Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2190 E. 2026/957 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2190
Karar No
2026/957
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2023/2190

KARAR NO : 2026/957

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 07/07/2023

NUMARASI : 2020/923(E) - 2023/655 (K)

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ: 18/06/2026

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in 09/07/2020 tarihinde davalı ... adına kayıtlı, davalı ...'ın idaresindeki ve davalı sigorta şirketince sigortalanmış olan ... plakalı araçta yolcu olarak seyahat etmekte iken geçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralandığını, bu kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'ın şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymadığını, üstelik bu kural ihlaline sebebiyet veren olgunun da seyir halinde iken uyuklaması olduğunun kayıt altına alındığını, yaşanılan kaza sebebiyle müvekkilinin yaralandığını, kaza sonrasındaki tedaviler, tedavi masrafları, bakım ücretleri, çalışamama sebebiyle meydana gelen gelir kaybı, tedavi süresince yol, taksi ve sair masraflarla ilgili olarak; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. maddesi bağlamında şimdilik 80.000 TL maddi tazminatın 09/07/2020 tarihinden itibaren tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin kaza sonrası yaşadığı ve hala yaşamakta olduğu kaza yaralanmaları ve travması sebebiyle kalıcı hasarın artması haline has olmak üzere fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; 100.000 TL manevi tazminatın 09/07/2020 tarihinden itibaren davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23/05/2023 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini sigorta şirketleri için poliçe limitleri sınırlı olmak üzere fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 906.472,54 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı ... Anonim Şirketi vekili, davanın reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince; bilirkişi raporu ile tespit edilen 14.098,62 TL geçici iş göremezlik, 892.373,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile 402.589,01 TL'nin davalı sigorta şirketinden) davalı asiller yönünden haksız fiil tarihi olan 09/07/2020 tarihinden, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 21/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, açılan manevi tazminat davasının kabulüne, toplam 100.000 TL manevi tazminatın davalı asillerden haksız fiil tarihi olan 09/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat hesaplamasının yapılabilmesi için ibrazı zorunlu olan evrakların taraflarına iletilmemesi nedeniyle geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceğini, davanın özel dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, ... raporunda davacının maluliyet oranının hatalı hesaplandığını, söz konusu raporda uyuşmazlığa konu kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınması gerektiğini, itiraza konu ... raporu uzman görüşü kapsamında tıbbi mütalaa almak amacıyla ... AŞ’ye iletildiğini ve yapılan detaylı değerlendirmeler sonucunda davacının maluliyet oranının %15 olarak tespit edildiğini, adı geçen medikal firmadan alınan raporun HMK anlamında delil niteliği taşıdığını, maluliyet oranı bakımından söz konusu raporlar arasında uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla ... üst kurulundan yeni bir rapor alınması gerektiğini, kazanın iş kazası olup olmadığının kesin ve net olarak belirlenmesi ve dava konusu kazanın iş kazası olması nedeniyle ... tarafından maluliyet geliri bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının sürekli sakatlık teminatı limiti kapsamına girdiğini, davacının müterafik kusurunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, davacının faiz başlangıcına ilişkin taleplerinin yerinde olmadığını, müvekkili şirkete eksik evrak ile müracaat ettiğinden müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, bu durumda yargılama giderleri ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bu karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, eksik harcın tamamlanması için Mahkemece tebliğ edilen 22/09/2023 tarihli muhtıraya rağmen bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması gereken istinaf karar harcı ve istinaf avansı yatırılmadığından 18/10/2023 tarihli kararla istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Yeni Genel Şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da ...Kurumunun (...) sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de 6111 sayılı Yasa ile değişik KTK'nin 98. maddesinde ... tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır. Bu durumda ...'nin sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemiyeceğinden, sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta şirketlerinin/... Hesabı'nın geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararından sorumluluğu devam etmektedir. Dolayısıyla, davalı sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarına dair istinaf itirazının reddi gerekmiştir.

Kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararını sakatlık giderleri klozundan, bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarını ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir. Buna göre, geçici iş göremezlik tazminatı davalı sigorta şirketinin tedavi giderleri klozu içinde sorumluluğu dahilindedir.

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52. maddesinde düzenlenmiştir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nin 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.

Somut olayda, davacı yolcunun araçtaki yeri ve emniyet kemeri takıp takmadığı hususunun tespit edilememesine göre davalı vekilinin müterafik kusura yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.

Davacının ve davalı sigorta şirketinin dosyaya sunmuş olduğu bilgi ve belgelerden dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulduğu hususu sabittir. Davalı vekilince eksik belge nedeniyle işlem yapılamadığı ve temerrüde düşmediği belirtilmektedir. Davacı tarafça başvuru şartının yerine getirildiği sabit olup, eksik belge ile müraacat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine geldiğinin kabulü gerekeceğinden bu yöndeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Kaldı ki Mahkemece davalı sigorta şirketi yönünden arabulucuya başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan tarihten itibaren faiz işletilmesi yönünde hüküm kurulmuştur.

Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, ... tarafından yapılmış bir ödeme bulunmamasına, davalı sigorta şirketi aleyhine manevi tazminata hükmedilmemiş olmasına, davada haksız çıkan tarafın vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu olmasına, uygun yönetmeliğe göre alınan usul ve yasaya uygun maluliyet raporunun hükme esas alınmasının yerinde olmasına, göre istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalı ... AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,

2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 21.608,93 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 7.200 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.408,93 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... AŞ tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3.Davalıların istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5.İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2190, K. 2026/957, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2190-e-2026-957-k-6ff4d7432f22