Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/614 E. 2026/1453 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/614
- Karar No
- 2026/1453
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/614
KARAR NO: 2026/1453
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/01/2023
NUMARASI: 2015/81 Esas - 2023/18 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 09/07/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 2009 yılında kurulduğunu ve ... ... sigorta poliçesi tanzim ettiğini, davalı .... Şti.'nin de aynı alanda faaliyet gösterdiğini ve ... ... sigorta poliçesi tanzim ettiğini, diğer davalı .... Şti.'nin ise ... ... tesisat firmaları için yazılım programı hazırladığını, aynı hissedarlık yapısına sahip davalı şirketlerin, Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 6. maddesinde düzenlenen, hakim durumu kötüye kullanarak haksız rekabet teşkil eden eylemleriyle davacı şirketin zarara uğramasına neden olduklarını, bu hususun rekabet kurulunun 2013/2-40, 14-33/666-492 karar sayılı ve 16.09.2014 tarihli kararı ile sabit olduğunu, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle davacının uğradığı zararın tanzim edilmesi gerektiğini, davacının uğradığı zararın, davalıların elde ettiği ve davacının mahrum kaldığı gelir ile sair deliller ışığında yapılacak inceleme ile ortaya çıkacağını bu nedenle şimdilik 50.000,00-TL zararın 3 katı oranında tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsiline ve haksız rekabetin menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...şirketinin sigorta aracılık hizmetleri verdiğini, diğer davalı .... Şti.'nin ise ... ... tesisat projelerinin dijital olarak hazırlanması hizmetini verdiğini, her iki davalı firma tarafından yapılan işbirliği neticesinde dijital olarak hazırlanan ... ... projelerinin, yine dijital olarak web üzerinden gönderilmesinin sağlandığını, bu dijital projelere, dijital sigorta projesi de eklenmek suretiyle sistemin tamamen dijitalleştiğini, büyük bir hız, tasarruf ve kolaylık sağlandığını, davacı tarafından belirtilen rekabet kurulu kararının kesinleşmediğini ve iptal davalarını devam ettiğini, mevcut durumun haksız rekabet teşkil etmediğini, dijital projelere, dijital poliçe eklenmesi ve bu surette sistemin tamamının dijital olmasının “... ...” ın tercihi olduğunu, sonrasında ise ... ...'ın bu talebinden vazgeçtiğini, sistemin manuel poliçelere de açılması ile ... açma işlemi esnasında poliçe tesliminin yeterli görüldüğünü, davalı şirketlerin bu süreçte etkisi ve yetkisi olmadığını bu nedenle de haksız rekabetin söz konusu olamayacağını, 2013 yılı Temmuz ayında başlayan hizmet neticesinde 7. ayda 7 82 poliçe, 8. ayda 2.275 poliçe, 9. ayda 8.826 poliçenin tanzim edildiğini, sonrasında ise ... ...'ın talebi ile poliçelerin elden teslim edildiğini, bu aydan sonra zorunluluk kalmadığını, 2013/Eylül ayından itibaren zarar iddiasını kabul etmediklerini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davalı Tekhnelogos şirketinin Ankara ilinde ... ... dağıtım faaliyetini gerçekleştiren ... ... ... ile aralarında 10.06.2013 tarihinde akdedilen “Dijital Proje Onay ve Tesisat Kontrol İşbirliği Sözleşmesi” çerçevesinde haksız rekabete konu faaliyetlerinde bulunduğu görüldüğünden; davacı şirketin haksız rekabetten dolayı zarara uğradığını iddia ettiği 2013 yılı Ağustos ayı hesaplamanın başlangıç tarihi, Rekabet kurulunun karar tarihi olan 2014 yılı Eylül ayı ise uygulamanın etkisinin kalmadığı tarih olarak kabul edilmek suretiyle ıslah dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak 463.603,86-TL üzerinden davanın kabulüne, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; haksız rekabetin oluşmadığını, Dijital Sistemin yanı sıra her halükarda Manuel Proje ve Manuel Poliçe imkanının yürürlükte olduğunu, davalı firmaların piyasaya yeni aktör olarak girmesinin ve bu nedenle de davacının gelirlerinin azalması normal karşılanması gerektiğini, davalı firmalar ... Mobile sistemini ... ...'ın tercihleri doğrultusunda Ankara'da devreye aldıklarını ancak yine ... ...'ın talebi ile poliçelerin elden teslim edildiğini ve sistemde herhangi bir zorunluluğun kalmadığını, sistemin sadece 3 Ay yürürlükte kaldığını ve sistemin yürürlükte kaldığı sürede sadece 8.826 adet poliçe üretildiğini ancak bu beyanlarının göz ardı edildiğini ve 14 aylık bir tazminat hesaplaması yapılarak yerinde olmayan bir karar verildiğini, davalı firmalar sadece Online Proje ve Poliçe pazarında faaliyet gösterdiğini ancak davacı firmanın faaliyet gösterdiği alanların oldukça fazla olduğunu ancak diğer alanlarda davacının etkinliğine zarar verilmeyeceğini, piyasaya davalı firmaların dışında da yeni aktörler girdiğini, hesaplanan tazminatın yerinde olmadığını, 2013 yılı Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları dışında herhangi bir zarar hesaplamasından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, hükme esas alına bilirkişi raporlarında, kendilerinden talep edilmesine rağmen, bu piyasaya yeni giren ve teknolojik bir üstünlükle giren davalı firmaların piyasaya etkilerini değerlendirmediğini, davalı firmaların getirdiği yenilikler karşısında tercih edilebilir olduklarını da değerlendirilmediğini, son derece kolay bir sistem olduğundan tercih edilir olması ve piyasadaki pastadan pay almasının da gayet normal olduğunu ancak bu durumun ve beyanlarının ne bilirkişi raporlarında dikkate alındığını ne de mahkemede dikkate alındığını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, tazminatın şartlarının oluşup oluşmadığı e miktarı noktasındadır.
4054 sayılı Kanun'un 1. maddesinde; "Bu Kanun'un amacı, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır." kuralına yer verilmiş, 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukuki işlem ve davranışların, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemlerin bu Kanun kapsamına girdiği belirtilmiş, "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "teşebbüs", "piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler" olarak tanımlanmış; "Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar" başlıklı 4. maddesinde, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan doğruya veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı ve yasak olduğu belirtilmiş; "Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması" başlıklı 6. maddesinde de, Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.
Tazminat Hakkı başlıklı 57. Maddesi "Her kim bu Kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu kötüye kullanırsa, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur. Zararın oluşması birden fazla kişinin davranışları sonucu ortaya çıkmış ise bunlar zarardan müteselsilen sorumludur."
Zararın Tazmini başlıklı 58. Maddesi "Rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması sonucu bundan zarar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki farkı zarar olarak talep edebilirler. Rekabetin sınırlanmasından etkilenen rakip teşebbüsler, bütün zararlarının tazminini rekabeti sınırlayan teşebbüs ya da teşebbüslerden talep edebilir. Zararın belirlenmesinde, zarar gören teşebbüslerin elde etmeyi umdukları bütün karlar, geçmiş yıllara ait bilançolar da dikkate alınarak hesaplanır.
Ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa, hâkim, zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan karların üç katı oranında tazminata hükmedebilir."
İspat Yükü başlıklı 59. Maddesi "Zarar görenlerin, bir anlaşmanın varlığı ya da piyasada rekabetin bozulduğu izlenimi veren, özellikle piyasaların fiilen paylaşılması, uzun sayılacak bir süre piyasa fiyatında gözlenen kararlılık, fiyatın piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerce birbirine yakın aralıklarla artırıldığı gibi kanıtları yargı organlarına sunmaları halinde, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde bulunmadıklarını ispatlama yükü davalılara geçer. Rekabeti sınırlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaların varlığı her türlü delille ispatlanabilir." şeklindedir.
Rekabet Kurulunun ... dosya sayılı, ...karar sayılı 02.03.2010 tarihli kararında, 06.11.2013 tarih, ... sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturmaya göre, .... Şti.'nin 4054 sayılı Kanunun 6. Maddesi çerçevesinde ... ... iç tesisat projelerinin online gönderimi pazarı ve ... ... iç tesisatlarının sigortalanması pazarlarında hakim durumda bulunduğuna, söz konusu teşebbüslerin rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 6. maddesini ihlal ettiğine, bu nedenle 4054 sayılı Kanunun 16 maddesinin 3. fıkrası ve rekabeti sınırlayıcı anlaşma, uyumlu eylem ve kararlar ile hakim durumun kötüye kullanılması halinde verilecek para cezalarına ilişkin Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının b bendi, 2. fıkrası ve 7. maddesinin 1. fıkrası hükümleri uyarınca 2013 mali yılı sonunda oluşan ve kurul tarafından belirlenen yıllık toplam gayrisafi gelirlerini takdiren % 0,3 oranında olmak üzere .... Şti. ve ....... Şti.'nin ekonomik bütünlüğüne müteselsilen 44.222,35 TL idari para ceza verilmesine karar verilmiştir.
Ankara 7. İdare Mahkemesi 2015/431 E.,2016&415 K. Sayılı kararında,'' Bakılan davada, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı şirket ile dava dışı ...... Limited Şirketi'nin aynı iki ortağa ait tüzel kişilikler olduğu, aralarındaki ilişkinin sadece işbirliği olarak nitelenemeyeceği, davacının yazılımıyla ... ... A.Ş.'ye çevrim içi gönderilen projelerde sigorta poliçelerinin de online gönderiminin zorunlu tutulması ve bunun da yine grup şirketi olan yukarıda anılan ...... Limited Şirketi tarafından sağlanmasını öngören bir mekanizmanın mevcut olması ve davacının soruşturma raporunda yer verilen Haziran 2013 - Nisan 2014 arası pazar payı verileri göz önünde bulundurulduğunda kendisine idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.'' kararı verilmiş olup karar Danıştay 13. Daire 2016/3612 E., 2022/1812 K. Sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir.
Genel olarak haksız fiilin unsurları hukuka aykırı eylem, zarar, nedensellik bağı ve kusurdur. İhlâlin varlığını değerlendirmek bakımından, Kurul kararlarının tazminat yargılamasına etkisi değerlendirilmelidir. Konuyla ilgili Yargıtay kararlarına bakıldığında, hukuka aykırı eylemin varlığının öncelikle Rekabet Kurulu Kararı ile tespit edilmesi gerektiği yönündedir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2010/400 E. 2010/1105 K. Sayılı ilamı "...Tazminata hükmedilebilmesi için, mahkemenin de doğru olarak belirlediği gibi uyuşmazlığa konu uygulamanın veya anlaşmanın 4054 sayılı Yasa’ya aykırılığının tespit edilmesi zorunludur. Bu durumun da Rekabet Kurulu kararı ile tespit edilmesi gereklidir." Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 1999/3350 E. 1999/6364 K. sayılı ilamı ise, "…davada yer alan talebin açıklanan niteliği gözetildiğinde, tazminata karar verilebilmesi için öncelikle 4054 sayılı Yasanın yetkili kıldığı “Rekabet Kurulu” tarafından hakim durumun kötüye kullanılmış olduğunun saptanması gerekir. Mahkemece bu yön gözetilerek, davacı tarafın anılan yasa kapsamında Rekabet Kurumuna başvuruda bulunup bulunmadığının araştırılması, böyle bir müracaat yoksa yapılacak başvurunun ön mesele olarak sonucunun beklenmesi gerekirken bu husus düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir" şeklinde olup Rekabet Kurulu tarafından 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un, 6 maddesinin ihlal edildiğinin saptanmış olduğundan kanuna aykırılık hali Rekabet Kurulu'nun rekabetin ihlali kararı ile ispatlanmıştır. Bu hali ile, davalı şirketlerin hakim durumdaki teşebbüs olduğu, sahip olduğu pazar gücünün avantajından faydalanarak gerçekleştirdiği rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırıcı eylemler ile hakim durumun kötüye kullandığı hususunun rekabet kurulu kararı ile sabit olduğundan ve hukuka aykırılığı Rekabet Kurulunun kararıyla tespit edildiğinden, haksız fiilin unsurların oluşmadığına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı taraf davacının uğradığı zararı, davalıların elde ettiği ve davacının mahrum kaldığı gelir nedeni ile elde ettiği karı tazminat olarak talep etmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda,davacı şirketin 2013 yılı gelir tablosu ile yapılan oranlamada ise davacı şirketin 25.490,18 TL doğalgaz sigorta poliçesi komisyon kaybı esas alındığında 2013 yılı ticari kar kaybının 18.737,83 TL hesaplandığı, davacı şirketin 2014 yılı gelir tablosu ile yapılan oranlamaz ise davacı şirketin 31.067,04 TL doğalgaz sigorta poliçesi komisyon kaybı esas alındığında 2014 yılı ticari kar kaybının 7.480,94 TL olabileceği hesaplandığı, davacı şirketin 2013 yılı gelir tablosu ile yapılan oranlamada ise davacı şirketin 14.141,81 TL doğalgaz sigorta poliçesi komisyon kaybı esas alındığında 2013 yılı Ağustos-Eylül arasındaki ticari kar kaybının 10.395,64-TL olabileceği hesaplandığı, 2014 yılının tamamında komisyon gelir kaybının 33.304,32 TL olabileceği hesaplandığı, davacı şirketin 2014 yılı gelir tablosu ile yapılan oranlamada ise davacı şirketin 33.304,32 TL doğalgaz sigorta poliçesi komisyon kaybı esas alındığında 2014 yılındaki ticari kar kaybının 8.019,68 TL olabileceği hesaplandığı, davacı şirketin 2015 yılı gelir tablosu ile yapılan oranlamada ise davacı şirketin 27.163,60 TL doğalgaz sigorta poliçesi komisyon kaybı esas alındığında 2015 yılı Ocak-Eylül arasındaki ticari kar kaybının 4.497,61 TL olabileceği hesaplandığı, davalı ... şirketinin 01.06.2013-31.12.2013 arası dönemde Ankara İli ... ... Şirketinin Bölgesinde kontör satışından 179.218,28 TL, 01.01.2014-31,08.2014 arası dönemde kontör satışından 313.186,39 TL olmak üzere toplam 179.218,28 TL, 313.186,39 TL - 492.404,67 TL ticari karlılık elde etmiş olabileceğinin hesaplandığı, kök rapordaki hesaplamada değişikliğe gidilecek bir husus bulunmadığı, davalı ...şirketinin 01.06.2013-31.12.2013 arası dönemde Ankara İli ... ... Şirketinin bölgesinde düzenlemiş olduğu doğalgaz sigorta poliçelerinden 49.758,24TL, 01.01.2014-31.08.2014 arası dönemde 104.776,39 TL olmak üzere toplam 49.758,24 TL, 104.776,39 TL - 154.534,62 TL ticari karlılık elde etmiş olabileceğinin tespit edilmiş olduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime elverişli olup Mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 58. maddesindeki "Ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa, hakim, zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan karların üç katı oranında tazminata hükmedebilir" düzenlemesi, zararı aşan oranda tazminat düzenlemesi olup, hükmedilecek tazminatın miktarını hakim durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirlemek durumundadır.
Söz konusu hüküm tazminat talebine bir üst sınır getirmiş olduğundan, bu sınır içerisinde kalmak koşulu ile tazminatın miktarını belirlemede hakime takdir yetkisi verilmiş ise de tazminatın katı konusunda takdir yetkisi verilmemiştir. Keza düzenlemede " ' a kadar " ibaresinin kullanılmamış olması bir veya üç kat tazminat haricinde tazminata hükmedilmeyeceği sorununu doğurmaktadır. Bu durumda hakim üst sınır içerisinde kalmak ve varsayımsal zarardan da az olmamak koşuluyla bir veya üç katı tazminata hükmedebileceğinden, zararın en iyimser deyişle davalının ağır ihmalinin olduğu halden kaynaklandığı sabit olmakla, tazminatın üç katı tutarında uygulanması usul ve yasaya uygun olduğu görülerek Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalılar tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan toplam 7.918,00 TL harcın, alınması gerekli olan 31.668,77 TL harçtan mahsubu ile bakiye 23.750,77 TL istinaf karar harcının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2026