İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/57 E. 2026/194 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/57
- Karar No
- 2026/194
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/57 Esas KARAR NO : 2026/194
DAVA : Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i DAVA TARİHİ : 23/05/2019 KARAR TARİHİ : 15/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/09/2026
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin endüstri, otomotiv, inşaat gibi sektörlere kimyasal ve teknik ürünler üreten bir firma olduğunu, "...." ürün gamında aerosoller, yapıştırıcılar, yüzey tekniği yağlama, gres ve hijyen ürünleri bulunduğunu, ...’in yurtdışında bir çok ülkeye temsilcilikler yolu ile distribütörlükler vermekte olup, ayrıca ... olarak birçok markaya ürün yaptığını, müvekkili adına kayıtlı ... nolu “...” ibareli markalara, davalı yanca ... no.lu “...” ibareli marka ve .... nolu “...” ibareli marka ile tecavüz ve haksız rekabette bulunulduğunu, zira, davalının tescil kapsamı dışındaki emtialar açısından kullanımının olduğunu, çekilen ihtara rağmen gerçekleştirilen davalı marka başvurusunun da kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait markaların, SMK 6/1 hükümlerince, sektöründe tanınmış ve bilinen markalar olduğunu, gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalı markaları ile müvekkili markalarının benzerlik ve karıştırılma ihtimali olduğunu iddia ederek, davalı eylemlerinin SMK anlamında marka hakkına tecavüz ve TTK anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini men’ini, ihlal oluşturan ürünlerin toplatılması ve imhasını talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamış ise de, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davalı vekili, raporda müvekkilinin tescilli markalarının dikkate alınmadığını, görsellerin nereden temin edildiğinin de belli olmadığını, ürün asılları incelenmek suretiyle yeniden rapor alınmasını istediklerini, müvekkili adına halen tescilli ve geçerliliği olan markaların söz konusu olduğunu, bunların tamamı hükümsüz kılınmadan verilecek kararın karışıklığa neden olacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkememizin 10/09/2020 Tarih, ... Esas -... Karar sayılı "Davacının davasının kabulüne, davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markaları ile iltibas oluşturacak şekilde "..." vb. markaları kullanmak suretiyle davacının markadan doğan haklarının tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, menine, ihlal oluşturan davalı ürünlerinin toplatılarak imhasına," dair verilen karar, davalı vekilinin talebi üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 05/02/2024 Tarih, .... Esas - .... Karar sayılı ilamında bahsedilen "Mahkemece marka hakkına tecavüz davasının ve haksız rekabetin tespiti davasında,davalının "..." vb. markaları kullanmak suretiyle davacının markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine karar verilmiş ise de, vb. ibaresi kullanılması sebebiyle kararın denetlenebilir şekilde infazı mümkün olmadığından bu şekilde karar verilmesi yerinde değildir. Somut olayda, mahkemece alınan bilirkişi raporunun 4. Sayfasında; davalıya ait ... tescil numaralı "..." markasının, başvuru tarihi olan .... tarihinden itibaren 10 yıllık koruma süresinin 24/06/2019 tarihinde dolduğunun belirtildiği, davalının ... nolu "..." markasının 01/02/06/07/08/09/11/16 ve 35. Sınıflarda başvuru yapıldığı, itiraz üzerine başvurunun 09 ve 35. Sınıflarda devam ettiği ancak rapor tarihinde tescilinin gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Mahkemece öncelikle müddet olan davalı markasının kayıtlarının getirtilerek hangi tarihte müddet olduğu, dava tarihinden önce müddet olup olmadığının araştırılması, başvuru aşamasındaki davalı marka tescil kayıtlarının getirtilerek akıbetinin araştırılması gerekirken kayıtlar getirtilmeden ve mahkemece değerlendirilmeden karar verilmiştir. Davalı tarafından rapora itiraz dilekçesinde; bilirkişi raporunda incelenen ürünlerin müvekkiline ait olmadığının ileri sürüldüğü anlaşılmakla ürünlerin davalıya ait olduğunun ne şekilde tespit edildiğine dair dosyada herhangi rapor da mevcut olmadığından bu hususunda araştırılması gerektiği ve kayıtlar getirtildikten sonra rapora itirazların karşılanması amacı ile bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne," gerekçeleri ile mahkememiz kararı kaldırılmış ve dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize iade edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda Türk Patent ve Marka Kurumu'na .... ve ... başvuru numaralı marka tescillerine ilişkin evrakların tamamının bir suretinin gönderilmesi için yazı yazılmış, gelen cevabi yazı üzerine dosya, kurum tarafından gelen evrakları değerlendirir ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında işaret edildiği şekilde inceleme yapılmak suretiyle ek rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, heyet tarafından düzenlenen ve sunulan 10/12/2024 tarihli ek rapor ile, kök rapor aşamasında da belirtildiği üzere, davalı adına kayıtlı ... numaralı “...” markası 06, 07, 08 ve 11. Sınıfta yer alan sınıflar bakımından 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununa göre başvuru tarihi olan 24.06.2009 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile tescil korumasının olduğu, 24.06.2019 tarihinde koruma süresinin dolduğu ve SMK m.23/02 uyarınca 6 aylık sürede yenilemesinin yapılmadığı için koruma süresinin bittiği, markanın “müddet”, “hükümsüz” hale geldiği, kök rapor aşamasında da belirtildiği üzere, davalı adına 20.03.2019 tarihinde ... numaralı “...” markasının 01, 02, 06, 07, 08, 09, 11, 16 ve 35. sınıflar bakımından başvurusunun yapıldığı, gelen itirazın kısmen kabul edildiği ve başvurunun 09 ve 35. Sınıf açısından devam ettiği, mevcut durum ile ilgili kontrol sağlandığında tescilin 09 ve 35. Sınıfta gerçekleştiği, tescil kapsamı kontrol edildiğinde, Davacının 01-02-03-04. Sınıf kapsamında yer alan ve davaya konu emtialar olan 01. Sınıftaki hızlı yapıştırıcı, 04. Sınıftaki yağlayıcı sprey, 02. Sınıftaki pas sökücü sprey, 03. Sınıftaki temizleyici spreyin davalı tescil kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla, davaya konu 01-02-03-04. Sınıf kapsamındaki ürünler kapsamında, davalının “...” ibareli herhangi bir tescili olmadığı gibi, SMK m.155 kapsamında tescile dayalı kullanımın savunma argümanı olarak ileri sürülemeyeceği, davalı, “başkaca tescilli markaları olduğunu ve bunların değerlendirmeye alınmadığını” itiraz olarak ileri sürmekte ise de, kök raporda davada uyuşmazlık konusu olan kullanımlar ve bu kullanımların dayanağını oluşturabilecek davalı markaları üzerinden hareket edildiği, dolayısıyla Davalının itiraz olarak belirttiği ... ; .... ; ... Numaralı .... markalarının dava konusu olan uyuşmazla bir ilgileri bulunmadığından itiraza katılmanın mümkün olmadığı, keza kök raporda markaya tecavüz açısından değerlendirmelerin bu kapsamda, Davalının hükümsüz halde olan ... no.lu ve tescil aşaması devam eden ... no.lu markalar üzerinden yürütüldüğü, inceleme kısmında, Davalıya ait bu markaların “hükümsüz” halde oldukları ve “tescil aşamasının devam ettiği“ hususlarının da belirtildiği, kök rapor aşamasına kadar Davalı tarafından herhangi bir cevap ya da beyan dilekçesi sunulmamış olup, mevcut değerlendirmelerin görevlendirme kapsamında ve yukarıda belirtilen çerçevede yapıldığı, dolayısıyla Davalı markalarının gerektiği gibi incelenmediği yönündeki itiraza katılmanın mümkün olmadığı, dosya kapsamında dava dilekçesinde belirtilen görseller üzerinden hareket edildiği, söz konusu görseller, online pazaryerlerinde yer almakla birlikte; .... ... adresi ve bu instagram adresinde belirtilen ....com/.... adresinde de bulunduğu davalı vekilinin itiraz dilekçesinde, kullanımlara ilişkin olarak herhangi bir şirket vs bilgisi ve davalı ile bağlantısı belirtilmemekle birlikte, marka sahibi olarak gözüken davalı adres bilgisi (...ADA NO:103 MAHMUTBEY/İSTOÇ, Bağcılar, İstanbul) ile kullanımların yer aldığı sosyal medyada belirtilen adres bilgilerinin ve telefon numaralarının (0...) aynı şekilde yer aldığı, keza bağlantı adresleri olarak aynı sosyal medya adreslerinin karşılıklı olarak paylaşıldığı ve buralarda yer alan görsel ve kullanımlarında benzer şekilde olduğu, ayrıca, internet ortamında Davalı ... ile ilgili olarak, .... HIRDAVAT (...), 0... telefon numarası ve Mahmutbey No:103 Bağcılar adresi şeklinde bilgiye ulaşıldığı, Dolayısıyla, mevcut kullanımların, Davalı ... ve bağlantılı olarak tam unvanları net olarak tespit edilememekle birlikte .... Hırdavat, .... tarafından olduğu ve birbirleriyle ilişkili oldukları belirtilmiştir. .... Mah. 45.Sk. 19/1 Kapaklı/Tekirdağ adresinde faaliyet gösteren ... Kimya Kozmetik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin dava tarihi itibarıyla sicil kayıt belgelerinin celbi için Tekirdağ Ticaret Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılmış, akabinde dosya dava konusu edilen kalıp ayırıcı, torpido parlatıcı, hızlı yapıştırıcı, pas sökücü ve yağlayıcı ürünlerinin davalı tarafından "..." markası ile iltibas oluşturacak şekilde "..." ibareli marka ile kullanılıp kullanılmadığına ilişkin her bir ürün için ayrı ayrı denetime elverişli şekilde inceleme yapılması ve istinaf ilamı ile davalı itirazları da değerlendirir ek rapor düzenlenmesi için heyete bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından hazırlanan ve sunulan 17/09/2025 tarihli ek rapor ile, sektörel Açıdan Değerlendirildiğinde; Kalıp Ayırıcı/Yağlayıcı: Davacı ve davalı tarafa ait genel teknik özellikleri itibariyle incelenen, 4.sınıf emtia sınıfında yer alan kalıp ayırıcı/yağlayıcı ürünlerinin aynı kullanım yöntemleri bulunan, aynı/benzer alıcı çevresine hitap eden ve benzer ihtiyaçları gideren ürünler olduğu kanaatine varıldığı, hızlı Yapıştırıcı: Davacı ve davalı tarafa ait genel teknik özellikleri itibariyle incelenen, 1.sınıf emtia sınıfında yer alan hızlı yapıştırıcı ürünlerinin aynı kullanım yöntemleri bulunan, aynı/benzer alıcı çevresine hitap eden ve benzer ihtiyaçları gideren ürünler olduğu kanaatine varıldığı, pas sökücü: Davacı ve davalı tarafa ait genel teknik özellikleri itibariyle incelenen, 2.sınıf emtia sınıfında yer alan pas sökücü ürünlerinin aynı kullanım yöntemleri bulunan, aynı/benzer alıcı çevresine hitap eden ve benzer ihtiyaçları gideren ürünler olduğu kanaatine varıldığı, torpido Parlatıcı: Davacı ve davalı tarafa ait genel teknik özellikleri itibariyle incelenen, 3.sınıf emtia sınıfında yer alan torpido parlatıcı ürünlerin aynı kullanım yöntemleri bulunan, aynı/benzer alıcı çevresine hitap eden ve benzer ihtiyaçları gideren ürünler olduğu kanaatine varıldığı, kök raporda; “ürünler ve iş tanıtım evrakları üzerinden tecavüz konusu unsurların silinmesi, silinemiyor ve tecavüzün önlenmesi kaçınılmaz ise imhalarına karar verilmesi suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin giderilebileceği” yönünde kanaat belirtilmiş olup, davalı itirazı bu kapsamda değerlendirildiğinde; kök raporda belirtildiği şekilde, öncelikle tecavüz konusu unsurların silinmesi yoluna başvurulması gerektiği, bu kapsamda ürünlerin dışına, altı göstermeyen, en düşük maliyetli ve karşı tarafa en az zarar verecek farklı bir ambalaj etiketinin yapıştırılabileceği, “ambalaj ve etiketleme” konusunun farklı bir uzmanlık alanı olduğu, bu açıdan “ambalaj ve etiketleme konusunda uzmanlığı olan” ve ambalaj ve etiketlerin ürünlere uygulanma aşamasında baskı makineleri ve yüzey kaplama tekniklerinden anlayan bir uzmanca değerlendirilmesi hususunda nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, markasal açıdan değerlendirildiğinde; davalının “iltibas değerlendirmesi” ve “taraf markalarına ve tescil süreçlerine ilişkin” belirttiği itirazların, gerek kök rapor gerekse de ek rapor aşamasında Mahkemenin görevlendirmesi kapsamında ayrıntılı şekilde değerlendirildiği, bu açıdan, belirtilen itirazlar, önceki beyan ve itirazların tekrarı niteliği arz ettiğinden, kök ve ek raporda markaya tecavüz açısından belirtilen görüşü değiştirecek bir durum bulunmadığı haksız rekabet açısından ise, davaya konu kullanımın davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım olduğu tespit edilmekle birlikte, Yüksek Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin ... Esas ve ... Karar ve 14.03.2022 tarihli kararı göz önüne alınarak, TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağına dair nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, aşamalarda belirtilmeyen “sessiz kalma yoluyla hak kaybı” açısından yapılan itiraz, görevlendirme kapsamında değerlendirilecek olursa; • Yüksek Yargıtay’ın, sessiz kalma yoluyla hak kaybı süresinin, tecavüz eyleminin başladığı tarihten itibaren değerlendirilmesi gerektiğini belirttiği(T.C YARGITAY 11. Hukuk Dairesi Esas: 2020 / 453 Karar: 2021 / 3620 Karar Tarihi: 13.04.2021) • Marka hakkına tecavüz iddiasının, davacı tarafça 22/03/2019 tarihli ihtarnameyle ileri sürüldüğü dikkate alınarak, davalı tarafın markasal kullanımının bu tarihten geriye doğru 5 yıldan daha uzun bir süreye dayanması ve davacının bu durumu bildiği veya bilebilecek halde olduğunun belirlenmesi durumunda, tecavüze sessiz kalındığı şeklinde değerlendirme yapılmasının mümkün olabileceği, davalı sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin savunma yapmakla birlikte, buna dair savunmasına yukarıda belirtildiği gibi dayanak olacak şekilde, herhangi bir bilgi/belgenin dosya kapsamında yer almadığının tespit edilmekte olduğu, tespit edilen mevcut dosya durumuna göre “sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin” nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. .... tescil numaralı markanın hangi tarihte müddet olduğuna ilişkin Türk Patent ve Marka Kurumu'na yazılan yazı sonrası dosya yeniden resen oluşturulan bilirkişi heyetine davalının itirazlarını değerlendirir, davalının davacının marka haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığı ve haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı, davacı tarafça dosyaya sunulan görsellerin davalıya ait olup olmadığı, sessiz kalmaya ilişkin davalı iddiaları hususunda inceleme yapılması için tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince hazırlanan 30/03/2026 tarihli rapor ile, davacı tarafa ait olduğu belirtilen www.....com.tr alan adlı internet sitesinin inceleme tarihi itibarıyla erişilebilir, aktif ve faal durumda olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu internet sitesinin içerik yapısı incelendiğinde, site üzerinde “...” ibaresi ve buna ait “ ” logosu ile faaliyet yürütüldüğü, site içerisinde “ürün gamında aerosol ürünler, yapıştırıcılar, yüzey teknik kimyasalları, yağlama ürünleri (gres dahil), temizlik ve hijyen ürünleri bulunduğu” teknik olarak tespit edildiği (Bknz: 3.1 maddesindeki ekran görüntüleri), davacıya ait olduğu belirtilen www....com.tr alan adının .... kayıtları incelendiğinde, ilgili alan adının 28.07.2004 tarihinde tescil edildiği ve alan adı sahibinin gizli tutulduğu (Bknz: Whois-1 ekran görüntüsü), davacıya ait olan ilgili internet web sitesinin “www....com.tr” adresinde davacı tarafından beyan etmiş olduğu gibi uzun yıllardan bu yana yoğun bir şekilde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi olan üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 03 Şubat 2007 tarihinden bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve “...” ibaresi ve “ ” logosu ile faaliyet gösterdiği tespit edildiği (Bknz: 3.2 maddesindeki ekran görüntüleri), Davalıya ait olduğu belirtilen “@...” isimli...sosyal medya hesabının https://www....com/..../ adresinde yer alan profil sayfası incelenmiştir. Yapılan incelemede; hesap adının “... KİMYA LTD. ŞTİ.” olarak kullanıldığı, hesabın Temmuz 2016 tarihinde oluşturulduğu tespit edildiği, inceleme tarihi itibarıyla ilgili Instagram hesabında 2.272 takipçi ve 229 adet paylaşım bulunduğu, paylaşımların genel olarak “endüstriyel temizlik kimyasalları, üretim süreçleri, ürün tanıtımları, stok ve sevkiyat faaliyetleri ile kurumsal tedarik hizmetleri” temalı tanıtım içeriklerinden oluştuğu görüldüğü davalıya ait olduğu belirtilen “@...” isimli .... hesabı üzerinde yapılan teknik incelemelerde; hesabın kurumsal ürün tanıtımına yönelik içeriklerden oluştuğu, dosyada davaya konu olarak belirtilen ibareli bazı paylaşımların inceleme tarihinde aktif olarak yayında bulunduğu, bazı paylaşımların ise güncel olarak yayında olmadığı ancak önceki bilirkişi raporlarında yer alması sebebiyle geçmişte yayında olduğunun dijital kayıtlar üzerinden teknik olarak tespit edilebildiği anlaşıldığı (Bknz: 3.3 maddesindeki ekran görüntüleri), davalıya ait olduğu belirtilen “@....” isimli .... hesabı üzerinde yapılan incelemelerde; dosyada davaya konu olarak belirtilen ibareli belirtilen paylaşımların güncel olarak erişilebilir olduğu (Bknz: 3.4 maddesindeki ekran görüntüleri), davaya konu ürünlerin endüstriyel bakım kimyasalları ve teknik aerosol ürünleri sektöründe yer aldığı, sanayi işletmeleri, otomotiv servisleri ve bakım-onarım faaliyetlerinde kullanılan teknik ürünler olduğu anlaşılmıştır. sektörde kullanıcı kitlesinin ağırlıklı olarak teknik personelden oluştuğu ve ürün tercihinin çoğu zaman teknik ihtiyaç, kullanım alışkanlığı ve tedarik süreçleri doğrultusunda gerçekleştiği, davaya konu ... ve .... ibareli markalar incelendiğinde her iki markanın aynı harf grubu ile başlaması ve fonetik yapılarının belirli ölçüde benzerlik göstermesi nedeniyle özellikle sözlü kullanım ve hızlı tedarik süreçlerinde kullanıcı algısı bakımından belirli bir yakınlık oluşabileceği, bu nedenle sektörel kullanım koşulları dikkate alındığında, ... markalı bir ürünü talep eden bir kullanıcının marka isimlerindeki fonetik yakınlık nedeniyle .... markalı bir ürünü satın alması ve bunu ilk aşamada fark etmeyebilmesi ihtimalinin tamamen göz ardı edilemeyeceği, işbu değerlendirmeler sektör uygulamaları, kullanıcı davranışı ve teknik kullanım koşulları dikkate alınarak yapılmış olup; markaların benzerliği ve karıştırılma ihtimaline ilişkin hukuki ve markasal değerlendirme, bilirkişi heyetinde yer alan [48.01 Patentler ve Faydalı Modeller, 48.02 Markalar, 48.03 Tasarımlar] uzmanlık alanına sahip marka uzmanı bilirkişi tarafından ayrıca değerlendirildiği, markasal açıdan; .... tescil no.lu markasının 02, 04, 06. sınıflarda; .... tescil no.lu markası 01, 03. sınıflarda; .... tescil no.lu markası 01, 02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, 11, 12, 16, 17, 19, 21, 35, 37, 40. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, 2. Kalıp ayırıcı, torpido parlatıcı, hızlı yapıştırıcı, pas sökücü, yağlayıcı şeklindeki markasal kullanımları gösterir ürün numuneleri, katalog ve internet ekran görüntülerinin dosyaya ibraz edilmiş olduğu, davalı taraf dava konusu ürünlerin kendisinden alındığının tam olarak tespit edilemediğini, dava dosyasında daha önce delil tespiti yapılmamış olduğunu, rapordaki ürün görsellerinin kendisiyle bir ilgisi bulunmadığını beyanında bulunmaktaysa da dosyada mevcut ürün numuneleri, karvizit, kataloglar ile bilişim yönünden yapılan teknik inceleme neticesinde davalı tarafın “... KİMYA” ve “.... KİMYA” ile ilişkili olduğu kanaati oluştuğu, Mahkemece, dava konusu markasal kullanımların davalıya ait olduğu kanaati oluşması ihtimaline binaen, aşağıda marka hakkına tecavüz yönünden inceleme yapıldığında, “kalıp ayırıcı, torpido parlatıcı, hızlı yapıştırıcı, pas sökücü, yağlayıcı” ürünlerde davalı kullanımlarını gören tüketicinin aklına davacı markasının geleceği (doğrudan karıştırma) veya her iki firma arasında organik ve/veya ekonomik bağ bulunduğu kanısını oluşturacağı (dolaylı karıştırma) gerekçesiyle marka hakkına tecavüz koşulları olduğunun kabul edilebileceği, Mahkeme nezdinde davalı eyleminin davacının “....” esas unsurlu markasından doğan hakkına tecavüz teşkil ettiği kanaatine varılacak olursa, benzer markanın kullanılması suretiyle bir çıkar elde etmiş olmak TTK m. 55/1/a/4 uyarınca davacının emeğinden haksız faydalanma olarak haksız rekabet kapsamında değerlendirilebileceği, davalının belirtilen ürünler üzerinde “...” markasını uzun süredir kullandığını ve davacının bu kullanıma sessiz kaldığını gösterir bir delil bulunmadığı; Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete bağlı talepler yönünden sessiz kalmak suretiyle hak kaybı olup olmadığını takdirin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmiş; davacının ... tescil numaralı "....." ibareli markasının 02, 04 ve 06.sınıf emtialarda, ... tescil numaralı "......." ibareli markasının 01 ve 03. sınıf emtialarda,... tescil numaralı "..." ibareli markasının 01, 02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, 11, 12, 16, 17, 19, 21, 35, 37 ve 40.sınıf emtialarda tescilli olduğu, .... tescil numaralı "..." ibareli markanın 06, 07, 08 ve 11.sınıf emtialarda tescilli olduğu (dava açıldıktan sonra geçersiz hale gelmiş ise de dava tarihi itibariyle korumasının devam ettiği), .... tescil numaralı "...." ibareli markasının 09 ve 35.sınıf emtialarda tescilli olduğu, davalı markasının kalıp ayırıcı, torpido parlatıcı, hızlı yapıştırıcı, yağlayıcı ve pas sökücü türündeki emtialarda tescilinin bulunmadığı, kaldı ki davalının kullanımındaki emtialara ilişkin daha önceki tarihli davacı markaları karşısında davalı markasının SMK'nın 155.maddesi uyarınca savunma gerekçesi olarak sunulamayacağı, davalının bu markası ile aynı ibare içeren ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen ürünler karşılaştırıldığında davalının "...." ibareli kullanımlarının davacının "..." ibareli markasına işitsel ve görsel olarak yaklaştığı ve ortalama tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin doğduğu anlaşılmış, davalı eylemlerinin davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı tarafça bilirkişi raporunda görseline yer verilen ürünlerin kendisine ait olmadığı yönünde açık bir inkar bulunmamakla birlikte belirsizlik nedeniyle görsellerin kendilerine ati olmadığı yönünde savunma yapılmış ise de davalının adresi ile bilirkişi tarafından incelenen ürünler ile kartvizit üzerindeki adresin aynı olması ve bu ürünler üzerindeki markanın davalı adına tescil edilmiş olması dikkate alındığında bilirkişi raporlarında inceleme konusu yapılan ve davalıya ait olduğu belirtilen görsellerdeki ürünlerin davalıya ait olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı tarafça ... ibareli markanın uzun üzre kullanılmasına rağmen davacının sessiz kalarak hak kaybına uğradığı ileri sürülmüş ise de, davalının uzun süredir ihlal teşkil eden kullanımının bulunduğu ve davacının bun kullanımı öğrenmesine rağmen sessiz kaldığı ispatlanamadığından sessiz kalma yoluyla hak kaybının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının haksız rekabete ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin .... E,... Karar sayılı, 14.03.2022 Tarihli kararında; "... markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (mülga 556 sayılı Marka KHK) hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, Dairenin bu konudaki eski içtihatlarını sürdürme imkanı kalmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının tescilli markasının benzerinin, tescil kapsamındaki ilaç emtiasında kullanılması şeklindeki davalı eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin gerekçesi yerinde görülmediğinden, hükmün bu kısım yönünden temyiz eden davalı yararına bozulması..." şeklindeki gerekçe ile açıklandığı üzere; somut uyuşmazlıkta, davacının haksız rekabet iddiasının marka hakkına dayandığı, bu durumda TTK 55/1-a-4 maddesi gereğince aynı zamanda haksız rekabetin oluştuğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılmakla haksız rekabet isteminin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın kısmen kabulü ile davalının davacının marka haklarına tecavüzünün tespitine, menine, tecavüz teşkil eden ürünle el konularak imhasına, 2-Haksız rekabete ilişkin talebin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince 732,00 TL ilam harcından, 44,40 TL peşin harcın mahsubu ile, 687,60 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen tecavüz tecavüz davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen haksız rekabet davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 88,80 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 482,40 TL tebligat - tezkere masrafı ve 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.482,40 TL yargılama giderinin, davanın kabul - ret oranına göre hesaplanan 7.741,20 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan 361,00 TL tebligat - tezkere masrafı ve 30.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 30.361,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul - ret oranına göre hesaplanan 15.180,50 TL'sinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına,
9-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 10-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır