İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/639 E. 2026/63 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/639
Karar No
2026/63
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/639 Esas KARAR NO : 2026/63

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29.07.2025 KARAR TARİHİ : 17.09.2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın 24.10.2024 tarihinde ... adlı internet sitesi üzerinden ... plakalı aracı 1.440.400,00-TL bedel karşılığında ihale usulü ile satın aldığını, davalı tarafından hazırlanan ekspertiz raporunda ve ilanda aracın hava yastıklarının daha önce açılmış ve değiştirilmiş olduğunun belirtilmeyerek gizlendiğini, galerici olan müvekkilinin aracı satmak üzere müşterisiyle görüştüğünde yaptırılan ekspertiz neticesinde bu durumu öğrendiğini, aracın ayıplı olması sebebiyle satışın gerçekleşmediğini ve müvekkilinin ekspertiz ücreti ödemek zorunda kalarak ticari itibarının zedelendiğini, ... yetkilileriyle yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, ... 13. Noterliği'nin ...tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen davalıdan geri dönüş sağlanamadığını, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından verilen kararlarda satıcının ayıplı maldan sorumlu olduğunun ve alıcının TRAMER kayıtlarını araştırma yükümlülüğünün bulunmadığının vurgulandığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesi uyarınca satıcının ağır kusurlu olması halinde ihbar sürelerine uyulmaksızın hakların kullanılabileceğini, somut olayda da satıcının ağır kusuru bulunduğunu, tüm bu nedenlerle; TBK madde 227/2 uyarınca araç bedelinde ayıp oranında indirim yapılarak müvekkil tarafından ödenen fazla tutarın temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiziyle iadesini, şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın ve 150.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava Değeri Artırım Dilekçesi: Davacı vekili 19.06.2026 tarihli dilekçesi ile HMK.nun M.107 uyarınca anılan bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda, dava değerinin artırımı yoluna gidilerek dava dilekçesinde 1.000,00-TL'lik maddi tazminat talebini 50.000,00-TL'ye artırdıklarını, artırılan bu miktar üzerinden davanın kabulünü, manevi tazminat talebi yönünden; müvekkilin ticari itibarının zedelenmesi karşılığında talep edilen 150.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 1950 yılından beri faaliyet gösteren köklü bir kuruluş olduğunu, 2013 yılında kurulan ... platformunun şeffaf ve güvenilir bir açık artırma sistemi sunduğunu, davacının üyelik sözleşmesini imzalayarak ihaleye katıldığını ve dava konusu aracı en yüksek teklifi vererek satın aldığını, sistemin manipülasyonu önlemek adına provizyon bedeli ile çalıştığını, satışa sunulan tüm araçların ekspertiz raporlarının uzman kişilerce hazırlandığını ve alıcıların incelemesine açık tutulduğunu, dava konusu aracın mevcut fiili haliyle satışa çıkarıldığını, müvekkil şirketin aracı kurum sıfatını taşıdığını ve aracın mülkiyetinin kendisinde bulunmadığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, aracın airbag sisteminin sökülmeden kontrolünün mümkün olmadığını, davacının tacir sıfatıyla basiretli davranması gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu ve sözleşme hükümleri uyarınca ayıp ihbarının yasal süreler içerisinde yapılmadığını, TRAMER kayıtlarının kolaylıkla sorgulanabileceğini, davacının bu yükümlülüğü yerine getirmediğini, Yargıtay ve ilk derece mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere tacir olan davacının gerekli araştırmayı yapmamasının kendi kusuru olduğunu, ekspertiz raporunda bir eksiklik olduğu varsayılsa dahi sorumluluğun ekspertiz firmasına veya aracın önceki sahibi olan ... A.Ş.'ye ait olduğunu, ayıp iddiasının uzman bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacının iddialarını ispatlayamadığını, müvekkil şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, tüm bu nedenlerle; davanın öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden, aksi halde esastan reddini, davanın... A.Ş. ve ... A.Ş.'ye ihbarını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... platformu üzerinden ... plakalı aracı satın aldığını ve araçta ayıp bulunduğu iddiasıyla dava açtığını belirttiğini, müvekkil şirketin dava konusu olayla herhangi bir ilgisi bulunmadığını ifade ettiğini, HMK.nun m/6 uyarınca davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve yetki itirazında bulunduğunu, davanın zaman aşımı süresi içerisinde açılmadığını ve TBK.nun m/231 gereğince reddi gerektiğini savunduğunu, ... plakalı aracın ... 37. Noterliği'nin ... yevmiye nolu sözleşmesi ile ... tarihinde ... A.Ş.'ye satıldığını bildirdiğini, müvekkili şirketin aracı davacıya doğrudan satmadığını ve satış esnasında iddia edilen ayıpların mevcut olmadığını vurguladığını, müvekkil şirketin 1.573.683.710,00-TL sermayeli kurumsal bir şirket olduğunu ve dava konusu iddialarla bir dahlinin bulunmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun olmadığını, tüm bu nedenlerle; davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davanın zaman aşımı nedeniyle reddinin zorunlu olduğunu, esasa ilişkin olarak davanın tümden reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; ayıplı araç satışı sebebiyle satış bedelinden indirim ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcu 6098 sayılı TBK'nın 219 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 219. maddesine göre satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. 6102 s. TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK'nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Bununla birlikte TBK'nın 225. maddesinin 1. fıkrasına göre ise, ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün olmayıp; 2. fıkrası uyarınca satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir. TBK'nın 227/1. maddesinde satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme veya imkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabileceği ve 227/2. maddesinde ise alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu düzenlenmiştir. Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır. Ayıp nedeniyle satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde, "mutlak metod", "nispi metod" ve "tazminat metodu" adıyla bilinen değişik görüşler mevcutsa da, Yargıtay tarafından uygulanan "nispi metod" olarak adlandırılan hesaplama yöntemi benimsenmektedir. Bu metoda göre; satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile, ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır(Yargıtay HGK ... E, .. K ; Yargıtay 13.HD ... E, ... K). Tüm dosya kapsamına göre; Davacı tarafından ... adlı site üzerinden 24.10.2024 tarihinde ... plakalı araç, toplamda 1.440.400,00 TL bedel karşılığında ihale usulü ile satın alınmış ve dava delikçesi ekinde sunulan dekonttan anlaşılacağı üzere satış bedeli ödenmiştir. Dava konusu araç hakkında ... 37. Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile davalı tarafından davacıya satılmıştır. Davacı taraf, satış konusu aracın daha önce hava yastıkları açılmış ve değiştirilmiş olmasına rağmen aracın ilanında ve ekspertiz raporunda bu hususun belirtilmediği, bu durumun anlaşılması üzerine, galerici olarak faaliyet gösteren davacının müşterisine karşı zor durumda kaldığını ve maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü iddia etmiştir. Satış işleminin gerçekleşmesi üzerine davacı tarafından ... 13. Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiyeli ihtarnamesi ile davalıya ayıp ihbarında bulunulmuş ve aracın satış bedelinden indirim yapılması gerektiği belirtilerek maddi tazminat talebinde bulunulmuştur. Mahkememizce araç üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak kök ve ek rapor alınmıştır. Hazırlanan raporlarda; Yargıtay tarafından benimsenen nispi metoda göre dava konusu aracın piyasa satış bedelinden 50.000,00 TL indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, dava konusu aracın davalı tarafından davacıya satıldığı, araç satışından önce düzenlenmiş 09.10.2024 tarihli ekspertiz raporunda, aracın 36.573 kilometrede olduğu, sol arka kapının değişmiş olduğu, sol ön kapı ve sol arka çamurluğun boyalı olduğu, sol ön çamurluğun lokal boyalı olduğu ve aracın muhtelif yerlerinde çizikler ve vuruklar olduğu belirtilmiş; araçtaki hava yastıklarının açıldığı ve değiştiği bilgisine yer verilmemiş, bilirkişi tarafından aracın nava yastıklarının açıldığı ve değiştiği tespit edilmiştir. Buna göre davacının talebinde haklı olduğu, aracın ayıplı olarak satıldığı, hava yastıklarının açıldığı ve değiştiği bilgisinin davacıya verilmediği sonucuna varılmıştır. Bilirkişi tarafından tespit edilen 50.000,00 TL bedelin dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin ... esas,... karar sayılı ilamında; "Sözleşmeye aykırılık hâlinde davacının manevi tazminat talep edebilmesi için, davalının akde aykırı davranışları nedeniyle davacının kişilik haklarının da zarar görmüş olması ve bu zararın davacı tarafından kanıtlanmış olması gerekir. Somut olayda davacının tespit edilen maddi zararının tazminine karar verilmiştir. Davacı, hüküm altına alınan maddi zararının dışında ayrıca ticari itibarının ve diğer kişilik haklarının zedelendiğini kanıtlayamamıştır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılı görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir." açıklamasına yer verilmiştir. Somut davada davacı tarafça ticari itibarının ve diğer kişilik haklarının zedelendiği iddiası ispat edilemediğinden manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine; A)Maddi tazminat talebinin kabulüne, 50.000,00 TL maddi tazminatın 06.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B) Manevi tazminat talebinin reddine, Maddi Tazminat Talebi Yönünden; 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 3.415,50-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 2.578,71-TL peşin harçtan ve 836,80-TL ıslah harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 3.415,50-TL peşin ve ıslah harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Manevi Tazminat Talebi Yönünden; 5-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10 (3) maddesine göre davalı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 593,50-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 8.296,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 2.074,10-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6.222,30-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından 191,50-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 143,63-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 47,88-TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 900,00-TL'nin davalıdan, 2.700,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17.09.2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/639, K. 2026/63, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-639-e-2026-63-k-bc4d4ace7769