İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/753 E. 2026/619 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/753
- Karar No
- 2026/619
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/753 Esas KARAR NO : 2026/619
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/11/2023 KARAR TARİHİ : 17/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket hakkında ... 33. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, takip tarihi itibari ile asıl alacak 227.991,16 TL'dir. borçlu/davalının yaptığı itiraz dilekçelerinde borcun tamamına itiraz etmiş olduğunu, yaptıkları itiraz neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlunun itiraz dilekçesinde borca itiraz ettiğini ancak bu itirazlarına herhangi bir dayanak göstermediğini, dolayısıyla borca yönelik itirazların mesnetten uzak ve yersiz olduğunu, borçlu şirketin yapmış olduğu itirazın borca yönelik bi itiraz olmadığını, tamamen kötüniyetli olarak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engelleyici bir itiraz olduğunu, davalı borçlu şirketin faiz itirazlarına yönelik iddialarını kanıtlar nitelikte herhangi bir belge sunmadıklarını, cari hesap borcunun açık olduğunu, faturalara ilişkin hiçbir itirazı bulunmayan ve kötüniyetli takibe itiraz eden davalı ... Ticaret A.Ş.'nin hesapları ve taşınmazları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, itirazın iptali, takibin devamı ve haksız itiraz nedeni ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ilgili kullanıcı sözleşmesine uygun olarak satış bedellerinin KDV dahil komisyon bedeli düşüldükten sonra sistemde davacı yan tarafından bildirilen banka hesabına yatırıldığını, davacı yanın yetkilendirmiş olduğu temsilci tarafından banka hesap bilgilerinin tanımlandığını müvekkili şirket tarafından bildirilen hesaba ödemenin yapıldığını bu konuda iyi niyetli olduklarını, Davacı yanın ... dan hiçbir alacağının olmadığını, davacı yanın ilgili personelin işten ayrılması ile bu durumun fark edildiğini iddia ettiğini belirtmiş olduğunu, Kasım 2018 tarihinden Haziran 2020 tarihine kadar ödemelerin sisteme kaydedilen hesaba yatırıldığının 20 ay boyunca durumun fark edilmediğinin kabulünün beklendiğinin Basiretli bir tacirin bu durumu fark etmemesinin kabul edilemez olduğunu, müvekkili şirketin siparişin onaylanmasından sonra ürün bedelinin 10. Günü takip eden ilk iş günü satıcının hesabına aktarıldığını, 20 ay boyunca satış bedelinin ... tarafından komisyon bedeline ilişkin fatura kesilmesine rağmen hesaba aktarılmadığının kabul edilemez olduğunu bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığını ticari defterlerin usulüne uygun olmadığının göstergesi olduğunun ikame edilen huzurdaki davanın iyi niyetten uzak olduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde sistemde kayıtlı hesap numarasının şirket yetkilisi onayı ile olması gerektiğini ancak onayı olmadığını iddia ettiğini sistemdeki hesap numarası değişikliğinin satıcı hesabına erişimi olan yetkili tarafından yapıldığını müvekkilinin bu konuda denetleme imkânının olmadığını, davacı yanın muhasebe çalışanının yetkili olarak atanmasından dolayı davacı yanın sorunluluğunun kendisine ait olduğunu, mail adresine bilgilendirme mesajı e-posta gönderildiğini, müvekkili şirketin sözleşme uyarınca yalnız sistemde kayıtlı hesap numarasına ödeme yapılmış olduğunu davacının bildirdiği hesaba aktarıldığının para transferine ilişkin e-posta gönderildiğinin ürün bedellerinin aktarıldığı hesap bilgilerinin yer aldığını bu durumda sorumluluğun davacı yanda olduğunun hesap ekstreleri incelendiğinde davacı yanın müvekkilinden bir alacağının olmadığını, bildirilen hesaba tutarların yatırıldığını müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacı yanın müvekkilinden alacağının olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... 33. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ceza dava dosyasının UYAP kayıtları, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ... Şirketi'nden ...l'ın 01....dönemine ilişkin ... ıban numaralı hesaba ait hesap bildirim tablosu ve hesap ekstre tablosu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı şirketin 2016-2020 yılları arası BA/BS formları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin 2016-2020 yılları arası BA/BS formları, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat yazısı doğrultusunda bilirkişi ... tarafından hazırlanan 13.06.2025 tarihli bilirkişi raporu, Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 14.04.2026 tarihli birleştirici mahiyette bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, satış bedellerinin dava dışı ...'a aktarıldığı iddiasına dayalı olarak yürütülen ... 33.İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için: 1-İlamsız takip yapılmış olması, 2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Somut olayda, ... 33.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı ve dava dışı ... aleyhine, 17/05/2023 tarihinde, 227.991,16-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının bir kısım fatura bedeli şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 25/07/2023 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 28/07/2023 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 16/11/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, kayıtların muhasebe usul ve esaslarına uygun yapılıp yapılmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi kapsamında sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, cari hesaba konu malın/hizmetin davalı yana teslimine dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi olan 24/07/2020 tarihi itibariyle davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklı alacaklı olup olmadığı, varsa tutarı, alacak tutarının davalı tarafından davacının sözleşmede bildirilen yahut aralarındaki ticari ilişki gereği süregelen hesaba kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği, davalının borç ödemede temerrüdü olup olmadığı, varsa temerrüt tarihi, davacının çalışanına ödeme yapılmış olması halinde davalının sorumluluğunun devam edip etmediği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin hangi tarihte başladığı, ilişkinin başladığı tarihten takip tarihine dek davalı tarafından ödemelerin hangi hesaba yapıldığı hususlarında ... 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas ... Karar sayılı kesinleşen dosyasında hukuk mahkemeleri için bağlayıcılığı bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesi ve işbu karara dayanak olan hususun yalnızca servisten alınan dondurucunun davacıya teslim edilmemesi olması, satılan ürünlerin bedellerinin şirket hesabına aktarılmaması yönünden açılmış bir dava bulunmaması hususu da dikkate alınmak suretiyle rapor tanzim edilmesi amacıyla dosyanın bilgisayar mühendisi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyete tevdi edildiği, düzenlenen kök ve ek raporlar ile, davalı tarafın ticari defter ve belgelerin usulüne uygun tutulduğu, lehine delil niteliği taşıdığı, davacı tarafa ait ticari defterlerin mevzuata uygun tutulduğu anlaşılmakla birlikte, kapanış kayıtları itibariyle taraflar arasında herhangi bir bakiye bulunmadığı, mevcut veriler itibariyle hem davalı defter kayıtlarında hem de dosya kapsamındaki diğer mali verilerde, davacının davalıdan olan alacağını açık ve kesin biçimde ortaya koyan bir bakiye kaydına rastlanmadığı, banka kayıtları ile sabitlenen 292.421,56-TL tutarındaki ödemenin davalı tarafından dava dışı ...'ın şahsi hesabına yapıldığı, bu tutarın davalı tarafından bildirilen 293.104,05-TL rakamıyla büyük ölçüde örtüştüğü, uyuşmazlığın esasının davacı adına yapılması gereken ödemelerin dava dışı üçüncü kişi hesabına yönlendirilmesinin hukuki niteliği ve bu ödemelerin davacı alacağından mahsup edilip edilemeyeceği noktasında toplanmakta olup bu husus tamamen hukuki yoruma ilişkin olduğu, söz konusu ödemelerin davacı alacağından mahsup edilemeyeceği yönünde değerlendirme yapılır ise; davacının, talepte bağlılık ilkesi gereği icra takibine konu ettiği 227.991,16-TL ile sınırlı olmak üzere davalıdan alacaklı kabul edilebileceği, diğer ihtimalde söz konusu ödemelerin sözleşme ve sistem işleyişi kapsamında geçerli kabul edilmesi halinde; davalı tarafından gerçekleştirilen ödemelerin toplamı nazara alındığında davacının bakiye alacağının bulunmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı, hukuki nitelendirme ve değerlendirmenin Mahkememizin takdirinde olduğu anlaşılmıştır. Taraf iddia ve savunmalarına, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına, BA/BS formlarına ve bilirkişi raporlarına göre, ceza kovuşturmasında dava dışı sanık ... hakkında "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçundan kamu davası açıldığı, sanığın davacı şirkette ön muhasebe personeli olarak çalıştığı ve internet satış süreçlerinde görev aldığı, katılan tarafça; sanığın şirket adına yapılan satışlardan elde edilen bedelleri şirkete aktarmayıp kendi hesabına yönlendirdiği ve şirkete ait bazı demirbaşları izinsiz aldığının ileri sürüldüğü, sanığın savunmasında ise söz konusu işlemlerin şirket yetkilisinin bilgisi ve talimatı dahilinde yapıldığını ve hesabına geçen paraların şirkete teslim edildiğini beyan ettiği, Mahkemece internet satış gelirlerinin zimmete geçirildiğine ilişkin fiilin iddianamede açık şekilde yer almadığı ve bu konuda hüküm kurulamayacağı ancak sanığın şirkete ait dondurucuya ilişkin eyleminin sabit olduğu kabul edilerek sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyete hükmedilmiş, ancak zararın giderilmiş olması ve diğer koşullar dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, banka kayıtları incelendiğinde, davalı tarafından ödemelerin ...'ın kişisel hesabına gerçekleştirildiği, davalı 12/04/2018 - 22/06/2020 tarihleri arasında dava dışı ...'ın şahsi banka hesabına toplam 292.421,56-TL tutarında ödeme yapıldığı, davalı tarafın kendi sunduğu satış raporları ve ödeme dökümlerinde ise; davacı adına toplam 1.432.110,86-TL ödeme yapıldığının bildirildiği ve bu tutarın 293.104,05-TL'lik kısmının dava dışı ....adına kayıtlı banka hesabına gerçekleştirildiğinin beyan ve belgelerle ortaya konulduğu, davalı tarafından ağırlıklı olarak ödemelerin davacı şirketin hesabına yapıldığı, nitekim taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı tarafa bizzat ödeme yapılmadı gerektiği, dava dışı ...'ın tahsil kabiliyeti bulunan tacir yardımcısı olduğuna dair dosyaya yansıyan delil bulunmadığı, davalı tacir olup basiretli tacir gibi hareket etmesi gerektiği, sözleşme ve sistem işleyişinin, ödeme hesaplarının kullanıcı (davacı) tarafından tanımlandığı ve davalının bu hesaplara ödeme yapmakla yükümlü olduğu anlaşılmakla terditli hesaplamalardan ilkine itibar edilmiş ve davacıya bizzat ödenmeyen bedellerden davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmış ve alacak talebinin kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas,... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ,...Esas,... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olup faturalara dayandığından asıl alacak taleplerinin ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle; Davanın KABULÜ ile, 1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 33.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 227.991,16-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, 2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (227.991,16-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 45.598,23-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen dava değeri (227.991,16-TL) üzerinden alınması gereken 15.574,08-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 3.893,52-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 11.680,56-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta peşin olarak yatırılan 3.893,52-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 684,25-TL posta ve tebligat masrafı ile 12.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.684,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır