Diğer ·
2025/87 E. 2026/169 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2025/87
- Karar No
- 2026/169
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/87 KARAR NO : 2026/169
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 08/05/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DİLEKÇELER AŞAMASI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı markası ve işletmesi olan “...”, yaklaşık 80 yıl önce 12 Aralık 1944 tarihinde, Davacı dedesi merhum ... tarafından ...Caddesi'nde, aynı zamanda ...'ün gömlekçi dükkanı olarak hizmet veren, 124 numaralı tarihi ... binasında açılmış olduğunu, ..., 1944 yılında ...'ni açarak ...'da profiterolü tanıtan ve sevdiren kişi olarak bilinmekte olduğunu, ...'nde bütün ürünler, pastanenin iç tarafında bulunan imalathanede kendi özel formulü ile üretilmekte olup, dışarıdan hazır hiçbir ürün alınmamakta olduğunu, davacının markası, ismini “inceliği, güzelliği ve zerafeti" çağrıştırması amacıyla “...” kelimesinden almaktadır ve kurulduğu günden (...) bu yana bu isim altında faaliyet göstermekte olduğunu, ..., kurulduğu günden bu yana profiterolle özdeşleşmiş bir pastane olup, “...” olarak da anılmakta ve tanınmakta olduğunu, zira ...'nin ticari sır niteliğindeki özel formulüyle ve yüksek kalitede malzemeler kullanarak üretilen profiterol ürünü, dünya çapında tanınırlığa sahip olduğunu, “...” ve “...” görüldüğü ya da işitildiği anda doğrudan Davacı ile bağdaştırılan, pek az markanın erişebildiği bir tanınmışlık düzeyine erişmiş olduğunu, herkes!" tarafından bilinen, ülkemizin, ...'un ve ...'nun önemli bir değeri olduğunu, “...”, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde de 1994 yılından bu yana tescilli bir marka olduğunu, ..., günümüzde de başka herhangi bir şubesi olmaksızın, yalnızca...adresinde faaliyet göstermekte olduğunu, “...” kelimesi dahi işitildiği, görüldüğü anda, ortalama tüketicinin aklına ... ve meşhur profiterol ürünü gelmekte olduğunu, Türkiye'nin ve dünyanın birçok farklı noktasından insanlar, ...'ni görmek, tarihi/meşhur profiterolden yemek için ...'nda bulunan pastaneyi ziyaret edip, video kayıtları yapmakta, hatıra fotoğrafları çektirmekte ve sosyal medyada paylaşıp çok sayıda etkileşim almakta olduğunu, ..., ... bölgesinin tarihini anlatan kitaplarda, tarihi niteliğiyle sıklıkla yer bulmakta olduğunu, Türkiye'ye seyahateden/edecek olan turistlere yönelik hazırlanan ve farklı dillerde yayımlanan yayınlarda da ..., ...'nda ziyaret edilmesi tavsiye edilen yerlerin başında yer almakta olduğunu, Ülke çapında yayın yapan ...'nde yer alan, 09.10.1999 tarihli, ...'nin...'un tarihi ve köklü pastanelerini anlattığı “...” başlıklı köşe yazısında ... ve vurgulandığı, tanındığı ismiyle...şu satırlarla yer bulmuş olduğunu, Yine internet ansiklopedisi olarak bilinen ve akademik çalışmalarda dahi referans olarak kullanılan Wikipedia'nın “...” tanım sayfasında ...'nden ve Davacı Davacının dedesi merhum ...'ten Türkiye'deki profiterolün mucidi olarak bahsedilmekte olduğunu, bununla birlikte ..., “...” ibaresi kullanılarak birçok gezi rehberi, tanıtım bülteni, blog sayfası, ..., ..., ... başta olmak üzere sosyal medya sayfalarında kendine sıklıkla yer bulmakta olduğunu, “...”, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde de 1994 yılından bu yana, logosu ile tescilli, ... başvuru, ... tescil numaralı bir marka olduğunu, aynı zamanda ... tescil numaralı "..." ibaresi ile ayrıca başka bir marka tescili daha bulunmakta olduğunu, Davacı, bütün faaliyetlerini, adına usulünce tescilli bulunan markası ile sürdürmekte olup, faaliyetleri neticesinde ve hitap ettiği geniş toplum kesimi göz önüne alındığında herkes tarafından gayet iyi bilinen, “...” olarak da sıklıkla bilinen, anılan “Tanınmış” bir marka olduğunu, bu bağlamda, tarihi niteliği de olması nedeniyle tüketiciler nezdinde ..., ...,... vb. ibareler işitildiğinde/görüldüğünde ilk algılanan, akla gelen marka olduğunu, bununla birlikte davacı tarafından gerçekleştirilen ... ve ...başvuru numaralı "..." ibareli marka tescil başvuruları da yayın aşamasını tamamlamış olup, markaların tescil süreci devam etmekte olduğunu, davacının dedesi ...'in vefatının ardından davacının merhum annesi... markayı devam ettirmiş, 2024 yılının Nisan ayında ...'in vefatının ardından Davacı ... yasal mirasçı olarak ... markasını devam ettirmekte, aynı isim altında faaliyet göstermekte olduğunu, Davalının özellikle online platformları kullanarak satışlar yapması dolayısıyla Davacının zararının gitgide büyüdüğü, Davacının çok ciddi maddi kayıplarının olduğu göz önünde bulundurularak, bu kapsamda yukarıda konu kısmında anılan hususlara dair SMK md. 159, HMK md. 389 uyarınca davanın sonuna kadar ihtiyati tedbire hükmedilmesini talep eder olduğunu, davacının markası tanınmış bir marka olup, davacının markasının tanınmışlığı, işbu dilekçemiz ekinde sunduğumuz farklı bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, Davalı'nın faaliyetlerinde asli unsur olarak "..." ve "...", "..." ibarelerini tanıtım ve ticari faaliyetlerinde, ... gibi online satış platformlarında kullanmaya devam etmesi, satış faaliyetlerinde bulunması, internet ortamında ve şimdilik tespit edebildiği kadarıyla "..." adresinde tecavüz konusu faaliyetler yürütmesi, tüketiciler nezdinde iltibas yaratmış ve bu durum açıkça marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmiş olduğunu, bu bağlamda ... A.Ş. (...)'ne, ... A.Ş. (...)'ne müzekkere yazılarak; Davacı tanınmışlığından haksızca yararlanmak suretiyle “...” "..." markası altında faaliyet gösteren Davalı ...'a dair "tüm bilgi ve belgelerin, satışlarla ilgili mali tüm dataların" ve Sayın Mahkemenizce davanın aydınlatılması adına resen talep edilebilecek her türlü belgenin celp edilmesine karar verilmesini talep etmekte olduğunu, davalı'nın, marka tecavüzü oluşturan fiillerinin Sınai Mülkiyet Kanunu ve ilgili sair mevzuat hükümleri uyarınca tespitine, ref'i ve men'ine karar verilmesi, Davalı'nın bu hukuka aykırı eylemlerinin durdurulması ve önlenmesi amacıyla; "...", "..." ile içeriğinde "..." geçen internet kullanımları ve fiili kullanımlar dahil olmak üzere tüm kullanımlarının — tedbiren durdurulmasına, — önlenmesine, — "..." — gibi mobil uygulamalarında davalıya ait olan ve "..." adı ile satış yapılan ve menü içeriğinde "..." ibaresi ile satış yapılan onlinefsanal) restoranların kapatılmasına, engellenmesine ve içeriklerinin kaldırılmasına, yargılama safahatında Sayın Mahkemenizce tespit edilecek varsa diğer adreslerde bulunan işletmelerdeki "..." ve "..." "..." ibareli; tabela, pano ve her türlü tanıtım materyallerinin toplatılmasına ve el konularak imha edilmesi ile bu hususlarda dava süresince ve hüküm kesinleşinceye kadar İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesi, Davalı'nın hukuka aykırı fiilleri nedeniyle 25.000 TL manevi tazminatın, ve ayrıca SMK 151/2-A maddesi uyarınca yapılacak hesaplama sonucunda HMK'nın 107. Maddesi uyarınca daha sonra artırılmak üzere, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın, haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi, Davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının, Türkiye genelinde yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede masrafları Davalı tarafından karşılanmak üzere yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak cevap vermediği anlaşılmıştır. II.DELİLLER TPMK'dan ..., ... ve ... numaralı markaların, tescil belgelerinin, başvuru ve tescil tarihlerinin, ürün listelerinin, varsa yenileme tarihlerinin, devir ve lisans belgelerinin, renkli ise renkli suretlerinin celp edildiği anlaşılmıştır. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen marka vekili ..., mali uzman ... ve bilişim uzmanı ... tarafından düzenlenen 23/02/2026 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; A) Bilişim teknik açıdan; 1. Dosya kapsamında davacı tarafından sunulan çevrim içi içeriklerin teknik incelemesinde; Wikipedia isimli internet sitesinde yer alan “...” başlıklı sayfanın inceleme tarihi itibarıyla erişime açık ve yayında olduğu, içerik içerisinde “...” ibaresine yer verildiği ve Türkiye'de profiterolün ilk olarak 1940'lı yıllarda davacı tarafından yapıldığına ilişkin bilgilere yer verildiği tespit edildiği (Bknz: 3.1 maddesi altında yer alan ekran görüntüsü), 2. Davacı tarafından dosyaya sunulan çeşitli ulusal basın yayın organlarına ait internet haber bağlantılarının teknik kontrolünde; ..., ..., ..., ..., ..., gazete arşivi gibi farklı mecralarda farklı tarihlerde yayımlanmış içeriklerin inceleme tarihi itibarıyla erişilebilir durumda olduğu ve söz konusu içeriklerde “...” ve “...” ibarelerinin davacı işletme ile ilişkilendirilerek kullanıldığı, sunulan haber arşiv kayıtlarının tarihsel olarak 1994 yılına kadar uzandığı, ... yıllarına ait farklı yayın tarihlerinin bulunduğu; bu içeriklerin teknik olarak arşiv niteliğinde saklandığı ve bağlantılar üzerinden erişilebilir olduğu görüldüğü 3. ... isimli e-ticaret platformuna bağlı ... mobil uygulamasına ilişkin dosyaya sunulan ekran görüntülerinin teknik incelemesinde; “...” isimli bir satıcı mağazasına ait sayfa görüntülerinin bulunduğu, mağaza adının bu şekilde listelendiği ve “...", vergi kimlik numarasının ise “...” olarak 4. İnceleme tarihi itibarıyla ... mobil uygulaması üzerinde “...” ibaresi ile yapılan aramada toplam 6 farklı satıcının listelendiği, ancak dosyada belirtilen “...” isimli satıcının güncel arama sonuçları arasında yer almadığı görüldüğü, 5. Dosyaya sunulan geçmiş tarihli ekran görüntülerinin incelenmesinde; söz konusu mağazanın geçmişte platform üzerinde aktif olarak listelendiği, çeşitli ürünlerin (... ve tatlı çeşitleri) satışa sunulduğu ve mağaza detay sayfalarının erişilebilir olduğu anlaşıldığı, B) Markasal açıdan; 1. SMK'nun 7/2-b maddesi yönünden yapılan incelemede, taraf markalarının benzer olması, kapsadığı mal ve hizmet sınıflarının aynı olduğu, söz konusu benzerliklerin ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebileceği hususlarından dolayı marka hakkına tecavüz şartlarının oluştuğu değerlendirilmiştir. 2. TPMK nezdinde tescilli olan davacının ... tescil numaralı “...” ibareli markasının tanınmış marka olduğu, taraf markalarının benzer olduğu, davalı yan kullanımlarının haklı bir nedene dayandığına ilişkin dosya kapsamında bir bilgi veya belgeye ulaşılamadığı, bu sebeplerle davalı yan kullanımlarının davacının tanınmış markasından haksız yararlanma suretiyle SMK'nun 7/2-c maddesi hükümlerine göre marka hakkına tecavüz şartlarının oluştuğu 3. Markasal yönden yapılan incelemelerimize paralel olarak, davacı markalarına yakınlaşacak şekilde davalı kullanımları, davacı markalarına yakınlaşacak şekildeki davalı kullanımları, markalar arasında benzerlik bulunması, aynı sektörde faaliyet gösterilmesi, davacı işletmesinin kurulduğu ve uzun yıllardır faaliyet gösterdiği Beyoğlu ilçesine ve “profiterol” ibaresine yönelik ek unsurlarla birlikte kullanılması hususlarının taraf işletmeleri birbiriyle karıştırılmaya yol açabilecek önlemler olarak haksız rekabet olarak teşkil edebileceği değerlendirilmiştir. YARGITAY 11.HD'NİN 14.3.2022 TARİH,... ESAS, ... KARAR sayılı içtihat değişikliğine ilişkin kararda da belirtildiği gibi, davalının marka tecavüzü teşkil eden kullanımlarının ayrıca TTK'nun 54.maddesi kapsamında haksız rekabet yönünden de korunmasının gereksiz olması nedeniyle kümülatif korumanın uygulanmaması gerektiği nedenleriyle, davaya konu kullanımların aynı zamanda haksız rekabet yönünden korunup korunmayacağı hususu Sayın Mahkemenin takdirindedir. C) Mali açıdan; 1. DAVACI ... ( ...)' NİN DEFTERLERİ ÜZERİNDE YAPILAN İNCELEMELER: V İncelemeye ibraz edilen davacı ... ( ...)” ne ait 2024 ve 2025 yıllarına ait Ticari Defterleri 6102 sayılı TTK 64. Maddesinde sayılan ve tutulması zorunlu defterlerden olup ticari defterlerde: - TTK 64/3. Maddesi uyarınca 2022 ve 2025 yılı Envanter Defterleri noter açılış tasdikleri yapılmış olduğu, - TTK 64/3. ve 4. Maddesi uyarınca 2022 ve 2025 yılı E-Defterleri yönünden açılış ve kapanış tasdiki yerine geçen E-Defter Beratları süresi içerisinde Maliye Bakanlığı' na beyan edildiği, - TTK 65. Maddesi ve Vergi Usul Kanunu Kayıt nizamı hükümleri uyarınca ticari defterler ve gerekli diğer defterler Türkçe olarak tutulmuş olduğu görülmüştür. 2024 ve 2025 yılı Ticari defterlerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edildiği tespit edilmiştir. HMK 222. madde gözetilerek, takdir Sayın Mahkemenize aittir. 2. DAVACI ... ( ...) NİN BEYANNAMELERİ ÜZERİNDE YAPILAN İNCELEMELER: “2024 Gelir Vergisi Beyannamesi ve 2025 yılı 4. Dönem Geçici Vergi Beyannamesinin incelenmesi neticesinde, beyannamelerden elde edilen veriler ile davacının; 2024 yılı Kar Marjı: (24.423.378,86 — 5.733.870,92) / 24.423.378,86- 0,76 - 2025 Yılı Kar Marjı: (47.830.070,67 — 11.129.319,40) / 47.830.070,67- 0,76 olarak hesaplandığı, 2024 ve 2025 yılı gelir tablosu incelendiğinde Brüt Satışlarının arttığı ve kar marjı oranında değişiklik olmadığı, 3. DAVALI ...'IN SATIŞLARI ÜZERİNDE YAPILAN İNCELEMELER: ... A.Ş. ” nin 29.05.2025 tarihli Sayın Mahkemenize cevap yazısında; Tarafınızca talep edilen bilgi/belgelere ilişkin olarak Şirket tarafından yapılan incelemeler sonucunda, tespit edilen tüm bilgi ve belgeleri ekte sunarız. Bununla beraber, Şirket'in pazaryeri satış modelinde doğrudan satıcı olmadığı ve hatta satışın tarafı olmadığını, satıcılar tarafından yapılan satışlara ilişkin faturalar ve detaylı bilgilerin yine satıcılardan temin edilebileceğini saygı ile bildiririz. ” denildiği ve aşağıdaki bilgilerin sunulmuş olduğu anlaşılmıştır. III.DAVA VE UYUŞMAZLIK Dava;Davalı'nın, marka tecavüzü oluşturan fiillerinin Sınai Mülkiyet Kanunu ve ilgili sair mevzuat hükümleri uyarınca tespitine, ref'i ve men’ine karar verilmesi, Davalı'nın bu hukuka aykırı eylemlerinin durdurulması ve önlenmesi amacıyla; "...", "..." ile içeriğinde "..." geçen internet kullanımları ve fiili kullanımlar dahil olmak üzere tüm kullanımlarının tedbiren durdurulmasına, önlenmesine, "..." gibi mobil uygulamalarında davalıya ait olan ve "..." adı ile satış yapılan ve menü içeriğinde "..." ibaresi ile satış yapılan online(sanal) restoranların kapatılmasına, engellenmesine ve içeriklerinin kaldırılmasına, yargılama safahatında Sayın Mahkemenizce tespit edilecek varsa diğer adreslerde bulunan işletmelerdeki "..." ve "..." "..." ibareli; tabela, pano ve her türlü tanıtım materyallerinin toplatılmasına ve el konularak imha edilmesi ile bu hususlarda dava süresince ve hüküm kesinleşinceye kadar İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesi, Davalı'nın hukuka aykırı fiilleri nedeniyle 25.000 TL manevi tazminatın, ve ayrıca SMK 151/2-A maddesi uyarınca yapılacak hesaplama sonucunda HMK'nın 107. Maddesi uyarınca daha sonra artırılmak üzere, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın, haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi, Davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının, Türkiye genelinde yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede masrafları Davalı tarafından karşılanmak üzere yayınlanmasına karar verilmesine ilişkindir. Davacı vekili 09/04/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat için alınan Bilirkişi Raporu'nu göz önüne alarak maddi tazminat talebimizi 191.050,88 TL'ye artırdığı, ıslah edilen dava değeri üzerinden ıslah harcını tamamlamış olduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması, satış için teklife dilmesi, ihracı, ithali ya da tecavüzün bilinmesine rağmen o malların nereden sağlandığının bildirilmesinden kaçınılması, tecavüz olarak tanımlanmıştır. (TEKİNALP, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 491) Marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri düzenleyen SMK'nın 29/1(a) hükmü ile marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmanın da marka hakkına tecavüz sayılan fiillerden olduğu belirtilmiştir. SMK'nın 7/2 (b) hükmü ise tescilli marka ile aynı veya benzer olan tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının önlenmesini izni alınmayan hak sahibinin isteyebileceği, 7/3(e) hükmü ile de işaretin ticaret alanında ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının da ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabileceği düzenlenmiştir. (Yargıtay 11. H.D....E., ...K. Ve 26.02.2025 tarih) Davacıların marka haklarına tecavüz edilerek ihlal edildiği iddiasına istinaden gerçekleştirilecek hukuki değerlendirme; marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir. 7. maddede “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı Ve İstisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise “Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller” düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir. Buna göre, tescilli markanın aynısının/benzerinin aynı/benzer mal veya hizmet için kullanılıp kullanılmadığı veya tescilli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanılıp kullanılmadığının ve bu durumun ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali doğurup doğurmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. SMK 7. Ve 29. Maddeleri ve ortalama tüketici gözüyle değerlendirmenin esas alındığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/06/2006 tarihli "...Burada üzerinde durulması gereken husus, halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır...Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz nde tutulacaktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.” şeklindeki içtihatı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.02.2001 tarih, ... E., ... K. Sayılı kararında, “...Markalar karşılaştırılırken “onların piyasaya sürülüş biçimlerine; kullanılış şekillerine bakılarak orta düzeydeki alıcı nezdinde bıraktığı toplu intiba dikkate alınır” şeklindeki ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.07.2001 tarih, ... E., ... K. Sayılı; benzerlikleri yüzünden orta düzeyde bir tüketicinin ürünleri karıştırma tehlikesinin bulunduğu markalar arasında iltibas olduğunu belirttiği içtihatı, Yargıtay 11. HD 26.01.2007 T.... E. ...nolu kararını “Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın göz önünde tutulmasıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısında “umumi intiba” olmasa bile, halk tarafında iki marka arasında bağlantı kurulası, hatta çağrıştırılması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü kabul edilmelidir.” şeklindeki yaklaşımı, yine Avrupa Adalet Divanı karıştırılma ihtimalini “Halkın söz konusu mal ve/veya hizmetlerin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir” şeklindeki tanımı, öğretide yer alan; “Bir mal veya hizmetin alıcısının, yani genel anlamda halkın almayı tasarladığı, bildiği veya duyduğu mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali ( tehlikesi ) ile karşı karşıya olması ( Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku, 2012, s,222)” biçimindeki tasnifi kapsamında tecavüz eylemlerinin değerlendirilmesinde; Bilişim incelemesine konu davacı tarafından dosyaya sunulan çeşitli ulusal basın yayın organlarına ait intemet haber bağlantılarının teknik kontrolünde; Gazete arşivi gibi olan mecralarda farklı tarihlerde yayımlanmış içeriklerin inceleme tarihi itibarıyla erişilebilir durumda olduğu ve söz konusu içeriklerde “...” ve “...” ibarelerinin davacı işletme ile ilişkilendirilerek kullanıldığı tespit edilmiştir . Davacı tarafından tespiti amacıyla dosyaya sunulan belgeler kapsamında; ... isimli internet sitesine bağlı ... mobil uygulamasına ait ekran görüntüleri incelendiğinde; sunulan mobil uygulama görüntülerinde içeriğin davalı tarafa ait “...” isimli satıcıya ait yemek mağazasına ilişkin olduğu, bununla birlikte, inceleme tarihi itibarıyla ... mobil uygulaması üzerinden “...” ibaresiyle yapılan güncel aramada toplam “6” farklı satıcı mağazasının listelendiği, ancak arama sonuçları arasında davaya konu edilen “...” isimli satıcının yer almadığı, fakat dosyaya sunulan ekran görüntülerinin incelenmesinden; ilgili yemek mağazasının geçmişte platform üzerinde yayında olduğu ve aktif olarak listelendiğinin anlaşıldığı tespit edilmiştir. Satıcı Detayları incelendiğinde; davacı tarafından tespiti amacıyla dosyaya sunulan belgeler kapsamında; ... isimli internet sitesine bağlı ... mobil uygulamasına ait ekran görüntüleri kapsamında yapılan incelemede; mağaza adının ...”, mağaza satıcı unvanının davalı ..., satıcının vergi kimlik numarasının “...” olarak belirtildiği tespit edilmiştir. Söz konusu bilgilere ilişkin ekran görüntüleri bilirkişi raporunda yer almaktadır. Sınıfsal benzerlik yönünden ise davalı kullanımlarının pastane ve tatlıcı şeklindeki işletme kapsamında olduğu davacının da aynı şekilde pastane işletmeciliği yaparak davalı ile aynı sınıfta TANINMIŞ MARKA olan ... tescil numaralı ... ibareli markası ile ...sınıfta “Pastalar, kurabiyeler, baklavalar, börekler, çörekler.” emtiaları yönünden, ...sayılı Markasının ... sınıflarda,... sayılı markasının ...sınıflarda, ... sayılı markasının ise ....sınıflarda tescilli olduğu, ...sınıfta “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar” malları yönünden, 35.sınıfta, “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) , ...sınıfta, “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” açısından davalı kullanımları dikkate alındığında emtia ayniyeti olduğu anlaşılmaktadır. Davacı markaları incelendiğinde ayırt edici asli unsur olarak ... ibaresinin kullanıldığı, şekil unsuru olarak ... tescil numaralı markalarında italik şekilde el yazısı şeklinde oluşturulduğu,...sayılı markasında ise bordo renklerde yazılarak oluşturulduğu, ... ibaresinin ayırt edici asli unsur şeklinde olduğu görülmektedir. Davacı markalarında yer alan ... ve ... ibarelerinin, tescilli olduğu ....sınıftaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı nitelikte yan unsur konumunda olduğu ve ayırt ediciliğinin bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davalı kullanımları ise iki şekilde gerçekleştiği, bunlardan ilkinin ... ibareli olan ve işletmenin adına yönelik olduğu, ikincisinin ise işletmenin menüsünde yer alan ürünlere ilişkin gerek ürün adı olarak gerekse ürünün detay kısmında yer alan ... ibareli kullanım olduğu, ... ibareli işletme adına yönelik kullanımda taraf markaları karşılaştırıldığında, her iki kelimenin anlamının birbirinden farklı olması sebebiyle kavramsal yönden taraf marka ve kullanımlarının farklı olduğu, görsel yönden ise şekil unsurları yönünden benzerlik olmasa da kelime unsuru olarak her iki ibarenin de ... harften oluşan ... ve ... karşılaştırmasında görsel yönden benzerlik sağlandığı, işitsel yönden de telaffuzlarının birbirine oldukça yakın olduğu sebepleriyle benzerlik olduğu, markaların bütünsel olarak da davacının "...” , “...” markaları ile “...." kullanımları arasında ortalama tüketici nezdinde benzer olarak algılanacağı bu sebeple davalı taraf ile davacı taraf markasının tüketici gözünde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılarak dalının davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, ref'i ve men’ine dair hüküm tesis edilmiştir. Ayrıca mahkememiz değerlendirmesi ile aynı minvalde yüksek yargı kararları incelendiğinde; İstanbul BAM 44. H.D.'nin ...E.,...K. Ve 15/02/2024 tarihli "..."..." ve "..." internet web siteleri ile ilişkili olduğu, bu sebeple ilgili sosyal medya sayfaların sahibinin aynı kişi/kişiler olduğunun anlaşıldığı, sosyal medya hesaplarında genel anlamda "..." ürün çeşitlerin tanıtımların yapıldığı, davacı tarafından dosyaya sunulan ..., ... ve ... internet siteleri ve uygulamaları üzerinden "..." ürün çeşitlerin satışının yapıldığı, davacı yana ait .... kod numaralı ... ibareli markanın "tanınmış marka" muhteviyatında olduğu, davalı yana ait ... kod numaralı ..." görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'in .... sınıfında...davalı yanlar tarafından gerçekleştirilen kullanımların davacı yana ait markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu..." kararı, İstanbul BAM 44. H.D.'nin ...E., ...K. Ve 26/02/2026 tarihli "...Davacı tarafın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 19.09.1994 başvuru tarihli ve ... tescil numaralı Nice .... Sınıfa dahil “pastalar, kurabiyeler, baklavalar, börekler, çörekler ” mal ve hizmetlerinde “...” ibareli markasının tescilli olduğu ve yenilenerek koruma altında olduğu anlaşılmıştır....Tüm dosya kapsamına göre, davalının “...” markasını yiyecek ve içecek hizmetlerinin sunulduğu işletmesinde tabelada kullandığı...davalının tabelasında ve pastane ürünleri satışında kullandığı "..." markasının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmıştır..." şeklindeki kararı ve aynı minvaldeki kararlar incelendiğinde somut olay yönünden davacının ... markası ile davalının ... ibareli kullanımının davacı tarafın marka hakkını ihlal ettiği kanaatimiz desteklendiği anlaşılmaktadır. Davacının incelenen dava dilekçesinde SMK 151/2-A maddesi uyarınca tazminat talep ettiği, usulüne göre tutulmuş ticari kayıtların incelenmesi ile yapılan hesaplama sonucunda, davacının marka hakkına tecavüz edilmese idi davacı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelirin toplamı 191.050,88 TL şeklinde hesaplandığı, davacının davasını HMK madde 107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak açtığı, ilk talep edilen maddi tazminat tutarının 1.000TL olduğu, gerçekleştirilen mali kayıt incelemesi akabinde davacının alacağının belirlenebilir hale gelmesi üzerine 08/04/2026 tarihli duruşma 1 nolu ara karar ile davacının dava değerini netleştirmesi için HMK madde 107/2 gereği süre verildiği, davacı taraf vekilinin kendisine verilen süre içerisinde dava değer artım dilekçesi sunarak maddi tazminat alacağını 191.050,88TL'ye yükselttiği, bu kapsamda mübrez bilirkişi raporu ile davacı tarafın dava değer artırım dilekçesindeki tutarın birbiri ile örtüştüğü, dosya kapsamındaki kayıtları ile SMK madde 151/2-A hükmüne göre hesaplanan 191.050,88TL maddi tazminatın (Haksız eylem tarihine yönelik dosya kapsamında ayrıca bir ihtarname vb kayıt bulunmadığından dava tarihi ticari faiz başlangıcı şeklinde kabul edilmiştir) dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınıp davacıya ödenmesinin somut olay adaletine uygun olduğuna kanaat getirilerek, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile davacının ayrıca somut olay sebebi ile uğradığı manevi zararlara tekabül edecek 20.000,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalı tarafından davacıya manevi tazminat şeklinde ödenmesine karar verilmiştir. Davacı yanın dava dilekçesinin netice-i talep bölümününde tedbir talebinde bulunduğu anlaşılmakla, tedbir isteminin kabulü ile hükmün etkinliğinin sağlanılması amacıyla HMK 389 vd.maddeleri gereğince; takdiren teminatsız davalı tarafın ''..." ibareli kullanımlarının tedbiren engellenmesine, online restronlarda davalı tarafından "...." ibaresi kullanılarak satış yapılmasının engellenmesine, "..." gibi mobil uygulamalarında davalıya ait olan ve "..." adı kullanılan internet adresine erişimin engellenmesine, erişimin engellenmesi için müzekkere yazılmasına, davalı taraf nezdinde "..." ve "..." "..." ibareli; tabela, pano ve her türlü tanıtım materyallerinin toplatılmasına ve el konulmasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak üzere imha edilmesine dair hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; .DAVANIN KABULÜNE, 1-Davalının davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, ref'i ve men’ine 2-Davalı tarafından gerçekleştirilen haksız eylemler sebebiyle davacıya dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 191.050,88TL maddi tazminat ödenmesine, 3-Davalı tarafından gerçekleştirilen haksız eylemler sebebiyle davacıya dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, manevi tazminatta fazlaya dair talebin reddine, 4-SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalıdan tahsiline, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmezse ilan hakkının düşeceğine, 5-Davacı yanın dava dilekçesinin netice-i talep bölümününde tedbir talebinde bulunduğu anlaşılmakla, tedbir isteminin kabulü ile hükmün etkinliğinin sağlanılması amacıyla HMK 389 vd.maddeleri gereğince; -Takdiren teminatsız davalı tarafın '..., ..., ..." ibareli kullanımlarının tedbiren engellenmesine, -Online restronlarda davalı tarafından "...,..., ..." ibaresi kullanılarak satış yapılmasının engellenmesine, -"..." gibi mobil uygulamalarında davalıya ait olan ve "..." adı kullanılan internet adresine erişimin engellenmesine, -Erişimin engellenmesi için müzekkere yazılmasına, -Davalı taraf nezdinde "..." ve "..." "..." ibareli; tabela, pano ve her türlü tanıtım materyallerinin toplatılmasına ve el konulmasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak üzere imha edilmesine, 6-Yargılama gideri ve vekalet ücretinin gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına, 7-492 sayılı Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 14.416,89.-TL harcın peşin alınan 615,40.-TL harç ile ıslah harcı ile alınan 3.245,60.-TL harç olmak üzere toplam 3.861,00.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 10.555,89,-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı tarafından peşin alınan 615,40.-TL harç ile ıslah harcı ile alınan 3.245,60.-TL harç olmak üzere toplam 3.861,00.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9- Kabul edilen tecavüz nedeni ile ref'i ve men'ne ilişkin dava yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince alınması gereken 55.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Kabul edilen maddi tazminat davası yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince alınması gereken 55.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Kabul edilen manevi tazminat davası yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince alınması gereken 20.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 1.587,50.-TL, bilirkişi ücreti 24.000,00.-TL 615,40.-TL başvuru harcı , 87,50.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 26.290,40.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Karar kesinleştiğinde yatırılan kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, Dair karar Davacı vekili yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 14/07/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır