Diğer ·
2025/29 E. 2026/174 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2025/29
- Karar No
- 2026/174
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/29 KARAR NO : 2026/174
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/02/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, I.DİLEKÇELER AŞAMASI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli "...", "..." ve benzeri çok sayıda markasıyla uzun yıllardır eğlence, yiyecek ve içecek sektörlerinde faaliyet gösterdiğini, Türkiye'nin en bilindik ve saygın gece kulübü işletmecisi olduğunu, ... gibi pek çok noktada 20'ye yakın şubesi bulunduğunu, davalının ise ... adresinde "..." ismiyle davacı ile aynı sektörde faaliyet göstererek marka hakkına tecavüz ettiğini, davalının davacının markalarıyla iltibas ve şube izlenimi yaratacak şekilde işyeri tabelası, katalog, broşür ve ambalajlarında haksız kullanımlar gerçekleştirdiğini, bu durumun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, Bu Hususta Tarafımızca ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdindeki ... Sor. sayılı dosyada savcılık şikayetinde bulunulduğunu, alınan bilirkişi raporunda davalının kullandığı logonun davacının ... başvuru numaralı markasıyla kalkan figürü dahil olmak üzere birebir benzerlik taşıdığının ve tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yarattığının tespit edildiğini, davalının internet Sitesi ve "..." adresli sosyal medya hesabında "..." ibaresini izinsiz kullanarak haksız yarar sağladığını, davacının ... numaralı tescilli markalarının tanınmışlığından faydalanıldığını, davalının eylemlerinin davacının ticari itibarını zedelediğini, maddi ve manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla davalının marka hakkına tecavüzünün tespitini, menini ve refini, ayrıca Bu Hususta ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun ön rapor olarak kabul edilerek ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. II.DELİLLER TPMK'ye müzekkere yazılarak ...ve ... numaralı markaların, tescil belgelerinin, başvuru ve tescil tarihlerinin, ürün listelerinin, varsa yenileme tarihlerinin, devir ve lisans belgelerinin, renkli ise renkli suretlerinin ve halen geçerli olup olmadığının bildirilmesi, onaylı suretlerinin celp edildiği anlaşıldı. TPMK'ye yazılan müzekkerede davalı ... adına kayıtlı marka tescil başvurusunun bulunup bulunmadığı, var ise buna ilişkin kayıtlar istenilmiştir. TPMK'ye müzekkere yazılarak davalı ... (T.C:...) adına kayıtlı marka tescil başvurusunun bulunup bulunmadığı, var ise buna ilişkin kayıtları istenilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılan müzekkerede ... soruşturma dosyası istenilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan istenilen ... soruşturma dosyasının bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Sayın Savcılık tarafından verilen görevlendirme kapsamında incelemelerin yapıldığını, suça konu logonun müştekinin ... başvuru numaralı markasının .... Nice sınıfında koruma kapsamında bulunduğunu, işletme logosunda yer alan kalkan figürü ile müşteki logosundaki kalkan figürünün birebir benzerlik taşıdığını, bu durumun tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline açık olduğunu, müştekinin birçok şehirde faaliyet göstermesi sebebiyle suça konu işletmenin müştekinin mekanlarından biri olduğu izlenimini uyandırabileceğini, tüketiciyi yanıltma kabiliyetinin mevcut olduğunu, yapılan karşılaştırmalı incelemede markasal kullanımın iktibas yaratacak şekilde kalkan biçiminde gerçekleştirildiğini, müşteki ve şüpheliye ait işletmelerin aynı alanda hizmet verdiğini, bu nedenle iktibas suretiyle marka hakkı ihlalinin oluştuğunu, 24.10.2024 tarihinde hazırlanan iki nüshalık raporun sunulduğunu ve tüm bu olgular ışığında görüş ve kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen bilişim uzmanı ..., sektör uzmanı ... ve marka vekili ...tarafından düzenlenen 06/03/2026 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; Davalıya ait olduğu belirtilen...isimli Instagram hesabının incelendiği, profil sayfasının ... adıyla kullanıldığı, hesabın Mart 2024 tarihinde oluşturulduğunun tespit edildiği, inceleme tarihi itibarıyla 1.092 takipçi ve 24 adet paylaşım bulunduğunun belirlendiği, paylaşımların gece kulübü temalı tanıtım içeriklerinden oluştuğu, ilk paylaşımın 27 Mayıs 2024 tarihinde, son paylaşımın ise 21 Ağustos 2025 tarihinde yapıldığı, davaya konu ... ibaresini ve görsellerini içeren paylaşımların hesapta yer aldığı, sektörel pazarlama yönetimi açısından yapılan incelemede davacıya ait markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlandığı, davacı markasının ayırt edici karakterinin zedelendiği, tüketicilerin yanıltılarak şube izlenimi oluşturulduğu, ... şeklindeki marka kullanımlarının davacının tescilli tanınmış ..., ..., ...,...ve ...ibareli markaları ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu, bu durumun iltibas yarattığı, marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve 06/03/2026 tarihinde sunulan raporun tüm bu hususlar doğrultusunda kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. III.DAVA VE UYUŞMAZLIK Dava; Davalının kullanımlarının, davacının markasına tecavüz ettiğinin tespiti, men'i, ref'i noktasında toplandığı anlaşıldı. IV. GEREKÇE Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması, satış için teklife dilmesi, ihracı, ithali ya da tecavüzün bilinmesine rağmen o malların nereden sağlandığının bildirilmesinden kaçınılması, tecavüz olarak tanımlanmıştır. (TEKİNALP, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 491) Marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri düzenleyen SMK'nın 29/1(a) hükmü ile marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmanın da marka hakkına tecavüz sayılan fiillerden olduğu belirtilmiştir. SMK'nın 7/2 (b) hükmü ise tescilli marka ile aynı veya benzer olan tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının önlenmesini izni alınmayan hak sahibinin isteyebileceği, 7/3(e) hükmü ile de işaretin ticaret alanında ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının da ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabileceği düzenlenmiştir. (Yargıtay 11. H.D....E.,...K. Ve 26.02.2025 tarih) Davacıların marka haklarına tecavüz edilerek ihlal edildiği iddiasına istinaden gerçekleştirilecek hukuki değerlendirme; marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir. 7. maddede “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı Ve İstisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise “Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller” düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir. Buna göre, tescilli markanın aynısının/benzerinin aynı/benzer mal veya hizmet için kullanılıp kullanılmadığı veya tescilli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanılıp kullanılmadığının ve bu durumun ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali doğurup doğurmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. SMK 7. Ve 29. Maddeleri ve ortalama tüketici gözüyle değerlendirmenin esas alındığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/06/2006 tarihli "...Burada üzerinde durulması gereken husus, halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır...Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz nde tutulacaktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.” şeklindeki içtihatı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.02.2001 tarih, ... E.,...K. Sayılı kararında, “...Markalar karşılaştırılırken “onların piyasaya sürülüş biçimlerine; kullanılış şekillerine bakılarak orta düzeydeki alıcı nezdinde bıraktığı toplu intiba dikkate alınır” şeklindeki ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.07.2001 tarih, ... E.,... K. Sayılı; benzerlikleri yüzünden orta düzeyde bir tüketicinin ürünleri karıştırma tehlikesinin bulunduğu markalar arasında iltibas olduğunu belirttiği içtihatı, Yargıtay 11. HD 26.01.2007 T., ... E.... nolu kararını “Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın göz önünde tutulmasıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısında “umumi intiba” olmasa bile, halk tarafında iki marka arasında bağlantı kurulası, hatta çağrıştırılması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü kabul edilmelidir.” şeklindeki yaklaşımı, yine Avrupa Adalet Divanı karıştırılma ihtimalini “Halkın söz konusu mal ve/veya hizmetlerin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir” şeklindeki tanımı, öğretide yer alan; “Bir mal veya hizmetin alıcısının, yani genel anlamda halkın almayı tasarladığı, bildiği veya duyduğu mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali ( tehlikesi ) ile karşı karşıya olması ( Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku, 2012, s,222)” biçimindeki tasnifi kapsamında tecavüz eylemlerinin değerlendirilmesinde; Davacının yargılamaya konu tesicilli markaları "..., ..., ..., ..., ..." şeklinde tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen “...” isimli Instagram sosyal medya hesabının ... adresinde yer alan profil sayfası incelendiğinde, hesap adının ... şeklinde kullanıldığı, hesabın Mart 2024 tarihinde açıldığı, bilirkişi raporu tarihi itibarıyla İnstagram hesabında 1.092 takipçi ve 24 adet paylaşım bulunduğu, paylaşımların genel olarak “gece kulübü (dans, müzik ve eğlence)” temalı tanıtım içeriklerinden oluştuğu, hesapta yer alan ilk paylaşımın 27 Mayıs 2024 tarihinde, en son paylaşımın ise 21 Ağustos 2025 tarihinde yapıldığı ayrıca, hesap üzerinde yer alan paylaşımlar arasında davaya konu edilen “...” ibaresini ve buna ilişkin görselleri içeren paylaşımların da bulunduğu tespit edilmiştir. Davalının “...” ibaresini kullanma tercihi ile hedef kitle nezdinde "..." ibaresi ile başlayan ve ardından bir konum ismi gelen işletmenin ana markanın bir şubesi olduğu algısını oluşturduğu, tüketicinin markayı ayırt etmesini sağlayan baskın unsurun karıştırma ihtimalinde esas alındığı, somut olayda davacının tescilli markalarında "..." ibaresinin ayırt edici ve baskın unsur olduğu, davalı tarafın, aynı sektörde (eğlence/yiyecek-içecek) faaliyet gösterirken bu baskın ibareyi kullanması, markalar arasında semantik (anlamsal) bir bağ kurduğu, ayrıca davalı tarafça davacı taraf markasına ait kalkan şeklindeki logonunda aynısının kullanıldığı, davalı taraf marka ve şekil kullanımının davacı taraf ile aynı olduğu, davalının dijital mecralarda (... vb.) ve fiziksel tabelalarda "..." ismini kullanmasının tüketiciler nezdinde "... " yanılgısı oluşturduğu kanaatiyle, ayırt edilemeyecek kadar benzer kullanımları bulunan davalının tespite konu eyleminin davacının marka hakkına tecavüze neden olduğu, söz konusu eylemlerin durdurulmasına, önlenmesine dair davanın kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜNE, 2-Davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüze neden olduğunun tespitine, eylemlerin durdurulmasına, önlenmesine, 3-Yargılama gideri ve vekalet ücretinin gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 732,00.-TL harcın peşin alınan 615,40.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 116,60.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince alınması gereken 55.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 24.000,00.-TL bilirkişi ücreti, posta ve tebligat gideri 1.980,00.-TL, başvuru harcı 615,40.-TL, vekalet harcı 87,50.-TL olmak üzere toplam 26.682,90.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, Dair karar Davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 14/07/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır