... A.Ş. ile takip alacaklısı arasında işleyen bir prosedür olduğunu, davacı kurumun belirtilen icra takibinin tarafı olmadığından davacı kurum yönünden İİK'nun 40/2. maddesindeki icranın iadesine ilişkin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin bir önemi ve hukuki değeri olmadığını, davalı borçlu vekilinin ... mudileri tarafından açılan davalardan dolayı davacı kurumun sorumlu olduğu yönündeki iddiasının doğru olmayıp Hisse Devir Sözleşmesi kapsamında ... ödemelerinden sorumluluklarının da bulunmadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;1990'lı yılların sonunda birçok mudiinin, yüksek faiz vaatleri üzerine paralarını ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... ... A.Ş. tarafından açılan off-shore mevduat hesaplarına yatırdığını, ancak söz konusu hesapların bir paravan olduğu ve bankaların içinin boşaltıldığının ortaya çıktığını, bunun üzerine bu bankaların ...'ye devredildiğini, akabinde tüm aktif ve pasifleri ile ... A.Ş. çatısı altında birleştirildiğini, ... A.Ş. hisselerinin ... tarafından 09.08.2001 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile ...'a devredildiğini, devirden sonra bankanın ... ... A.Ş. İle birleştiğini, 09.08.2001 tarihli HDS'nin 6.13, 6.14 ve 6.15 maddelerinde devir tarihinden önceki işlemler nedeniyle bankanın maruz kalabileceği her türlü zarardan ...'nin sorumlu olduğunun hüküm altına alındığını, keza 09.08.2001 tarihli HDS ile devredilen 10.08.2001 tarihli bilançoda, dava konusu alacağın dayanağının off-shore mevduat hesaplarında yer verilmediğini, ... Varlık Yönetimi Daire Başkanlığı'nın 09.02.2012 tarihli 334 sayılı yazısında da ... mudilerinden toplanan paraların toplandığı hesaplarla ilgili olarak ...'a bir varlık devrinin yapılmadığının açıkça ortaya konulduğunu, daha sonra ... ... A.Ş. hisseleri nin18.06.2007 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ("18.06.2007 tarihli HDS") ile ... NV'ye devredildiğini, bankanın unvanının bu kez 07.07.2008 tarihinde ... A.Ş. Olduğunu, 18.06.2007 tarihli HDS'nin 2.9. maddesinde de ... ile Akdedilen Sözleşmelere atıf yapıldığını, anılan sözleşmeler kapsamında ...'ye karşı ileri sürülebilecek taleplerden bankanın beri kılındığının hüküm altına alındığını, görüldüğü üzere devir tarihinden önceki işlemlere dayalı olarak müvekkili bankaya yöneltilecek tazmin talepleriyle ilgili her türlü sorumluluğun 09.08.2001 tarihli HDS'de ... tarafından üstlenildiğini, 18.06.2007 tarihli HDS'de de 09.08.2001 tarihli HDS'deki sorumluluğa atıf yapıldığını, bu kapsamda ...'ye gönderilen .... Noterliği'nin 09.06.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile offhore mudilerinden ... tarafından ikame edilen İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi'nin 2017/44 E. sayılı dosyasında verilen karar gereğince .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapılan 224.718,94-TL ödemenin ...'den talep edildiğini, ...'nun ödeme talebini kısmen kabul ederek icra dosyasına yapılan ödemenin 137.745,96-TL'sini 24.06.2021 tarihinde müvekkil bankaya ödediğini, ilerleyen süreçte İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi'nin 2017/44 E. sayılı dosyasında verilen kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/1663 E. 2022/7543 K. sayılı kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle bozulduğunu, İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi'nin 2023/12 E. 2023/175 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verdiğini, söz konusu karar henüz kesinleşmemiş ve icranın iadesi şartları oluşmamışken ... tarafından söz konusu dosya nedeniyle ödenen bedelin iadesini talep ettiğini, bedel iade edilmeyince de dava konusu icra takibinin başlatıldığını, ilerleyen süreçte ilgili kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/6378 E. 2024/3336 K. sayılı kararı ile onanarak 29.04.2024 tarihinde kesinleştiğini, her ne kadar davanın reddine yönelik karar kesinleşmişse de icra dosyasına yatırılan paranın iade alınmasının mümkün olmadığını, eş deyişle dosyaya yatırılan paranın müvekkili bankaya iade edilmediğini, ...'nin müvekkil bankanın icra dosyasından ödemeyi iade almadığını bilmesine rağmen anılan ödemeyi talep etmesinin ve bu talebini yargıya taşımasının açıkça hukuka aykırı olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, nitekim ...'nin huzurdaki davaya konu ettiği bedeli dahil ederek başlattığı .... İcra Dairesi Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasına ilişkin itirazın iptali davasında İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/283 E. 2024/143 K. sayılı kararıyla devir tarihinden önceki offshore davalarına ilişkin tüm sorumluluğun ...'ye ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Davamızın temel ilişkisinin dayanağı olan ve dava dilekçesinde ayrıntılı olarak açıklanan eski ... A.Ş. müşterilerinden ... tarafından ... ... Ltıd.'e aktarılan parası için ... A.Ş. Aleyhine açılan ve İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi'nin 22.05.2017 tarih ve 2017/44 E. 2017/547 K. sayılı kararına konu olan süreç sonunda davalıya ödenen ve huzurdaki dava ile dayanak icra takibine konu edilen 137.745,96.-TL'nin yukarıda belirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 14.04.2023 tarihinde (davamızın dayanağı ve 11.03.2024 tarihinde açılan takipten önce) icra takibine konu edildiği, takip nedeniyle açılan ve birleştirilen itirazın iptali davalarının yukarıda açıklandığı gibi İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görüldüğü ve davanın reddedildiği ancak kesinleşmediği, huzurdaki davanın derdest olduğu anlaşıldığından açılan davanın 6100 sayılı HMK.nun 114/1-ı.maddesi gereğince derdestlik dava şartı yokluğundan usulden reddine,

" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; derdestlik gerekçesi yapılan davanın hukuki dayanağının farklı olduğunu, davanın derdestlik nedeniyle reddi gerekçesinin hukuken hatalı olduğunu, TBK.nun 77. maddesi gereğince her türlü sebepsiz zenginleşme halinde zenginleşenin, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür olduğunu, dava konusu tutarın ortadan kalkan sebebe dayanan zenginleşmeler kapsamında olduğunu, ... A.Ş.'den sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında talep edilmesinin Türk Borçlar kanununa uygun olduğunu, ilk mahkeme kararına göre ... A.Ş.'ye ödenen tutarın Hisse Devir Sözleşmesi kapsamında iade edilmesinin Türk Medeni Kanununun tüm hukuksal ilişkilerde uygulanacak genel ilkesi olan hakkaniyet ilkesi ve dürüstlük kuralının gereği olduğunu, ...A.Ş. tarafından ödenen ve Hisse Devir Sözleşmesi kapsamında davacıdan talep edilen ve kurumumuz tarafından ihtirazi kayıtla ödenen dava konusu borcun davacı tarafından üstlenilmediğini, İcra ve İflas Kanununun 40/2. maddesinde kapsamında ilk mahkeme kararına göre icra dosyasına davalı ... A.Ş. tarafından ödenen tutarın iadesine ilişkin prosedür takip borçlusu olan...A.Ş. ile takip alacaklısı ... arasında işleyen bir prosedür olduğunu, davacı Kurumun belirtilen icra takibinin tarafı olmadığından davacı kurum yönünden İİK'nun 40/2. maddesindeki icranın iadesine ilişkin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve icra dosyasından paranın davalı bankaya iade edilip edilmemesinin işbu davada bir önemi ve hukuki değeri bulunmadığını, dava konusu tutarın davalı bankadan talep edilebilmesi için ilk Mahkeme kararının Yargıtay tarafından bozulması sonrasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen davanın reddine dair kararın kesinleşmesinin zorunlu olmadığını, davacı kurum açısından kararın kesinleşmesi zorunluluğu bulunmadığını, davacı bankanın ilk mahkeme kararına konu olan davanın ve icra takibinin alacaklısı olan ...'tan İİK'nun 40. Maddesi kapsamındaki iade süreci açısından zorunlu olduğunu beyanla, kurum aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin kararın kaldırılmasını, davacı lehine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :

Dava; Dava dışı ...'ın ... A.Ş. deki mevduatının ... ... Ltd.'ye aktarılması nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemiyle davalı ... aleyhine İstanbul 5.Tüketici Mahkemesinin 2017/44 E. Dosyası ile açılan davanın kabulünden sonra .... İcra Müdürlüğünün ... E. Dosyası ile başlatılan icra dosyasına hükmolunan meblağı ödeyen davalı bankaca, ... ile dava dışı ... arasında düzenlenen 09.08.2001 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi gereği ödediği bedeli davacı ... den talep etmesi üzerine ihtirazi kayıtla ödenen miktarın, ödemeye dayanak mahkeme kararının bilahare Yargıtay 11 HD. Tarafından bozulması üzerine davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle davalı bankadan tahsili istemi için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkindir.

İlk derece mahkemesince "Derdestlik" dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça istinaf isteminde bulunulmuştur.

Dosyadaki deliler iddia ve savunmalar ile olayların kronolojik sırası şöyledir:

..., ..., ... gibi bankaların yönetim ve denetimi Fon tarafından devralınmış, tümü ... çatısı altında birleştirilip, ... A.Ş. hisselerinin ... tarafından 09.08.2001 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile ...'a devredilmiştir. Sözleşmenin 6.13, 6.14 ve 6.15 maddelerinde devir tarihinden önceki işlemler nedeniyle bankanın maruz kalabileceği her türlü zarardan ...'nin sorumlu olduğuna yönelik düzenlemeler içermektedir.

Bilahare ... hisselerini ... mukim ... NV isimli şirkete 18.6.2007 tarihinde satar ve banka unvan değişikliği ile ... A.Ş. olur.

... müşterisi ... ... ... Ltd.'ye aktarılan paraları için ... aleyhine İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi'ne açtığı davada 22.05.2017 tarih ve 2017/44 E. 2017/547 K. sayılı karar ile davanın kabulü ile 20.000.-USD'nin 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına devlet bankalarınca ödenen en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilir. Davada ... ve Ordu Yardımlaşma Kurumu feri müdahil olarak bulunur.

Kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2018 tarih ve 2018/555 E., 2018/1595 K.sayılı kararı ile davalı ve fer'i müdahilin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilir ve karara karşı temyiz yoluna başvurulur.

Bu arada kararın .... İcra Müdürlüğünün ... E. dosyasında ... A.Ş. aleyhine takibe geçilir, icra dosyasında yapılan 04.03.2019 tarihli kapak hesabı gereğince ... A.Ş. tarafından dosya borcu olan toplam 224.718,94-TL bedelin 04.03.2019 tarihinde icra dosyasına ödenir.

... A.Ş.nin Beyoğlu 41. Noterliğinin 09.06.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile icra dosyası için ödediği toplam 224.718,94-TL'nin hisse devir sözleşmesi kapsamında ödenmesi ... den istenir.

Davacı kurum tarafından ... A.Ş.'ne yazılan 21.06.2021 tarih ve E.14385 sayılı tazmin yükümlülüğünün davacı kurum ile ... arasında imzalanan Hisse Devir sözleşmesi kapsamında davacı kuruma ait olmadığına ilişkin ihtirazi kayıtla ve her türlü yasal hakları saklı kalmak kaydıyla ihtarname ile talep edilen 224.718,94.-TL'den hesaplama fark tutarı hariç olmak üzere 137.745,96.-TL'nin 24.06.2021 tarihinde davalı bankaya ödenir.

Bu arada temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 31.10.2022 tarih ve 2019/1663 E. 2022/7543 K. sayılı kararı ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun zamanaşımına ilişkin kararı göz önüne alınarak, zamanaşımı süresi dolan davada zamanaşımı sebebiyle ret kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ve fer'i müdahil ...'nin zamanaşımına ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurusunun reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verilir.

Yargıtay bozma kararı sonrasında, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi'nin 04.04.2023 tarih ve 2023/12 E., 2023/175 K. sayılı kararı ile 10 yıllık zamanaşımı süresi dolan davada zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilir.

Karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.04.2024 tarih ve 2023/6378 E., 2024/3336 K. sayılı onama kararı ile kesinleşir.

Bunun üzerine 24.06.2021 tarihinde ödenen 137.745,96-TL'nin, ödeme tarihinden itibaren Fiili ödeme tarihine kadar TCMB reeskont faiz oranlarından işletilecek faiziyle birlikte davacı kurum hesaplarına 5 iş günü içinde ödenmesinin ... banktan 18/01/2024 tarihli yazı ile talep edilir.

Davacı tarafça davalı hakkında .... İcra müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası ile "Yargıtay 11.Hukuk D.nin 2019/1663 E., 2022/7543 K. sayılı bozma kararı ile İstanbul 5. Tüketici Mah.nin 04.04.2023 tarih ve 2023/12 E., 2023/175 K. sayılı davanın reddine dair kararı gereğince Kurumumuz tarafından 24.06.2021 tarihinde ödenen 137.745,96 TL tutarın iadesi talebi 137.745,96 TL" borcun sebebi gösterilerek 137.745,96 TL asıl alacak, 69.045,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 206.791,59 TL alacağın tahsili istemiyle 'tahsilde tekerrür olmamak üzere" 11/03/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı borçlunun itirazı üzerine eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın 26/03/2025 tarihinde açıldığı görülmektedir.

Davacı tarafça davalı hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile "İhtirazi kayıtla yapılan ödemeler toplamı 6.336.938,62 TL" borcun sebebi gösterilerek ve takip talebine liste halinde ilgili kişi isimleri ve tutarları bildirilerek 6.336.938,62 TL asıl alacak, 1.208.693,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.545.632,51 TL alacağın tahsili istemiyle 14/04/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı borçlunun itirazı üzerine İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/783 E. Dosyası ile 30/11/2023 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı, mahkemece dosyanın aynı mahkemenin 2021/283 E. Dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, yapılan yargılama sonucu 07/03/2024 tarih ve 2024/283 K. Sayılı ilam ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verildiği, kararın daha önceden yargıtay bozması görmesi nedeniyle temyiz incelemesi yapan Yargıtay 11.HD.nin 27.11.2025 tarih ve 2025/1609 E. 2025/7103 K. Sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmektedir.

İlk derece mahkemesince derdestlik oluşturduğu iddia edilen davaya dayanak .... İcra müdürlüğünün ... E. dosyasına sunulan alacak listesinde 20. sırada dava dışı ...'ın 24/06/2021 ödeme tarihi, ilgili banka ..., 14/4/2023 faiz hesaplama tarihli, 137.745,96 TL ödeme tutarı, hesaplanan faiz, ödeme yeri ... olarak açıklama bulunduğu, başka isim ve alacaklarla birlikte toplu olarak alacak talep edildiği görülmektedir.

Eldeki davaya dayanak icra takibinde de 24.06.2021 tarihinde ödenen 137.745,96-TL'nin ve takip tarihine kadar işlemiş faiz toplamının tahsili talep edilmiş olmakla eldeki davaya konu alacağın .... İcra Müdürlüğünün takibine konu edildiği ve itiraz üzerine açılan davanın eldeki dava ve karar tarihi itibarıyla derdest olduğu, daha sonra Yargıtay tarafından kararın onanarak kesinleştiği görülmektedir. Alacağın aynı alacak olduğu yönünden bir itilaf bulunmamaktadır.

Davacı taraf her iki takip ve davanın hukuki sebeplerinin farklı olması nedeniyle derdestlik bulunmadığını iddia etmekte ve iddiasını şöylece açıklamaktadır; .... İcra müdürlüğünde takibe konu edilen alacak kalemleri arasında yer alan (listenin 20. sırasında) ... ile ilgili olarak alacak taleplerinin konusunun " davacı kurum tarafından hukuken sorumlu olmadığı halde ihtirazi kayıtla davalı borçlu ... A.Ş.'ne yapılan ödeme tutarının iadesi" olduğunu, eldeki uyuşmazlıkta ... için yapılan ödemeye ilişkin alacak talebinin konusu ve hukuksal dayanağının ise Yargıtay'ın ödeme yapılmasına konu olan ilk mahkeme kararına yönelik bozma kararı sonrasında, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması ve bu karar ile ödeme yapılmasına gerekçe olan ilk mahkeme kararının ortadan kalkmış olmasını iddia etmektedir. İstinaf dilekçesinde de bu iddiasını; Bu halde derdestlik gerekçesi yapılan .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takibinin (İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/783 E. sayılı dosyasının birleştiği İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/283 E. sayılı itirazın iptali davasının) konusu...A.Ş.'nin tazmin talebi üzerine Kurumumuz tarafından 21.10.2021-14.04.2023 tarihleri arasında ... A.Ş.'ne ihtirazi kayıtla ödenen tutarların toplamının iadesi talebi iken, işbu davamızın konusu olan .... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı takibi ve işbu takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davamızın konusu ödemeye ilişkin ilk Mahkeme kararının Yargıtay tarafından bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermiş olması ve verilen bu karar ile Kurumumuz tarafından ... A.Ş.'ne yapılan işbu dava konusu ödemenin ödenmemesi gereken bir tutar olduğunun Mahkeme kararı ile ortaya çıkmasıdır. İşbu itirazın iptali davasına konu icra takibindeki alacağımızın dayanağı ve hukuki sebebi, kararda derdestlik nedeniyle "ret” sebebi yapılan dava ve takipteki hukuki dayanaktan ve sebepten farklıdır. İşbu davamızın konusu, ilk ödemeye ilişkin davanın reddi kararı üzerine Mahkeme kararı ile ödenmemesi gereken bir tutar olduğu hüküm altına alınan ve bu kapsamda ortadan kalkan sebebe dayanan zenginleşmeler kapsamında olup...A.Ş..'den sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında, TBK'nun sözleşmelere ilişkin genel hükümleri kapsamında, Hisse Devir Sözleşmesi kapsamında davalı ... A.Ş.'den talep edilmiştir. Bu nedenle Mahkeme kararının davanın derdestlik nedeniyle reddine dair kararı hukuken hatalı olup kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir." şeklinde izah etmektedir.

Derdestlik : HMK 114 maddesinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.” şeklinde ismi konmadan tanımlanmıştır. Derdestlik ve kesin hüküm oluşması için her iki davanın “aynı dava” olması gerekir. Aynı davadan kasıt her iki davanın tarafları, dava sebebi ve dava konusunun aynı olmasıdır. Bu manada derdestlik HMK 303. Maddesinde düzenlenen kesin hükmün bir önceki halidir. 6100 sayılı HMK'nun Dava şartları başlıklı 114. Maddesi (1) Dava şartları şunlardır: ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. Aynı yasanın Kesin hüküm başlıklı 303 Maddesi (1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. " düzenlemelerini içermektedir.

Dava Konusu: akademik alanda değişik teoriler bulunmakla birlikte HMK dan yola çıkılarak usuli teori olan dava konusunun sadece talep sonucuna göre belirlenmesi öngörülmektedir. Buna göre dava konusunun belirlenmesi vakıalara göre değil, talep sonucu esas alınarak yapılır. Her iki davanın talep sonucunu karşılaştırmak gerekli ve yeterlidir. Talep sonucunda farklılık var ise aynı dava olmadığından derdestlik ilişkisi yoktur. Kesin hüküm yönünden ise: HMK 303 düzenlemesi gereği “ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir” bu durumda kesin hüküm vardır. Gerekçe bu kısma dahil değildir. Bu düzenleme aynı zamanda dava konsunun talep sonucu ile belirlendiğinin hukuki dayanağını oluşturmaktadır.

Dava sebepleri: Derdestlik ve kesin hükmün unsurlarından diğeri iki davanın dava sebebinin (vakıalar) aynı olmasıdır. Dava sebebinin vakıalar olduğu doktrinde genel olarak kabul edilmektedir. Ancak hukuki sebebin değişmesi bazı durumlarda vakıaların da değişmesi sonucunu doğurabilir. Hukuki sebebin değişmesi vakıaların da değişmesi sonucunu doğuruyorsa farklı vakıalara dayanıldığı düşünülürse kesin hükmün kesin delil olduğu söylenemez (Emsaller Yargıtay 16 HD. 1/4/2005 4742/2521, Yargıtay 14 HD 08/06/2000 3715/4061, )

Somut olayda: her iki dava konusunun ve tarafların aynı olduğu hususunda tereddüt yoktur. Sorun dava sebeplerinin aynı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davacının her iki takip ve davasında dayanak davalıya ihtirazi kayıt ile yaptığı ödemedir. Davalı tarafın .... Noterliği aracılığı ile ... ile ... arasında 09/08/2001 tarihli sözleşmenin 6.13 maddesi gereği dava dışı ... için yaptığı ödemenin kendisine ödenmesini ihtar etmesi üzerine davalıya gönderilen 21/06/2021 tarihli yazıda " ...bakiye 137.745,96 nin ödenmesi uygun bulunmuştur. Bu itibarla 137.745,96 davayla ilgili olarak her türlü yasal hakları saklı kalmak kaydıyla ilgide kayıtlı yazınıza konu tazmin yükümlülüğünün Fon ile ... arasında imzalanan HDS kapsamında kurumumuza ait olmadığına ilişkin ihtirazı kayıt beyanında bulunmak suretiyle bankanıza ödenecek olup..." şeklinde düşülen ihtirazi kayıt ile ödendiği anlaşılmaktadır.

Derdestliğe konu ilk davada davacı hisse devir sözleşmesinin fon aleyhine sonuç doğurduğunu, TBK 18 ve TMK 2 hükümlerince değerlendirilmesi gerektiğini, ihtirazi kayıtla ödediği bedeli bu hukuki sebebe dayalı olarak geri istediği anlaşılmaktadır.

Eldeki davada ise aynı ihtirazi kayıt ile ödediği aynı parayı bu sefer Yargıtay'ın ödeme yapılmasına konu olan ilk mahkeme kararına yönelik bozma kararı sonrasında, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması ve bu karar ile ödeme yapılmasına gerekçe olan ilk mahkeme kararının ortadan kalkmış olması nedeniyle, davacı tarafından ... A.Ş.'ne yapılan işbu dava konusu ödemenin ödenmemesi gereken bir tutar olduğunun Mahkeme kararı ile ortaya çıkmasıdır. ilk ödemeye ilişkin davanın reddi kararı üzerine Mahkeme kararı ile ödenmemesi gereken bir tutar olduğu hüküm altına alınan ve bu kapsamda ortadan kalkan sebebe dayanan zenginleşmeler kapsamında olup...A.Ş..'den sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında, TBK'nun sözleşmelere ilişkin genel hükümleri kapsamında, Hisse Devir Sözleşmesi kapsamında davalı ... A.Ş.'den talep edilmektedir.

Bu durumda iki davanın dava sebeplerinin aynı olmadığı, hukuki sebep ve vakıalarının farklı olduğu anlaşılmakla davanın esasına girilip taraf iddia ve savunmaları kapsamında deliller toplanarak bir karar verilmesi gerekirken derdestlik dava şartı bulunmadığından davanın reddine dair verilen karar isabetli olmamıştır. (Emsal Yargıtay HGK 2012/11-398 E 2012/790 K sayılı ilamı)

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,

2-Davacı harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/17, K. 2026/1287, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-17-e-2026-1287-k-3c4ece561295