Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/59 E. 2026/1237 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/59
- Karar No
- 2026/1237
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/59
KARAR NO: 2026/1237
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/11/2024
NUMARASI: 2024/177 Esas - 2024/621 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı şirkette pay sahibi olduğunu, davacıya kar payı ödemesi yapılmadığını, hak ettiği kar payının bilirkişi raporuyla tespiti ile kar payı ödemesi gerektiği tarihlerden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalı şirketten tahsiline, şirket genel kurulları çağrı usullerine ilişkin kurallara ve diğer kuralara uygun yapılmadığını, kanun, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Cari hesabın şirketin müşterisi/ tedarikçisi arasında yapılan alışverişler için tuttuğu hesap olduğu, davacının davalı şirketin ortağı olduğu bu nedenle müşteri / tedarikçi konumundaki üçüncü kişi gibi davalı şirketle alış verişi bulunmadığı, bu tür bir alış verişin de davacı tarafça ispat edilemediği, davalı şirketin anonim şirket olması dolayısıyla davacı ortağın davalı şirketten mali hak olarak; kâr payı alma, tasfiye payına iştirak, bedelsiz pay edinme, yeni paylardan ön alım (rüçhan), hazırlık dönemi faizi alma ve tesislerden yararlanma hakkı gibi hakları bulunduğu, davacının davalı şirketin elde ettiği gelirlerden kar payını tahsil etmek amacıyla iş bu davayı açtığının tüm dosya kapsamındaki beyanlarından anlaşıldığı, dolayısıyla gelişigüzel dava dilekçesi yazılması nedeniyle bu talebin açıklanamadığı ve kar payı talebinin de zaten tefrik edilen dosyada (mahkememizin 2024/188 Esas) yargılamasının devam ettiği anlaşıldığından, davanın usulden reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın yasal sürede yapılmış zaman aşımı defi'in olmadığını, mahkeme aşamasında talep ettikleri deliller toplanmadan karar verilerek hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, davalı şirket tarafından tahsil edilmiş ve davacılara ödenmemiş cari hesap alacaklarına ilişkin kayıt ve evraklar, banka kayıtları, kira sözleşmeleri, kira gelirini gösterir banka dekontlarının incelenerek rapor alınması taleplerinin mahkeme tarafından usul ve yasaya aykırı olarak reddedilerek eksik incelemeyle karar verildiğini, davalı tüm şirket evraklarının teminini talep ettikleri evrakların toplanarak talep ettikleri tüm dönemlere uygun olarak bilirkişi heyetince incelenmesi ve rapor alınması gerekirken eksik incelemeyle verilen usulden ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, davalı şirket ortağının şirketten cari hesap alacağının tahsili talebine ilişkin alacak davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıdaki gerekçeler ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, mahkemece eksik inceleme yapılıp yapılmadığı noktasında dır.
Davacı dava dilekçesinde, davalı şirkette pay sahibi olduğunu, kendisinden şirketin devamının sürdürülmesinin beklenemeyecek hale geldiğini, kar payı ödenmediğini, inceleme ve bilgi edinme haklarının kısıtlandığını, genel kurul toplantısı yapılsa dahi çağrı usullerine aykırı işlem yapıldığını, kar payının bilirkişi raporuyla tespiti ile şimdilik 100.000,00 TL kar payının ödenmesi, cari hesap alacağının bilirkişi raporuyla tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL cari hesap alacağının ödenmesini, kanun, esas sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olan genel kurul kararlarının iptalini, şirket ortağından şirketin devamını sürdürmesi beklenemeyeceğinden haklı nedenle şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının dava dilekçesinde talep ettiği, Genel kurul kararının iptali, şirketin feshi ve kar payının tespiti, kar payı alacağının tahsili ve ödenmesi taleplerinin ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/189 E., 2025/569 K. Sayılı dosyasında davanın reddine karar verilmiş olduğu görülmüştür.
Somut olayda, davacı vekili 12.06.2024 tarihli duruşmada, taleplerinin cari hesap hakkında bilgi almak olduğu, cari hesaptan çıkacak miktara göre taleplerini açıklayacağını beyan ettiği, dava dilekçesinde kar payı talep ettiği, kar payına ilişkin talebinin tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedildiği, Mahkemece davacıya talebini açıklaması için süre verildiği, davacının cari hesap alacağını talep ettiğini bildirdiği görülmüştür.
Davacı davalı şirketin ortağı olup, davalı şirketten ne tür bir cari hesap alacağı olduğuna ilişkin açıklama yapmamıştır. Davacı ortağın davalı şirketten ne tür bir cari hesap alacağına ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmamakta olup, he ne kadar şirketin kira gelirleri, banka hesaplarının ve tüm evraklarının incelenmesini talep etmişse de, söz konusu evrakların incelenmesi de sonucunda da davacının davalı şirketten cari hesap alacağı bulunduğunu göstermeyeceği, şirketin kendi hesap hareketleri olduğundan sonuca etkisi yoktur.
Tüm dosya kapsamından, davacının davalıdan alacaklı olduğunu iddia ettiği cari hesabın temelini oluşturacak herhangi bir ilişki olduğunu ispatlayamadığı, temelini oluşturacak ticari ilişkiyi ispat edemediği, davacının asıl talebinin kar payı olduğu, söz konusu alacağında başka esasa kaydedildiği görülerek, mahkemece davacı tarafın cari hesap alacağına ilişkin davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru görülmüştür.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 615,00 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 117,00 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/06/2026