Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/803 E. 2026/1081 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/803
Karar No
2026/1081
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2026/803 (GERİ ÇEVİRME) KARAR NO : 2026/1081

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2026 ESAS-KARAR NO : 2026/96 E l K

TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 16/07/2026 YAZILDIĞI TARİH : 07/08/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; müvekkilinin, ticari ilişki kapsamında ... İthalat ve Ticaret A.Ş firması ile olan iş ilişkisi nedeniyle keşide ettiği 31.01.2025 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli, 28.02.2025 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli, 31.03.2025 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli, 30.04.2025 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli toplam 4 adet senet düzenlendiğini, senet bedellerinin ödendiğini, senetlerin bankaya ibraz edilip işlem görmekteyken, banka tarafından yapılan bildirimle ... aracılığıyla senetlerin bir başka şubeye gönderimi sırasında 07.10.2024 tarihinde kaybolduğunu bildirildiğini, ödeme yasağı getirilen senetlerin bir yıl sonra davalı tarafından senetleri icra takibine konu ettiğini senetlerin bedelinin takip dosyasına yatırıldığını, icra veznesine giren paranın alacaklı davalıya ödenmemesi için teminat mukabili tedbir kararı verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİ Mahkemece; İİK'nun 72/3. maddesinde "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak, borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir" denildiği, davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile İİK 72/3 uyarınca icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmesinin önlenmesine dair talebin kabulüne karar verilmiş, ara karara karşı aleyhine tedbir kararı verilen davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Aleyhine tedbir kararı verilen davalı vekili; davacının, soyut ve gerçek dışı iddialarla müvekkilin alacağını tahsil etmesine engel olmak istediğini, bu nedenle Ankara Genel 6. İcra Müdürlüğü'nün 2026/962 Esas sayılı takip dosyasına yatırılan paranın müvekkile ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yaklaşık ispatın gerçekleşmediğini bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, ihtiyati tedbir koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Talep, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Geçici Hukuki Koruma türlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 sayılı HMK’nın 389 - 399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyatin tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir. İhtiyati tedbire itiraza ilişkin HMK’nın 394. maddesinde uygulanacak usul kısaca şu şekilde açıklanmıştır: Aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen karşı taraf dinlenilmeden verilen ihtiyati tedbir kararına karşı tedbirin uygulanması sırasında hazır olunması halinde tedbirin uygulanmasından itibaren, hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz edilebilir. İtiraz üzerine mahkeme duruşma açarak tarafları davet eder ve itiraza ilişkin bir karar verir. Buna göre HMK'nın 394/4. maddesinde, tedbir kararına itiraz üzerine mahkemenin ilgilileri dinlemek üzere davet edeceği, gelmedikleri takdirde dosya üzerinde inceleme yaparak kararını vereceği belirtilmiş olup, itiraz üzerine incelemenin duruşmalı yapılması zorunlu olduğundan, mahkemece öncelikle, duruşma günü verilerek ilgililer dinlenmek üzere usulen davet edildikten sonra gelmeseler dahi itiraz sebepleri incelenerek sonucuna göre gerekçeli karar yazılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir. İstinaf yoluna başvurulabilecek kararlar ise HMK’nın 341. maddesinde düzenlenmiş olup 1. fıkrası “İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir” hükmünü içermektedir. Geçici hukuki koruma tedbiri olan ihtiyati tedbire yönelik kararlardan, HMK 391/III. maddesi gereğince “tedbir talebinin reddi halinde” ve yine 394/V. maddesi gereğince “karşı taraf dinlenilmeden verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itiraz üzerine verilen kararlara” karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Mahkemece istinafa konu edilen ara kararında, karara karşı HMK’nın 394. maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilebileceği gösterilmesi gerekirken istinaf kanun yolu gösterilmiş, aleyhine tedbir talep edilen yan tarafından da karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. Ancak yukarıda da açıklandığı üzere esasen ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararına karşı HMK’nın 394. maddesi gereğince tedbir kararı veren mahkemede itiraz yolu gidilebileceği öngörülmüş olup davacı yan tarafından yanılgılı değerlendirme ile karara karşı istinaf yoluna gidilmesi mümkün değildir. Ayrıca tedbir talebinin kabulü kararına karşı itiraz usulü yerine kanun yolu olan istinaf yoluna başvurulmuş olması söz konusu talebe istinaf niteliğini kazandırmayacaktır. Kanun yolundaki yanılgı ilgili tarafa tanınan bu imkandan yararlanmasını önlemez. Kaldı ki somut olayda bu yanılgının nedeni ilk derece mahkemesidir. HMK’nın 394. maddesi uyarınca itiraz incelemesinin mahkeme tarafından yapılması gerektiğinden dilekçesinin reddiyle gereğinin yapılmak üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6100 sayılı HMK’nın 394. maddesi uyarınca gereği yapılmak üzere dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 2-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf karar ve ilam harcı alınmış ise alınan harcın isteği halinde İADESİNE, HMK'nın 352.maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 16/07/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan... ¸e-imza Üye... ¸e-imza Üye... ¸e-imza Katip... ¸e-imza

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/803, K. 2026/1081, T. 16.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-803-e-2026-1081-k-b4ef6a88d7ca