Diğer ·
2025/155 E. 2026/170 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2025/155
- Karar No
- 2026/170
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/155 KARAR NO : 2026/170
DAVA : Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli) DAVA TARİHİ : 30/08/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, I.DİLEKÇELER AŞAMASI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ... markasının tüm haklarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında 09.12.2023 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle korunmak üzere ... tarihinde ... marka numarası ile müvekkili adına tescil edildiğini, müvekkilinin üretimini yaptığı çay kazanı ürünlerini bu marka altında sanal pazar yerlerinde ve Mağazalarında Ve ... adresinde fiziki olarak satışa sunduğunu, davalı tarafın ise ... ve ... internet sitelerinde ve ... adresinde müvekkili firma adını taşıyan tabela ile satış yaptığını, davalının müvekkili markası altında ürün sergileyip sattığını ve teknik servis hizmeti vererek haksız kazanç elde ettiğini, bu eylemlerle marka hakkının ihlal edildiğini ve müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, davalı yanın marka hakkına açıkça tecavüz ederek haksız rekabete sebebiyet verdiğini belirterek yargılama süresince ihtiyati tedbir kararı verilerek davalıların tecavüz teşkil eden fiillerinin durdurulmasını, ... Çay Kazanları markasını taşıyan ürünlerdeki marka hakkı tecavüz durumunun tespit edilmesini, davalıların tecavüzünün kaldırılmasını, marka itibarının zedelenmesi nedeniyle oluşan zararın giderilmesi amacıyla verilecek hükmün masrafları davalıya ait olmak üzere tirajı yüksek bir ulusal gazetede ve davacının internet sitesinde ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirketin ... sayılı marka tesciline dayalı olarak marka hakkına tecavüz edildiği iddiasıyla açtığı davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının markasının esaslı unsuru olan "..." ibaresinin sektörde vasıf belirten ve ayırt ediciliği düşük bir ifade olduğunu, bu ibarenin davacıdan önce... tarihinde...sayılı kayıtla başka bir şirket adına tescil edildiğini, davacının kendisinin taklitçi konumunda bulunduğunu, tarafların markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas bulunmadığını, müvekkilin "..." markasının "..." ibaresiyle ayırt edici kılındığını, davacı markasında "..." motifi yer alırken müvekkilin markasında yanan "..." görseli bulunduğunu, yazı stillerinin ve harf karakterlerinin farklı olduğunu, ürünlerin sanayi tipi çay kazanları olması nedeniyle hedef kitlenin profesyonel işletme sahiplerinden oluştuğunu ve bu kitlenin markaları karıştırmasının mümkün olmadığını, davacının imalatçı ve satıcı sıfatıyla .... ve ..... sınıflarda tescilli olduğunu, müvekkilin ise sadece teknik servis, kurulum ve bakım hizmeti verdiğini, bu faaliyetin ... sınıfta yer aldığını ve müvekkilin bu sınıfta ... sayılı tescil başvurusunun bulunduğunu, faaliyet alanlarının ve tescil sınıflarının farklı olması nedeniyle marka ihlalinden bahsedilemeyeceğini, "..." ibaresinin zayıf bir marka olması sebebiyle koruma alanının dar olduğunu, müvekkilin markasındaki "..." ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağladığını, haksız rekabet iddialarının da marka benzerliği iddiasına dayalı olup yersiz olduğunu, davacının ürünlerini kötüleyici veya yanıltıcı herhangi bir eylemde bulunulmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalının ... ibaresinin davacıya özgü olmadığını ve müvekkilinin taklitçi olmadığını iddia ettiğini, ancak bilirkişi raporunda ... Kazanları ibaresinin davacının tescilli markasıyla benzer olduğunun ortaya konulduğunu, davalının markanın esas unsuru olan ... ibaresini aynen kullanarak tanınmışlıktan yararlanma kastıyla hareket ettiğini, ... ibaresinin vasıf belirten zayıf bir kelime olmadığını ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilerek ayırt edici niteliğinin resmen tespit edildiğini, davalının aynı ibareyi ticaret unvanı ve internet adresi olarak kullanmasının marka hakkına açık tecavüz teşkil ettiğini, davalının çay kazanları satışı yapacak bir şirketinin bulunmadığını, müvekkile ait ürünlerin korsan olarak ticaretinin yapıldığını, davalının vergi kimlik numarası veya vergi kaydının olmadığını, ürün satışına ilişkin fatura bulunmadığını, bu durumun marka hakkına tecavüzü ve haksız rekabeti gösterdiğini, davalının markalar arasında görsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı iddiasının bilirkişi raporuyla çürütüldüğünü, markalar bütün olarak değerlendirildiğinde karıştırılma ihtimalinin yüksek görüldüğünü, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre esas unsurların aynı olmasının iltibas için yeterli olduğunu, davalının eklediği ... ibaresinin markaya yeni bir kimlik kazandırmadığını, davalının ... sınıfta teknik servis hizmeti verdiği iddiasına karşın bilirkişi incelemesi ve ekran görüntülerinin davalının çay kazanı satışı ve tanıtımı yaptığını gösterdiğini, fiili kullanımın .... ve .... sınıflarda olup marka koruma alanı kapsamında kaldığını, Türk marka hukukunda iltibas değerlendirmesinin hizmetlerin benzerliğine göre yapıldığını, aynı sektörde faaliyet gösterilmesi nedeniyle mal ve hizmetlerin karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, davalının alıcı kitlenin profesyonel olduğu savunmasının marka korumasının tüm tüketici kesimlerini kapsaması nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, çay kazanı ekipmanlarının geniş bir kullanıcı kitlesine hitap ettiğini, ortalama dikkat düzeyine sahip bir tüketici açısından Meşale Kazan ile ... Kazanları arasında karışıklığın kaçınılmaz olduğunu, davalının markayı çağrıştıran ibareyi kullanarak internet ortamında satışa yönlendirme yapmasının Türk Ticaret Kanunu 54. ve 55. maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğunu, davacı markasının itibarı üzerinden ticari menfaat elde edildiğini, bilirkişi raporunun markalar arasında benzerlik bulunduğunu, karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu ve marka hakkına tecavüz gerçekleştiğini tespit ettiğini, davalı savunmalarının hukuki geçerliliği kalmadığını belirterek mahkemece bilirkişi raporunun dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II.DELİLLER TPMK'ye yazılan müzekkerede davaya konu "..." ibareli ... tescil numaralı marka tescil dosyasına ilişkin belgelerin, başvuru ve tescil tarihlerinin, ürün listelerinin, varsa yenileme tarihlerinin, devir ve lisans belgelerinin, renkli ise renkli suretlerinin ve halen geçerli olup olmadığının onaylı suretlerinin celp edildiği anlaşılmıştır. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen marka vekili ... tarafından düzenlenen 09/10/2025 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; 08.10.2025 tarihinde ... adresine gidildiği, söz konusu adreste iş yeri bulunmadığı için inceleme yapılamadığı, dava dilekçesinde belirtilen ... alan adlı web Sitesi içeriğine ilişkin teknik bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, marka kullanımına dair örnek ekran görüntülerinin dosyaya sunulduğu, web Sitesi içeriğindeki markasal kullanımların SMK m. 7/2-b kapsamında karıştırma ihtimali yönünden değerlendirildiği, davacıya ait ... başvuru numaralı şekilli marka ile benzerlik taşıyan ... ibareli kullanımların, davacı markasının tescilli olduğu mal ve hizmet sınıflarında yer aldığı, bu durumun ortalama tüketiciler nezdinde ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma riski doğurduğu, söz konusu kullanımların davacı marka ihlalini oluşturduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. III.DAVA VE UYUŞMAZLIK Dava; 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 149. Maddesi kapsamında davalı yan tarafınca gerçekleştirilen ... isimli markaya tecavüzün tespiti ve kaldırılmasıyla talebine yöneliktir. IV. GEREKÇE Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması, satış için teklife dilmesi, ihracı, ithali ya da tecavüzün bilinmesine rağmen o malların nereden sağlandığının bildirilmesinden kaçınılması, tecavüz olarak tanımlanmıştır. (TEKİNALP, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 491) Marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri düzenleyen SMK'nın 29/1(a) hükmü ile marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmanın da marka hakkına tecavüz sayılan fiillerden olduğu belirtilmiştir. SMK'nın 7/2 (b) hükmü ise tescilli marka ile aynı veya benzer olan tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının önlenmesini izni alınmayan hak sahibinin isteyebileceği, 7/3(e) hükmü ile de işaretin ticaret alanında ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının da ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabileceği düzenlenmiştir. (Yargıtay 11. H.D. ...E., ...K. Ve 26.02.2025 tarih) Davacıların marka haklarına tecavüz edilerek ihlal edildiği iddiasına istinaden gerçekleştirilecek hukuki değerlendirme; marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir. 7. maddede “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı Ve İstisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise “Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller” düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir. Buna göre, tescilli markanın aynısının/benzerinin aynı/benzer mal veya hizmet için kullanılıp kullanılmadığı veya tescilli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanılıp kullanılmadığının ve bu durumun ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali doğurup doğurmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. SMK 7. Ve 29. Maddeleri ve ortalama tüketici gözüyle değerlendirmenin esas alındığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/06/2006 tarihli "...Burada üzerinde durulması gereken husus, halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır...Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz nde tutulacaktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.” şeklindeki içtihatı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.02.2001 tarih, ... E.,... K. Sayılı kararında, “...Markalar karşılaştırılırken “onların piyasaya sürülüş biçimlerine; kullanılış şekillerine bakılarak orta düzeydeki alıcı nezdinde bıraktığı toplu intiba dikkate alınır” şeklindeki ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.07.2001 tarih, ... E.,...K. Sayılı; benzerlikleri yüzünden orta düzeyde bir tüketicinin ürünleri karıştırma tehlikesinin bulunduğu markalar arasında iltibas olduğunu belirttiği içtihatı, Yargıtay 11. HD 26.01.2007 T., ... E....nolu kararını “Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın göz önünde tutulmasıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısında “umumi intiba” olmasa bile, halk tarafında iki marka arasında bağlantı kurulası, hatta çağrıştırılması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü kabul edilmelidir.” şeklindeki yaklaşımı, yine Avrupa Adalet Divanı karıştırılma ihtimalini “Halkın söz konusu mal ve/veya hizmetlerin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir” şeklindeki tanımı, öğretide yer alan; “Bir mal veya hizmetin alıcısının, yani genel anlamda halkın almayı tasarladığı, bildiği veya duyduğu mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali ( tehlikesi ) ile karşı karşıya olması ( Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku, 2012, s,222)” biçimindeki tasnifi kapsamında tecavüz eylemlerinin değerlendirilmesinde; Markalara ait işaretler arasında benzerlik çeşitli şekilde olabilir. Bu benzerlik, görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik şeklinde olabilir. İki işaret arasındaki benzerliğin değerlendirmesinin tüketicinin bakış açısı ve markanın bütünsel olarak değerlendirilmesinin dikkate alınması gerekmektedir. Bu bağlamda karşılaştırma, ayırt edici ve baskın unsurlar da göz önünde bulundurulmak suretiyle, söz konusu işaretlerin detaylı bir incelemesinden ziyade bu işaretlerin yarattığı genel izlenime dayanmalıdır. Genel izlenim belirlenirken marka ve işaret bir bütün olarak dikkate alınmalıdır. Somut olayda davacı tescilli markası ile yukarıda yer verilen ... alan adlı web sitesi içeriğinde yer alan markasal kullanımlar incelendiğinde; davacı marka şeklinde ... ibaresinin marka şeklinde baskın ve vurgulanan unsur olarak esas unsur olduğu, karşı taraf kullanımında da ana unsurun ... ibaresi olduğu, karşı taraf kullanımlarında ... Kazanları ibaresinin tali unsur olmakla birlikte davacı markasında esas unsur olarak yer verilen ... ibaresine tali unsur olarak yer verilmiş olduğu görülmektedir. Davacı taraf markasında meşale şeklinde logo kullanılmakla davalı taraf markasının logosunun da davacı taraf markası logosu ile benzer mahiyette meşale olduğu, taraf logolarının meşale kısımlarının ortak kırmızı renk kullanıldığı, her ne kadar taraf logolarının arka plan rengi farklı olsa da vurgulanan ateş ve meşale göresilinin benzer olduğu, her iki tarafta da öne çıkan görselin meşale sembolü olduğu, Davalı markasında ... ibaresinin de ana unsur olarak kullanıldığı görülmekte ise de marka şeklinde vurgunun meşale ibaresinin olduğu, bütünsel algıda iki marka kullanımının benzer olduğu, karşı taraf kullanımında ki farkların benzerliği ortadan kaldırmadığı değerlendirilmiştir. Davacı markasının ... Sınıfta “Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, ...” alt grubunda ve bu alt grubunda kapsar şekilde .... Sınıfta tescilli olduğu, çay kazanı satışı yaptığı, davalı tarafa ait ... alan adlı web sitesi incelendiğinde ise içeriğinde çay kazanı satış ve tanıtımı yapıldığı, bu şekilde davalı tarafından davacının tescilli sınıflarında ticari etki yaratacak şekilde markasal kullanımının bulunduğu, davalı marka kullanımının davacı marka tescil sınıfı kapsamında kaldığı tespit edilmiştir. Davalının ... ibaresi ile kendi adının yer aldığı internet sitesinde davacı taraf markası olan ...'nın tescilli olduğu sınıfta tanımlı çay kazanı satışı yaptığı, bu eylemi ile davalı tarafın ticari etki yaratacak şekilde markasal kullanımınını bulunduğunun tespitine konu bir üst bölümde aktarılan değerlendirmelerin Yargıtay 11. HD'nin...E., ...K. Ve 11.03.2026 tarihli "... davalının 22.10.2015 tarihinde adına tahsis ettirdiği ... alan adında davacının "..." markasına aynen yer verdiği, internet sitesi içeriğinde de ticaret unvanının "..." ibaresini büyük harflerle yazarak ön plana çıkarmak suretiyle markasal olarak kullandığı gibi sunduğu makine satış hizmeti ve bir kısım makineler üzerinde de ticari etki yaratacak şekilde markasal olarak "..." ibaresini kullandığı, bu durumun SMK’nın 7/3-d hükmü uyarınca davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği..." şeklindeki onama kararında esas aldığı kriterlere uygun olduğu anlaşılmaktadır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Bağlantı ihtimali ya da tescilli marka ile işaret arasındaki çeşitli yönlerden benzerlik sebebiyle bağlantı ihtimali iltibas teşkil eder. Somut olayda, yukarıda incelendiği üzere, hizmetler arasında ayniyet söz konusu olup, karşı taraf kullanımına konu işaret ve ibare davacı markası ile benzerdir. Dolayısı ile, benzer işaretin aynı mal/ hizmetlerde kullanılması söz konusudur. Somut olayda ihlale konu kullanımların hitap ettiği halk özel bilgi seviyesine sahip uzman tüketici kitlesi değildir. Sonuç olarak yukarıda yer verilen davalı taraf ait ... alan adlı web sitesi içeriğinde yer alan markasal kullanımlar dikkate alınarak yapılan incelemede SMK m. 7/2-b kapsamında karıştırma ihtimaline dair değerlendirme bakımından, davacı markası olan... başvuru numaralı ... ibaresi ile benzerlik ihtiva eden ... ibareli kullanımların, davacı markasının tescilli olduğu (çay kazanları satış) mal / hizmet sınıflarında kullanılıyor olması sonucunda, söz konusu kullanımların hitap ettiği ortalama seviyedeki tüketiciler nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali yaratacağı ve SMK madde Madde 7/2-b uyarınca davacı marka ihlalini olusturduğu sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜNE, 1-Davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüze neden olduğunun tespitine, eylemlerin kaldırılmasına, 2-Davacı yanın dava dilekçesinin netice-i talep bölümünün 1. maddesinde tedbir talebinde bulunduğu anlaşılmakla, tedbir isteminin kabulü ile hükmün etkinliğinin sağlanılması amacıyla HMK 389 vd.maddeleri gereğince; -Takdiren teminatsız davalı tarafın ''...'' ibareli kullanımlarının tedbiren engellenmesine, 3-SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalıdan tahsiline, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmezse ilan hakkının düşeceğine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 732,00.-TL harcın peşin alınan 615,40.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 116,60.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince alınması gereken 55.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti 8.000,00.-TL posta ve tebligat gideri 435,00.-TL, başvuru harcı 615,40.-TL, vekalet harcı 87,50.-TL olmak üzere toplam 9.137,90.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, Dair karar Davacı vekili ve Davalı vekili yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 14/07/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır