Diğer ·
2024/144 E. 2026/151 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2024/144
- Karar No
- 2026/151
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/144 KARAR NO : 2026/151
DAVA : MARKAYA TECAVÜZ-HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ DAVA TARİHİ : 10/09/2024 KARAR TARİHİ : 09/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz-Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Açıkladıkları nedenlerle deliller çerçevesinde her türlü talep ve dava hakları ile maddi ve manevi tazminat talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile; davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde başvurusu bulunmayan ve tescilsiz “...” markasının fiilen kullanımı ile müvekkilinin markalarının aleyhine gerçekleştirilen tecavüzün tespitini, men’ini ve ref’ini karar verilmesini, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde başvurusu bulunmayan ve tescilli olmayan “...” markasının, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu sınıflarda fiilen “...” markasıyla kullanılması nedeniyle müvekkilinin aleyhine yaratılan durumun haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini ve mevcut haksız rekabetin men’ini ve tecavüzün ref’ini, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde başvurusu bulunmayan ve tescilli olmayan “...” markasının müvekkilinin tescilli markaları olan ve detayları dava dilekçesinde yer alan “...”, “...”, “...” ve “... A.Ş.”, “...”, “...” ve “...” markalarının hukuki ve ticari açıdan ayırt edici ve asli unsurunu teşkil eden "..." kelimesini aynen ve esaslı unsur olarak içerdiği gerekçesiyle davalı tarafından müvekkili aleyhine yaratılan marka hakkına tecavüzün tespitini, tecavüzün menini ve tecavüzün ref’ine karar verilerek, davalının kötü niyetli hareket ettiği ve yargılama süresince tescilsiz “...” markasını müvekkilinin markalarının tescilli olduğu sınıflarda fiilen kullanmasının müvekkilinin markalarına vereceği telafini imkansız zarar da dikkate alınarak, davalı tarafından davalıya ait “...” tescilsiz markaları veya “...” ibaresini asli unsur olarak içeren sair herhangi bir işaretin, dava sonuçlanıncaya kadar müvekkiline ait markaların tescilli olduğu sınıflardaki hizmetler için her türlü şekil ve mecrada kullanılmasının önlenmesine yönelik gıyapta ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve ihtiyati tedbir kararlarının hüküm kesinleşinceye kadar devamına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafına yükletilmesine, kötü niyetli davalının HMK 329 maddesi uyarınca, yargılama giderlerinden başka, vekâlet ücretinin tamamını ödemeye de mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Açıkladıkları üzere, davacı tarafından keşide edilen ihtarnameden hemen sonra müvekkili şirket tarafından yanlış anlaşılmaya ve karışıklığa mahal vermemek adına "..." markasının kullanımına derhal son verildiğini, söz konusu ibareler ilgili tüm mecralardan kaldırıldığını, söz konusu tarihten itibaren de marka tecavüzü iddialarına mahal verecek herhangi bir şüphe de kalmamış durumda olduğunu, gelinen aşamada davacı Tarafından keşide edilmiş ihtarname ile beraber müvekkili şirket tarafından söz konusu "..." ibaresinin kullanımına son verildiğinden mahkemede açıldığını bu dava konusuz kalmış durumda olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava konusu "..." ibaresi kullanılmadığından, haksız rekabet ve marka tecavüzüne ilişkin taleplerin tespitini, men'ini veya ref'ini gerektirecek bir durum mevcut olmadığını, öncelikle davanın usulden reddini, aksi kanaatte davanın konusuz olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 02/07/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Bilişim yönünden yapılan incelemede; davacıya ait olduğu belirtilen ... uzantılı URL adresi üzerinde yapılan incelemede; karşı tarafa ait olduğu belirtilen ... isimli sitenin aktif ve yayında olduğu tespit edildiği, sitenin hakkımızda sayfasında “...'da doğup büyümüş, finans alanında kariyer yapmış, okumayı, dünyayı ve farklı kültürleri tanımayı seven, gastronomiye önem veren, 40'lı ve 30'lu yaşlarda, şehrin konforuna alışmış ve sosyalliğini seven gayet “... hayatlarının baharına ve restorasyon dönemine başlayabilecekler. Bizim formlardan okuduğumuz ve beklediğimiz gibi size de ait olduğunu düşündüğümüz hikayemiz, çok yakında köy sakinlerinin hikayeleri ile özgün yerini alacak. ...'a gösterdiğiniz nitelikli ve ilham verici ilgiden dolayı, eşim ... ve takımımız adına teşekkür ederim. Bizlerin çalışmalarına binlerce nitelikli mesajınızı katarak demledik ..." açıklamasının yer aldığı tespit edildiği, sitede yer alan firma bilgilerinde; firma adresinin “...”, e-posta adresinin ... olduğu tespit edildiği, davacı tarafa ait olduğu belirtilen ve tanıtım filminin yer aldığı ... uzantılı URL adresi youtube hesabı incelendiğinde; ... uzantılı URL adresinde paylaşım yapılan videonun; ... isimli yotube kanalından, 4 Haziran 2021 tarihli ve 1.588 görüntüleme aldığı tespit edildiği, alan adının ... firması tarafından kayıt edildiği, alan adı sahibi kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ... tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin ... Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamadığı, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 19.05.2017 tarihinde kayıt ettirildiği ve 19.05.2028 tarihine kadar kayıtlı olduğu, site erişim ve yer sağlayıcısının ... olduğu tespit edildiği, sosyal medya hesapları üzerinde yapılan inceleme; davacı tarafa ait olduğu belirtilen ...uzantılı URL adresli ... sosyal medya hesabı üzerinde yapılan inceleme; hesap bilgisinde; hesabın gizli olduğu, hesap adının “...” olduğu, hesabın Nisan 2020 tarihinde oluşturulduğu, hesap açıklamasında “..." ibarelerinin yer aldığı, web adresinin ..., hesabın takipçi sayısının 60.2 B kişi olduğu, hesabın gönderi sayısının 81 adet olduğu tespit edildiği, davalı tarafa ait olduğu belirtilen ...uzantılı URL adresli ... sosyal medya hesabı üzerinde yapılan inceleme; hesap bilgisinde: hesap adının “...” olduğu, hesabın Aralık 2015 tarihinde oluşturulduğu, hesap açıklamasında “...” ibarelerinin yer aldığı, hesapta belirtilen adres bilgisinin "...", web adresinin ..., hesabın takipçi sayısının 1.833 kişi olduğu, hesabın gönderi sayısının 461 adet olduğu tespit edildiği, .../ uzantılı URL adresinin silindiği ya da yayından kaldırıldığı tespit edildiği, davalıya ait olduğu belirtilen...uzantılı adresi ... sosyal medya hesabına ait inceleme; hesap bilgisinde; hesap adının “...” olduğu, hesap açıklamasında "..." ibarelerinin yer aldığı, hesapta belirtilen adres bilgisinin “...”, iletişim numarasının ... web adresinin ..., e-posta adresinin ..., hesabın takipçi sayısının 5.5 B kişi olduğu tespit edildiği, ... uzantılı URL adresinden yapılan paylaşımın 17 Ekim 2024 olduğu tespit edildiği, davalıya ait olduğu belirtilen ...uzantılı URL adresinde yapılan inceleme: ... alan adlı sitenin aktif olarak yayında olduğu görüldüğü, sitenin hakkımızda sayfasında “...; 1984 yılında Yönetim Kurulu Başkanı ... tarafından Yaman inşaat olarak ...'nun en gözde kentlerinden biri olan ...'da kurulmuştur. Kurulduğu günden bu yana sunduğu kaliteli, güvenilir hizmeti ve uluslararası standartlara uygun çalışma prensibi ile birçok büyük projeye imza atmıştır. 2014 yılında ... yönetimi önderliğinde yeni yüzüyle tarihin ihtişamını, yeni yaşam alanlarıyla günümüze taşıyan ...; hayatınıza değer katmaktadır. Kaliteli, estetik ve modern çizgilerle tasarlanmış, hayalinizin ötesinde görkemli yapılar inşa eden ...; hayallerinizi sizlerle buluşturuyor...” açıklamasının yer aldığı tespit edildiği, davalı vekili cevap dilekçesinde; “Müvekkil Şirket, Davacı tarafın ihtarnamesinden hemen sonra, mevcutta olan "..." proje ismini "..." olarak değiştirmiş olup, "..." markasının bütün alanlarda kullanımı durdurulmuş olup proje "..." olarak değiştirildiğini" belirttiği, sitede yer alan iletişim bilgilerinde; Ofis adresinin “ ...”, iletişim numarasının ..., e-posta adresinin ... olduğu tespit edildiği, site tescil bilgilerinde; alan adının ... A.Ş. firması tarafından kayıt edildiği, alan adı sahibi kişi ..., .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ... organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 14.09.2013 tarihinde kayıt ettirildiği ve 14.09.2029 tarihine kadar kayıtlı olduğu, site erişim ve yer sağlayıcısının “...” olduğu tespit edildiği, Marka Hukuku yönünden yapılan incelemede sonuç olarak; Yargıtay 11. HD. 14.03.2022 T.,...E., ...K. tarihli kararıyla görüş değişikliğine giderek, marka hakkına tecavüz halinde artık hem Sınai Mülkiyet Kanunu hem de Ticaret Kanununun haksız rekabet hükümleri uyarınca kümülatif korumanın söz konusu olmadığı yönünde karar verdiği, 11. HD. bu görüşünü sonraki kararlarında da devam ettirdiği, bu nedenle huzurdaki davada haksız rekabet hükümlerinin uygulanamayacağı, davalı kullanımlarının davacının ... tescil numaralı “...” ,... tescil numaralı “...”, ... tescil numaralı “... a.ş.”, ... tescil numaralı “...” ve ... tescil numaralı “...” ibareli markaları yönünden, emtia benzerliği ile marka benzerliğinin yanı sıra ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin bulunması nedenleriyle SMK'nun 7/2-b maddesi hükümlerine göre marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilebileceği, davalının “...” şeklindeki proje ismini “...” şeklinde değiştirdiğine dair tam tarih tespiti yapılamamakla birlikte, davalının “...” şeklinde proje ismine dair sosyal medya hesaplarından yaptığı ilk paylaşım tarihinin 17.10.2024 tarihi olduğu, dava tarihi olan 10.09.2024 tarihinden sonraki bir tarih olması ve davanın açıldığı tarihten önce kullanımının sona erdiğine dair savunmanın ispatlanamamış olması nedeniyle davalının davanın konusuz kaldığı şeklindeki savunmasının dosya kapsamına göre yerinde olmayabileceği, takdirin Mahkemede olduğu bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava: Davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına, tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, meni, refi ve ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir. Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları): "(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. (5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması." Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. 6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması. f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi. (2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir. (3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer. (4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." Marka: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır. Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur. 6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak; d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; e) İş şartlarına uymamak; f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak." Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır. 6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır. SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu raporu ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ...tescil numaralı "..." ibareli,... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "... A.Ş." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında düzenlenen 02/07/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği üzere: davacıya ait olduğu belirtilen ... uzantılı URL adresi üzerinde yapılan incelemede sitenin aktif ve yayında olduğunun tespit edildiği, davacı tarafa ait olduğu belirtilen ... uzantılı URL adresli ... sosyal medya hesabı üzerinde yapılan incelemede hesabın gizli olduğu, hesap adının “...” olduğu, hesabın Nisan 2020 tarihinde oluşturulduğu, hesap açıklamasında “...." ibarelerinin yer aldığı, web adresinin ... olduğunun tespit edildiği, davalı tarafa ait olduğu belirtilen ... uzantılı URL adresli ... sosyal medya hesabı üzerinde yapılan incelemede; hesap adının “...” olduğu, hesabın Aralık 2015 tarihinde oluşturulduğu, hesap açıklamasında “...” ibarelerinin yer aldığı, web adresinin ... olduğunun tespit edildiği, ... uzantılı URL adresinin silindiği ya da yayından kaldırıldığının tespit edildiği, davalıya ait olduğu belirtilen ... uzantılı facebook sosyal medya hesabına ait incelemede; hesap adının “...” olduğu, hesap açıklamasında "..." ibarelerinin yer aldığı, web adresinin ... olduğu, davalıya ait olduğu belirtilen...alan adlı sitenin aktif olarak yayında olduğunun görüldüğü, Davalının "..." şeklindeki kullanımlarının davacının ... tescil numaralı “...”, ... tescil numaralı “...”, ... tescil numaralı “... a.ş.”, ...tescil numaralı “...” ve ... tescil numaralı “...” ibareli markaları yönünden, emtia benzerliği ile marka benzerliğinin yanı sıra ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin bulunması nedenleriyle SMK'nun 7/2-b maddesi hükümlerine göre marka hakkına tecavüz olarak değerlendirileceği, ancak davalı tarafın cevap dilekçesinde; “Müvekkil Şirket, Davacı tarafın ihtarnamesinden hemen sonra, mevcutta olan "..." proje ismini "..." olarak değiştirmiş olup, "..." markasının bütün alanlarda kullanımı durdurulmuş olup proje "..." olarak değiştirildiğini" belirttiği anlaşılmakla dosya kapsamında sosyal medya hesapları üzerinde yapılan incelemelerde davalının “...” şeklindeki proje ismini “...” şeklinde değiştirdiğine dair tam tarih tespiti yapılamamakla birlikte, davalının “...” şeklinde proje ismine dair sosyal medya hesaplarından yaptığı ilk paylaşım tarihinin 17/10/2024 tarihi olduğu, taraflarca hazırlanma ilkesine tabi davada dava tarihi olan 10/09/2024 tarihinden sonra davalı tarafça davacının markasına ilişkin kullanım bulunup bulunmadığının ispatlanamadığı, bu hali ile davalı tarafından, davacının marka tescilinden doğan haklarına yönelik dava tarihinden evvel gerçekleştirilen marka hakkına tecavüzün tespitine, dava açılış tarihinde mevcut olduğu ispatlanamayan tecavüzün men'i ve ref'i talepleri yönünden davanın ayrı ayrı reddine dair karar verilmiştir. Haksız rekabet bakımından yapılan inceleme sonucunda; Yargıtay 11.HD’nin ... esas - .... karar ve 19.12.2024 sayılı ilamlarına göre: 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağından, kümülatif koruma uygulanmayacağından haksız rekabetin koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak haksız rekabete ilişkin davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; -Davalı tarafından, davacının marka tescilinden doğan haklarına yönelik dava tarihinden evvel gerçekleştirilen marka hakkına tecavüzün tespitine, -Tecavüzün men'i ve ref'i taleplerinin ayrı ayrı reddine, -Haksız rekabete ilişkin davanın reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL ilam harcının, peşin haçtan mahsubu ile eksik 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Markaya tecavüzün tespiti talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Markaya Tecavüzün Men'i, Ref'i ve Haksız Rekabetin Tespiti Talepleri yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafın yaptığı; 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harcı olmak üzere 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafın yaptığı; 18.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 380,00 TL posta/tebligat ücreti olmak üzere toplam 18.380,00 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 4.595,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafın fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 09/07/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır