Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/907 E. 2026/990 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/907
Karar No
2026/990
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/907 - 2026/990

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2026/907 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/990

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/04/2026 (Ara Karar) ESAS-KARAR NO : 2026/116 E -

TALELP KONUSU : İhtiyati haciz KARAR TARİHİ : 02/07/2026 YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 24/02/2025 tarihinde mal satış sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin müvekkiline ait işletmeye, sözleşme ekinde yer alan sipariş formunda yer alan ürünlerin satışını gerçekleştirmesi ve taahhüt edilen tarihte kullanıma hazır şekilde teslimatının gerçekleştirilmesi hususunda anlaştıklarını, müvekkile verilecek olan hizmet ve satışı yapılacak ürünlerin karşılığında toplamda 4.878.000,02 TL ödeneceğini sözleşme hükümleri doğrultusunda müvekkil şirket tarafından davalı tarafa banka havalesi ve çek ödemesi yoluyla 4.320.000,00 TL ödeme yapıldığını, satılan malların büyük bir kısmında kullanım sonrasında gizli ayıplar ortaya çıktığını, ayıp ihbarı yapıldığını daha sonrasında seçimlik hakkının kullanıldığını, davalı satıcının bu ayıbı kabul etmemiş olması nedenleriyle kalan tutarın meydana gelen zararın güvence bedeli / hapis hakkı olarak tutulduğunu,Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/161 D.İş sayılı dosyası üzerinden, ürünlerdeki ayıbın ve sair hususların tespiti için delil tespiti yaptırıldığını, müvekkilinin ayıplı mallar nedeniyle zarara uğradığını, davalının Ankara 7. Genel İcra Dairesi'nin 2025/79754 Esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu, verilen karar kesinleşinceye kadar icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, ayrıca ihtiyati haciz taleplerinin olduğunu Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/161 D.İş sayılı dosyası kapsamında alınmış olan bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki diğer deliller doğrultusunda, alacağın en azından yaklaşık da olsa ispatlandığını dava konusu alacak tutarında davalı üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkul, hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; somut uyuşmazlığın ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağının tahsiline ilişkin ilamsız takibe itirazın iptali talebi olduğu davacı yanın alacağının varlığı ve miktarı, taraf delilleri toplanmak suretiyle yapılacak yargılama neticesinde değerlendirilebileceği İİK'nın 257. maddesinde öngörülen muaccel bir alacağın varlığına ilişkin yasal koşulun bu aşamada gerçekleşmediğinin anlaşıldığı anılan gerekçeyle ihtiyati haciz talebinin reddine, ayrıca, İİK’nın 72/3. maddesinin açık hükmü gereğince, eldeki davada takip işlemlerinin durdurulması, diğer bir ifadeyle davacı vekilince talep edildiği şekliyle ihtiyati tedbir kararı verilmesi olanaklı olmamakla beraber, tüm dosya kapsamı nazara alınarak %15 teminat karşılığında icra veznesine yatırılacak paranın davalıya ödenmemesi yönündeki davacının tedbir talebinin İİK'nın 72/3 maddesinin 2. cümlesi uyarınca kısmen kabulüne şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/161 D.İş sayılı dosyası kapsamında alınmış olan ve davalı satıcı tarafından satılan ürünlerin ayıplı olduğunu gösteren bilirkişi raporu ve diğer tüm belgeler birlikte gözetildiğinde, satılan ürünlerin misli ile değişimi, olmadığı takdirde bedel iadesi yapılması gerektiği hususlarının en azından yaklaşık olarak ispat edildiği, ayıplı mallar nedeniyle büyük bir ticari zarara uğrayan müvekkilin mağduriyeti ve zararının daha da arttığını,izah edilen ve re'sen nazara alınacak olan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/04/2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Talep, ayıplı mal nedeniyle açılan alacak davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin karara yönelik yapılan incelemede; Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına, dava konusu alacağın yargılama gerektirmesine ve özellikle ihtiyati haciz için gerekli yaklaşık ispat koşulunun oluşmamasına göre HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca htiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 02/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ¸e-imza

Üye ¸e-imza

Üye ¸e-imza

Katip ¸e-imza

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/907, K. 2026/990, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-907-e-2026-990-k-372b61dbbdd9