Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/688 E. 2026/1484 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/688
Karar No
2026/1484
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/688

KARAR NO: 2026/1484

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : (KAPATILAN)BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/09/2022

NUMARASI: 2017/423 Esas - 2022/815 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...Şubesi davalı asıl borçlu ...Şti ile Sözleşme akdedildiğini, akdedilen bu Sözleşmeyi diğer davalı ...) ...'un müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, bu sözleşmelere İstinaden (davalı) asıl borçlu firmaya nakdi, Kredi kartı ve Gayrinakdi çek kredileri kullandırıldığını, ancak borçlunun ödemelerinde temerrüde düşmesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek .... Noterliği'nin 31.01.2015-... ...ve . nou İhtarnamesi nin keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular aleyhinde .... İcra Md.nün ... Esaslı Dosyası ile ve yetki itirazı ile.... İcra Müdürlüğünü ... esaslı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı borçluların takibe itiraz ettiklerini, itirazın yersiz olduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 İcra İnkar Tazminatına, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinın müvekkillerine usulüne uygun tebliğ edilmediğini, tebligatların Tebligat K. md. 13, 20, 21 hükümleri ile Teb. Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğunu, bilhassa davalı şahsa (...’e) yapılan ilk tebligatın md. 21’e gönderilmesi (... adersine göre teslimi) mümkün olmadığını, itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmasının gerektiğini, takibe itirazdan itibaren 1 yıllık süre dolduktan sonra huzurdaki dava açıldığından, yasal 1 yıllık süresinde açılmaması nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının iddia ettiği kat ihtarı müvekkillerine ulaşmadığını, bu hali ile hüküm ve sonuç doğurmayacağından, davacının kat ihtarına dayalı iddiaları hukuki dayanaktan yoksun kaldığını, ihtar şartı oluşmadığından müteselsil kefile karşı, borçluyla aynı anda takibe geçilemeyeceğini, bu sebeple davanın en azından davalı ... yönünden reddinin gerektiğini, davaya dayanak GKS sözleşmesi BK md. 20 vd. hükümleri gereğince Genel İşlem Koşulu mahiyetinde olduğunu, açıklama yapılmaması, muvafakat alınmaması ve müzakere edilmemesi nedeniyle bütünüyle geçersiz olduğunu, müvekkilleri yönünden hüküm ve sonuç doğurmayacağını, GİK hükmünde olan sözleşmenin bağlayıcı olması için aranan şartların (açıklama, rıza, müzakere şartları) da olaylarına mevcut bulunmadığından, ihtarların ve sözleşmenin her halükarda hüküm ifade etmediğinin açık olduğunu, müvekkillerinin davada (icra takibinde) talep edilen tutarda ve türde borcu bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, davacının iddia ettiği tutarda alacaklı olduğunu (müvekkillerinin iddia edilen tutarda kredi kullandığını ve bankanın bu tutarda zararı bulunduğunu) ispat etmesi gerektiğini, davacının icra takibindeki alacaklarının içeriğini ve kaynağını kalem kalem açıklaması ve alacakların varlığını (kredi borçlarının oluştuğunu) ispatlaması gerektiğini, davacının talep ettiği faizler, ihtar şartı yokluğu nedeniyle tahakkuk etmediği (temerrüt oluşmadığı) gibi, talep edilen faiz oranları da fahiş ve hukuka aykırı olduğundan geçersiz olduğunu,

Borçlar Kanunu’nun 88, 120 ve 138 hükümleri ile 6101 sy. Yasa’nın 7. maddesi emredici mahiyette olduğunu, bunlara aykırı faiz taleplerinin reddinin gerektiğini, emredici hükümlere aykırı olarak talep edilen temerrüt faiz oranı yasal sınırın üzerinde olduğundan ve ihtar da ulaşmadığından talebin reddinin gerektiğini, müvekkillerinden ...’un ticari krediden sorumlu olabilmesi için, ismini soyadını, imza tarihini, sorumlu olduğu kredi miktarını, kefaletin türünü ve kefalet ile bağlı olduğu azami süreyi, kendi el yazısı ile yazması gerektiğini, (TBK md. 583). yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, davacının dayandığı sözleşmeler anılan şartları taşımadığından kefalet geçersiz olduğunu, davacının iddia ettiği tutardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, davanın müvekkili ...yönünden reddinin gerektiğini, ayrıca sözleşmelerin imza tarihi itibariyle, kefaletin geçerli olması için eşin rızası şart olduğunu, olayda bu şartın da mevcut olmadığını, neticede davanın esastan da reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Yukarıda özetlenen, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli 12/03/2021 tarihli 2. ek bilirkişi raporu gözönüne alınarak,- Davalı şirketin takip tarihi itibariyle....İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına konu genel kredi sözleşmesi yönünden; takip tarihi itibariyle 104.532,81 TL asıl alacak, 6.566,92-TL işlemiş faiz, 328,35 TL BSMV, 183,57 TL noter masrafı ve 11.680,00 TL gayrinakit alacak olmak üzere toplam 123.291,65-TL borcun olduğu; ancak dava dilekçesindeki ve icra takibindeki miktar daha düşük olduğundan, icra takibindeki miktar dikkate alınarak, taleple bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. - Davalı kefil ...' un takip tarihi itibariyle....İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına konu genel kredi sözleşmesi yönünden; takip tarihi itibariyle 104.532,81 TL asıl alacak, 4.575,05-TL işlemiş faiz, 228,75 TL BSMV, 183,57 TL noter masrafı ve 11.680,00 TL gayrinakit alacak olmak üzere toplam 121.200,19-TL borcun olduğu; - Temerrüt tarihinin 08.02.2015 tarihi olduğu; temerrüt tarihine kadar %24,24 akdi faiz ile gider vergisi uygulandığı; temerrüt tarihinden, 06.04.2015 takip tarihine kadar %36,36 nispetinde temerrüt faizi ile gider vergisi uygulandığı ve bu oran ve hesaplamalara göre davacı bankanın işlemiş gecikme faizi ve BSMV' yi talep ettiği anlaşılarak, açılan davanın aşağıdaki şekilde KISMEN KABULÜNE karar verilmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine, davalı... Şirketi yönünden davasının kabulüne," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece sözlü yargılama günü belirlenip tüm taraflara tebliğ edilmeksizin hüküm kurulduğunu, kararın bu yönüyle hukuka aykırı olduğunu, davalıların yokluğunda nihai hüküm kurulmasına muvafakat edilmediğini, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine kararı verildiğini, yerel mahkemenin bu kararına dayanak olarak belirtmiş olduğu 24.06.2022 tarihli ATK Raporunun yeterli inceleme ve değerlendirmeler yapılmaksızın tanzim edildiğini, davalı ...’un ticari krediden kefil olarak sorumlu olabilmesi için, adını soyadını, imza tarihini, sorumlu olduğu kredi miktarını, kefaletin türünü ve kefalet ile bağlı olduğu azami süreyi, kendi el yazısı ile yazması gerektiğini, ancak yazı ve imzaların davalıya ait olmadığını, davacının dayandığı sözleşmelerin anılan şartları taşımadığından kefaletin geçersiz olduğunu, davacının iddia ettiği tutardan davalının sorumlu olmadığını, Adli Tıp Kurumu Raporu ile kredi sözleşmesi üzerindeki imzaların davalı ... eli ürünü olduğu hususunda görüş bildirilmişse de bu raporun hukuka aykırı tanzim edildiğini ve hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, ATK raporunun teknik açıdan yetersiz olduğunu, ATK Raporunda yazıların incelenmediğini, sadece imzaların incelendiğini, davacının iddia ettiği kat ihtarının davalılara ulaşmadığını, bu hali ile hüküm ve sonuç doğurmayacağını, davacının kat ihtarına dayalı iddialarının da hukuki dayanaktan yoksun kaldığını, ihtar şartı oluşmadığından müteselsil kefile karşı, borçluyla aynı anda takibe geçilemeyeceğini, bilirkişinin, ek raporlarında ve kök raporunda ihtarnamenin tebliğine ilişkin yapmış olduğu değerlendirmelerin, kanuna aykırı ve hükme esas alınamaz mahiyette olduğunu, ancak yerel mahkemece hükme esas alınmasının ve davanın davalı ... Uygun yönünden kabulü yönünde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının talep ettiği faizlerin, ihtar şartı yokluğu nedeniyle tahakkuk etmediğini (temerrüt oluşmadığı), talep edilen faiz oranlarının fahiş ve hukuka aykırı olduğundan geçersiz olduğunu, Borçlar Kanunu’nun 88, 120 ve 138 hükümleri ile 6101 sy. Yasa’nın 7. maddesinin emredici mahiyette olduğunu, bunlara aykırı faiz taleplerinin reddi gerektiğini, emredici hükümlere aykırı olarak talep edilen temerrüt faiz oranının yasal sınırın üzerinde olduğunu ve ihtarın da ulaşmadığından talebin reddi gerektiğini, davalı ...'un kefil olması için gerekli şartların sağlanmadığını, hem ihtar şartının yerine getirilmemiş olması hem de faiz oranlarının fahiş ve hukuka aykırı olması sebepleriyle icra takibine itirazın haklı gerekçelere dayandığını, bu nedenle davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :

Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibine borçluların itirazının iptali davasıdır.

İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın ....Şti yönünden kabulüne, kefil ... yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiş davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalı gerçek kişinin kefaletinin geçerli olup olmadığı, temerrüdün oluşup oluşmadığı noktalarındadır.

....Şti İle davacı arasında 19/09/2014 tarihli 500.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, ...'un sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla ve asıl borçlu şirketi temsilen de imzaladığı anlaşılmaktadır.

Davacı temlik eden takip alacaklısı tarafından davalılar hakkında .... İcra müdürlüğünün ... e. Dosyası ile 111.478.65 TL nakti ve 11.660,00 TL gayrinakdi olmak üzere toplan 123.158,55 TL nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluların yetkiye ve borca itirazı üzerine dosyanın .... İcra Müdürlüğünün... Esas numarasını alığı ve toplam 111.478,65 TL alacağın tahsili istemli ödeme emrinin gönderildiği, borçluların itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davalı taraf kefalet bölümündeki yazıların ve imzanın kefile ait olmadığını, TBK hükümlerince sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürmektedir.

Davaya konu kredi ve kefalet sözleşmelerinin düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 583. maddesinin birinci fıkrası; "Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile belirtmesi şarttır." hükmünü içerir. Anılan yasal düzenlemede, öngörülen bu şekil kuralı, bir geçerlilik (sıhhat) şartı olup, her zaman ileri sürülebilir.

Açıklanan nedenle davalının kefaletin geçerli olmadığına yönelik itirazı savunmanın genişletilmesi kapsamında değerlendirilemeye -ceği gibi, kefaletin geçerlilik şartlarının mahkeme tarafından resen dikkate alınacağı şüphesizdir.İlk derece mahkemesince sözleşme üzerindeki yazı ve imzalar konusuna dosyaya kazandırılan 04/02/2022 tarihli ayrıntılı, mukayeseli adli tıp uzmanı bilirkişi raporu ile sözleşme üzerindeki yazı ve imzaların davalı ... eli ürünü olduğu yönünde rapor dosyaya sunulmuştur.

Davalı tarafın bilirkişi raporuna sadece "imza" incelemesi yönünden itirazı üzerine mahkemece Adli Tıp Kurumundan imza yönünden yeniden inceleme talebinde bulunulmuş ATK fizik ihtiras dairesinin 24/06/2022 tarihli denetime elverişli ve mukayese belgeler, inceleme yöntemi, kullanılan cihazlarda belirtilmek suretiyle verilen raporda imzanın ...'a ait olduğu yönünde rapor sunulmuştur.

Bu durumda davalıların bilirkişi raporlarının yetersizliğine, imazının davalıya ait olmadığına yönelik istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.

2004 sayılı İİK’nun 68/b maddesi ise; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta ve uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden on beş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır,” düzenlemesini içermektedir.

Kefil asıl borçlunun; asıl borcu ve temerrüt faizi borcundan kefalet limiti kadar sorumludur. Ancak kendi temerrüdü oluştu ise bu aşamadan sonra limit ile sınırlı olmaksızın kendi sorumluluğu başlar. Kefil, takipten önce temerrüde düşürülmemişse hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizden limiti dahilinde sorumlu olur.Temerrüt için hesap kat ihtarının kefile tebliği şarttır. Asıl borçlu yönünden sözleşmede, belirlenen adrese tebligat çıkartılması ve tebliğ edilememesi halinde de temerrüdün gerçekleşeceğine ilişkin hüküm konulmuş olması halinde İİK. 68/b maddesi uyarınca asıl borçlu yönünden temerrüt oluşur ise de bu hükmün kefil yönünden uygulanması mümkün değildir. Kefilin temerrüdü, cari hesabın kesilmesi ve kat edilecek ihtarnamenin kefile tebliği ile doğabileceği hem yasa ve hem de emsal Yargıtay Kararları gereğidir.

Bu durumda asıl borçlu şirket yönünden tebligatın iade edildiği 06/02/2015 tarihi itibarıyla tebligat yapılmış sayılması gerektiği, asıl borçlu yönünden temerrüdün verilen süre dikkate alınarak 08/02/2015 tarihinde oluştuğu, ayrıca kefile başvuru şartını düzenleyen TBK 586 hükmünün yerine gelmiş olduğu, kefil yönünden temerrüdün takip tarihi itibarıyla oluştuğu, ilk derece mahkememsince alınan bilirkişi raporunda da bu hususlar ayrıntılı olarak belirtilerek asıl borçlu ve kefil yönünden ayrı ayrı hesaplama yapıldığı mahkemece de denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli rapor esas alınarak hüküm kurulmuş olmakla davalıların bu yönlere ilişen istinaf istemleri de yerinde görülmemiştir.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden doğru olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalılar tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.078,06 TL harcın, alınması gerekli olan 8.312,23 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.234,17 TL istinaf karar harcının (Davalı... Şirketi'nin miktarın tamamından, davalı ...'un ise 7.021,22 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/688, K. 2026/1484, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-688-e-2026-1484-k-15abfe4938ec