Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13985 E. 2026/3724 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13985
Karar No
2026/3724
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1370 E., 2025/1269 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/223 E., 2023/17 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşinin 19.06.1991 tarihinde vefat ettiğini, ölüm aylığının bağlanması istemiyle Kuruma başvuru yaptığını, bu başvurusunun 06.02.2020 tarihinde reddedildiğini, reddedilmesinin sebebinin ölüm aylığında yararlanma şartlarından biri olan brüt asgari ücretin üzerinde olmasından ötürü ... tarafından yapılan denetim raporunun sonucunun ilgili ölüm aylığı açısından brüt asgari ücretin üzerinde olması nedeniyle 10.08.2015 tarihinden itibaren ölüm aylığının brüt asgari ücretin üzerinde olan kısmının kesildiğini, .. ... İl Müdürlüğü yazısında hak sahibi sıfatıyla eşinden ve babasından dolayı ölüm aylığı almakta iken 06.05.2019 tarihinden geriye doğru beş yıllık (24/05-2015/12) dönemleri arası zamanaşımına göre toplam 11.606,81 TL borç çıkarıldığını, bu nedenle davacının ölüm aylığının iptal edilmesinin haksız olduğunun tespiti ile 10.08.2015 tarihinden itibaren bağlanılan ölüm aylığına dair borcun silinmesini ve birikmiş her bir ölüm aylığının kesilmiş miktarını ödenmesi gereken tarihten itibaren ödeme tarihine kadar davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının almakta olduğu gelirin brüt asgari ücretten yüksek olduğunun tespit edildiğini, kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 18.02.1994 tarihinde vefat eden eşi ... ..'ten dolayı 23.02.1994 tarihinden itibaren 4/I-a kapsamında SSK ölüm aylığı bağlandığı, 19.06.1991 tarihinde vefat eden babası Mehmet ..'dan dolayı 4/I-b kapsamında Bağ-Kur ölüm aylığı bağlandığı, Kocaeli Sosyal Güvenlik denetmenlerince tutulan rapor ile 01.10.2011-31.12.2015 döneminde aylık gelirlerinin brüt asgari ücretin üzerinde olduğu tespit edildiğinden, tespit tarihi olan 06.05.2019 tarihinden geriye doğru 5 yıllık (2014/05-2015/12 dönemleri arası zamanaşımına göre) aylıkları hak etmediğinden tarafına 11.606,81 TL borç tahakkuk ettirildiği, davacı vekilinin 05.02.2020 tarihli dilekçesi ile tahakkuk ettirilen yersiz ödeme işleminin iptal edilmesini ve kesinti yapılan kısmın müvekkiline ödenmesini talep ettiği, davalı Kurumun yapılan işlemin mevzuata uygun olduğundan ölüm aylığı ile ilgili yapılan işlemin iptal edilemeyeceği şeklinde cevap verdiği, davacının 31.12.1985 edinim tarihli mesken (dubleks) nitelikli taşınmazının kayıtlı gelir tespiti kapsamında değerlendirmeye tabi olduğu denetmen raporunda 2011 yılı emsal kira bedelinin 331, 00... yılı emsal kira bedelinin 366,18 TL, 2013 yılı aylık emsal kira bedelinin 395,29 TL, 2014 yılı emsal kira bedelinin 445,31 TL, 2015 yılı emsal kira bedelinin 468,69 TL, 2016 yılı emsal kira bedelinin aylık 480,92 TL olduğunun belirlendiği, davacının gelir getirebilecek taşınmazlarının olduğu, ancak Yargıtayın istikrarlı içtihatları gereği "02.07.2005 tarih ve 5386 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 506 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 91. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre, 06.08.2003 tarihinden önce hak sahibi kız çocuklarına bağlanan gelir ve aylıklar, bunların evlenmeleri, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmaları veya kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık almaları halleri hariç olmak üzere geri alınmaz. Bunlardan, yukarıda belirtilen haller haricindeki nedenlerle gelir veya aylıkları kesilen veya durdurulan kız çocuklarının gelir ve aylıkları, kesme veya durdurma tarihi itibariyle talep şartı aranmaksızın yeniden başlatılır" hükmü getirilmiştir. Anılan hükümde aylık kesilmesini gerektirecek haller tahdidi olarak sayılmıştır. Anılan hüküm gereğince aylık brüt asgari ücreti geçme şartı aranmamıştır. Davacının üzerine kayıtlı ancak herhangi bir gelir elde etmediğini beyan ettiği taşınmazların aylık geçimini sağlayacak gelirler bakımından hesaplanamayacağı kanaatine varılarak, davacının aylığının kesilmesi ve 11.606,81 TL borç çıkartılması işleminin yerinde olmadığına dair gerekçeleriyle; davanın kabulüne, -Davacıya 10.08.2015 tarihinden itibaren başlayan ölüm aylığına ilişkin aylık gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu gerekçesiyle belirlenen 11.606,81 TL borç işleminin iptaline, -Birikmiş ölüm aylığının kesilmiş miktarını ödenmesi gereken tarihten itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalı kurum tarafından davacıya ödenmesine," şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu,mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalının yerinde görülmeyen tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; -Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, -5510 sayılı Kanun düzenlenmesi çift maaşın tam olarak alınması olanağının bulunmadığını, -Mahkeme hükmünün yerinde olmadığını, -Davacının iddiaları ve mevcut dosya kapsamı itibari ile bilirkişi raporunun içeriği de asıl olarak kurum işleminin yerinde olduğunu ortaya koyduğunu, -Davaya konu olaylarında davacının gelirden başka gayrimenkul sahipliği mevcut olduğundan talebi hakkından olumlu işlem yapılmadığını, bu kapsamda davacının gelir testinde asgari brüt ücreti geçen dönemler bakımından iptalinin yerinde olduğunu raporun detayında bu hususta sonuç görüş olarak kurum aleyhine durum ortaya konduğunu, belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13985, K. 2026/3724, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13985-e-2026-3724-k-056a362aedaf